İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/736 K.2014/490

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanık K.. G..'in 5237 sayılı TCK'nun 155/2, 168/1, 62, 52 ve 50. maddeleri uyarınca özgürlüğü bağlayıcı cezadan çevrilen 2.000 Lira ve doğrudan hükmolunan 20 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına,…

Esas2013/736Karar2014/490Tarih4 Kasım 2014Okuma8 dk · 1.544 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2013/736 E., 2014/490 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Kasım 2014
Mahkemesi
KAHRAMANMARAŞ 2. Ağır Ceza
Günü
03.06.2008
Sayısı
143-87
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.544 kelime·8 dk okuma

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanık K.. G..'in 5237 sayılı TCK'nun 155/2, 168/1, 62, 52 ve 50. maddeleri uyarınca özgürlüğü bağlayıcı cezadan çevrilen 2.000 Lira ve doğrudan hükmolunan 20 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, ertelemeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin, Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 03.06.2008 gün ve 143-87 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 21.03.2013 gün ve 19868-5315 sayı ile;

"...Hüküm fıkrasında sanık hakkında TCK'nın 168/1. maddesi gereğince 2/3 indirim yapılırken adli para cezası için belirlenen tam gün sayısının 1 gün olmasına rağmen 4 gün olarak belirlenmesi, ardından aynı yasanın 62. maddesi gereğince yapılan 1/6 oranındaki indirim neticesinde sonuç ceza miktarı değişmediğinden bozma nedeni yapılmamış, sanığın Kahramanmaraş Ağır Ceza Mahkemesinde verilen ve 19.06.2001 tarihinde kesinleşen mahkumiyetinin, Ceza Genel Kurulunun 06.12.2011 gün ve 4/217-244 sayılı kararı uyarınca hükmün açıklanmasına engel olduğu kabul edilerek teblignamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir" açıklamasıyla onanmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 12.07.2013 gün ve 225609 sayı ile;

"...Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2008 gün ve 2007/143 Esas, 2008/87 Karar sayılı ilamı ile sanığın eylemine uyan TCK'nun 155/2, 168/1, 62/1, 52, 50/1-a, maddeleri uyarınca 2.000 YTL ve 20 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmedilen adli para cezalarının hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamında kaldığı, sanığın adli sicil kaydının tetkikinde.

Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2001 gün ve 2001/184 Esas, 2001/136 Karar sayılı; 'Açılan kamu davasının 4616 sayılı Kanunun 1. madde 4. fıkra gereğince kesin hükme bağlanmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine' dair ilamın ceza hükmü içermemesi nedeniyle.

Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/235 Esas, 2005/374 Karar sayılı ilamı ile hükmolunan 3.666 TL adli para cezasına ilişkin hükmün kesinleşme tarihinin 13.11.2006 tarihi olması ve suç tarihinden sonra kesinleşmesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmediği, mağdurun sanık hakkında şikayetçi olmadığının anlaşıldığı, mağdurun zararının giderildiği, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı,

bu itibarla adli sicil kaydındaki sabıkaları hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyen sanık hakkında, diğer objektif koşulların da gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi zorunludur.

Sanık hakkında; sabıka ilamındaki Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2001 gün ve 2001/184 Esas, 2001/136 Karar sayılı; 'Açılan kamu davasının 4616 sayılı Kanunun 1. madde 4. fıkra gereğince kesin hükme bağlanmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine' dair ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmemesi ve bu nedenle mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.

CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 15. Ceza Dairesince 03.10.2013 gün ve 19914-14831 sayı ile, itirazın yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; yerel mahkemenin hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanmamasına yönelik olarak gösterdiği gerekçenin kanuni ve yeterli olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya kapsamından;

Sanığın adli sicil kaydında iki adet ilamın bulunduğu,

Bunlardan ilkinin, 17.09.2004 tarihinde işlenen 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçu nedeniyle Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesince 25.04.2005 gün ve 235-374 sayı ile 6136 sayılı Kanunun 13/3, 765 sayılı TCK'nun 59/2, 72 ve 647 sayılı Kanunun 4 ve 6. maddeleri uyarınca verilen erteli 4.826.346.000 Lira ağır para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmü olup, temyiz edilmesi sonucu 13.11.2006 tarihinde kesinleştiği,

İkincisinin ise 1997 yılı Nisan-Mayıs aylarında işlenen hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal suçundan Kahramanmaraş Ağır Ceza Mahkemesince 19.06.2001 gün ve 184-136 sayı ile 4616 sayılı Kanunun 1/4. maddesi uyarınca verilen kamu davasının kesin hükme bağlanmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ilişkin olduğu,

2006 yılı Şubat ayı olan suç tarihi itibariyle sanığın kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı,

Müştekinin sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği ve sanığın müştekinin zararının tamamını kamu davası açılmadan önce karşıladığı,

Yerel mahkemece, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının kanunen ertelenmesine imkan bulunmamasına rağmen, "sanığın sabıkalı oluşu, suç işleme yönündeki olumsuz tutumu" şeklindeki gerekçe ile ertelenmesine, "sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmuş olması" şeklindeki gerekçeyle de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği,

Anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık konusunda sağlıklı bir hukuki çözüme ulaşılması bakımından öncelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının niteliği ve uygulanma şartları üzerinde durulması gerekmektedir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hukukumuzda ilk kez çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesi ile kabul edilmiş, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 23. maddesiyle 5271 sayılı Kanunun 231. maddesine eklenen 5 ila 14. fıkra ile büyükler için de uygulamaya konulmuş, aynı Kanunun 40. maddesi ile 5395 sayılı Kanunun 23. maddesi değiştirilmek suretiyle, denetim süresindeki farklılıklar hariç tutulmak kaydıyla çocuk suçlular ile yetişkin suçlular, hükmün açıklanmasının geri bırakılması açısından aynı şartlara tâbi kılınmıştır.

Başlangıçta yalnızca yetişkin sanıklar yönünden şikâyete bağlı suçlarla sınırlı olarak hükmolunan bir yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezaları için kabul edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile 5271 sayılı Kanunun 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında yapılan değişiklikle, Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlar istisna olmak üzere, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezalarına ilişkin tüm suçları kapsayacak şekilde düzenlenmiş, maddeye 6545 sayılı Kanunla "denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez" hükmü eklenmiştir.

5560, 5728, 5739 ve 6008 sayılı Kanunlarla 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde yapılan değişiklikler göz önüne alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için;

1) Suça ilişkin olarak;

a- Yapılan yargılama sonucu hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması,

b- Suçun Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlardan olmaması,

2) Sanığa ilişkin olarak;

a- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,

b- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,

c- Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önüne alınarak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması,

d- Sanığın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediğine dair beyanının olmaması,

Şartlarının gerçekleşmesi gerekmektedir.

Bu şartların varlığı halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek ve onsekiz yaşından büyük olan sanıklar beş yıl, suça sürüklenen çocuklar ise üç yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulacaktır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif şartlarından birisi de, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunmasıdır. Nitekim, CMK’nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (a) bendinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için "sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması gerektiği" düzenlemesine yer verilmiştir.

Bu bilgiler ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;

Sanığın adli sicil kaydında yer alan iki adet ilamdan, Kahramanmaraş Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2001 gün ve 184-136 sayılı ilamının kamu davasının kesin hükme bağlanmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ilişkin bulunması, kasıtlı bir suçtan mahkumiyete ilişkin olan Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2005 gün ve 235-374 sayılı ilamının 13.11.2006 olan kesinleşme tarihinin ise, incelemeye konu dosyanın suç tarihinden sonra olması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif şartlarından birisi olan, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunma şartı sanık hakkında gerçekleşmiş olup,

yerel mahkemece sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin olarak "kasıtlı bir suçtan mahkûm olmuş olması" şeklinde gösterilen gerekçe usul ve kanuna aykırıdır.

Her ne kadar yerel mahkemece, sanığın cezasının ertelenmemesine ilişkin olarak "sabıkalı olması" şeklindeki gerekçenin yanında, "suç işleme yönündeki olumsuz tutumu" olarak açıklanan gerekçenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün, "mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önüne alınarak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması" şeklindeki subjektif şartının değerlendirilmesinde dikkate alınabileceği, dolayısıyla yerel mahkemenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin hükmünün isabetli olduğu ileri sürülebilir ise de,

sanık hakkında hükmolunan sonuç ceza adli para cezası olup, bu cezanın ertelenmesine kanuni engel bulunduğundan, ertelememeye ilişkin olarak gösterilen gerekçe de kanuni olmayıp, bu gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının değerlendirilmesinde dikkate alınması mümkün değildir.

Dolayısıyla, suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyeti bulunmayan sanığın, müştekinin zararının tamamını karşılamış olması karşısında, mahkemece kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önüne alınarak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılıp ulaşılmadığına ilişkin değerlendirme yapılarak, sonucuna göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi zorunludur.

Diğer taraftan, 5237 sayılı TCK'nun 168/1. maddesi uyarınca yapılan 2/3 oranında indirim sonucu, adli para cezası için belirlenen tam gün sayısının 1 gün yerine 4 gün olarak belirlenmesi de usul ve kanuna aykırıdır. Bu itibarla, itirazın kabulüne, Özel Daire onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün, sanığın suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyeti bulunmadığı gözetilmeden, kasıtlı bir suçtan mahkûm olduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi ve 5237 sayılı TCK'nun 168/1. maddesi uyarınca yapılan 2/3 oranında indirim sonucu, adli para cezası için belirlenen tam gün sayısının 1 gün yerine 4 gün olarak belirlenmesi isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan beş Genel Kurul Üyesi; "itirazın reddine karar verilmesi gerektiği" görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2-Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 21.03.2013 gün ve 19868-5315 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,

3- Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2008 gün ve 143-87 sayılı kararının, sanığın suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyeti bulunmadığı gözetilmeden, kasıtlı bir suçtan mahkûm olduğu gerekçesiyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi ve 5237 sayılı TCK'nun 168/1. maddesi uyarınca yapılan 2/3 oranında indirim sonucu, adli para cezası için belirlenen tam gün sayısının 1 gün yerine 4 gün olarak belirlenmesi isabetsizliklerinden BOZULMASINA,

4-Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2014 günü yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/736, K. 2014/490, 4 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2013/736
Karar No
2014/490
Tarih
4 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/750 K.2014/18292
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/765 K.2014/18308
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/780 K.2014/18291
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/786 K.2014/18310
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/788 K.2014/18302
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/803 K.2014/19227

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.