İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/742 K.2016/28

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 8. Ceza Dairesi Mahkemesi : Asliye Ceza

Esas2014/742Karar2016/28Tarih26 Ocak 2016Okuma7 dk · 1.362 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2014/742 E., 2016/28 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Ocak 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.362 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 8. Ceza Dairesi Mahkemesi : Asliye Ceza

Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatına ilişkin, Asliye Ceza Mahkemesince verilen 14.04.2009 gün ve 35-234 sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 13.11.2012 gün ve 12520-33946 sayı ile;

"Sanık hakkında hazineye ait taşınmaza, restaurant, oturma alanı, bahçe ve şezlong yerleri yapmak suretiyle tecavüz ettiğinden bahisle dava açılmış ise de, dosyada tapu kaydı, ayrıntılı kroki, ada ve parseli gösteren pafta örneği bulunmadığından, tecavüze konu olan taşınmazın varsa tapu kaydı, pafta örneği getirtilerek, gerektiğinde refakate inşaat mühendisi bilirkişi de alınarak yeniden keşif yapılıp, taşımazın niteliği, bina vasfında olup olmadığı,

yapımı için ruhsat gerekip gerekmediği ve imar mevzuatı kapsamında kalıp kalmadığı tespit edilmek suretiyle, sanığın tecavüz ettiği iddia olunan taşınmazın kıyı kanununa göre kıyıda ya da uygulama imar planı varsa sahil şeridinde kalıp kalmadığı,

tecavüze konu olan binanın belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tâbi yerde olup olmadığı ve yapım tarihi de araştırılarak sonucuna göre gerekirse belediye başkanlığı da duruşmadan haberdar edilerek imar kirliliğine neden olma ve kıyı kanununa muhalefet suçları bakımından sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken beraat kararı verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesi 02.04.2013 gün ve 113-175 sayı ile, suça konu taşınmazın köy, mahalle, ada, parsel ve kroki bilgilerini dosya içerisine aldıktan ve belediye sınırları içerisinde kalıp kalmadığına ilişkin araştırma da yaptıktan sonra;

"İddianamede sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, hakkı olmayan yere tecavüz suçu ile imar kirliliğine neden olmak suçlarının birbirlerinden çok farklı, ilgisiz ve bağlantısız suçlar olduğu,

şöyle ki, hakkı olmayan yere tecavüz suçu için taşınmazın belediye sınırları dışında olması gerektiği halde, imar kirliliğine neden olmak suçu için taşınmazın belediye sınırları içerisinde veya özel imar rejimine tâbi yerlerden olması gerektiği, imar kirliliğine neden olmada müşteki belediye tüzel kişiliği olduğu halde, hakkı olmayan yere tecavüz suçu için taşınmazın maliki veya zilyedinin müşteki sıfatı bulunduğu,

imar kirliliğine neden olmak suçu için imar kanununda gösterilen şekilde soruşturma yapılması gerektiği, hakkı olmayan yere tecavüz suçunun konusunu bizzat taşınmazın kendisi oluşturduğu halde, imar kirliliğine neden olmak suçunun konusunun yapı ruhsatına tâbi bina olduğu, iki suç arasında yer alan belki de en önemli farkın hakkı olmayan yere tecavüz suçunun konusunu taşınmazın kendisi/mülkiyet hakkı oluşturduğu halde, imar kirliliğine neden olmak suçunda korunan hukuki yararın çevre olduğu,

imar kirliliğine neden olmak suçunda yapı ruhsatı gerektiren bina olup olmadığının baştan ve ayrıca araştırılacağı, CMK'nun 225. maddesinde aynen 'hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilir, mahkeme fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalar ile bağlı değildir' şeklinde düzenleme yapıldığı, buna göre, iddianamede gösterilen fiil haricinde sanık hakkında yargılama yapılarak hüküm verilmesinin mümkün olmadığı,

hakkı olmayan yere tecavüz ile imar kirliliğine neden olmak suçlarının açıklanan farklılıkları dikkate alındığında, sanık hakkında imar kirliliğine neden olmak suçundan iddianame metninde usulünce açılmış kamu davası bulunduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, zira açıklandığı üzere her iki suç tipinin unsurlarının, müştekisinin, hukuki yarar ve konusu ile soruşturma usullerinin birbirlerinden farklı bulunduğu,

imar kirliliğine neden olmak suçundan ayrı ve bağımsız bir soruşturma yürütülüp kamu davası açılması gerektiği, somut olayda fiilin nitelendirmesinin değiştiğinden bahsedilemeyeceği, zira bizzat yargılama konusu eylemin kendisinin değiştiği, CMK'nun 225. maddesine göre sanığın mevcut iddianame karşısında imar kirliliğine neden olmak suçundan cezalandırılmasının mümkün olmadığı,

kanunda ek iddianame müessesinin düzenlenmemesi nedeniyle bu eksikliğin derdest dosya üzerinden giderilemeyeceği, iddianame uyarınca sanık hakkında imar kirliliğine neden olmak suçundan bir hüküm kurulamayacağı, mahkememizin hakkı olmayan yere tecavüz suçu nedeniyle verilen beraat kararının da doğru olduğu" şeklindeki gerekçeyle direnerek önceki hükümde olduğu gibi sanığın beraatına karar vermiştir.

Bu hükmün de katılan hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2014 tarih, 285671 sayı ve "onama" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın hakkı olmayan yere tecavüz eyleminin sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de, öncelikle yerel mahkeme direnme kararının eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen ısrar kararı verilmiş olsa dahi;

a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,

b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,

c) Bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,

d) Önceki kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak,

Suretiyle verilen hüküm, direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucunda verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.

İncelenen dosya kapsamından;

Özel Dairece ilk hüküm; "sanık hakkında hazineye ait taşınmaza, restaurant, oturma alanı, bahçe ve şezlong yerleri yapmak suretiyle tecavüz ettiğinden bahisle dava açılmış ise de, dosyada tapu kaydı, ayrıntılı kroki, ada ve parseli gösteren pafta örneği bulunmadığından tecavüze konu taşınmazın varsa tapu kaydı, pafta örneği getirtilerek, gerektiğinde refakate inşaat mühendisi bilirkişi de alınarak yeniden keşif yapılıp, taşımazın niteliği, bina vasfında olup olmadığı,

yapımı için ruhsat gerekip gerekmediği ve imar mevzuatı kapsamında kalıp kalmadığı tespit edilip, sanığın tecavüz ettiği iddia olunan taşınmazın kıyı kanununa göre kıyı ya da uygulama imar planı varsa sahil şeridinde kalıp kalmadığı, tecavüze konu olan binanın belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tâbi yerde olup olmadığı ve yapım tarihi de araştırılarak sonucuna göre gerekirse belediye başkanlığı da duruşmadan haberdar edilerek imar kirliliğine neden olma ve kıyı kanununa muhalefet suçları bakımından sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken beraat kararı verilmesi" isabetsizliğinden bozulmuş, mahalli mahkemece ise;

"sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kamu davası açıldığı, hakkı olmayan yere tecavüz etmek suçu ile imar kirliliğine neden olmak suçlarının birbirlerinden çok farklı, ilgisiz ve bağlantısız suçlar olduğu, şöyle ki, hakkı olmayan yere tecavüz suçu için taşınmazın belediye sınırları dışında olması gerektiği halde, imar kirliliğine neden olmak suçu için taşınmazın belediye sınırları içerisinde ya da özel imar rejimine tâbi yerlerden olması gerektiği, imar kirliliğine neden olma suçunda müşteki belediye tüzel kişiliği olduğu halde, hakkı olmayan yere tecavüz suçu için taşınmazın maliki veya zilyedinin müşteki sıfatı bulunduğu,

imar kirliliğine neden olmak suçu için imar kanununda gösterilen şekilde soruşturma yapılması gerektiği, hakkı olmayan yere tecavüz etmek suçunun konusunu bizzat taşınmazın kendisi oluşturduğu halde, imar kirliliğine neden olmak suçunun konusunun yapı ruhsatına tâbi bina olduğu, iki suç arasında yer alan belki de en önemli farkın hakkı olmayan yere tecavüz suçunun konusunu taşınmazın kendisi/mülkiyet hakkı oluşturduğu halde, imar kirliliğine neden olmak suçunda korunan hukuki yararın çevre olduğu,

imar kirliliğine neden olmak suçunda yapı ruhsatı gerektiren bina olup olmadığının baştan ve ayrıca araştırılacağı, CMK'nun 225. maddesinde aynen 'hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilir, mahkeme fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalar ile bağlı değildir' şeklinde düzenleme yapıldığı, buna göre, iddianamede gösterilen fiil haricinde sanık hakkında yargılama yapılarak hüküm verilmesinin mümkün olmadığı,

hakkı olmayan yere tecavüz ile imar kirliliğine neden olmak suçlarının açıklanan farklılıkları dikkate alındığında, sanık hakkında imar kirliliğine neden olmak suçundan iddianame metninde usulünce açılmış kamu davası bulunduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, zira açıklandığı üzere her iki suç tipinin unsurlarının, müştekisinin, hukuki yarar ve konusu ile soruşturma usullerinin birbirlerinden farklı bulunduğu,

imar kirliliğine neden olmak suçundan ayrı ve bağımsız bir soruşturma yürütülüp kamu davası açılması gerektiği, somut olayda fiilin nitelendirmesinin değiştiğinden bahsedilemeyeceği, zira bizzat yargılama konusu eylemin kendisinin değiştiği, CMK'nun 225. maddesine göre sanığın mevcut iddianame karşısında imar kirliliğine neden olmak suçundan cezalandırılmasının mümkün olmadığı,

kanunda ek iddianame müessesinin düzenlenmemesi nedeniyle bu eksikliğin derdest dosya üzerinden giderilemeyeceği, iddianame uyarınca sanık hakkında imar kirliliğine neden olmak suçundan bir hüküm kurulamayacağı, mahkememizin hakkı olmayan yere tecavüz suçu nedeniyle verilen beraat kararının da doğru olduğu" biçiminde, bozma ilamında araştırılması istenilen, önceki hükümde yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçeyle beraat kararı verilmiştir.

Bu itibarla, mahalli mahkemenin son kararı, direnme niteliğinde bulunmayıp, bozma ilamında araştırılması ve tartışılması gerektiği belirtilen hususlar tartışıldıktan sonra "eylemli uyma neticesi verilen yeni hüküm" olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay 8. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Asliye Ceza Mahkemesinin 02.04.2013 tarih ve 113-175 sayılı kararı, eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi yapılabilmesi amacıyla Yargıtay 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.01.2016 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/742, K. 2016/28, 26 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2014/742
Karar No
2016/28
Tarih
26 Ocak 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/770 K.2016/122
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/785 K.2016/501
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/787 K.2015/12267
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/791 K.2016/353
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/799 K.2016/228
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/802 K.2016/47

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.