İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/675 K.2014/427

Taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan sanık H.. G..’ın 5237 sayılı TCK’nun 85/1, 22/3, 62, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin iki yıl süreyle geri alınmasına ve mahsuba…

Esas2013/675Karar2014/427Tarih14 Ekim 2014Okuma4 dk · 785 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2013/675 E., 2014/427 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ekim 2014
Mahkemesi
İZMİR 13. Asliye Ceza
Günü
29.05.2012
Sayısı
168-955
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

785 kelime·4 dk okuma

Taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan sanık H.. G..’ın 5237 sayılı TCK’nun 85/1, 22/3, 62, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin iki yıl süreyle geri alınmasına ve mahsuba ilişkin, İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 03.12.2009 gün ve 988-993 sayılı hükmün katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 20.12.2011 gün ve 12304-9067 sayı ile ;

“İki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği, somut olay bu çerçevede değerlendirildiğinde; yasal olmayan nedenlerle alt sınırdan çok fazla uzaklaşılarak ceza tayini” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 29.05.2012 gün ve 168-955 sayı ile;

“Suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, zararın ve tehlikenin ağırlığı ve sanığın bilirkişi raporuna göre asli ve tam kusurlu oluşu, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, olay sırasında 0.92 promil alkollü oluşu ve 1986 doğumlu maktulün ölümüne sebebiyet verişi, bilinçli taksir ile hareket edişi nazara alınarak, adalet ve hakkaniyet kuralları gereğince hareket edilerek TCK'nun 85/1. maddesinde 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasının öngörüldüğü de nazara alınarak temel cezanın takdiren ve teşdiden 4 yıl üzerinden belirlendiği,

daha az bir cezanın verilmesinin de katılan tarafın acılarını dindirmeyeceği, yargılamayı yapan hâkimin sanığı ve katılanları görerek olay yerinde bilirkişi vasıtası ile keşif yaparak ve aldığı bilirkişi raporunu değerlendirerek ve olay mahallinde tanık Yılmaz'ı da dinleyerek cezayı takdiren ve teşdiden belirlediği, Yargıtay ilgili Ceza Dairesince çok belirgin haller dışında takdire yönelik hususlara müdahale etmemesi gerektiği de nazara alınarak,

failin güttüğü amaç ve saiki gibi hususlar ile duruşmada izlenen kişiliğine göre takdiren ve teşdiden belirlenen cezanın sanık üzerinde etkili ve caydırıcı olacağı, nazara alınarak 5237 sayılı Kanunun 61. maddesi gereğince sanık hakkında iki sınır arasındaki temel cezanın takdiren ve teşdiden tayini cihetine gidilmiştir” gerekçesiyle önceki hükmünde direnmiştir.

Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay C.Başsavcılığının 20.09.2013 gün ve 235557 sayılı “düzelterek onama” istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasını gerektiren taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak 4 yıl hapis olarak belirlenmesinin isabetli olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de, öncelikle yerel mahkemece usulüne uygun olarak direnme kararı verilip verilmediği hususu Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca ön sorun olarak ele alınarak değerlendirilmelidir. İncelenen dosya kapsamından;

Yerel mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılamada, sanık ve müdafi ile katılan vekilinin hazır bulunduğu duruşmada, "Usul ve yasaya uygun olan bozma kararına uyulmasına" denilmek suretiyle bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, kısa karar ve gerekçeli kararda direnme hükmü kurulduğu, gerekçeli kararda bu durumun nedeninin;

“mahkememizin asıl görüşü direnme kararı vermek şeklinde olduğundan bozmaya uyma kararı bilgisayarda yüklü bulunan şablonun yanlışlıkla zapta geçirilmesi ve yazılması şeklinde olduğundan mahkememizin gerçek amacının direnme kararı vermek olduğu anlaşıldığından ve bu durum bir teknik hata yani bilgisayar hatası olarak kabul edildiğinden direnme kararı vermek sureti ile hüküm tesisi cihetine gidilmiştir" şeklinde açıklandığı, direnme kararının sanık müdafii tarafından bozmaya uyulduğu halde bozma doğrultusunda karar verilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle temyiz edildiği anlaşılmaktadır.

Ceza Genel Kurulunun duraksamasız içtihatlarına göre, "uyma kararı" davanın esasını çözümleyen bir karar olduğundan "ara kararı" niteliğinde değildir. Mahkemenin bozmaya uyma kararı vermesiyle bozma kararında gösterilen esaslar doğrultusunda işlem yapıp uygun kararı verme ödevi doğar. Uyma kararından sonradan dönülerek direnme kararı verilmesi de önceki uyma kararının hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldırmaz.

Öte yandan 5271 sayılı CMK’nun "Duruşma tutanağının ispat gücü" başlıklı 222. maddesine göre, duruşmanın nasıl yapıldığı, kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yapılıp yapılmadığı, ara kararları da dahil olmak üzere verilen kararların nelerden ibaret olduğu ancak tutanakla ispat olunabilir.

Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;

Duruşma tutanağı içeriği ve sanık müdafiince, bozmaya uyulduğu halde bozma doğrultusunda karar verilmemesi gerekçesiyle hükmün temyiz edildiği hususları birlikte göz önüne alındığında, tefhim edilen "Usul ve yasaya uygun olan bozma kararına uyulmasına" şeklindeki uyma kararının yazım hatası olarak verildiğinin kabulü mümkün olmayıp, yerel mahkemece dönülemez nitelikteki bu karardan sonradan dönülerek direnme kararı verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

Bu itibarla, sair yönleri incelenmeyen direnme hükmünün belirtilen bu usuli nedenle bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2012 gün ve 168-955 sayılı direnme hükmünün, bozmaya uyulduğu halde, bozma kararında belirtilen esaslar doğrultusunda karar verilmemesi isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2014 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/675, K. 2014/427, 14 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2013/675
Karar No
2014/427
Tarih
14 Ekim 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/677 K.2014/10693
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/679 K.2014/10694
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/680 K.2014/11372
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/682 K.2014/10687
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/684 K.2014/11006
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/686 K.2014/11009

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.