İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/768 K.2014/317

Tanık H.. D..'ın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı TCK'nun 103/2, 103/3, 103/4, 103/6 ve 43/1. maddeleri uyarınca 28 yıl 1 ay 15 gün hapis, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı kanunun 109/2, 109/3-f, 109/5 ve 43/1. maddeleri…

Esas2013/768Karar2014/317Tarih10 Haziran 2014Okuma5 dk · 919 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2013/768 E., 2014/317 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Haziran 2014
Yargıtay Dairesi
14. Ceza Dairesi
Mahkemesi
SAKARYA 2. Ağır Ceza
Günü
03.09.2013
Sayısı
260-240
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

919 kelime·5 dk okuma

Tanık H.. D..'ın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı TCK'nun 103/2, 103/3, 103/4, 103/6 ve 43/1. maddeleri uyarınca 28 yıl 1 ay 15 gün hapis, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı kanunun 109/2, 109/3-f, 109/5 ve 43/1. maddeleri uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 09.03.2010 gün ve 125-43 sayılı kısmen re'sen temyize tâbi hükmün sanık ve müdafii tarafından da temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 02.03.2011 gün ve 448-1554 sayı ile;

“Kendisinde hafif düzeyde mental reterdasyon tespit edilen mağdurenin bu zeka geriliği nedeniyle kendisine karşı işlenen fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden alınacak rapordan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

5237 sayılı TCK'nun 103/2. maddesinde mefruz cebirin unsur olarak yer almasına ve aynı Yasanın 103/4. maddesinin ise yalnızca maddi cebiri ifade etmesine göre.

2008 yılı Temmuz ayından yaklaşık 2 yıl öncesinden başlayıp değişik tarihlerde tekrarlanmasına rağmen mağdurenin cinsel istismar eylemlerini hiç kimseye anlatmayıp şikayetçi olmaması ve hamile olduğunun tespitinden sonra açıklama yapması gözetildiğinde, istismar eylemlerinin cebir şiddet kullanılarak yapıldığına dair iddiasının durumunu çevresine mazur gösterme düşüncesinden kaynaklandığı, istismar eylemlerinin maddi cebir veya tehdit sonucu gerçekleştirdiği hususunda sanığın cezalandırılması için kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği,

dolayısıyla eylemin rızaya dayalı olarak işlendiğinin kabulü yerine, yazılı gerekçelerle sanık hakkında TCK'nun 103/4. maddesi ile artırım yapılması,

TCK'nun 103/2-3-4-6 maddelerinin uygulanması ile tayin edilen 22 yıl 6 ay hapis cezasının teselsül nedeniyle 43. madde gereğince 1/4 oranında artırılması sonucu 27 sene 13 ay 15 gün yerine, aylar yıla çevrilmek suretiyle 28 sene 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunması” isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyan yerel mahkemece 13.11.2012 gün ve 124-289 sayı ile;

Sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı TCK'nun 103/2, 103/3, 103/6 ve 43/1. maddeleri uyarınca 24 yıl 6 ay hapis, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı kanunun 109/2, 109/3-f, 109/5 ve 43/1. maddeleri uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Kısmen re'sen temyize tâbi olan hükmün sanık müdafii tarafından da temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 25.04.2013 gün ve 1455-5052 sayı ile ;

"Oluşa ve dosya kapsamına göre.

2008 yılı Temmuz ayından yaklaşık 2 yıl öncesinden başlayıp değişik tarihlerde mağdureye basit cinsel istismarda bulunan sanığın 2008 Temmuz ayında mağdure ile cinsel ilişki de bulunması; önceki bozma ilamının gerekçesinde belirtilen ve dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, mağdurenin cinsel istismar eylemlerini hiç kimseye anlatmayıp şikâyetçi olmaması ve hamile olduğunun tespitinden sonra açıklama yapması gözetildiğinde, istismar eylemlerinin cebir şiddet kullanılarak yapıldığına dair iddiasının durumunu çevresine mazur gösterme düşüncesinden kaynaklandığı,

istismar eylemlerinin maddi cebir veya tehdit sonucu gerçekleştirdiği hususunda sanığın cezalandırılması için kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, dolayısıyla eylemlerin rızaya dayalı olarak işlendiğinin kabulü ile mağdurenin Temmuz 2008 tarihi itibarıyla 15 yaşını tamamladığı bu tarihten sonraki sanığın eylemlerinin zincirleme şekilde reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu, mağdurenin 15 yaşını bitirmediği dönemlere ilişkin sanığın birden fazla sayıda ve değişik zamanlarda öpme ve okşama şeklinde oluşan eylemlerinin TCK'nın 103/1. maddesinde öngörülen zincirleme şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu,

ayrıca sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu cebir ve tehdit olmaksızın gerçekleştiği sübut bulduğu halde suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK'nın 109/2. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 03.09.2013 gün ve 260-240 sayı ile; bozma kararına niçin uyulmadığını açıklamadan, ilk hükümde gösterilen gerekçeyle direnilmesine karar vermiştir. Kısmen re'sen temyize tâbi olan hükmün sanık müdafii tarafından da temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2013 gün ve 343090 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar; cinsel istismar suçunun nitelendirilmesine ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir veya tehdit kullanmak suretiyle işleyip işlemediğinin belirlenmesine ilişkin ise de; direnme hükmünün kanuni ve yeterli gerekçe içerip içermediğinin Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle belirlenmesi gerekmektedir.

İncelenen dosya kapsamından;

Bozmadan sonra yargılama yapan yerel mahkemece, direnme nedenleri ve bozmaya niçin uyulmadığı açıklanmadan önceki hükümde direnilmesine karar verildiği, sadece tarihi ve sayıları değiştirilmek suretiyle bozulan kararla tamamen aynı olacak şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

Anayasamızın 141 ve 5271 sayılı CMK’nun 34. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, kanun koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacağında şüphe yoktur. Nitekim Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş uygulamalarına göre de, bir karar bozulmakla tamamen ortadan kalkacağından, yerel mahkeme tarafından CMK’nun 34, 230 ve 232. maddeleri uyarınca yeniden usulüne uygun olarak hüküm kurulması, bunun yanında direnmeye ilişkin gerekçenin de gösterilmesi gerekmektedir.

Bu bilgiler ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;

Yerel mahkemece Özel Dairenin bozma kararına karşı direnilirken, bu ilkeler doğrultusunda işlem yapılmamış, bozulmakla tamamen ortadan kalkan eski hükümde direnilmesine karar verildikten sonra, direnme nedenleri gösterilmemiş, bozma kararına niçin uyulmadığı açıklanmayarak, bozulan kararın tarihi ve sayıları değiştirilmek suretiyle gerekçenin aynen ve yeniden yazılmasıyla yetinilmiştir.

Bu itibarla, bozma kararına hangi nedenlerle uyulmadığı belirtilmeden ve direnme gerekçeleri gösterilmeden önceki kararın aynen tekrarı ile yetinilmesi kanuna aykırı olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün öncelikle bu usuli nedenden dolayı bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.09.2013 gün ve 260-240 sayılı direnme hükmünün, usul ve kanuna uygun olarak direnme gerekçeleri gösterilmeden karar verilmesi isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2014 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/768, K. 2014/317, 10 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2013/768
Karar No
2014/317
Tarih
10 Haziran 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/769 K.2014/8108
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/770 K.2014/8465
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/771 K.2014/15833
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/773 K.2014/8582
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/775 K.2014/7977
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/776 K.2014/8177

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.