İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/569 K.2014/189

Sanık M..

Esas2013/569Karar2014/189Tarih15 Nisan 2014Okuma6 dk · 1.219 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2013/569 E., 2014/189 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Nisan 2014
Mahkemesi
ERZİNCAN Ağır Ceza
Günü
14.09.2010
Sayısı
31-100
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.219 kelime·6 dk okuma

Sanık M..

K.. hakkında 765 sayılı TCK'nun 370. maddesi uyarınca kasten yangın çıkarmak suçundan açılan kamu davasında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 170/1-a. maddesinde düzenlenen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunu oluşturduğundan bahisle ve 353 sayılı Kanunun 17. maddesi gereğince 3. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince 21.06.2005 gün ve 254-141 sayı ile verilen görevsizlik kararından sonra Erzincan Asliye Ceza Mahkemesince de 28.03.2006 gün ve 661-204 sayı ile,

sanığın eyleminin 765 sayılı TCK'nun 370. maddesinde düzenlenen kasten yangın çıkarma ve 5237 sayılı TCK'nun 170/1-a maddesinde düzenlenen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanığın 5237 sayılı TCK'nun 170/1-a, 62 ve 51. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve ertelemeye ilişkin, Erzincan Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.12.2006 gün ve 86-250 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 01.02.2010 gün ve 11392-1057 sayı ile;

“Sanıklara yüklenen suça 765 sayılı TCK'nun 370. maddesinde öngörülen cezanın alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektirdiği gözetilmeden, istinabe suretiyle sorgusu yapılarak 5271 sayılı CMK'nun 196/2 madde ve fıkrası ile, sorgusu sırasında zorunlu müdafii atanmayarak CMK'nun 150/3 madde ve fıkrasına aykırılık yapılması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme ise 14.09.2010 gün ve 31-100 sayı ile;

“...CMK'nun 196/2. maddesi sanıklar lehine düzenlenmiş bir maddedir. Bu madde sanıkların mahkemenin yargılama çevresinde suç işlemelerine rağmen sonradan yargılama çevresinden taşınmaları veya bir şekilde yargılama safahatında mahkeme çevresinde bulunmasalar bile yüzyüzelik ilkesinin bir ayrıcalığı olarak konulmuştur. Bu maddede sanığa duruşmada hazır bulunma zorunluluğu zararına yol açacak ise duruşmaya gelmemesine izin verilmesi için başvurma olanağı da tanınmıştır.

CMK'nun 196/2. maddesi istinabe sureti ile sorguya çekilme yasağını düzenlemiştir. Her türlü suçta bu yola gidilemeyeceği, bu yola gidilebilmesi için sanığın suçunun gerektirdiği hapis cezasının alt sınırının 5 yıldan az olamayacağı belirtilmiştir. Burada madde incelendiğinde, sanığın cezalandırılmasına karar verilecek olan maddenin cezasının alt sınırının 5 yıl olması gerektiği anlaşılmaktadır.

Şayet suç vasfının değişmiş olması veyahut yanlış sevk maddesinin yazılmış olması sebebi ile atılı suçun cezasının alt sınırının 5 yıl olması halinde başka bir yerde bulunan bir sanığın yargılamanın yapıldığı mahkemeye gitmek zorunda bırakmanın maddenin temel felsefesi olan sanığın yargılamanın yapıldığı yere gitme ve duruşmada hazır bulunma zorunluluğuna yol açabilecekse duruşmaya gelmemesi makul karşılanmalıdır.

Öyle ki sanığın lehine, mahkeme heyeti ile yüzyüze gelmesi ve yargılamanın daha iyi bir şekilde yapılabilmesi amacı ile konulmuş bir maddenin sanığın zararına uygulanarak sanığın mahkemeye gitmek zorunda bırakılmasının sanığın lehine olan hükümler ile uyuşmadığı da muhakkaktır.

Ülkemizin şartları değerlendirildiğinde, davetiye tebliğ edilmesine rağmen sanığın gelmemesi halinde başka türlü getirtilebilme imkanı bulunmadığından hakkında yakalama kararı çıkartılması, aynı gün mahal mahkemesine sevk imkanı bulunmadığından öncelikle yol tutuklaması yapılarak cezaevine alınması ve cezaevinden araç temin edilerek yargılandığı mahkemeye götürülmesinin en az bir kaç ay alabileceği düşünüldüğünde maddenin konuluş amacı ile de uyuşmadığı anlaşlmaktadır.

Bu sebeple atılı suçun başka bir suça dönüşmesi sebebi ile dönüşen suçun cezasının veyahut dönüşme ihtimali bulunan suçun cezasının alt sınırının 5 yıldan az olması sebebi ile istinabe sureti ile sanığın savunmasının alınması lehine olduğu anlaşılmaktadır.

Buna benzer şekilde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 tarih, 2009/11-89 Esas, 2009/243 sayılı kararında da belirtildiği şekilde özetle, 'sanık hakkında mahkumiyet dışında bir karar verilebilecek ise sorgusu yapılmadan duruşmanın bitirilmesinin 5271 sayılı CMK'nun 193/2. maddesine uygun olup bir isabetsizlik bulunmamaktadır' denilmiştir. Burada açıkça sanığın lehine olan bir hüküm verildiğinde savunması alınmadan beraat kararı verilebileceği belirtilmiştir.

Bu hükmün kıyasen CMK'nun 196/2. fıkraya uyguladığımızda sanığın lehine ohlan bir maddeden yani alt sınırı 5 yıldan az bir cezayı vermeyi gerektiren bir maddeden dolayı hüküm kurulması gerektiğinde bizzat mahkemesince dinlenilmeyebileceği anlaşılmaktadır” gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.

Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay C. Başsavcılığının 11.04.2012 gün ve 324486 sayılı “onama” istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; yerel mahkeme hükmünün, sanığın istinabe suretiyle ifadesinin alınması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 196/2. maddesine aykırı davranılmasından bahisle bozulmasının isabetli olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de; öncelikle yerel mahkeme kararının yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı hususunun Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca ön sorun olarak ele alınması gerekmektedir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış kararlarında vurgulandığı üzere, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;

a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,

b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,

c) Bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak,

d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak,

Suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde incelemenin Yargıtay’ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir.

İncelenen dosya kapsamından;

İlk hükmün sanığın istinabe suretiyle ifadesinin alınması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nun 196/2. maddesine aykırı davranıldığından bahisle bozulmasından sonra, yerel mahkemece önceki hükümde yer almayan; "... CMK'nun 196/2. maddesi istinabe sureti ile sorguya çekilme yasağını düzenlemiştir. Her türlü suçta bu yola gidilemeyeceği, bu yola gidilebilmesi için sanığın suçunun gerektirdiği hapis cezasının alt sınırının 5 yıldan az olamayacağı belirtilmiştir.

Burada madde incelendiğinde, sanığın cezalandırılmasına karar verilecek olan maddenin cezasının alt sınırının 5 yıl olması gerektiği anlaşılmaktadır.

Şayet suç vasfının değişmiş olması veyahut yanlış sevk maddesinin yazılmış olması sebebi ile atılı suçun cezasının alt sınırının 5 yıl olması halinde başka bir yerde bulunan bir sanığın yargılamanın yapldığı mahkemeye gitmek zorunda bırakmanın maddenin temel felsefesi olan sanığın yargılamanın yapıldığı yere gitme ve duruşmada hazır bulunma zorunluluğuna yol açabilecekse duruşmaya gelmemesi makul karşılanmalıdır.

Öyle ki sanığın lehine, mahkeme heyeti ile yüzyüze gelmesi ve yargılamanın daha iyi bir şekilde yapılabilmesi amacı ile konulmuş bir maddenin sanığın zararına uygulanarak sanığın mahkemeye gitmek zorunda bırakılmasının sanığın lehine olan hükümler ile uyuşmadığı da muhakkaktır.

Ülkemizin şartları değerlendirildiğinde, davetiye tebliğ edilmesine rağmen sanığın gelmemesi halinde başka türlü getirtilebilme imkanı bulunmadığından hakkında yakalama kararı çıkartılması, aynı gün mahal mahkemesine sevk imkanı bulunmadığından öncelikle yol tutuklaması yapılarak cezaevine alınması ve cezaevinden araç temin edilerek yargılandığı mahkemeye götürülmesinin en az bir kaç ay alabileceği düşünüldüğünde maddenin konuluş amacı ile de uyuşmadığı anlaşılmaktadır.

Bu sebeple atılı suçun başka bir suça dönüşmesi sebebi ile dönüşen suçun cezasının veyahut dönüşme ihtimali bulunan suçun cezasının alt sınırının 5 yıldan az olması sebebi ile istinabe sureti ile sanığın savunmasının alınması lehine olduğu anlaşılmaktadır.

Buna benzer şekilde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 tarih, 2009/11-89 Esas, 2009/243 sayılı kararında da belirtildiği şekilde özetle, 'sanık hakkında mahkumiyet dışında bir karar verilebilecek ise sorgusu yapılmadan duruşmanın bitirilmesinin 5271 sayılı CMK'nun 193/2. maddesine uygun olup bir isabetsizlik bulunmamaktadır' denilmiştir. Burada açıkça sanığın lehine olan bir hüküm verildiğinde savunması alınmadan beraat kararı verilebileceği belirtilmiştir.

Bu hükmün kıyasen CMK'nun 196/2. fıkraya uyguladığımızda sanığın lehine olan bir maddeden yani alt sınırı 5 yıldan az bir cezayı vermeyi gerektiren bir maddeden dolayı hüküm kurulması gerektiğinde bizzat mahkemesince dinlenilmeyebileceği anlaşılmaktadır" şeklindeki yeni ve değişik gerekçe ile direnme kararı verilmiştir

İlk hükümde yer almayan bu husus Özel Dairece denetlenmemiş olup, Özel Daire denetiminden geçmemiş olan bu konunun ilk kez Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmesine kanuni imkan bulunmamaktadır. Bu itibarla, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı olmayıp, eylemli uyma sonucunda verilen yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Erzincan Ağır Ceza Mahkemesince verilen 14.09.2010 gün ve 31-100 sayılı karar yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2014 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/569, K. 2014/189, 15 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2013/569
Karar No
2014/189
Tarih
15 Nisan 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/572 K.2014/14010
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/578 K.2014/10238
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/580 K.2014/13728
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/583 K.2014/7550
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/585 K.2014/4431
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/587 K.2014/6940

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.