İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/671 K.2015/118

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 86

Esas2014/671Karar2015/118Tarih21 Nisan 2015Okuma8 dk · 1.564 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2014/671 E., 2015/118 K.·Kasten Yaralama Temel Ceza Tayini Suç Ve Cezada Orantılılık En Üst Hadden Ceza Tayini

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Nisan 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.564 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 86

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 87

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 29

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 31

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 61

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 3

"İçtihat Metni"Sanık U.. Ö.. hakkında kasten öldürme suçuna teşebbüsten açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK’nun 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 29, 31/3, ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Tokat Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.02.2012 gün ve 198-43 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 31.03.2014 gün ve 98-2025 sayı ile onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 23.09.2014 gün ve 266885 sayı ile;

“…Sanık U.. ile tanık H.. arasında tartışma çıktığı, mağdur T..'ın tanık H..'dan yana çıkarak sanık U..'a müdahale ettiği, sanık U..'un, mağdur T..'a ‘sen karışma, seninle işim yok’ şeklinde sözler söylediği, mağdur T..'ın sanık U..'a kafa atarak sanığı basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralaması nedeni ile, sinirlenen sanık U..'un, ani olarak gelişen bu olay nedeni ile, silahtan sayılan bıçak ile,

mağdura tek bir bıçak vurarak sol akciğerde pnömotoraksa ve hayati tehlike geçirmesine neden olduğu olayda, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülen TCK'nun 86/1. maddesinin uygulanması sırasında mağdurda meydana gelen zararın, fiilin ağırlığı, darbenin tek oluşu ve eylemine kendiliğinden son vermesi gibi hususlar dikkate alındığında, alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini yerine, daha vahim hallerde uygulanacak şekilde 3 yıl hapis cezası verilerek fazla ceza tayini kanuna aykırı olup, hükmün bozulması yerine onanması yasaya aykırıdır” görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.

CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Dairesince 14.10.2014 gün ve 4803-4450 sayı ile; itiraz nedeninin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; kasten yaralama suçundan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 86/1. maddesi uyarınca temel cezanın en üst hadden tayin edilmesinin isabetli olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya kapsamından;

13.09.2011 günü saat 18.00 sıralarında tanık H.. G.. ve arkadaşlarının mahalle arasında top oynadıkları sırada alışverişten evlerine dönen sanık U.. Ö..’ın kız kardeşi S.. Ö.. ve kuzeni S.. Ç..’nın top oynanan yerin yanından geçtikleri, sanık H..’un üzerlerine doğru top atacakmış gibi yapıp onları rahatsız ettiği, kardeşi ve kuzeninin arkasından gelmekte olan ve bu durumu gören sanık U.. Ö..’ın H.. G..’a kızıp tokat attığı, H..’un da aynı şekilde karşılık verdiği, S.. Ö.. ve S.. Ç..’nın sanık U..’u kolundan tutup H.. G..’un yanından uzaklaştırdıkları,

Aynı gün saat 19.30 sıralarında sanık U.. Ö..’ın yanına arkadaşları tanıklar Y.. Y.. ve A.. Ş..’ı da alarak tanık Y.. A.. ile haber gönderip H.. G..’u kavga etmek için olay yerine çağırdığı, sanık U..’un elinde sopa, Y.. ve A..’in üzerlerinde ise bıçak olduğu, H.. G..’un da arkadaşları tanık S.. E.. ve mağdur T.. K.. ile olay yerine geldiği, S.. E..’ın üzerinde bıçak olduğu,

H.. G..’un sanık U..’un elinde sopa olduğunu görünce tanık S.. E..’dan bıçağını istediği, H..’un bıçak aldığını gören sanık U..’un da elindeki sopayı bırakarak Y.. ve A..’ten bıçaklarını istediği, bu şekilde sanık U..’un elinde iki bıçak H.. G..’un da elinde tek bıçak olduğu halde karşılıklı küfür ederek birbirlerinin üzerlerine yürüdükleri ve ellerindeki bıçakları birbirlerine sallamaya başladıkları,

Olay yerinde bulunan tanıkların, tarafları ayırmaya çalıştıkları, H..’un yanında olay yerine gelen ancak sanığı da tanıyan mağdur T..

K..’nin "ayrılın lan!" diyerek sanığın üzerine yürüdüğü, sanığın mağdura “benim seninle işim yok, sen git” dediği, mağdur T..’ın yüzüne kafa atarak sanığı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, sanık ile mağdurun boğuşmaya başladıkları, sanığın bu sırada elinde tuttuğu sap kısmı 10 cm, namlu kısmı ise 8 cm olan bıçakla mağduru tek darbe ile kalbe yakın olduğu anlaşılan sol göğüs bölgesi 3-4 interkostal aralıktan göğüs duvarında midklaviküler hatta 1 cm’lik açık giriş yarası oluşturacak şekilde yaraladığı, darbenin akciğerde veya başkaca bir organda yaralanmaya neden olmadığı,

ancak oluşan açık yaranın %30 pnömötoraksa sebep olduğu, sanık ile mağdurun birlikte yere düştükleri, daha sonrada tanıklar tarafından birbirlerinden uzaklaştırıldıkları,

Tanık M.. K..’ın H.. G..’dan, tanık A.. Ş..’ın da sanığın elinden bıçağı aldığı, daha sonra da tanık M.. Y..’ın bu bıçakları onlardan alıp suçta kullanılan bıçağı yakındaki bir çöp konteynırına attığı, H.. G..’a ait bıçağı ise düşürdüğünü beyan ettiği, olaydan sonra yer gösterme sonucu polis memurlarının çöp konteynırının içinde üzerinde kan lekesi olan bıçağı bulup zapt ettikleri,

Mağdurun yaralandığının anlaşılması ve nefes alamadığını söyleyip yere düşmesi üzerine sanığın tanık A.. E.. ile birlikte mağduru yoldan çevirdikleri bir araçla hastaneye götürdüğü, yolda sanık ile mağdurun görevlilere ağaçtan düşme sonucu yaralandığını söyleme konusunda anlaştıkları, nitekim mağdurun doktorlara önce ağaçtan düştüğünü, bu sırada ağaçtaki bir çivinin göğsüne battığını söylediği,

ancak hastaneye gelen polis memurlarının yaranın şekline bakıp buna inanmamaları üzerine mağdurun gerçeği anlattığı, ameliyata alınmadan önce yapılan ön görüşmede “sanığın her iki elinde bıçak olduğu halde kendisine rastgele savurduğunu, vücuduna bıçakla vurdukça bu bir, bu iki, bu üç diye saydığını, bıçak darbelerinin birinin sol göğsüne geldiğini, diğerinin sol karın boşluğunu sıyırdığını, diğerinin ise üzerindeki tişörtüne geldiğini” söylediği ancak daha sonra alınan ifadelerinde kızgınlıkla ve olayın heyecanıyla bu şekilde beyanda bulunduğunu, sanığın “bu bir, bu iki, bu üç” şeklinde sözler söylemediğini,

sanığın boğuştukları sırada istemeden kendisini bıçakladığını düşündüğünü belirttiği,

Mağdurun adli muayenesinde başka bir kesiden bahsedilmediği, muayeneyi yapan doktor Kadir Ceberut’un tanık olarak dinlenildiği, onun da mağdurun vücudunda tek bir kesi tespit ettiğini yeminli beyan ettiği, düzenlenen adli raporlarında göğüs sol üst kısımda bulunan ve pnömotoraksa neden olan yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olup yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğunun açıklandığı,

Sanığın tüm aşamalarda mağdur kendisine kafa atınca boğuştukları sırada yere düşerken istemeden mağduru bıçakladığını, esasında mağdurla arkadaş olduklarını, aralarında bir husumet bulunmadığını savunduğu,

Anlaşılmaktadır.

Sanığın sabit kabul edilen kasten yaralama suçu 5237 sayılı TCK’nun 86/1. maddesinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve adli para cezasını gerektirecek şekilde yaptırıma bağlanmış, temel cezanın belirlenmesine ilişkin ilkeler ise 5237 sayılı TCK’nun 61/1. maddesinde, 765 sayılı TCK’nun 29. maddesine benzer olarak;

“(1) Hakim, somut olayda,

a) Suçun işleniş biçimini,

b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,

c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,

d) Suçun konusunun önem ve değerini,

e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,

f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,

g) Failin güttüğü amaç ve saiki,

Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler” şeklinde düzenlenmiştir

5237 sayılı TCK’nun “Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasındaki, “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” biçimindeki hüküm ile de, işlenen fiil ile hükmolunan ceza ve güvenlik tedbirleri arasında “orantı” bulunması gerektiği vurgulanmıştır.

Kanun koyucu, cezaların kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından hâkime, olayın özelliği ve işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı bir şekilde gerekçesini göstererek iki sınır arasında temel cezayı belirleme yetki ve görevi yüklemiştir. Hâkimin temel cezayı belirlerken dayandığı gerekçenin TCK’nun 61/1. maddesine uygun olarak, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saiki ile ilgili dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde kanuni ve yeterli olmalıdır.

Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;

Sanığın bir başkasıyla yaptığı kavga sırasında kavgayı ayırmak için araya giren mağdurun kendisine kafa atması üzerine sinirlenerek onu tek bıçak darbesiyle sol göğüs üst kısmından 1 cm.lik açık giriş yarası oluşturacak şekilde yaraladığı, darbenin akciğerde veya başkaca bir organda yaralanmaya neden olmadığı ancak oluşan açık yaranın pnömötoraksa ve mağdurun hayati tehlike geçirmesine sebep olduğu somut olayda; hedef alınan bölge ve suçta kullanılan aletin niteliğine göre sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi doğru bir uygulama ise de, sanığın tek darbe ile yetinmesi, kendiliğinden eylemine son vermesi,

darbenin şiddeti ve sadece göğüs duvarında yaralanmaya ve pnömötoraksa neden olup akciğer dâhil başkaca bir organ yaralanmasına neden olmaması göz önüne alındığında meydana gelen zararın ve kasta dayalı kusurunun ağırlığına göre özellikle birden çok darbe ve nitelikli yaralanmaların söz konusu olduğu daha vahim olaylar düşünüldüğünde en üst oranda 3 yıl hapis cezası tayini adalet, hak ve nasafet kuralları ve “orantılılık” ilkesiyle bağdaşmamaktadır

Bu itibarla, haklı nedene dayanan Yargıtay C. Başsavcılığı itirazın kabulüne, Özel Daire onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün sanık hakkında kasten yaralama suçundan temel hürriyeti bağlayıcı cezanın, işlenen fiil ile orantılı olmayacak şekilde en üst oranda belirlenmesi isabetsizliğinden bozulmasına, itiraz kabul edilerek Özel Daire onama kararının kaldırılıp yerel mahkeme hükmünün bozulmuş olması nedeniyle sanığın cezasının infazının durdurulmasına ve tahliyesine, başka bir suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde derhal salıverilmesi için yazı yazılmasına karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan beş Genel Kurul Üyesi; "itirazın reddine karar verilmesi gerektiği" düşüncesiyle karşıoy kullanmışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2- Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 31.03.2014 gün ve 98-2025 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,

3- Tokat Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2012 gün ve 198-43 sayılı hükmünün sanık hakkında kasten yaralama suçundan temel hürriyeti bağlayıcı cezanın, işlenen fiil ile orantılı olmayacak şekilde en üst oranda belirlenmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA,

4- Yargıtay C. Başsavcılığı itirazın kabul edilerek Özel Daire onama kararının kaldırılıp yerel mahkeme hükmünün bozulmuş olması nedeniyle cezanın İNFAZININ DURDURULMASINA ve TAHLİYESİNE, başka bir suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde derhal salıverilmesi için YAZI YAZILMASINA,

5- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2015 tarihinde yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/671, K. 2015/118, 21 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2014/671
Karar No
2015/118
Tarih
21 Nisan 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2014/671 K.2015/2021
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/672 K.2015/11996
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/673 K.2015/11997
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/674 K.2015/13153
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/674 K.2015/14467
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/676 K.2015/11998

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.