İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2015/1032 K.2016/273

Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan sanık ...'ın beraatine ilişkin, Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 26.04.2012 gün ve 152-847 sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca…

Esas2015/1032Karar2016/273Tarih24 Mayıs 2016Okuma7 dk · 1.340 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2015/1032 E., 2016/273 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Mayıs 2016
Yargıtay Dairesi
8. Ceza Dairesi
Mahkemesi
Asliye Ceza
Günü
31.12.2014
Sayısı
512-706
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.340 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan sanık ...'ın beraatine ilişkin, Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 26.04.2012 gün ve 152-847 sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 11.10.2012 gün ve 252438 sayı ile, 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi amacıyla dosyanın mahalline iadesine karar verilmitir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade yazısı üzerine duruşma açarak değerlendirme yapan Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesince 24.05.2013 gün ve 1443-476 sayı ile sanığın yeniden beraatine karar verilmiş, hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 20.10.2014 gün ve 3788-22840 sayı ile;

“02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde; ‘yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dahilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi’ olduğu,

bu nedenle suça konu tutanakla ilgili olarak herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadığından, öncelikle sayacın bulunduğu yerde keşif yapılarak, tutanak öncesi ve sonrasına ait tüketimle kurulu gücün birbirleriyle uyumlu olup olmadığı ve sayaca bir müdahalede bulunulup bulunulmadığı hususlarından bilirkişiden rapor aldırılarak kaçak tüketim olup olmadığının ve tutanak tarihindeki normal tarifeye göre hesaplanan, vergisiz ve cezasız miktarın tespit ettirilmesinden sonra,

sanığa makul bir süre verilerek zararı tamamen tazmin etmesi halinde hakkında karşılıksız yararlanma suçundan cezaya hükmolunmayacağı hususunda usulüne uygun bildirimde bulunarak, ödenmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına, ödenmemesi halinde ise delil değerlendirmesi yapılarak sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 31.12.2014 gün ve 512-706 sayı ile;

“...6352 sayılı Yasanın geçici 2/2. maddesinde ‘Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, doğalgazın veya suyun sahibinin rızası olmaksızın tüketim miktarının belirlenmesi engellenecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle hakkında hırsızlık suçundan kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz,

verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar...’ denilerek kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren süre başlatılmış ve 6 ayla sınırlı tutulmuştur. Yasayı bilmemek mazeret sayılmaz ilkesi çerçevesinde kanun koyucu 6 aylık sürenin başlamasını kişilere herhangi bir tebliğe veya bildirime tabi tutmamış kanunun yürürlüğe girmesiyle süreyi başlatmıştır.

Dolayısıyla kanunda belirtilen 6 aylık sürenin bitiminden sonra yapılan ödemeler ancak TCK'nun 168. maddesindeki cezadan indirim yapılmasını sağlayacaktır. Kaldı ki mahkememizce kanunda açık amir bir hüküm bulunmamasına rağmen sanığa kaçak tüketim bedelini ödediği takdirde hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verileceği ihtarlı davetiye çıkartılarak çağrıda bulunulmuş ve sanık duruşmaya katılmamıştır.

Kanunda belirtilen sürenin geçtiği de gözetilerek beraat etmiş olan sanığa yeniden yargılamayı sürüncemede bırakacak şekilde bildirim yapılmasına gerek görülmemiştir.

Her iki yargılamada, tutanak içeriğinde açıkça gösterildiği gibi, adresteki aboneliği bulunan kayıtlı sayaçtan, borç ödenmemesi sebebiyle elektriğin kesildiği, buna rağmen sanığın sayaçtan geçirerek elektrik kullandığı, sayaca müdahale ettiğine dair iddia ve tespit bulunmadığı ve kesilme işlemi sırasında herhangi bir mühürleme yapılmadığı,

sırf elektrik kesilme işlemi yapıldıktan sonra elektriğin yeniden kullanılması atılı hırsızlık suçunu oluşturmayacağı, kesilen elektriğin açılıp kullanmanın dışında sayaca yapılan tüketimin kaydetmesinin engel olacak bir müdahalede bulunulduğuna, eksik kayda, tüketimin düşürülmesine veya sayacın kullanıcı tarafından sıklıkta değiştirilerek kullanıldığına dair hiçbir tespitin yer almadığı, soruşturma evresinde de karşılıksız yararlanmayı ortaya koyan delil toplanmadığı,

kayıtlı sayaçtan geçen ve abone olan sanığın tükettiği elektrik miktarının belirli olması karşısında tüketim bedelinin her zaman tahsil edilebileceği ve uyuşmazlığın bu durumda hukuki nitelikte olduğu, dosya içine örnek olarak konulan bu gerekçeyle mahkememizin 2012/1211 Esas,2013/153 karar sayılı 28/02/2013 günlü verilen kararın Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 2013/29682 esas, 2014/24491 karar sayılı 08/09/2014 günlü kararın onanmasına ilişkin Yargıtay ilamı da gözetilerek önceki beraat kararımız usul ve yasaya uygun bulunduğu” gerekçesiyle önceki hükmünde direnilmesine karar vermiştir.

Bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2015 gün ve 46587 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa katılan kurum zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Kanunun geçici 2/2. maddesi uyarınca hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden beraat kararı verilmesinin isabetli olup olmadığının tespitine ilişkin ise de; Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle, direnme kararının "yeni hüküm" niteliğinde olup olmadığı hususunun ön sorun olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir.

Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;

a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,

b) Bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak,

c) Bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak,

d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak,

Suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucunda verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi durumunda ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.

İnceleme konusu dosyada; sanığın beraatine ilişkin yerel mahkemece verilen ilk hükmün Özel Dairece, sanığa katılan kurum zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Kanunun geçici 2/2. maddesi uyarınca hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair bildirimde bulunularak hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden beraatine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulduğu,

bozmadan sonra yapılan yargılamada yerel mahkemece "...6352 sayılı Yasanın geçici 2/2. maddesinde ‘Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, doğalgazın veya suyun sahibinin rızası olmaksızın tüketim miktarının belirlenmesi engellenecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle hakkında hırsızlık suçundan kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz,

verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar...’ denilerek kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren süre başlatılmış ve 6 ayla sınırlı tutulmuştur. Yasayı bilmemek mazeret sayılmaz ilkesi çerçevesinde kanun koyucu 6 aylık sürenin başlamasını kişilere herhangi bir tebliğe veya bildirime tabi tutmamış kanunun yürürlüğe girmesiyle süreyi başlatmıştır.

Dolayısıyla kanunda belirtilen 6 aylık sürenin bitiminden sonra yapılan ödemeler ancak TCK'nun 168. maddesindeki cezadan indirim yapılmasını sağlayacaktır. Kaldı ki mahkememizce kanunda açık amir bir hüküm bulunmamasına rağmen sanığa kaçak tüketim bedelini ödediği takdirde hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verileceği ihtarlı davetiye çıkartılarak çağrıda bulunulmuş ve sanık duruşmaya katılmamıştır.

Kanunda belirtilen sürenin geçtiği de gözetilerek beraat etmiş olan sanığa yeniden yargılamayı sürüncemede bırakacak şekilde bildirim yapılmasına gerek görülmemiştir.

Her iki yargılamada, tutanak içeriğinde açıkça gösterildiği gibi, adresteki aboneliği bulunan kayıtlı sayaçtan, borç ödenmemesi sebebiyle elektriğin kesildiği, buna rağmen sanığın sayaçtan geçirerek elektrik kullandığı, sayaca müdahale ettiğine dair iddia ve tespit bulunmadığı ve kesilme işlemi sırasında herhangi bir mühürleme yapılmadığı,

sırf elektrik kesilme işlemi yapıldıktan sonra elektriğin yeniden kullanılması atılı hırsızlık suçunu oluşturmayacağı, kesilen elektriğin açılıp kullanmanın dışında sayaca yapılan tüketimin kaydetmesinin engel olacak bir müdahalede bulunulduğuna, eksik kayda, tüketimin düşürülmesine veya sayacın kullanıcı tarafından sıklıkta değiştirilerek kullanıldığına dair hiçbir tespitin yer almadığı, soruşturma evresinde de karşılıksız yararlanmayı ortaya koyan delil toplanmadığı,

kayıtlı sayaçtan geçen ve abone olan sanığın tükettiği elektrik miktarının belirli olması karşısında tüketim bedelinin her zaman tahsil edilebileceği ve uyuşmazlığın bu durumda hukuki nitelikte olduğu, dosya içine örnek olarak konulan bu gerekçeyle mahkememizin 2012/1211 Esas,2013/153 karar sayılı 28/02/2013 günlü verilen kararın Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 2013/29682 esas, 2014/24491 karar sayılı 08/09/2014 günlü kararın onanmasına ilişkin Yargıtay ilamı da gözetilerek önceki beraat kararımız usul ve yasaya uygun bulunduğu” şeklinde önceki hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle direnme kararı verildiği anlaşılmaktadır.

İlk hükümde yer almayan bu hususlar, Özel Dairece denetlenmemiş olduğundan, Özel Dairece denetlenmeyen bir konunun ilk kez ve doğrudan Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmesine kanunen imkan bulunmamaktadır. Bu itibarla, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 31.12.2014 gün ve 512-706 sayılı karar yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2016 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/1032, K. 2016/273, 24 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2015/1032
Karar No
2016/273
Tarih
24 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/1035 K.2016/5026
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/1039 K.2016/18321
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/1041 K.2016/4788
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/1041 K.2016/7644
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/1046 K.2016/12324
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/1048 K.2016/7295

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.