İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/786 K.2015/168

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 308

Esas2014/786Karar2015/168Tarih26 Mayıs 2015Okuma7 dk · 1.378 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2014/786 E., 2015/168 K.·Hakaret Suçu Onur Şeref Ve Haysiyete Yönelik Saldırı Suçun Yasal Unsurları

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Mayıs 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.378 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 308

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 125

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 43

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62

"İçtihat Metni"Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan sanık M.. Ş..'in 5237 sayılı TCK’nun 125/1-3a, 125/4, 43/2 ve 62. maddeleri gereğince bir yıl iki ay onyedi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Kırıkhan Asliye Ceza Mahkemesince verilen 21.01.2010 gün ve 220-36 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 16.01.2014 gün ve 25400-1014 sayı ile;

“Sanığın, babasının emniyet müdürlüğünde ifadesi alındığı sırada kendisinin dışarıda beklemesini isteyen mağdur polis memurlarına söylediği ‘sinkaf ederim, böyle düzeni de, yeri de’ şeklindeki sözlerin mağdurları hedef almayıp onların onur, şeref ve saygınlıklarına yönelik bir saldırı niteliğinde olmadığı gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 13.03.2014 gün ve 186291 sayı ile;

"Sanığın babası A....5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa aykırı davranmak suçundan dolayı ifadesinin alındığı sırada, olay yerine gelen sanığın, emniyet binasının giriş kısmında güvenliği sağlamakla görevli nöbetçi müşteki polis memuru E..

K..’e her hangi bir şey söylemeden içeri girmek istemesi ve müştekinin 'dur' ihtarı çekmesine rağmen sanığın, durmaması üzerine sonrasında olay yerine gelen diğer müşteki polis memuru ile birlikte aralarında sözlü tartışma çıktığı, tartışma sırasında olay yerine sanığın amcası tanık A..

Ş..’in gelerek sanığı götürmeye çalışırken, sanığın görevini yapmakta olan müşteki polis memurlarının ikisine birden umuma açık emniyetin bahçesinde alenen 'sinkaf ederim, böyle yeri, düzeni' şeklinde sözlerle hakaret etmesi şeklinde gerçekleşen eylemde, sanığın, emniyette ifadesi alınan babasını görmek istediği ancak görevli memurlar tarafında bu isteğinin kabul edilmemesi üzerine duyduğu kızgınlık ve tepki sonucunda görevli memur E.. ve M..'ya yönelik sarf ettiği sözlerin onların şahsına yönelik olmasa da yaptıkları hizmet ve taşıdıkları sıfat nedeniyle işlendiği,

sanığın o anda emniyet binasına giremediği söz konusu düzenin o anda görevli polis memurlarınca sağlandığı, emniyet binasına girişine ait genel asayişin sağlanması görevinin, görevli polis memurları E.. K.. ve M..

Ö..'ya ait olduğu ve sanığın bu kişilerce tartıştığı ve onların eylemleri sonucunda babası ile görüşme olanağını elde edemediği, bu duruma duyduğu kızgınlık ile görevlilere karşı sinkaflı sözlerle, 'sinkaf ederim, böyle yeri, düzeni' diyerek hakaret suçunu işlediği, görevlilerin şahsına yönelik değil ise de, yaptıkları hizmet sağladıkları düzen ve aşayişe yönelik olduğu ve onur şeref ve saygınlığı rencide edici nitelikte olduğu" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurarak, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

5271 sayılı CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 4. Ceza Dairesince 06.11.2014 gün ve 13212-32116 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın üzerine atılı hakaret suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının tespitine ilişkindir.

İncelenen dosya kapsamından;

Sanığın babasının bir soruşturma nedeniyle emniyet müdürlüğünde ifadesinin alındığı esnada emniyet binasının giriş kısmında güvenliği sağlamakla görevli müşteki polis memuruna herhangi bir şey söylemeden içeriye girmek istediği, müştekinin "dur" ihtarında bulunmasına rağmen durmak istememesi üzerine aralarında sözlü tartışma çıktığı, diğer müşteki polis memuru M.. Ö..'nın da tartışmaya müdahil olarak sanığa, babasının ifadesinin alındığını, dışarıda beklemesi gerektiğini söylediği, olay yerine gelen sanığın amcası tanık A.. Ş..’in sanığı olay yerinden uzaklaştırmak istediği esnasında, sanığın şikayetçi polis memurlarına “sinkaf ederim böyle yeri, düzeni” şeklinde sözler sarf ettiği,

Görev listesine göre müşteki E.... olay günü ve saatinde karakol çevre koruma görevinde bulunduğu,

Anlaşılmaktadır.

Müşteki E.. K..; emniyet müdürlüğünde çevre koruma görevi yaptığı esnada sanığın doğrudan bina içerisine girmek istediğini, sanığa 2-3 defa durmasını söylediğini ancak durmadığını, önüne geçerek neden içeri girmek istediğini sorduğunu “babam” diyerek kekelediğini, “ne babası” deyince, “kaç tane babam var ki” cevap verdiğini, bu sırada diğer görevli polis memuru müşteki M.. Ö..’nın da yanlarına geldiğini, sanığa babasının ifade verdiğini, dışarıda beklemesini söylediğini, sanığın buna rağmen içeri doğru yürümeye devam ettiğini, kendisini tutup giremeyeceğini söyleyince de, “sinkaf ederim böyle yeri de, düzeni de” dediğini,

Müşteki M.. Ö..; sanığın emniyet müdürlüğü önünde görevli polis memuru E.. K.. ile tartıştığını görünce yanlarına gittiğini, sanığın babasının emniyet müdürlüğü binası içinde olduğunu ve içeriye girmek istediğini belirttiği, sanığa babasının ifade verdiğini, dışarıda beklemesini söylediğini, sanığın kendisini dinlemeyip içeriye doğru yürümeye devam ettiğini, kolundan tutup giremezsin deyince “sinkaf ederim böyle yeri de düzeni de” diye küfrettiğini,

Sanığın amcası olan tanık A.. Ş..; olay günü kendisinin abisi, sanığın ise babası olan Ahmet Şahin’in emniyet müdürlüğünde ifade verdiği için yolda arabada beklediğini, bu sırada sanık ile polis memurlarının tartışma seslerini duyduğunu, emniyet müdürlüğü bahçesine gittiğini, sanığı alıp dışarıya çıkardığı bu sırada sanığın “sinkaf ederim” dediğini,

Belirtmişlerdir.

Sanık ise; babasının emniyet müdürlüğünde olduğunu öğrenince durumunu sormak için binaya girmek istediğini, bu sırada yağmur yağdığından dışarıda kimsenin olmadığını, binaya doğru yönelince, nöbet kulübesindeki polis memurunun nereye gittiğini sorduğunu, babasını görmek istediğini söylediğini, polis memuru “ne babası” deyince “bir tane babam var onu göreceğim” diye cevap verdiğini, bunun üzerine polis memurunun “biz eşekbaşı mıyız, niye bize sormadan giriyorsun” dediğini, tartışırlarken amcası A.. Ş..'in gelerek kendisine vurup dışarıya götürmek istediğini, bu sırada diğer polis memurunun da olay yerine geldiğini, sadece amcasına hitaben “böyle iş mi olur, böyle düzen mi olur” dediğini küfretmediğini savunmuştur.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Hakaret” başlıklı 125. maddesinin ilk üç fıkrası;

“1- Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılması için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.

2- Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

3- Hakaret suçunun;

a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,

b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,

c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,

İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz...” şeklinde düzenlenmiştir.

Bu düzenleme ile 765 sayılı TCK'ndan farklı olarak hakaret ve sövme ayrımı kaldırılmış, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek hakaret suçunu oluşturan seçimlik hareketler olarak belirlenmiştir. (Mahmut Koca- İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, Ankara, 2013, s.430)

5237 sayılı TCK'nun "Soruşturma ve kovuşturma koşulu" başlıklı 131. maddesinin birinci fıkrasında ise; “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır” hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, TCK'nun 125. maddesinin birinci fıkrasında hakaret suçunun temel şekli, üçüncü fıkrasında ise nitelikli halleri düzenlenmiş, aynı kanunun 131/1. maddesinde kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret dışında kalan hakaret suçlarının şikâyete tâbi olduğu açıkça ifade edilmiştir.

Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerektirmektedir.

Bu bilgiler ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;

Sanığın olay günü, karakola girmek için müşteki polis memurları ile emniyet müdürlüğü bahçesinde tartıştığı sırada sarf ettiği “sinkaf ederim böyle yeri, düzeni” şeklindeki sözlerin doğrudan şikayetçileri hedef almayıp içeri alınmaması nedeniyle duyduğu kızgınlığa bağlı mevcut uygulamaya yönelik ifadeler olduğu, şikayetçilerin şahıslarına onur, şeref ve saygınlığa yönelik bir saldırı niteliğinde bulunmadığı gözetildiğinde sanığın üzerine atılı hakaret suçunun kanuni unsurlarının gerçekleşmediği kabul edilmelidir.

Bu itibarla; yerel mahkeme hükmünün bozulmasına ilişkin Özel Daire kararı isabetli olduğundan, itirazın reddine karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan Genel Kurul Başkanı; "Olay günü sanık ile müştekiler arasında karakola izinsiz ve kontrolsüz girme meselesi yüzünden ciddi bir tartışma yaşandığı, sanığın bu tartışma nedeniyle görevli müştekileri hedef alarak onur, şeref ve saygınlıklarına yönelik bir saldırı niteliğinde şüphe bulunmayan 'sinkaf ederim böyle yeri, düzeni' şeklinde müştekileri hedef alacak biçimde küfür ve hakaret içerikli sözler sarf etmek suretiyle üzerine atılı hakaret suçunu işlediğinin sabit olduğu düşüncesiyle,

Çoğunluk görüşüne katılmayan on dört Genel Kurul Üyesi de benzer düşüncelerle; İtirazın kabulü gerektiği yönünde karşıoy kullanmışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE, 2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2015 tarihinde yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/786, K. 2015/168, 26 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2014/786
Karar No
2015/168
Tarih
26 Mayıs 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/790 K.2015/146
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/805 K.2015/148
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/806 K.2015/167
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/807 K.2015/7816
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/811 K.2015/10865
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/813 K.2015/16408

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.