İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/62 K.2013/163

Ceza Genel Kurulu 2013/1-62 E. , 2013/163 K.

Esas2013/62Karar2013/163Tarih30 Nisan 2013Okuma6 dk · 1.164 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2013/62
Karar No
2013/163
Karar tarihi
30 Nisan 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.164 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2013/1-62 E. , 2013/163 K.

"İçtihat Metni" İtirazname : 2012/42577 Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Mahkemesi : ZİLE Ağır Ceza Günü : 26.10.2011 Sayısı : 32-89

Kasten öldürme suçuna teşebbüsten sanık İ. A..'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 82/1-d-son, 35/2, 29, 62, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca iki kez altı yıl sekiz ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye ilişkin, Zile Ağır Ceza Mahkemesince verilen 13.06.2008 gün ve 86-67 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 16.02.2011 gün ve 4609-795 sayı ile;

"Oluşa ve dosya içeriğine göre, kardeş olan sanık ve katılanlar arasında arazi ihtilafı nedeniyle bir kısım davalar olduğu, olay günü sabah saatlerinde duruşma nedeniyle adliyeye gittiklerinde katılanların sanığa hakaret ettikleri, duruşmadan çıktıktan sonra damadı tanığın dükkânında oturduğu sırada, oradan geçmekte olan katılanları gören sanığın, duruşmadan önce hakaret etmeleri nedeniyle, kızgınlıkla dışarı çıkarak traktörüne bindiği ve katılanların peşinden giderek kaldırımda yürümekte olan katılanların arkasından kasten çarptığı, daha sonra traktöründen inip, bıçağını çıkartarak katılanlara saldırmak istediği, ancak olay yerine gelen tanıklar tarafından engellenmesi nedeniyle eylemine devam edemediği olayda,

1- Sanığın K..'ye yönelik eylemi nedeniyle kurulan hüküm yönünden;

Sanığın eylemi nedeniyle katılanın beyin ve genel cerrahisi yönlerinden hayati tehlike geçirmediği, basit bir tıbbi tedavi ile giderilebilir nitelikte yaralandığının belirtildiği, göğüs cerrahisi yönünden hayati tehlike geçirmediği, basit bir tıbbi tedavi ile giderilebilir nitelikte olmadığı, sol kaburga kemiği kırığının hayat fonksiyonlarını orta derecede etkilediği,

kulak burun boğaz yönünden ise, hangi organdaki ne tür bir harabiyete neden olduğu belirtilmeden hayati tehlike geçirmesine karşın, raporun devamında çelişki yaratacak şekilde basit bir tıbbi tedavi ile giderilebilip giderilemeyeceği açısından iki ay sonraki sol fasial sinir fonksiyonları değerlendirildikten sonra karar verilmesinin uygun olduğu,

sol kaş üzerindeki kesi izi ve sol kaşın rahat kalkmaması nedeniyle yüzünde sabit ize neden olup olmadığı yönünden altı ay sonra değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmesi karşısında, TCK'nun 35. maddesinin uygulanmasına esas olmak üzere Adli Tıp Kurumundan rapor alınıp katılandaki yaralanma sonucu meydana gelen zararın ağırlığı kesin olarak saptandıktan sonra sonuca göre bir ceza tayin edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,

2- Katılan N..'a yönelik eylemi nedeniyle kurulan hüküm yönünden;

Katılanın yaşamsal tehlike geçirmez ve basit tıbbi tedavi ile giderilebilir nitelikte yaralandığı olayda, katılandaki yaralanma sonucu meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alındığında, teşebbüs nedeniyle onüç yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası öngören TCK'nun 35. maddesinin uygulanması sırasında, alt sınıra yakın bir ceza tayin edilmesi gerekirken, diğer katılandaki yaralanmanın daha ağır olduğu gözetilmeden, sanığın her iki katılana karşı eylemi nedeniyle de on altışar yıl hapis cezasıyla cezalandırılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,

3- Oluşa, dosya içeriği ve aksi ispatlanamayan sanık savunmasına göre, katılanların duruşma öncesindeki hakaretleri nedeniyle suçları işlediği anlaşılan sanık hakkında tahrik nedeniyle dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirim öngören TCK'nun 29. maddesinin uygulanması sırasında, alt sınırdan indirim yapılması gerekirken, yazılı şekilde 2/4 oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,

4- Keşif gideri; 372,12 yerine 379,12 TL olarak belirlenmek suretiyle fazla yargılama giderine hükmedilmesi" isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyan Zile Ağır Ceza Mahkemesince 26.10.2011 gün ve 32-89 sayı ile; sanığın, katılan K. A..'ya karşı eylemi nedeniyle TCK'nun 82/1-d-son, 35/2, 29 ve 62. maddeleri uyarınca on yıl, N. A..ya karşı eylemi nedeniyle 82/1-d-son, 35/2, 29, 62, 53, 54 ve 63. maddeleri gereğince sekiz yıl dokuz ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 18.09.2012 gün ve 4001-6580 sayı ile;

"Dairemizce Uyap-Mernis kapsamındaki yetkiye dayanılarak temin edilen nüfus kayıt örneğinden sanığın hükümden sonra 09.01.2012 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, ölüm tarihini içeren nüfus kayıt örneği getirtilerek sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi" gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 11.10.2012 gün ve 42577 sayı ile;

"09.01.2012 tarihinde öldüğü anlaşılan sanık hakkındaki kamu davasının, TCK'nun 64. maddesi uyarınca düşürülmesi gerektiği" düşüncesiyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.

CMK'nun 308/1. maddesi uyarınca inceleme yapan Özel Dairece 25.12.2012 gün ve 5493-992 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmemesi üzerine dosya, Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle Yargıtay Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; çıkartılan nüfus kaydında sanığın temyiz aşamasında öldüğünün belirtilmesi durumunda yapılması gereken işlemin belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya içeriğinden;

Temyiz aşamasında Özel Dairece UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) kullanılarak çıkarılan nüfus kayıt örneğinde, sanığın yerel mahkeme hüküm tarihinden sonra 09.01.2012 tarihinde öldüğü bilgisinin yer aldığı anlaşılmaktadır.

TCK’nun 64. maddesinde; sanığın ölümü durumunda kamu davasının düşürüleceği, sadece niteliği itibarıyla müsadereye tâbi olan eşya ve yararlar hakkında yargılamaya devam olunacağı, hükümlünün ölümü halinde ise cezanın ortadan kaldırılmasına karar verilmekle birlikte müsadere ve yargılama giderine ilişkin hükmün infaz edileceği belirtilmek suretiyle hükümlü ile sanığın ölümüne farklı sonuçlar yüklenmiştir.

Buna göre; kamu davası açılmadan önce şüphelinin ölmesi durumunda kovuşturma imkanının bulunmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı, kamu davası açıldıktan sonra sanığın ölmesi halinde ise yerel mahkemece düşme kararı verilecektir.

Ölümün ceza ilişkisini sadece ölen kişi bakımından sona erdirdiğinden iştirak halinde işlenen suçlarda diğer sanıklar hakkında davaya devam edilecek, sanığın ölümü niteliği itibarıyla müsadereye tâbi olan eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak müsadere kararı verilmesine engel olmayacaktır.

Sanığın ölümü ceza ve infaz ilişkisini düşürürken, hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşmiş olan hükümlünün ölümü sadece hapis ve henüz infaz edilmemiş adli para cezalarının infaz ilişkisini ortadan kaldıracaktır.

Buna bağlı olarak ölümden önce tahsil edilmiş olan para cezaları mirasçılara iade edilmeyecek buna karşın tahsil edilmemiş bulunan para cezaları mirasçılardan istenmeyecek, bunun yanında müsadereye ve yargılama giderine ilişkin hükümler ölümden önce kesinleşmiş olmak kaydıyla infaz olunacaktır.

Görüldüğü gibi, suç teşkil eden bir fiilin işlenmesiyle fail ile devlet arasında doğan ceza ilişkisi, bu fiili işleyen sanığın ya da hükümlünün ölümüyle cezaların şahsiliği ilkesi nedeniyle başkası sorumlu tutulamayacağından düşmektedir. Ölüm, bir vakıa olan suçu ortadan kaldırmayacak, suçtan sorumlu tutulacak kişi olmadığından, devletin suçla birlikte ortaya çıkan cezalandırma sorumluluk ve yetkisini sona erdirecektir.

Temyiz aşamasında sanığın öldüğüne ilişkin bir iddianın ortaya çıkması ya da UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) vasıtasıyla alınan nüfus kaydında öldüğü bilgisinin yer alması veya sanık adına tebliğnamenin tebliğ edilmesi için çıkarılan evrakın öldüğünden bahisle iade edilmesi gibi durumlarda, ölümün kamu davasının düşürülmesini gerektiren bir neden olduğu göz önüne alınarak, ölüm nedeniyle düşme kararının temyiz merciince dosya üzerinde yapılan inceleme sırasında verilmesi yerine, ölüm bilgisi nedeniyle diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verilerek yerel mahkemelerce mahallinde yapılan araştırma sonucunda sanığın öldüğünün kesin olarak saptanmasından sonra düşme kararı verilmesinin sağlanması gerekmektedir.

Nitekim Ceza Genel Kurulunun 05.03.2013 gün ve 131-75, 13.03.2012 gün ve 360-95 ile 06.05.2008 gün ve 97–101 sayılı kararlarında da aynı sonuca ulaşılmıştır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) kullanılarak alınan nüfus kayıt örneğinde, sanığın hükümden sonra 09.01.2012 tarihinde öldüğü bilgisi yer aldığından gerekli araştırma yapılarak sonucuna göre TCK’nun 64 ile CMK'nun 223. maddeleri uyarınca müsaderesine hükmolunan eşyayı kapsayacak şekilde gereken hükmün mahkemesince verilmesinin temini için hükmün bozulmasına dair Özel Daire kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2013 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/62, K. 2013/163, 30 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2013/62
Karar No
2013/163
Tarih
30 Nisan 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/63 K.2013/8082
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/63 K.2013/7668
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/63 K.2013/8229
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/63 K.2013/4821
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/63 K.2013/5157
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2013/63 K.2013/10103

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.