İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/839 K.2015/229

ATEŞLİ SİLAHLAR VE BIÇAKLAR İLE DİĞER ALETLER HAKKINDA KANUN (6136) Madde 13

Esas2013/839Karar2015/229Tarih16 Haziran 2015Okuma6 dk · 1.258 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2013/839 E., 2015/229 K.·Kasten Yaralama Görevini Yaptırmamak İçin Direnme Kamu Davasının Düşmesi Dava Zamanaşımı

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Haziran 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.258 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

ATEŞLİ SİLAHLAR VE BIÇAKLAR İLE DİĞER ALETLER HAKKINDA KANUN (6136) Madde 13

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 50

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 52

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 64

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 265

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 43

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 66

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 67

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 86

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 223

"İçtihat Metni"Sanık S.. K..'ın A.. K.. ve E....yönelik olarak silahla kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından beraatine, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan ise aynı kanunun 13/1, TCK'nun 62, 50/1-a, 52 ve 64. maddeleri uyarınca 6.000 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve mahsuba ilişkin, Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 14.02.2008 gün ve 1359-106 sayılı hükmün Cumhuriyet savcısı, katılan A.. K.. vekili, katılan E.... ve sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 17.04.2012 gün ve 4127-12982 sayı ile;

"1- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu bakımından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde:

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün oybirliğiyle onanmasına,

2- Sanık hakkında kasten yaralama ve görevli memura direnme suçlarından kurulan hükme yönelik temyizlere gelince:

Oluşa, tutanaklara ve tüm dosya kapsamına göre; çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma suçundan aranmakta olan sanığın, aracının yanında bekleşen ve kendilerini tanıtan polis memurlarını görmesi üzerine kaçmaya çalıştığı, görevli memurların kendisini kollarından tutmaya çalıştıkları, ancak sanığın mukavemet gösterdiği ve belinde bulunan tabancayı çıkarmak isteği sırada polis memurlarının elini tutarak engel olmaya çalışmalarına rağmen silahı ateşleyerek katılanların basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin bir bütün halinde TCK'nun 265/1-4,

43. maddelerine uyan birden fazla görevli memura görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, mahkumiyeti yerine yazılı biçimde beraatine karar verilmesi" isabetsizliğinden oyçokluğuyla bozulmasına karar verilmiş,

Daire üyesi C. Aras; "Güvenlik görevlilerince gerçekleştirilen bir operasyonda polisleri görünce kaçmaya çalışan sanık S..K..'ın görevli 3-4 polis memuru tarafından sıkıca yakalanarak sol koluna kelepçe takılıp etkisiz hale getirilmesinden sonra pantolonunun beline soktuğu ve sağ eli ile kabzasından kavradığı tabancanın katılan A.. K.. tarafından belinden çıkartılmaya çalışıldığı esnada dolu tabancanın patlaması sonucu sanığın pantolonunu delip geçen merminin katılan A.. K..'un sağ el iki parmağını yaraladıktan sonra diğer polis memurunun topuğuna saplanması ile sonuçlanan olayda;

a) Bele takılı silahın iddia edildiği gibi sanığın görevli memurları yaralama kastı ile hedef gözeterek ateş etmesinin olanaklı bulunmaması,

b) Tabancanın sanığın eylemi sonucu mu, yoksa tabancayı sanığın belinden çıkarmak isteyen katılan A.. K.. yada diğer görevlilerin müdahalesi sonucunda mı patladığının kesin olarak anlaşılamaması,

c) Sanık tarafından görevin engellenmesi amacıyla cebir veya tehditte bulunulduğunun kanıtlanamamış olması,

Karşısında; yerel mahkemece deliller takdir edilerek görevliye direnme ve yaralama suçlarından kurulan beraat hükümlerinde bir isabetsizlik bulunulmadığından, hükümlerin onanması gerektiği” düşüncesiyle karşıoy kullanmıştır.

Yerel mahkeme ise 27.11.2012 gün ve 612-885 sayı ile;

"…Olay sırasında sanığın elini beline attığı kesin ise de; tabancayı çıkartıp tehdit amaçlı polis memurlarına karşı yöneltmesinin söz konusu olmaması, elini beline attığı sırada ellerinin polis memurlarınca tutulmuş olması, polis memurlarınca elinin tutulduğu sırada sanığın tabancayı kasten ateşlediğini gösterir delil olmaması ve polis memurlarına karşı görevin engellenmesi amacıyla cebir ve tehditte bulunduğunun sabit olmaması" gerekçesiyle direnerek, ilk hükümdeki gibi sanığın beraatine karar vermiştir.

Bu hükmün de katılan A.. K.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2013 gün ve 64987 sayılı "onama" istekli tebliğnamesiyle 8. Ceza Dairesine, anılan dairece de Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü Özel Dairece onanmak suretiyle, katılan E.... yönelik kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen beraat hükümleri ise temyiz edilmeksizin keşinleşmiş olup, direnme hükmünün kapsamına göre inceleme katılan A.. K..'a yönelik kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daire çoğunluğu ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın katılan A.. K..'a yönelik kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarının sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir.

5237 sayılı TCK’nun “Dava zamanaşımı” başlıklı 66. maddesi; “(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası;

a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,

b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,

c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,

d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,

e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,

Geçmesiyle düşer.

(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.

(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.

(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır...” şeklinde düzenlenmiştir.

Görüldüğü gibi, 5237 sayılı TCK’nun 66. maddesinde kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça kamu davasının maddede yazılı sürelerin geçmesiyle düşeceği kabul edilmiş, birinci fıkrasının (e) bendinde beş yıldan fazla olmamak üzere hapis ya da adli para cezalarını gerektiren suçlarda bu sürenin sekiz yıl olacağı hüküm altına alınmıştır.

Aynı kanunun 67/3-4. maddesi uyarınca kesen bir nedenin varlığı halinde zamanaşımı, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlayacak ve ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacaktır.

Ceza Genel Kurulunun 26.06.2012 gün ve 978–250 sayılı kararı başta olmak üzere birçok kararında açıkça vurgulandığı üzere, yargılama yapılmasına engel olup davayı düşüren hallerden biri olan zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi halinde mahkeme ya da Yargıtay, re'sen zamanaşımı kuralını uygulayarak kamu davasının düşmesine karar verecektir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Sanığa atılı kasten yaralama suçunun cezası TCK'nun 86/1. maddesinde bir yıldan üç yıla kadar hapis, görevi yaptırmamak için direnme suçunun cezası ise TCK'nun 265/1. maddesinde altı aydan üç yıla kadar hapis olup TCK'nun 86/3-e ve 265/4. maddelerinde cezanın yarı oranında arttırılacağı öngörülmüştür. Buna göre, aynı kanunun 66/1-e maddesi uyarınca bu suçların tabi oldukları asli dava zamanaşımı sekiz yıl, 67/4. maddesi göz önüne alındığında kesintili dava zamanaşımı ise oniki yıldır.

Daha ağır başka suçları oluşturma ihtimali bulunmayan ve 02.03.2006 tarihinde gerçekleştirilen eylemle ilgili olarak, sanık hakkında dava zamanaşımını kesen en son işlem 25.12.2006 tarihli sorgu olup, bu tarihten sonra dava zamanaşımını kesen veya durduran başkaca bir işlem olmadığı gözetildiğinde, TCK'nun 66/1-e maddesindeki sekiz yıllık asli dava zamanaşımı Ceza Genel Kurul inceleme tarihinden önce 25.12.2014 günü gerçekleşmiş bulunmaktadır.

Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün, gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle bozulmasına, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 322. maddesiyle tanınan yetkiye dayanılarak TCK'nun 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davalarının düşmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ:H

Açıklanan nedenlerle; 1- Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2012 gün ve 612-885 sayılı hükmünün, dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle BOZULMASINA, Ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, 1412 sayılı CMUK'nun, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 322. maddesine göre karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2015 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/839, K. 2015/229, 16 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2013/839
Karar No
2015/229
Tarih
16 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/960 K.2015/41870
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1541 K.2015/1751
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/1712 K.2015/17924
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/1879 K.2015/27140
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1887 K.2015/1738
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1924 K.2015/1668

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.