İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/361 K.2016/211

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza

Esas2014/361Karar2016/211Tarih26 Nisan 2016Okuma5 dk · 1.068 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2014/361 E., 2016/211 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Nisan 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.068 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza

Çocuğun cinsel istismarı suçundan sanığın, 765 sayılı TCK'nun 415/2 ve 2253 sayılı Kanunun 12/2. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesince verilen 25.06.2004 gün ve 218-243 sayılı hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

5237 sayılı TCK'nun yürürlüğe girmesinden sonra Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesince 13.04.2006 gün ve 234-323 sayı ile; hükümlünün, lehe olan 5237 sayılı TCK’nun 103/1-a ve 31/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş,

Hükümlü müdafiinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 30.10.2006 gün ve 8146-8163 sayı ile; "Hükümlü müdafiinin son celsede lehe olan yasa maddeleri uyarınca karar verilmesini talep ettiği ve tayin olunan 1 yıl 4 aylık cezanın da erteleme sınırları içinde kaldığı nazara alınarak bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi" isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyan Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesince 06.03.2007 gün ve 727-87 sayı ile; hükümlünün 5237 sayılı TCK’nun 103/1-a ve 31/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş,

Hükümlü müdafiinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 30.10.2008 gün ve 10892-9105 sayı ile;

“Hükümlünün suç tarihindeki yaşı ve lehe kanun değerlendirmesinde 5237 sayılı Yasanın 103/1a maddesinde öngörülen basit cinsel istismar suçuna ilişkin cezanın alt sınırı 3 yıl olduğundan 5395 sayılı Kanun'un 24. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı ve uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu nazara alınıp 5560 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nun 253. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de lehe yasa ve müktesep hak hükümleri gözetilerek uzlaştırma işlemi yapılması ve sonucuna göre 5395 sayılı Kanunun 24. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağı tartışılması gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması,

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun dairemizce de benimsenen 07.04.2006 gün ve 2006/10-128-177 sayılı kararında da açıklandığı üzere; uyarlama yargılaması sırasında yapılan yargılama giderlerinden hükümlünün sorumlu tutulamayacağı ve infazda doğabilecek kuşku ve duraksamaları gidermek üzere kesinleşen hükümdeki yargılama giderleri ve vekalet ücretinin uyarlama hükmünde de aynen gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi” isabetsizliklerinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyan Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesince 29.03.2011 gün ve 616-80 sayı ile; hükümlünün 5237 sayılı TCK’nun 103/1-a ve 31/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş,

Katılan vekilinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 28.06.2012 gün ve 6624-7459 sayı ile;

“765 sayılı TCK'nun 53. maddesindeki 'fiili işlediği zamanda onbir yaşını bitirmemiş olanlar hakkında takibat yapılamaz ve ceza verilemez' hükmü nedeniyle 765 sayılı Kanun döneminde ceza sorumluluğunun 11 yaşının bitirilmesiyle başladığı, ancak 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nın 31/1. maddesinde ise "Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur.

Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir." şeklindeki düzenleme ile ceza sorumluluğunun 12 yaşının doldurulmasından sonra başlayacağının kabul edildiği, somut olayda 08.08.1989 doğumlu olan hükümlü ...'nin suç tarihi olan 29.04.2001 itibarıyla 12 yaşının içinde olduğu ve bu yaşını bitirmediğinin anlaşılması karşısında hükümlünün ceza sorumluluğunun bulunmadığı ancak hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden,

yazılı şekilde 5237 sayılı TCK hükümleri uyarınca hükümlünün cezasının yeniden belirlenmesi” isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi ise 20.11.2012 gün ve 240-409 sayı ile;

"Mahkememizin 29.03.2011 tarih ve 616-80 sayılı ilamı ile sanığın neticeten 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 28.06.2012 tarih ve 6624-7459 sayılı ilamı ile 765 sayılı TCK'nun 53. maddesindeki fiili işlediği zamanda onbir yaşını bitirmemiş olanlar hakkında takibat yapılamaz ve ceza verilemez hükmü nedeniyle 765 sayılı Kanun döneminde ceza sorumluluğunun 11 yaşının bitirilmesiyle başladığı,

ancak 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 31/1. maddesinde ise fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur.

Bu kişiler hakkında ceza kovuşturması yapılamaz, ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir şeklindeki düzenleme ile ceza sorumluluğunun 12 yaşının doldurulmasından sonra başlayacağının kabul edildiği, somut olayda 08.08.1989 doğumlu olan hükümlü ...'nin suç tarihi olan 29.04.2001 itibariyle 12 yaşının içinde olduğu ve bu yaşını bitirmediğinin anlaşılması karşısında hükümlünün ceza sorumluluğunun bulunmadığı ancak hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde 5237 sayılı TCK hükümleri uyarınca hükümlünün cezasının yeniden belirlenmesi,

kanuna aykırı katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı kanunun 8/1 maddesi gözetilerek CMUK'nun 321.maddesi uyarınca bozulmasına dair karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ise de; dava konusu somut olayda 08.08.1989 doğumlu olan hükümlü ...'nin suç tarihi olan 29.04.2004 tarihi itibari ile 14 yaşının içinde olduğu ve 12 yaşını doldurduğu, dosya kapsamına göre Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 28.06.2012 tarih ve 6624-7459 sayılı bozma ilamının usul ve yasaya aykırı olduğu" şeklindeki gerekçeyle önceki hükümde direnmiştir.

Bu hükmün de hükümlü müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2014 gün ve 8833 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; hükümlünün cezai sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin ise de, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca direnme kararının yeni hüküm niteliğinde olup olmadığının öncelikle belirlenmesi gerekmiştir.

Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;

a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,

b) Bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak,

c) Bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak,

d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak,

Suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucunda verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi durumunda ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.

İncelenen dosya kapsamından;

Özel Dairece hüküm, hükümlünün cezai sorumluluğunun bulunmadığından bahisle bozulmuş ancak yerel mahkemece önceki hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle direnme kararı verilmiştir.

Bu nedenle, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmayıp, ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle hüküm kurulmuş olması nedeniyle yeni hüküm niteliğindedir. Özel Daire denetiminden geçmemiş olan bu yeni ve değişik gerekçelerin doğrudan ilk kez Ceza Genel Kurulunca incelenmesi mümkün görülmediğinden, hükmün Özel Dairece incelenmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı olmayıp, yeni hüküm niteliğinde bulunduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 20.11.2012 gün ve 240-409 sayılı karar yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2016 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/361, K. 2016/211, 26 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2014/361
Karar No
2016/211
Tarih
26 Nisan 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/362 K.2016/6732
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/363 K.2016/6108
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/365 K.2016/6433
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/366 K.2016/6427
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/367 K.2016/6441
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/369 K.2016/6432

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.