İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/796 K.2016/51

Sanık ...’ın 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan aynı kanunun 13/1, 5237 sayılı TCK’nun 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 375 Lira adli para ceza; genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan ise TCK’nun 170/1-c, 43/1, 62, 53, 54 ve…

Esas2014/796Karar2016/51Tarih9 Şubat 2016Okuma7 dk · 1.465 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2014/796 E., 2016/51 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Şubat 2016
Mahkemesi
... Asliye Ceza
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.465 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Sanık ...’ın 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan aynı kanunun 13/1, 5237 sayılı TCK’nun 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 375 Lira adli para ceza; genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan ise TCK’nun 170/1-c, 43/1, 62, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba ve müsadereye ilişkin, ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen ... gün ve ...-... sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay ... Ceza Dairesince ... gün ve ...-... sayı ile;

"Oluşa ve dosya kapsamına ve tanık ...'in 'bir haftadır' söz konusu daireden ateş edildiği, biçiminde aşamada tutarlılık gösteren anlatımına göre olayda zincirleme suçun koşulları gerçekleştiği anlaşılmakla;

Sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarını gözeterek edindiği kanaate göre dosya içeriğine uygun şekilde, takdirde zaafiyete düşmeden hükmolunan cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar veren mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamede yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak,

Sanığın adli sicil kaydında yer alan sabıkasının kesin olarak verildiğinin anlaşılması karşısında; hükümden önce yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen cümle gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması gerekirken bu yönde olumlu olumsuz bir karar verilmemesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yerel mahkemece ... gün ve ...-... sayı ile; sanığın ilk hükümdeki gibi cezalandırılmasına CMK’nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş, bu kararın da sanık müdafii tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay ... Ceza Dairesince ... gün ve ...-... sayı ile;

"Sanığın, bozmadan sonraki yargılamada ibraz ettiği ... Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden verilen 29.12.2009 tarihli raporuna göre, sanıkta tespit edilen 'Bipolar Affektif Bozukluk' denilen rahatsızlığın bir akıl hastalığı olup olmadığı ve suç tarihinde 5237 sayılı TCK'nun 32. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınacak rapor ile tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise .. gün ve ...-... sayı ile;

"Mahkememizce özellikle isnat edilen suçlar yönünden suçun hemen akabinde sanığın ...

Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine sevkinin yapıldığı, aynı gün sağlık kuruluna çıkartılıp sağlık kurulunca yapılan değerlendirilme sonucu ceza ehliyetinin tam olduğu yönünde rapor düzenlendiği ve yine aynı sanık için mevcut dosyada bulunan aynı hastanenin 17.02.2005 tarihinde bir başka olay nedeni ile sağlık kurulunca muayene edilip kavgada silah çekme yönünden ceza ehliyetinin tam olduğu yönünde rapor düzenlendiği, yine aynı dönemde mevcut dosyamıza konu suçlar nedeni ile ...

Hastanesinden rapor alındığı ve ruh sağlığı uzmanınca 26.09.2007 tarihinde sanığın isnat edilen suçları anlam ve sonuçları kavrayacak durumda olduğuna ilişkin rapor düzenlenmiş olduğu, sanığın ilk bozma ilamından sonra ibraz ettiği ...

Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince ilgininin talebi üzerine düzenlenen raporda ise sanığın tedavi sonucu taburcu edildiği ve 'Bipolar Affektif Bozukluk' tanısı ile tedavi uygulandığının belirtildiği, ancak bu rapora konu teşhis ve tedavinin suç tarihinden sonraya ait olduğu, öncesindeki suça ilişkin tüm kontrollerde ve kurul raporlarında sanığın ceza ehliyetinin tam olduğunun açıkca belirtildiği,

sonrasında gelişen veya gelişebilecek durumların suç tarihi itibarı ile sanığın ceza ehliyetinin tam olduğu hususunu ortadan kaldırmayacağı ve ilk raporlarda sanığın ceza ehliyetinin tam olduğu konusunda herhangi bir farklı bir rapor veya çelişki bulunmadığı, 24.10.2007 sağlık kurulu raporuna itibar edilmesi gerektiği" gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.

Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2014 gün ve 367151 sayılı "onama" istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan beraat hükmü temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup direnmenin kapsamına göre inceleme sanık ... hakkında kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmıştır.

Sanığın 5237 sayılı TCK'nun 170/1-c ve 6136 sayılı Kanunun 13/1. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilen olayda, Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın ceza sorumluluğunun tam olduğuna ilişkin ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan raporun yeterli olup olmadığı, bu bağlamda Özel Dairece yerel mahkeme hükmünün Adli Tıp Kurumundan da rapor alınması için bozulmasında isabet bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

İncelenen dosya kapsamından;

Sanık ...'ın suç tarihi olan 02.07.2007 tarihinde ve öncesinde kısa zaman aralıklarıyla site içerisinde bulunan ikametinin balkonundan 6136 sayılı Kanun kapsamındaki silah ile havaya ateş ettiği, site yöneticisi olan katılanın durumu ihbar etmesi üzerine başlatılan soruşturma sonucunda 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kamu davası açılıp yapılan yargılama sonucunda da bu suçlardan mahkumiyetine karar verildiği,

Soruşturma evresinde sanığın, psikolojik rahatsızlığından dolayı ilaç kullandığını, sanıkla aynı evde ikamet eden ablası ...’nin de kardeşi olan sanığın beş yıldır şizofren hastası olduğunu, tedavi gördüğünü ve halen ilaç kullandığını beyan ettikleri, ancak bu aşamada sanığın akıl hastası olup olmadığı ile ilgili herhangi bir araştırmanın yapılmadığı,

Kovuşturma evresinde de sanığın unutkanlıkları ve rahatsızlığı olduğunu savunması; tanık ...’nin de aynı şekilde sanığın çeşitli hastanelerde tedavi gördüğünü, psikolojik rahatsızlıkları olduğunu ve ilaç kullandığını beyan edip özel bir psikolojik danışmanlık merkezinden alınan "şizoid" tanısı ile kapalı bir hastanede tedavi görmesini öneren 27.08.2007 tarihli raporu sunması üzerine yerel mahkemece sanığın akıl hastası olup olmadığının ve gözlem altına alınmasının gerekip gerekmediğinin tespiti için ... Hastanesine sevkinin sağlanarak ön rapor düzenlenmesinin istenildiği, ... Hastanesinde görevli ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanınca düzenlenen 26.09.2007 tarihli raporda, sanığın üzerine atılı suçların anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneğine sahip olduğunun belirtildiği,

Sanık hakkında daha önce işlediği iddia olunan başka bir suç nedeniyle ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 17.02.2005 tarihli 765 sayılı TCK’nun 46 ve 47. maddelerinden yararlanamayacağını belirten rapor ile ... Devlet Hastanesi psikiyatri polikliniğine 11.01.2007 tarihinde yeşil kartla giriş yaptığına dair bir evrakın dosya içerisine alındığı,

Mahkemece tüm bu bilgi ve belgelerle birlikte sanğın ... Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesine sevk edildiği, bu hastanede bulunan psikiyatri uzmanlarından oluşan beş kişilik sağlık kurulu tarafından muayene edilip oybirliği ile düzenlenen 24.10.2007 tarihli raporda sanıkta aktif psikopatoloji saptanmadığının, cezai ehliyetinin tam olup TCK’nun 32. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinin belirtildiği,

Sanığın ilk bozmadan sonra yapılan duruşmada mahkemeye ... Sağlığı Hastalıkları Hastanesince isteği üzerine düzenlenen, 2008-2009 yılları arasında hastaneye iki kez yatış yaptığına ve kendisine "bipolar aktif bozukluk" tanısı konulup ilaç tedavisi uygulanarak 23.07.2009 tarihinde taburcu edildiğine dair rapor sunarak psikolojik bozukluğu olduğunu ve engelli maaşı aldığını beyan ettiği,

Anlaşılmaktadır.

Kusur yeteneği, 5237 sayılı TCK’nun 31/2 ve 32/1. maddelerinde dolaylı bir biçimde tanımlanmıştır. Bu hükümler uyarınca; fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını buna göre yönlendirme yeteneğinin bulunması halinde kusur yeteneğinin varlığı kabul edilmiştir. Kusur yeteneğinin iki belirgin görünümü vardır. Bunlardan ilki; kişinin işlediği fiilin hukuki anlamını ve sonuçlarını anlayabilme yeteneği, diğeri ise; fiilin hukuki anlam ve sonucunu kavrayan kişinin davranışlarını bu algılaması doğrultusunda ve hukuk düzeninin gereklerine uygun olarak yönlendirme yeteneğinin bulunmasıdır. Algılama ve irade yeteneği de denilen bu iki öğenin kişide bir arada bulunmaması veya bu yeteneklerinde azalma meydana gelmesi durumunda ise kusur yeteneğinin tam olmadığı kabul edilmelidir.

Yeni ceza adalet sistemimizde akıl hastalığı; kusur yeteneğini etkilemesi nedeniyle, ceza sorumluluğunu ortadan kaldıran sebeplerden birisi olarak düzenlenmiştir. Buna göre, ortada tüm unsurlarıyla oluşmuş bir suç bulunmakta ise de; akıl hastası olduğu saptanan sanık, işlemiş bulunduğu fiilin anlam ve sonuçlarını algılayamayacak durumda olduğundan, bu suçun işlenmesinden dolayı hukuki anlamda “kınanamaz”, yani sorumlu tutulup cezalandırılamaz.

Dolayısıyla, 5237 sayılı Kanunun 32/1. maddesi gereğince bu durumdaki sanığa ceza tayin edilmesi mümkün bulunmadığından, 5271 sayılı Kanunun 223/3-a maddesi uyarınca “ceza verilmesine yer olmadığı” hükmünün verilmesi gerekir. Ancak, sanığa ceza verilememesi, sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 57. maddesi uyarınca güvenlik tedbiri uygulanmasına engel değildir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Soruşturma evresinde sanığın akıl hastası olup olmadığı yönünde herhangi bir araştırma yapılmadığı, kovuşturma evresinde ise sevk edildiği ... Hastanesinde görevli Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanınca düzenlenen ön raporda işlediği iddia olunan suçların anlam ve sonuçlarını kavrayabileceğinin belirtildiği, akabinde ...

Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde psikiyatri uzmanlarından oluşan beş kişilik sağlık kurulunca muayene edilip oybirliği ile sanıkta aktif psikopatoloji saptanmadığına ve cezai ehliyetinin tam olup TCK’nun 32. maddesi kapsamına girmeyeceğine dair rapor düzenlendiği, bu raporun sanığın daha önce işlediği başka bir suç nedeniyle düzenlenen raporla da uyumlu olduğu mevzuatımızda akıl hastalığı ile ilgili ayrıca ve mutlaka Adli Tıp Kurumundan da rapor alınması şeklinde bir zorunluluk bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın ceza sorumluluğunun tam olduğuna ilişkin ...

Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan raporun hükme esas alınmaya yeter nitelikte olduğu, sanığın ibraz ettiği suç tarihinden çok sonra düzenlenmiş kesin bir akıl hastalığı teşhisi içermeyen tıbbi belgelere dayalı olarak ayrıca Adli Tıp Kurumundan da rapor alınmasına gerek bulunmadığı kabul edilmelidir.

Bu itibarla, yerel mahkeme direnme gerekçesi isabetli olup usul ve kanuna uygun bulunan direnme hükmünün onanmasına karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan üç Genel Kurul Üyesi; "Özel daire bozma kararının isabetli olup yerel mahkeme direnme hükmünün bozulması gerektiği" düşüncesiyle karşıoy kullanmışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Usul ve Kanuna uygun bulunan ... Asliye Ceza Mahkemesinin .. gün ve ...-... sayılı direnme kararının ONANMASINA, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2016 tarihinde yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/796, K. 2016/51, 9 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2014/796
Karar No
2016/51
Tarih
9 Şubat 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/835 K.2016/52
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/875 K.2016/1699
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/969 K.2016/1369
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/973 K.2016/1248
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/1009 K.2016/147
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/1038 K.2016/1117

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.