İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/728 K.2016/389

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı TCK'nun 109/2, 109/3-e, 62 ve 53. maddeleri uyarınca üç yıl dört ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 30.03.2011…

Esas2014/728Karar2016/389Tarih25 Ekim 2016Okuma6 dk · 1.152 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2014/728 E., 2016/389 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Ekim 2016
Yargıtay Dairesi
14. Ceza Dairesi
Mahkemesi
Asliye Ceza
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.152 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı TCK'nun 109/2, 109/3-e, 62 ve 53. maddeleri uyarınca üç yıl dört ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 30.03.2011 gün ve 119-66 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 07.05.2014 gün ve 13476-6211 sayı ile;

“Suç tarihinden önce resmi nikâhlı eşi olan mağdurenin yaşanan ailevi geçimsizlik nedeniyle baba evine dönmesinin ardından olay günü sanığın annesi Sevgi ve anneannesi Fatma'yla beraber barışmak maksadıyla kayınpederinin evine gittiği ve burada çıkan tartışma sırasında sanığın mağdureyi konuşup ikna etmek üzere anneannesiyle birlikte evden çıkartıp araçla kendi evine götürdüğü tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, mevcut haliyle sanığın üzerine atılı suçun kanuni unsurlarının oluşmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 02.07.2014 gün ve 333486 sayı ile;

"TCK'nun uyuşmazlık konusu suça ilişkin 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' başlığını taşıyan 109. maddesinin 1 ve 2. bendi düzenlemesi;

'Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.' şeklindedir.

Bu hukuki çerçeveden somut olayımıza baktığımızda; sanık ..., aralarındaki geçimsizlik nedeniyle müşterek konutlarını terk ederek babasının evine giden mağdure eşi Serap'ı geri getirmek amacıyla annesi ve kız kardeşi ile birlikte olay mahalline gitmiş, birlikte gitmek davetini reddeden mağdureyi, kendisine engel olmaya çalışan mağdurenin anne ve babasına yumruk vurmak ve mağdureyi kolundan çekip sürükleyerek zorla, geldikleri araca götürmüş ve yine zorla da eve sokmaya çalışmıştır. Yani sanık, hem fiili işlemek için ve hem de fiil sırasında cebir kullanmıştır. Bu hususta dosya kapsamına ve toplanan delillere göre bir duraksama yoktur.

Özetle; belirtilen oluşa dair sübutta bir sorun bulunmamaktadır. Esasen Yüksek Dairenin bozması da sübuta değil, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığına yöneliktir.

Dolayısıyla mahkemenin sanık ...'un hürriyetten yoksun bırakmak suçundan mahkûmiyetine dair hükmü yasal düzenlemeye, toplanıp tartışılan delillere, dosya kapsamına, hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmaktadır" düşüncesiyle itiraz kanun yoluna başvurarak Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

5271 sayılı CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 14. Ceza Dairesince 15.10.2014 gün ve 7384-11140 sayı ile itirazın yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık ... hakkında ise kasten yaralama suçlarından kurulan beraat hükümleri temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup, itirazın kapsamına göre inceleme, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları ile oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkin ise de; Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle sanığa yasal hakları hatırlatılmadan sorgusu yapılmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 191/3-c ve 147. maddelerine aykırı davranılıp davranılmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.

İncelenen dosya içeriğinden;

İddianamenin sanığa 07.07.2010 günü CMK'nun 176. maddesi uyarınca usule uygun şekilde tebliğ edildiği, 22.11.2010 günlü oturumda sanığın kimlik tespiti yapılıp kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alındıktan sonra CMK'nun 191/3-c maddesi gereğince, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu ve 147. maddede belirtilen diğer hakları bildirilmeden sorgusunun yapıldığı, 04.01.2011 tarihli oturumda yasal hakları bildirilmeksizin ikinci kez dinlenenen sanığa CMK'nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanındığı ve 30.03.2011 tarihinde sanığın mahkûmiyetine karar verildiği,

Anlaşılmaktadır.

CMK'nun "Duruşmanın başlaması" başlıklı 191. maddesinin 3. fıkrasında yer alan;

"Duruşmada, sırasıyla;

a) Sanığın açık kimliği saptanır, kişisel ve ekonomik durumu hakkında kendisinden bilgi alınır,

b) İddianame veya iddianame yerine geçen belge okunur,

c) Sanığa, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu ve 147 nci maddede belirtilen diğer hakları bildirilir,

d) Sanık açıklamada bulunmaya hazır olduğunu bildirdiğinde, usulüne göre sorgusu yapılır" biçimindeki düzenlemeyle, sanığa yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu ve 147. maddede belirtilen diğer haklarının bildirilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Bu yöntem uygulandıktan sonra sanık savunma yapmaya hazır olduğunu bildirdiğinde, usulüne göre sorgusu yapılmalıdır.

CMK'nun "İfade ve sorgunun tarzı" başlıklı 147. maddesi ise;

"(1) Şüphelinin veya sanığın ifadesinin alınmasında veya sorguya çekilmesinde aşağıdaki hususlara uyulur:

a) Şüpheli veya sanığın kimliği saptanır. Şüpheli veya sanık, kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür.

b) Kendisine yüklenen suç anlatılır.

c) Müdafi seçme hakkının bulunduğu ve onun hukukî yardımından yararlanabileceği, müdafiin ifade veya sorgusunda hazır bulunabileceği, kendisine bildirilir. Müdafi seçecek durumda olmadığı ve bir müdafi yardımından faydalanmak istediği takdirde, kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilir.

d) 95 inci madde hükmü saklı kalmak üzere, yakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığı derhâl bildirilir.

e) Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu söylenir.

f) Şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılır ve kendisi aleyhine var olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak ve lehine olan hususları ileri sürmek olanağı tanınır.

g) İfade verenin veya sorguya çekilenin kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır.

h) İfade ve sorgu işlemlerinin kaydında, teknik imkânlardan yararlanılır.

i) İfade veya sorgu bir tutanağa bağlanır. Bu tutanakta aşağıda belirtilen hususlar yer alır:

1. İfade alma veya sorguya çekme işleminin yapıldığı yer ve tarih.

2. İfade alma veya sorguya çekme sırasında hazır bulunan kişilerin isim ve sıfatları ile ifade veren veya sorguya çekilen kişinin açık kimliği.

3. İfade almanın veya sorgunun yapılmasında yukarıdaki işlemlerin yerine getirilip getirilmediği, bu işlemler yerine getirilmemiş ise nedenleri.

4. Tutanak içeriğinin ifade veren veya sorguya çekilen ile hazır olan müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı.

5. İmzadan çekinme hâlinde bunun nedenleri." şeklinde düzenlenmiş ve bu çerçevede isnadı ve hakları öğrenme, müdafiden yararlanma, susma ve delillerin toplanmasını isteme hakkı gibi sanığın en temel hakları ceza muhakemesinde güvence altına alınmıştır.

Ceza yargılamasındaki savunma haklarının güvence altına alınması demokratik toplumun temel bir ilkesidir. (AYM; B.N: 2014/9817, 26.02.2015) AİHM'de bu kapsamda hakkaniyete uygun bir yargılama için, yargılamanın yürütülmesi sırasında alınan önlemlerin savunma hakkının tam olarak ve yeterince kullanılması ile uyumlu olması ve bu hakların teorik ve soyut değil, etkili ve pratik şekilde yorumlanması gerektiğini vurgulamaktadır. (Ludi/İsviçre, B.N:12433/86, 15.06.1992; Artico/İtalya, B.N:6694/74, 13.05.1980)

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

CMK'nun 191/3-c ve 147. maddeleri uyarınca sorguya çekilmesi gereken sanığa, bu maddeler ile tanınan savunma hakkına ilişkin hakları hatırlatılmadan, hatırlatılmış ise de; bu husus tutanağa geçirilmeden savunması alınıp yargılamaya devam edilerek hüküm tesisi usul ve kanuna aykırıdır.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçeyle kabulüne, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün, sanığa yasal hakları hatırlatılmadan sorgusunun yapılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçeyle KABULÜNE, 2- Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 07.05.2014 gün ve 13476-6211 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, 3- Çankırı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2011 gün ve 119-66 sayılı hükmünün, sanığa yasal hakları hatırlatılmadan sorgusunun yapılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 4- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2016 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/728, K. 2016/389, 25 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2014/728
Karar No
2016/389
Tarih
25 Ekim 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/728 K.2016/6177
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/731 K.2016/6266
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/750 K.2016/6379
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/762 K.2016/6375
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/765 K.2016/7838
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/820 K.2016/6263

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.