İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/740 K.2016/159

Kararı veren Yargıtay Dairesi : 8. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza

Esas2014/740Karar2016/159Tarih29 Mart 2016Okuma5 dk · 1.098 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2014/740 E., 2016/159 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Mart 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.098 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Kararı veren Yargıtay Dairesi : 8. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza

Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanık ...'ın beraatine ilişkin, Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 14.04.2009 gün ve 34-233 sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 13.11.2012 gün ve 12521-33945 sayı ile;

“Sanık hakkında, hazineye ait taşınmaza yeşil ve oturma alanları, bar, kabin, şezlong, duş ve gölgelik yerleri ile duş ve wc yapmak suretiyle tecavüz ettiğinden bahisle dava açılmış ise de; dosyada tapu kaydı, ayrıntılı kroki, ada ve parseli gösteren pafta örneği bulunmadığından, tecavüze konu taşınmazın varsa tapu kaydı, pafta örneği getirtilerek gerektiğinde refakete inşaat mühendisi bilirkişide alınarak yeniden keşif yapılıp taşımazın niteliği, bina vasfında olup olmadığı, yapımı için ruhsat gerekip gerekmediği,

İmar Mevzuatı kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmek suretiyle, sanığın tecavüz ettiği iddia olunan taşınmazın Kıyı Kanununa göre kıyıda veya uygulama imar planı varsa sahil şeridinde kalıp kalmadığı, tecavüze konu binanın belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerde olup olmadığı ve yapım tarihi de araştırılarak sonucuna göre gerekirse Belediye Başkanlığıda duruşmadan haberdar edilerek TCK'nun 184 ve Kıyı Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken beraat kararı verilmesi” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 02.04.2013 gün ve 115-176 sayı ile;

"Sanık ...'ın olay tarihinde...

Halı AŞ.'nin yetkili temsilcisi olduğu, şirket tüzel kişiliği tarafından İlçemiz Sorkun Mahallesi Ayıgürü Mevkisinde bulunan 'Saray Otel' isimli işyerinin işletildiği, sanığın Sorkun Mahallesinde bulunan Akdeniz Kıyısının 776 metre karelik kısmına şezlong ve gölgelik alanı, 277 metre karelik kısmına yeşil alan, 124 metre karelik kısmına oturma alanı, 28,5 metre karelik kısmına bar, 7 metre karelik kısmına kabin, 12 metre karelik kısmına WC ve soyunma kabini, 3,74 metre karelik kısmına duş alanı yapıp işgal ettiği belirtilerek,

eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 154/1, 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile mahkememize kamu davası açılmış ve mahkememizin 2008/34 Esas ve 2009/233 Karar sayılı ilamı ile sanığın beraatına karar verilmiş ise de, katılan vekili tarafından temyiz edilen hükmün Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 13.11.2012 tarih ve 2011/12521 Esas ve 2012/33945 Karar sayılı ilamı ile, sanığın eyleminin TCK'nun 184/1, 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 15. maddelerinde yer alan suçu oluşturma ihtimaline binaen bu konuda araştırma yapılması için bozularak mahkememize iade edildiği,

Manavgat C.Başsavcılığı'nın 08.01.2008 tarih ve 2008/40 Esas sayılı iddianamesinde, sanık hakkında TCK'nın 154/1 maddesinde düzenlenen 'Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Etmek' suçu nedeni ile cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, TCK'nın 154/1. maddesinde düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz etmek suçu ile TCK'nun 184. maddesinde düzenlenen imar kirliliğine neden olmak suçlarının birbirlerinden çok farklı ve ilgisiz/bağlantısız suçlar olduğu,

şöyle ki, hakkı olmayan yere tecavüz etmek suçu için taşınmazın belediye sınırları dışında olması gerektiği halde, imar kirliliğine neden olmak suçu için taşınmazın belediye sınırı içerisinde veya özel imar rejimine tabi yerlerden olması gerektiği, imar kirliliğine neden olmak suçu için müştekinin ilgili belediye tüzel kişiliği olduğu halde, hakkı olmayan yere tecavüz etmek suçu için taşınmazın malikinin zilyedinin müşteki sıfatının bulunduğu,

imar kirliliğine neden olmak suçu için 3194 sayılı İmar Kanunu'nda gösterilen şekilde soruşturmanın yürütülmesinin gerektiği, hakkı olmayan yere tecavüz etmek suçunun konusunu bizzat taşınmazın kendisi oluşturduğu halde, imar kirliliğine neden olmak suçunun konusunu yapı ruhsatına tabi bulunan bina olduğu, iki suç tipi arasında yer alan belki de en önemli farkın ise hakkı olmayan yere tecavüz etmek suçunun konusunu bizzat taşınmazın kendisi/mülkiyet hakkı oluşturduğu halde, imar kirliliğine neden olmak suçunda korunan hukuki yararın ise 'çevre' olduğu,

imar kirliliğine neden olmak suçunda 'yapı ruhsatı gerektiren bir bina olup olmadığının' yeni baştan ve ayrıca araştırılacağı, 5271 sayılı CMK'nun 225. maddesinde aynen 'Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilir.

Mahkeme fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalar ile bağlı değildir' şeklinde düzenleme yapıldığı, buna göre, iddianamede gösterilen fiil-fiiller haricinde sanık hakkında yargılama yapılarak hüküm verilmesinin mümkün olmadığı, hakkı olmayan yere tecavüz etmek suçu ile imar kirliliğine neden olmak suçlarının açıklanan farklılıkları dikkate alındığında, sanık hakkında imar kirliliğine neden olmak suçu nedeni ile iddianame metninde usulünce açılmış bir kamu davası bulunduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı,

zira açıklandığı üzere her iki suç tipinin unsurlarının, müştekisinin, hukuki yarar/konusunun ve soruşturma usullerinin farklı olduğu, imar kirliliğine neden olmak suçu nedeni ile ayrı ve bağımsız bir soruşturma yürütülmesi gerektiği, somut olayda, CMK'nun 226. maddesi uyarınca eylemin hukuki nitelendirmesinin değiştiğinden bahsedilemeyeceği, zira bizzat yargılama konusu eylemin kendisinin değiştiği, CMK'nun 225. maddesine göre, sanığın bu iddianame ile TCK'nun 184/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasının mümkün olmadığı, 5271 sayılı CMK'da ek iddianame müsessesinin düzenlenmediği,

bu nedenle anılan eksikliğin derdest dosya üzerinde giderilemeyeceği, iddianame uyarınca sanık hakkında imar kirliliğine neden olmak suçundan hüküm kurulamayacağı, Mahkememizin hakkı olmayan yere tecavüz etmek suçu nedeni ile verilen beraat kararının 25.02.2009 tarih ve 5841 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile değişik TCK'nun 154/.1 maddesine göre doğru olduğu" gerekçesiyle önceki hükmünde direnmiştir.

Bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2014 gün ve 285664 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; yerel mahkeme hükmünün eksik araştırmaya dayalı olarak verilip verilmediğinin belirlenmesine ilişkin ise de, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca direnme kararının eylemli uyma sonucu verilmiş yeni hüküm niteliğinde olup olmadığının öncelikle belirlenmesi gerekmektedir.

Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;

a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,

b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,

c) Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,

d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak,

Suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay’ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.

İnceleme konusu dosyada; yerel mahkemece bozmadan sonra düzenlenen tensip zaptında Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Manavgat Kadastro Müdürlüğü, Manavgat Belediye Başkanlığı ve İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu’na müzekkereler yazılarak bozmanın gereğinin yerine getirilmeye çalışıldığı, akabinde gönderilen yazı cevabı üzerine ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçelerle karar verildiği anlaşılmakta olup, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı olmayıp, yeni hüküm niteliğindedir. Özel Daire denetiminden geçmemiş bulunan bu yeni hükmün doğrudan ve ilk kez Ceza Genel Kurulunca incelenmesi mümkün görülmediğinden, hükmün Özel Dairece incelenmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 02.04.2013 gün ve 115-176 sayılı karar yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.03.2016 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/740, K. 2016/159, 29 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2014/740
Karar No
2016/159
Tarih
29 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/740 K.2016/2880
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/741 K.2016/3007
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/747 K.2016/2933
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/749 K.2016/158
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/750 K.2016/2862
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/753 K.2016/2698

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.