İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/130 K.2016/376

Kasten öldürme suçuna teşebbüsten sanık ...'in 5237 sayılı TCK'nun 82/1-d-son, 35/2, 29/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 29.11.2011 gün ve 284-460 sayılı…

Esas2014/130Karar2016/376Tarih25 Ekim 2016Okuma6 dk · 1.194 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2014/130 E., 2016/376 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Ekim 2016
Yargıtay Dairesi
1. Ceza Dairesi
Mahkemesi
Ağır Ceza
Günü
29.11.2011
Sayısı
284-460
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.194 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Kasten öldürme suçuna teşebbüsten sanık ...'in 5237 sayılı TCK'nun 82/1-d-son, 35/2, 29/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 29.11.2011 gün ve 284-460 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 04.12.2013 gün ve 1459-7479 sayı ile onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 22.01.2014 gün ve 11729 sayı ile;

"Olay günü sanık ...'in, babası tanık Mehmet'ten para istediği, babasının para vermemesi üzerine babasıyla tartışmaya başladığı, ağabeyi olan mağdur ...'un araya girip 'terbiyesizlik etme' demesi nedeniyle sanık ile mağdurun tartıştıkları, sanığın kavga ortamında elindeki meyve bıçağını rastgele sallaması üzerine mağduru tek bıçak darbesi ile batın bölgesinden diafragmada kesi ile hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı olayda; sanığın ani gelişen hareketli kavga ortamında hedef seçme imkanının bulunmaması, darbenin bir adet olması,

sanığın engel bir sebep olmaksızın eylemine kendiliğinden son vermesi ve olaydaki diğer hususlar dikkate alındığında, sanığın ortaya çıkan kastının yaralama suçuna yönelik olduğu gözetilmeden, kasten öldürme suçuna teşebbüsten cezalandırılmasının yasaya aykırı olduğu" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurarak, Özel Daire onama kararının kaldırılması ve yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 12.02.2014 gün ve 698-758 sayı ile itirazın yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın eyleminin kasten öldürme suçuna teşebbüs mü yoksa kasten yaralama suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya kapsamından;

23.04.2010 tarihinde saat 16.00 sıralarında sanık ... ile ağabeyi olan mağdur ... arasında çıkan tartışma sonucu sanığın, mağduru bıçakla yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaraladığı,

Gaziantep Adli Tıp Şube Müdürlüğünce mağdur hakkında düzenlenen raporda; Cengiz Gökçek Devlet Hastanesince düzenlenmiş olan epikriz raporu ve tedavi evraklarında, batın sol üst kadranda muhtemel kesici delici alet yaralanmasına ait yaklaşık 3 cm uzunluğunda batına nafiz yaralanma olduğu, gözlemde batın içinde yaklaşık 400 cc kan ve diafragmada 5 cm uzunluğunda laserasyon saptandığı, başka bir patoloji belirlenmediği bilgilerinin kayıtlı olduğu, bu bilgilere göre diafragma hasarına neden olan batın ve göğüs boşluğuna nafiz bir adet kesici delici alet yaralanmasının, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum oluşturduğu tespitlerine yer verildiği,

Sanık hakkında düzenlenen adli muayene raporunda; darp ve cebir izi bulunmadığının ifade edildiği,

Suçta kullanılan bıçakla ilgili ekspertiz raporu düzenlenmediği, ancak kolluk görevlilerince düzenlenen olay tutanağında, yaklaşık 10 cm uzunluğunda bir meyve bıçağı olduğunun belirtildiği,

Anlaşılmaktadır.

Mağdur ...; kardeşi olan sanığın, babasından para istediğini, babasının “yok” demesi nedeniyle aralarında tartıştıklarını duyunca sanığa “niye terbiyesizlik yapıyorsun” diye seslendiğini, bunun üzerine sanığın kendisiyle tartışmaya başladığını, karşılıklı birbirlerine vurduklarını, bu sırada sanığın cebinden çıkardığı meyve bıçağıyla kendisini karnının sol tarafından yaralayıp kaçtığını, sanığın kendisini öldürmesini gerektirecek bir neden bulunmadığını, şikâyetçi olmadığını belirtmiş,

Tanık ...; olay günü oğlu olan sanığın, kendisinden para istemeye geleceği sırada diğer oğlu mağdur ile ayrı bir odada tartıştıklarını, oğullarının bulunduğu odaya gittiğinde mağdurun karnını tuttuğunu ve karnından kan geldiğini gördüğünü, olayın nasıl olduğunu görmediğini, sanığın mağduru öldürmesini gerektirecek bir neden bulunmadığını anlatmış,

Sanık ... savcılıkta; teyzesinin evinde misafir olarak bulundukları sırada babasından bir miktar para istediğini, babasının para vermemesi üzerine tartıştıklarını, daha sonra ağabeyi olan mağdur ...'un araya girdiğini, bu sefer onunla tartışmaya başladıklarını, mağdurun üzerine gelmesi nedeniyle meyve bıçağını kendisini korumak ve mağduru korkutmak amaçlı salladığını, ancak bıçağın mağdura değerek yaralanmasına sebebiyet verdiğini,

Kovuşturma evresinde; babasından para istemesi üzerine mağdurun kendisinin cüzdanına baktığını, tartıştıklarını, sinirlendiğini, mağdurun kendisini dövmesi üzerine savunma amacıyla elindeki meyve bıçağını bir kez savurduğunu, öldürme kastının bulunmadığını savunmuştur.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "Suça teşebbüs" başlıklı 35. maddesinde; “Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur” hükmü yer almaktadır.

Buna göre suça teşebbüs, işlenmesi kast olunan bir suçun icrasına elverişli araçlarla başlanmasından sonra, elde olmayan nedenlerle suçun tamamlanamamasıdır. Maddenin açık hükmüne göre, icra hareketlerinin yarıda kalması ya da sonucun meydana gelmemesi failin iradesi dışındaki engel nedenlerden ileri gelmelidir.

Öte yandan, suça teşebbüsle ilgili değerlendirme yapılabilmesi, failin hangi suçu işlemeyi kastettiğinin belirlenmesini gerektirir ki buna "subjektif unsur" denir. Failin gerçekleştirdiği davranış ile bir suçu işlemeye teşebbüs edip etmediğini, eğer etmişse hangi suça teşebbüs ettiğini belirleyebilmek için öncelikle kastın varlığının belirlenmesi gerekmektedir. Başka bir deyişle, tıpkı tamamlanmış suçta olduğu gibi, teşebbüs aşamasında kalan suçta da, işlenmek istenen suç tipindeki bütün unsurlar failce bilinmelidir. (İçel Suç Teorisi, Kayıhan İçel, Füsun Sokullu-Akıncı, İzzet Özgenç, Adem Sözüer, Fatih S. Mahmutoğlu, Yener Ünver 2. Kitap, 2. Baskı, İstanbul, 2000, s.315.)

Bu husus, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 765 sayılı TCK'nun yürürlükte olduğu dönemde verilmiş olup, kabul edilen ilkeler açısından 5237 sayılı TCK'nun teşebbüse ilişkin 35. maddesi yönüyle de varlığını devam ettiren 04.06.1990 gün ve 101-156 sayılı kararında da; “Teşebbüste aranan kast, icrasına başlanmış cürmü teşebbüs aşamasında bırakma kastı olmayıp, söz konusu suçu tamamlamaya yönelmiş kasttır” şeklinde açıklanmıştır.

Kasten yaralama suçu ile kasten öldürme suçuna teşebbüs arasındaki ayırıcı kriter manevi unsurun farklılığına dayandığından, sanığın kastının öldürmeye mi, yoksa yaralamaya mı yönelik olduğunun çözülmesi gerekmektedir.

5237 sayılı TCK’nun 21/1. maddesine göre, suçun kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olan ve failin iç dünyasını ilgilendiren kast, dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak, daha açık bir ifadeyle, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir.

İlkeleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.07.2003 gün ve 196-212, 30.09.2003 gün ve 226-229, 08.07.2008 gün ve 88-184, 31.03.2009 gün ve 248-82 ile 18.02.2014 gün 325-73 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü, yoksa kasten yaralama mı sayılacağının belirlenmesinde; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır.

Kastın belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken ölçütler farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak ele alınması gerekmektedir.

Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;

Sanığın babasından para istemesi ve babasının da vermemesi nedeniyle tartıştıkları esnada, mağdurun sanığı “niye terbiyesizlik yapıyorsun” diyerek uyarması üzerine aralarında kavga çıktığı, karşılıklı darp sırasında sanığın meyve bıçağı ile mağdurun batın sol üst kısmına bir kez vurarak diafragma hasarına neden olacak şekilde yaraladığı ve bu yaralanma nedeniyle mağdurun hayati tehlike geçirdiği anlaşılan olayda;

mağdurla arasında husumet bulunmayan sanığın, ani gelişen hareketli kavga ortamında mağdurun hayati bölgesine bilerek ve isteyerek vurduğuna ilişkin kesin bir belirlemenin yapılamayışı, sanığın tek darbeyle yetinmesi ve engel bir neden bulunmamasına karşın kendiliğinden fiiline son vermesi hususları birlikte göz önüne alındığında, eyleminin kasten yaralama olarak kabulü gerekmektedir.

Bu itibarla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün, sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2- Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 04.12.2013 gün ve 1459-7479 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, 3- Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2011 gün ve 284-460 sayılı hükmünün, sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 4- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2016 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/130, K. 2016/376, 25 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2014/130
Karar No
2016/376
Tarih
25 Ekim 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/151 K.2016/395
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/164 K.2016/396
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/189 K.2016/6174
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/202 K.2016/9820
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/231 K.2016/970
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/375 K.2016/6056

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.