İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2015/104 K.2016/438

.

Esas2015/104Karar2016/438Tarih22 Kasım 2016Okuma8 dk · 1.657 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2015/104 E., 2016/438 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Kasım 2016
Yargıtay Dairesi
15. Ceza Dairesi
Mahkemesi
Asliye Ceza
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.657 kelime·8 dk okuma·2 bölüm

.

Güveni kötüye kullanma suçundan sanık ...'nın 5237 sayılı TCK’nun 155/1, 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri uyarınca hapisten çevrilen 3.600 Lira ve doğrudan verilen 2.400 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye ilişkin, İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 10.12.2009 gün ve 372-1145 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 07.07.2014 gün ve 20980-13440 sayı ile;

“Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehin etmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Sanığın katılana ait aracı oto kiralama sözleşmesi ile 24.02.2009 tarihinde kiraladığı, 25.02.2009 günü teslim etmesi gerekirken telefonla süreyi 28.02.2009 tarihine kadar uzattığı, aracı bu tarihte de müştekiye teslim etmeyerek telefonla süreyi uzatmak istediği, ancak müştekinin bu talebi kabul etmediği ve aracın teslimini istediği, sanığın aracı teslim etmediği ve polisler tarafından yapılan yol uygulamasında yakalanarak aracın katılana teslim edildiği olayda;

Sanığın 02.03.2009 tarihinde aracı teslim edeceği gün polisler tarafından yol uygulaması ile durdurulduğunu, araçta bulunan arkadaşının üzerinde katılanın kimlik bilgilerini içeren sahte kimlik bulunduğundan işlem yapıldığını beyan etmesi,

katılanın kollukta alınan beyanında aracın teslim tarihi olan 28.02.2009 tarihinde getirilmemesi üzerine sanığı aradığını, sanığın 03.03.2009 tarihine kadar tekrar uzatma talebini kabul etmeyip aracı 02.03.2009 tarihinde getirmesini sanığa söylediğini, 02.03.2009 tarihinde sabah 08.30 sıralarında polislerin arayarak sahte kimlik nedeniyle sanık ve arkadaşlarını araçta yakaladıklarını bildirdiklerini beyan etmesi, aracın aynı gün katılana tesliminin sağlandığının anlaşılması karşısında; katılanın beyan ettiği 02.03.2009 tarihinde sanığın suça konu aracı teslimden kaçındığına dair delil bulunmadığı,

aracın gün içerisinde tesliminin mümkün olduğu gözetilerek, atılı suçtan sanığın beraatı yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,

Kabule göre de; sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde, adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi” isabetsizliklerinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel Mahkeme ise 06.11.2014 gün ve 626-635 sayı ile;

“...Her ne kadar sanık suçlamayı kabul etmemişse de, gerek kira sözleşmesine dayalı olarak aracın teslim edilme zamanının geçirilmiş olması, gerekse İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin incelenen dosya içeriğinden de açıkça anlaşılacağı üzere, araç içinde Hasan Karatay isimli kişinin yakalanması ve bu kişinin üzerinde araç sahibi olan katılanın kimlik bilgileri ve Hasan Karatay'ın resminin bulunduğu nüfus cüzdanının ele geçmiş olması dikkate alındığında, bu aracın Hasan Karatay’ın katılanın yerine geçerek ve sahte kimliğin kullanılarak üçüncü şahıslara satılacağı ya da bu araç üzerinden menfaat elde edileceği anlamını rahatlıkla ortaya koyduğu, böylece atılı suçun işlendiği anlaşılmakla savunmaya itibar edilmemiş mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Suçun subütuna yönelik tesbitte katılandan aracı kiralayan sanığın, kiralama ilişkisi sırasında her ne kadar hile, isminde, adresinde veya kullandığı kimlikte yalan ya da yanlış bir beyanda bulunmamış, ayrıca senet de vermiş ise de;

katılanın anlatımı dikkate alındığında, sanığın aracı kiralamasından sonra ilk teslim etme tarihi olan 25.02.2009 tarihinde aracı teslim etmediğini, telefon ile süreyi üç gün uzattığını, 27.02.2009 tarihinde üç günlük kira bedelinin yatırıldığını, 28.02.2009 tarihinde aracın teslim edilmesi gerekirken etmediğini, yeniden görüştüklerini ve 03.03.2009 tarihine kadar kiralamak istediğini söyleyen sanığa kabul etmediğini belirttiğini, sanığın 02.03.2009 tarihine kadar aracı getirmediğini, polislerin araması ile durumu ve sahte kimlik yapıldığını öğrendiğini ve bu kimlikle aracın satılacağından şüphelendiğini belirttiği olayda;

kira ilişkisinin uzatılmasına katılanın muvafakat etmemesinin sonucunun makul bir sürede aracı geri getirip teslim etmek olması gerektiği, bu dönemde teslim etmemek ve uhdesinde tutmak şeklindeki davranışın atılı suçun unsurlarından biri olduğu, ayrıca kendi resmi ile araç ve ruhsat sahibi olan katılanın kimlik bilgilerinden oluşturulmuş sahte nüfus cüzdanı taşıyan ve İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanıp mahkûm olan Hasan Karatay'ın, sanıkla birlikte aynı araç içerisinde bulunmasının da geri vermeme amacına, ruhsat sahibi gibi davranma ihtiyacı doğuran bir eyleme yönelik olduğu,

bunun da yasal bir eylem olmayacağının anlaşıldığı olayda, sanığın suç kastının bulunmadığının değerlendirilemeyeceği, katılanın muvafakat etmediğini söylediği andan itibaren güveni kötüye kullanma suçunu işlemiş sayılması gerekeceği kabul edilerek Yargıtay bozma ilamının subüta yönelik kısmına bu sebepten direnilmiştir.

Bozma ilamının kabule yönelik kısmında, adli para cezası tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşıldığı, hapis cezasında ise alt sınırda kalındığı belirtilerek teşdit sebebinin ayrıca yazılmadığı, çelişkiye düşüldüğü belirtilmiş ise de; hüküm fıkrasında TCK'nun 61. maddesine göre cezanın belirlenme sebeplerinin anlatıldığı,

bu sebeplere göre hapis cezası alt sınırdan belirlenirken gün adli para cezası tayini ile ayrıca bir gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılabileceği, 5 günle başlayan adli para cezası düzenlemesini konusu ekonomik olan eylemlerde hükme yazılan gerekçe ile ayrıca yazılmasa bile 5 gün yerine daha fazla gün adli para cezasının belirlenebileceği, bunun bir çelişki doğurmadığı, hükümdeki hali ile tek gerekçenin hapis cezasını alt sınırdan tayin etmeye yeterli iken 5 gün adli para cezasını alt sınırdan uzaklaşarak tayin edilmesine gerekçe olabileceği düşünülerek kabule yönelik bu bozma kararına uyulmamıştır” gerekçeleriyle direnerek,

önceki hükümde olduğu gibi sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

Bu hükmün de sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2015 gün ve 124 sayılı “düzeltilerek onama” istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığı'na gönderilen dosya, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından;

Sanığın, araç kiralama işi yapan katılandan 24.02.2009 tarihli sözleşme ile bir günlüğüne araç kiraladığı, ertesi gün katılanı telefonla arayıp kira süresini üç gün uzatmak istediğini söylediği, katılanın kabul etmesi üzerine kira bedeli olarak katılana 160 Lira gönderdiği, 28.02.2009 tarihinde aracı teslim etmesi gerekirken katılanı tekrar telefonla arayarak bu defa süreyi 03.03.2009 tarihine kadar uzatmak istediğini söylediği, katılanın, sanığın teklifini kabul etmeyip aracı 02.03.2009 tarihinde getirmesini istediği,

02.03.2009 günü kolluk görevlilerince yapılan uygulama sırasında, şüphe üzerine sanık ve dört arkadaşının katılandan kiralanan araçtan indirildiği esnada, araçta bulunan ... isimli şahsın oturduğu koltukta, üzerinde bu şahsın resmi bulunan ancak katılanın isim ve T.C.

Kimlik Numarasını içeren, diğer kısımları ise katılanın bilgilerinden farklı olan sahte nüfus cüzdanının görülmesi üzerine şahsın yakalandığı, sanığın görevlilere aracı katılandan kiraladığını beyan etmesi nedeniyle aynı gün aracın katılana teslim edildiği,

Katılan ...'ün.

24.02.2009 tarihinde sanığa bir günlüğüne araç kiraladığını, aracı ertesi gün teslim etmesi gereken sanığın, kendisini telefonla arayıp süreyi üç gün uzatmak istediğini söylediğini, kabul ettiğini, sanığın 27.02.2009 tarihinde üç günlük kira bedeli olarak kendisine 160 Lira gönderdiğini, ancak 28.02.2009 günü aracı getirmediğini, aynı gün sanıkla telefonla görüştüğünü, sanığın bu kez 03.03.2009 tarihine kadar aracı kiralamak istediğini söylediğini, bu teklifi kabul etmeyip aracı 02.03.2009 tarihinde getirmesini istediğini, 02.03.2009 günü saat 08.30 sıralarında kendisini telefonla arayan kolluk görevlilerince;

yol uygulaması sırasında sanığa kiraladığı araçta bulunan şahıslardan birisinin üzerinde sahte kimlik ele geçirildiğinin bildirildiğini, görevlilerce aynı gün aracının kendisine teslim edildiğini, olay nedeniyle şikâyetçi olduğunu belirttiği,

Hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılan ...'ın; sevdiği kızı kaçırmayı düşündüğünü, kaçtıktan sonra kızın ailesinin kendilerini bulamaması için, sanığın kiraladığı araca ait ruhsatname üzerindeki isimle sahte kimlik düzenlettirdiğini, bu kimliği hiçbir yerde kullanmadığını söylediği,

Sanığın; 24.02.2009 tarihinde katılandan oto kiralama sözleşmesi ile araç kiraladığını, daha sonra katılanı telefonla arayıp süreyi uzattığını, 26.02.2009 günü katılana havale yoluyla 160 Lira gönderdiğini, aracı 02.03.2009 günü katılana teslim edeceğini, ancak polisler tarafından yapılan kontrolde yanında bulunan Halil Karaatay'ın üzerinde sahte kimlik ele geçirilince aracı teslim edemediğini, araç kira sözleşmesinin alt kısmında imzalı boş senedin bulunduğunu savunduğu,

Anlaşılmaktadır.

Güveni kötüye kullanma suçu 5237 sayılı TCK'nun 155. maddesinde;

"1- Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.

2- Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur." şeklinde düzenlenmiştir.

Madde gerekçesinde de belirtildiği üzere kanun koyucu tarafından mülkiyetin korunması amacıyla getirilen güveni kötüye kullanma suçu, failin muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan taşınır veya taşınmaz bir mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunması veya bu devir olgusunun inkar etmesiyle oluşmaktadır.

Bu suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde ise, daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâli sözkonusu olacaktır.

Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;

Sanığın, katılandan 24.02.2009 tarihli sözleşme ile bir günlüğüne araç kiraladığı, ertesi gün katılanla kira süresinin üç gün uzatılması hususunda anlaştıkları, sanığın aracı teslim etmesi gereken 28.02.2009 tarihinde katılanı telefonla arayıp süreyi 03.03.2009 tarihine kadar uzatmak istediğini belirtmesi üzerine katılanın 02.03.2009 tarihinde aracı teslim etmesini istediği, 02.03.2009 günü kolluk görevlilerince yapılan uygulama esnasında şüphe üzerine sanık ve arkadaşlarının araçtan indirildiği, araçta bulunan ... isimli kişinin fotoğrafı ile katılanın isim ve T.C.

Kimlik Numarasını içeren sahte nüfus cüzdanının ele geçirilmesi nedeniyle şahısların yakalandıkları, aynı gün aracın katılana teslim edildiği olayda; katılanın, sanığa aracı 02.03.2009 tarihine kadar kullanması için izin vermesi, sanığın aracı katılana teslim edeceğini fakat kolluk görevlilerince yapılan uygulama sırasında araca elkonulduğunu savunması, sanığın kolluk görevlilerine aracı katılandan kiraladığını beyan etmesi üzerine aynı gün aracın katılana teslim edilmesi ve teslim tarihinde henüz katılanın verdiği sürenin dolmadığının anlaşılması karşısında;

sanığın katılandan kiraladığı araçta bulunan üçüncü bir şahısta sahte nüfus cüzdanı ele geçirilmesinin sanığın suç işleme kastıyla hareket ettiğini göstermeyeceği, sanığın aracı teslimden kaçındığına veya zilyetliğin devri amacı dışında bir tasarrufta bulunduğuna ilişkin de delil bulunmadığı gözetildiğinde, sanığa atılı güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığının kabulü gerekmektedir.

Bu itibarla, isabetli bulunmayan yerel mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2014 gün ve 626-635 sayılı direnme hükmünün, sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2016 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/104, K. 2016/438, 22 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2015/104
Karar No
2016/438
Tarih
22 Kasım 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/170 K.2016/9108
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2015/250 K.2016/6878
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/783 K.2016/5155
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/845 K.2016/5157
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2015/912 K.2016/433
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/957 K.2016/9109

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.