İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2015/1195 K.2016/32

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 4. Ceza Dairesi Mahkemesi : Asliye Ceza

Esas2015/1195Karar2016/32Tarih26 Ocak 2016Okuma5 dk · 958 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2015/1195 E., 2016/32 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Ocak 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

958 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 4. Ceza Dairesi Mahkemesi : Asliye Ceza

Görevi kötüye kullanma suçundan sanıkların beraatına ilişkin Asliye Ceza Mahkemesince verilen 30.11.2010 gün ve 822-895 sayılı hükmün, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 21.02.2013 gün ve 12818-4886 sayı ile;

"Sanıkların görevleri itibarıyla sorumlu bulundukları veterinerlik fakültesi uygulama çiftliğinden büyük meblağlı yumurta satışları yapılıp, bedellerinin döner sermaye saymanlığı kayıtlarına girmemesi şeklinde açıklanan eylemlerinin kanıtlanması halinde, zimmet suçunu oluşturabileceği ve bu eylemleri nitelendirme ve kanıtları değerlendirme görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Asliye Ceza Mahkemesi ise 28.11.2013 gün ve 305-739 sayı ile;

"Sanık ...'un ...

Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı, ...'ün Dekan Yardımcısı, ...'ın Fakülte Sekreteri olarak görev yaptıkları dönem içerisinde, araştırma uygulama çiftliğinde üretilen yumurtaların satımı ve tavukların sarfiyatı konusunda yetkili oldukları, görev yaptıkları dönem içerisinde hayvan bakıcıları tarafından tutulan günlük kayıtlardan çiftlikte üretilen tavuk yumurtalarından değişik kişilere toplu satış yapıldığı halde satışlar karşılığında üniversite döner sermayesi ve mutemetliğine herhangi bir ödeme yapılmadığının iddia edildiği,

fezleke ve raporda belirtilen miktarda yumurta üretilen kümesin kapasite ve üretim yapısı itibarıyla bu miktar yumurta üretilebilecek kapasitede olup olmadığının tespiti yönünde yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuna göre iddia edilen tarihlerde, kümeste bu miktar yumurta üretilmesinin söz konusu olamayacağı, zira söz konusu kümesin izbe ve şartlara uygun bulunmayıp, eğitim amacıyla yetiştirilen tavuklardan üretilen sağlam ve kullanılır halde yumurtaların üniversite öğrenci kantini ve yemekhanesine verilerek, gerek sanıklardan önceki dönemde ve gerekse sanıkların görev yaptıkları dönemde usulünce kayıt tutulmadığı,

tamamıyla kayıtsız üretilen yumurtaların ilgili yerlere verildiği ve kümesin bulunduğu yerde soğuk hava deposu mevcut olmayıp üretilen ihtiyaçtan fazla olan ve özellikle öğrencilerin tatile girdiği yaz döneminde yumurtaların saklama imkânının olmaması nedeniyle, adı geçen şirkete senet karşılığı yumurta verilip daha sonra ihtiyaç duyulduğunda tekrar aldıkları, söz konusu firmaya haksız menfaat sağlamak amacıyla yapmayıp soğuk hava deposu olmadığından ödünç olarak ilerde ihtiyaç duyulduğunda geri alınmak üzere verildiği, sanıkların dosya kapsamı itibarıyla görevlerini kötüye kullandıklarına dair delil bulunmadığı,

görevlerini gereği gibi yapıp görevlerini kötüye kullanmadıkları, herhangi bir kişi ve şirkete bedelsiz yumurta verilmesi, çıkma tavukların dağıtılması gibi bir eylemlerinin bulunmadığı, yumurtalardan kirli ve kırık olanların personele dağıtılması, kuş gribi olduğu dönemde bazı tavukların bedelsiz olarak verilmesi yönünde talimat mevcut ise de, herhangi bir kişiye haksız menfaat sağlamak kastının bulunmadığı, haksız menfaat temin ettiğine dair bir delil olmadığı gibi, dağıtılan yumurtaların üniversitede çalışan elemanlara özellikle bayram öncesi, fazla yumurtaların dağıtılması konusundaki talimatları bulunduğu,

tavuk çiftliğinin döner sermaye işletmesi kapsamında bulunmasına karşın, asıl amacının kâr elde etmek olmayıp, öğrencilerin uygulamalı eğitim görmesine yönelik bulunması nedeniyle de kâr gayesi güdülmeden üretilen yumurtanın fazlasının, ihtiyaç sahibi personele verilmesinde suç kastından söz edilemeyeceği, muhakkik raporlarında yeni seçilen yönetime yumurta teslim edildiği belirtilmesine karşın böyle bir teslim kaydı bulunmadığı,

muhakkik olarak görevlendirilen görevli ile muhakkikin ifade aldığı kâtibin sanıklarla husumetli olup, sanıkların görev yaptıkları dönem içerisinde bunlara ceza uygulamış olması da nazara alındığında, muhakkikteki tanık beyanlarının soyut olup herhangi bir maddi delile de dayanmadığı, bu nedenle sanıkların atılı suçu işlediklerine dair delil bulunmadığı" şeklindeki gerekçelerle ilk hükmünde direnerek sanıkların beraatına karar vermiştir.

Bu hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2015 tarih, 17652 sayı ve "bozma" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucu sanıklar hakkında verilen beraat hükmünün, eylemlerinin zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir yetkisinin, üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle bozulmasının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmakta ise de, öncelikle görev yönünden bozma kararına direnilmesinin mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Ceza Muhakemesi Kanununun üçüncü maddesi gereğince mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir. Mahkemelerin görevi, suçun niteliği ya da sanığın sıfatıyla bağlantılı olup, kamu düzeni ile ilgilidir. Aynı kanunun dördüncü maddesi uyarınca davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığını kovuşturma evresinin her aşamasında talep bulunmasa dahi dikkate alacak, taraflar da mahkemenin görevli olup olmadığını ileri sürebileceklerdir.

Ayrıntısına Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.10.2015 gün ve 441–301, 11.03.2014 gün ve 827–118, 30.04.2002 gün ve 114–238, 22.06.1999 gün ve 168–169, 15.10.1990 gün ve 210–234, 21.09.1987 gün ve 317–383, 30.06.1986 gün ve 211–380 ile 21.05.1985 gün ve 445–36 sayılı kararlarında yer verildiği üzere, CMUK'nun, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 323. maddesinde, bir hükmün mahkemenin hukuka aykırı olarak kendisini görevli ya da yetkili görmesinden dolayı bozulması durumunda, Yargıtay'ın dosyayı görevli ve yetkili mahkemeye göndereceği açıklanmak suretiyle, göreve ilişkin olarak bozulan hükümlere karşı mahkemelere direnme hakkı vermeyecek şekilde düzenleme yapılmıştır.

Özel Dairece ilk hükmün, mahkemenin görevsiz ya da yetkisiz bulunması nedeniyle bozulması durumunda dosyanın doğrudan görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilecek, yargılamaya görevli ve yetkili mahkemede devam olunacaktır. Bu durumda kararı bozulan mahkeme, bozma sonrasında yargılama yapamayacağından ilk hükmünde direnme kararı veremeyecektir. Dosyanın kararı bozulan mahkemeye gönderilmesi durumunda, önceki hükümde direnilmesi de imkân dâhilinde olmayacaktır.

Aksi halde dosya ilk hükmü veren mahkemeye gönderildiğinde direnilebilecek, görevli ve yetkili olduğu belirtilen mahkemeye tevdi edilmesi halinde ise direnilemeyecek ve eşitsizlik doğacak, bu durum kanun koyucunun amacına da açıkça aykırı olacaktır. Bu nedenle, mahkemenin görevli bulunmaması nedeniyle verilen bozma kararlarına karşı mahkemelerin direnme hakkı olmayıp, bozmaya uymaları zorunludur.

Bu açıklamalar ışığında ön soruna ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; Özel Dairenin görev yönünden bozmaya ilişkin ilamına uyularak görevsizlik kararı ile dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi gerekirken, yerel mahkemece önceki hükmünde ısrar edilmesi kanuna aykırıdır. Bu itibarla, göreve ilişkin bozma kararlarına direnilmesi mümkün bulunmadığından yerel mahkeme direnme hükmünün sair yönleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenden dolayı bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2013 gün ve 305-739 sayılı direnme hükmünün, göreve ilişkin bozma kararlarına direnilmesi mümkün olmadığından, sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.01.2016 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/1195, K. 2016/32, 26 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2015/1195
Karar No
2016/32
Tarih
26 Ocak 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2015/1195 K.2016/1041
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2015/1198 K.2016/680
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/1198 K.2016/200
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/1200 K.2016/201
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/1205 K.2016/202
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/1206 K.2016/203

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.