İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/238 K.2014/361

ÇOCUK KORUMA KANUNU (5395) Madde 35

Esas2014/238Karar2014/361Tarih11 Temmuz 2014Okuma7 dk · 1.380 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2014/238 E., 2014/361 K.·Suça Sürüklenen Çocuk Nitelikli Hırsızlık Ceza Zamanaşımı Konut Dokunulmazlığının İhlali

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Temmuz 2014
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.380 kelime·7 dk okuma

ÇOCUK KORUMA KANUNU (5395) Madde 35

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 31

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 50

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 66

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 116

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 119

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 141

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 142

ÇOCUK MAHKEMELERİNİN KURULUŞU, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİ HAKKINDA KANUN (MÜLGA) (2253) Madde 20

"İçtihat Metni" Sanık G.. İ..'nin nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b, 31/2, 62 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 6.000 Lira, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan aynı kanunun 116/1, 119/1-c, 31/2, 62. ve 50/1-a maddeleri uyarınca 3.000 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, İzmir 3. Çocuk Mahkemesince verilen 10.09.2009 gün ve 267-316 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Ceza Dairesince 17.04.2013 gün ve 23258-8432 sayı ile;

“...Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurup, onbeş yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuğun, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hakkındaki raporun uzman doktordan alınması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına” karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 16.09.2013 gün ve 421-626 sayı ile;

“01.06.2005 tarihinden önce yürürlükte bulunan 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu Görev ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunun 20/1. maddesinde, 'Bu kanunda gösterilen ceza ve tedbirlerin uygulanmasından önce küçüğün işlediği suçun anlam ve sonuçlarını kavrayabilme yönünden bedeni, akli ve ruhi durumu mütehassıs kimselere tespit ettirilir.' denmek suretiyle uzman hekimden rapor alınması hükme bağlanmıştır...

5237 sayılı TCK'nun 31. maddesinin gerekçesinde 'Bu grup yaş küçüklerinin ceza sorumluluğunun olup olmadığı, çocuk hakimi tarafından tespit edilir. Ancak, bu belirlemeden önce, yaş küçüğünün içinde bulunduğu aile koşulları, sosyal ve ekonomik koşullar ile psikolojik ve eğitim durumu hakkında uzman kişilerce rapor hazırlanması istenir.

Çocuk hakimi hazırlanan bu raporları ceza sorumluluğunun belirlenmesiyle ilgili olarak yapacağı değerlendirmede dikkate alır.' denmek suretiyle suç tarihinde oniki yaşından büyük onbeş yaşından küçük çocuklarda sosyal inceleme raporunun alınmasını zorunlu hale getirmiş ve çocuk mahkemeleri ile çocuk hakimlerinin rahat çalışabilmesini sağlamak amacıyla bu raporları düzenleyecek sosyal hizmet uzmanı, psikolog ve pedagog gibi uzmanlar çocuk mahkemelerinde görevlendirilmiştir.

Ne 5237 sayılı TCK'nun 31. maddesinde ne de 5395 sayılı ÇKK'nun 35. maddesinde oniki yaşından büyük onbeş yaşından küçük çocukların işlediği fiil ile ilgili olarak fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı hususunda uzman doktordan rapor alınmasına ilişkin hiçbir düzenleme yapılmamıştır.

01.06.2005 tarihinden sonra yapılan yasal düzenlemeler ile yasa koyucu hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin hukuki bilgiyi gerektirmesi nedeniyle, bu görevi uzman hekimden alıp çocuk hakimine vermiştir.

Dolayısıyla 2253 sayılı Yasanın 20/1 maddesinde uzman hekimden rapor alınmasına ilişkin düzenlemeden vazgeçilmiştir.

Hakimin hukuki bilgi gerektirecek konularda bilirkişiden görüş alması mümkün değildir.

Suça sürüklenen çocuğun içinde bulunduğu aile koşulları, sosyal ve ekonomik koşullar ile psikolojik ve eğitim durumu hakkında sosyal hizmet uzmanı tarafından sosyal inceleme raporunun hazırlanıp dosyaya ibraz edildiği ve mahkeme hakimi tarafından yapılan değerlendirme neticesinde üzerine atılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarının hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin var olduğu kabul edilmek suretiyle cezalandırma cihetine gidilmiş olup uzman hekimden rapor alınmasına gerek yoktur.

Fiille ilgili olarak suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun hukuki anlam ve algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin var olup olmadığını değerlendirme yetkisi mahkeme hakiminin olup, bu yetkiyi uzman hekime devretmesinin istenmesi usul ve yasaya aykırıdır" gerekçesiyle ilk hükmünde direnmiş ve sanığın işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tespitine ilişkin yeni bir araştırma yapmaksızın, sanığın atılı suçlardan cezalandırılmasına karar vermiştir.

Bu hükmün de Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay C. Başsavcılığının “bozma” istekli 09.04.2014 gün ve 346643 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; suç tarihi itibariyle 12 yaşını bitirmiş olup 15 yaşını bitirmemiş olan sanığın, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin, sanık hakkında hazırlanan sosyal inceleme raporuna göre mahkemece belirlenmesinin isabetli olup olmadığı, bu konuda ayrıca uzman doktor raporu alınmasının gerekip gerekmediğinin belirlenmesine ilişkin ise de, dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği hususu öncelikle değerlendirilmelidir.

İncelenen dosya kapsamından;

Sanık G.. İ..'nin nüfus kaydına göre 15.08.1993 doğumlu olup 14.07.2008 olan suç tarihi itibariyle 14 yaş 10 ay 29 günlük olduğu,

Sanığın atılı suçu birlikte işlediği Neslihan hakkında Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2009 gün ve 459-591 sayılı ilamı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,

İncelemeye konu olan suçlardan; nitelikli hırsızlık suçu için 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b maddesinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasının öngörüldüğü,

Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun basit şekli için aynı kanunun 116. maddesinin birinci fıkrasında altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, 119/1-c maddesinde ise suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde faile 116. maddeye göre verilen temel cezanın bir kat artırılabileceğinden, sonuç olarak sanığa oniki aydan dört yıla kadar hapis cezası verilmesinin mümkün olduğu,

Hükme bağlanmıştır.

Diğer taraftan, 5237 sayılı TCK’nun “Dava zamanaşımı” başlıklı 66. maddesi; “(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası;

a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,

b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,

c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,

d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,

e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,

Geçmesiyle düşer.

(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.

(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur.

(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır…” şeklinde düzenlenmiştir.

Görüldüğü gibi, 5237 sayılı TCK’nun 66. maddesinde, çocuklar hakkında yaş gruplarına göre kademeli olarak daha kısa zamanaşımı süreleri getirilmiştir. Bu kapsamda 5237 sayılı TCK’nun 66/2. maddesindeki; “Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının… geçmesiyle kamu davası düşer” şeklindeki düzenleme ile 12-15 yaş grubunda bulunan çocuklar açısından zamanaşımı yetişkin sanıklara göre yarı oranında kısaltılmış bulunmaktadır. Aynı kanunun 67/4. maddesi uyarınca kesen bir nedenin bulunması halinde kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlayacak olan zamanaşımı, ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacaktır.

Bu bilgiler ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;

Daha ağır başka suçları oluşturma ihtimali bulunmayan somut olayda, suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan çocuk sanığın eylemleri 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b ile 116/1 ve 119/1-c maddeleri kapsamında bulunduğundan aynı kanunun 66/1-e ve 66/2 maddeleri uyarınca sanığın yaşı da dikkate alındığında 4 yıllık olağan ve 6 yıllık kesintili zamanaşımına tâbidir.

Suç tarihi 14.07.2008 olup, sanık Güneş'in atılı suçları iştirak halinde işlediği iddia olunan sanık Neslihan hakkında 08.10.2009 tarihinde bu suçlardan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verildiği de gözetildiğinde, zamanaşımını kesen son işlem sanık hakkında 10.09.2009 tarihinde verilen mahkûmiyet hükmü olduğundan, 5237 sayılı TCK‘nun 66/1-e ve 66/2. maddeleri uyarınca 4 yıllık asli zamanaşımı sanık hakkında ikinci kez mahkûmiyet hükmünün verildiği 16.09.2013 tarihinden önce 10.09.2013 tarihinde gerçekleşmiştir.

Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün, sanığın nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarına ilişkin olarak gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi yerine mahkûmiyet hükmü kurulması isabetsizliğinden bozulmasına, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu konuda 1412 sayılı CMUK‘nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki kamu davalarının düşmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 16.09.2013 gün ve 421-626 sayılı direnme hükmünün, sanığın işlemiş olduğu nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarına ilişkin olarak 10.09.2009 tarihli ilk mahkûmiyet hükmü ile 16.09.2013 tarihli ikinci mahkûmiyet hükmü arasında gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet hükmü kurulması isabetsizliğinden BOZULMASINA,

Ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, 1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan 322. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e, 66/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,

2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.07.2014 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/238, K. 2014/361, 11 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2014/238
Karar No
2014/361
Tarih
11 Temmuz 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/239 K.2014/21579
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/239 K.2014/23803
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/239 K.2014/13419
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2014/241 K.2014/9730
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/241 K.2014/13848
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2014/241 K.2014/17158

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.