İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2015/645 K.2016/140

Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın, işlediği suçun anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediğinden TCK'nun 31/2. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, 5395 sayılı Kanunun 11 ve 5/1-a…

Esas2015/645Karar2016/140Tarih22 Mart 2016Okuma7 dk · 1.473 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2015/645 E., 2016/140 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Mart 2016
Mahkemesi
... Çocuk
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.473 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın, işlediği suçun anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediğinden TCK'nun 31/2. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, 5395 sayılı Kanunun 11 ve 5/1-a maddeleri gereğince de üç ay danışmanlık tedbiri uygulanmasına ilişkin, ... Çocuk Mahkemesince verilen ... gün ve ... sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay ... Ceza Dairesince ... gün ve ... sayı ile;

"Suça sürüklenen çocuk ... hakkında cezai ehliyetine ilişkin heyet raporu alınması yerine ... Eğitim Araştırma Hastanesi Psikyatri Uzmanı tarafından verilen tek hekim raporu hükme esas alınarak suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

... Çocuk Mahkemesi ise ... gün ve ... sayı ile;

"Bozma ilamına göre davada çözümü gereken problem 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun isnat olunan suçun anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişip gelişmediğinin tespitine yönelik adli raporunun heyet tarafından mı yoksa uzman tek hekim tarafından mı düzenleneceği noktasında düğümlenmektedir.

5237 sayılı TCK'nun 31. maddesi uyarınca 12-15 yaş grubunda bulunan şahısların cezalandırılmalarına karar verilebilmeleri için kusur yeteneğinin tespitinin gerekli olduğu düzenlenmiştir. ... isimli şahsın Ceza Hukukunda Yaş Küçüklüğü isimli kitabının 2. baskısında belirtildiği üzere kusur yeteneğinin nasıl tespit edileceğine ilişkin kanunda bir düzenlememe bulunmamaktadır. Yürürlükten kalkan 2253 sayılı ÇMK'nun 20. maddesi çocuğun fiili işlediği sırada farik ve mümeyyiz olup olmadığı konusunun uzman hekimler aracılığı ile tespit edileceği düzenlemekteydi, ancak şuan yürürlükteki mevzuatımızda buna ilişkin herhangi bir düzenleme yer almamaktadır.

Kusur yeteneğinin tespitinde hakimin bir karara varmak için uygun göreceği her türlü araştırma ve incelemeyi doğrudan doğruya kendisinin yapabileceği gibi, başkalarına da yaptırabileceği aşikardır. Mahkemenin görüşlerine başvurduğu kişilerin mutlaka hekim olması da zorunlu değildir. Burada tespiti gereken husus akıl hastalığında olduğu gibi arızı bir hal değil, çocuğun bedeni, akli ve ruhi melekelerinin anlayış yeteneğinin gelişiminin tespitidir.

Kusur yeteneğinin tespitinde başvurulacak uzman bilirkişinin sayısı bir kişi olabileceği gibi kuruldan da rapor alınabilir, mevzuatta kusur yeteneğinin tespitinde kuruldan rapor alınmasının zorunlu olduğuna ilişkin bir düzenlemenin mevcut olmadığı sabittir.

Keza Yargıtay Ceza Genel Kurulu 13.04.1987 tarih 7-51-212 E-K sayılı kararında da belirtildiği üzere; 'Kusur yeteneğinin tespitinde başvurulacak uzman doktor sayısı hakkında herhangi bir kayıt getirilmemiş olduğundan, bu dallarda uzman tek bir doktor tarafından da verilen rapora dayanılarak hüküm kurulmasında yasaya aykırı bir yön yoktur' şeklindeki karar dikkate alındığında kusur yeteneğinin tespiti konusunda uzman tek bir doktor tarafından verilecek raporun hükme esas alınabileceği konusunda tereddüt bulunmamaktadır.

Mahkememiz dosyası incelendiğinde kusur yeteneğinin tespitine ilişkin uzman...'ın psikiyatri uzmanı olduğu, istenilen rapor konusunda ehil bulunduğu, düzenlenmiş olduğu rapora itibar etme konusunda yasal bir engelin mevcut olmadığı, mahkememizce de uzman doktor tarafından düzenlenen rapora dayanarak suça sürüklenen çocuğun isnat olunan suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin yeterince gelişmediği kanaatine varılarak,

eylemi suç teşkil ediyor olmasına rağmen TCK'nun 31/2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına ancak 5395 sayılı ÇKK'nun 5/1-a maddesi uyarınca danışmanlık tedbiri uygulanmasına karar verilmiş olup kararda bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Keza dosyada birer örneği bulunan mahkememizin 2010/648 esas ve 2012/276 esas sayılı dosyalarında da sanıklar hakkında tek bir uzman hekim tarafından adli rapor düzenlenmiş anılan raporlara dayanılarak SSÇ'lerin isnat olunan suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneklerinin yeterince gelişmediği kanatine varılarak haklarında TCK'nun 31/2. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, mahkememizin 2010/648 esas sayılı dosyasının temyiz edilmiş olmakla Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin ... tarih ve ... sayılı ilamıyla mahkememiz kararı onanmış, mahkememizin 2012/276 esas sayılı dosyasının temyiz edilmiş olmakla Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 06.06.2013 tarih ve 22048-10646 sayılı ilamıyla mahkememiz kararının onanmasına karar verilmiştir.

... adliyesinde iki tane çocuk mahkemesi bulunmakta olup yıl içerisinde her iki mahkemeye gelen dava sayısının yaklaşık 1500-1600 civarında bulunduğu, 12-15 yaş grubuna ilişkin dava sayısının ise 600-700 civarında olduğu düşünülürse her bir dosya için uzman hekim tarafından değil de heyet raporu alınmasının dosyaların sonuçsuz kalmasına veya uzun süre sonuçlandırmasının mümkün olmamasına neden olacağı,

suça sürüklenen çocuğun karar tarihi itibarı ile 17 yaşını ikmal etmiş olup karar tarihi itibarı ile TCK'nun 31/2. maddesi kapsamında isnat olunan suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediğinin tespitinin, dolayısıyla suça sürüklenen çocuğun yaklaşık 2,5 yıl önceki fiziki ve ruhi gelişimini tespit ederek sağlıklı bir rapor alınmasının mümkün bulunmadığı" gerekçesiyle direnerek, önceki hükümdeki gibi karar vermiştir.

Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ... gün ve 28545 sayılı "incelenmeksizin mahalline iade" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçeyle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözülmesi gereken uyuşmazlık; yaşı küçük olan sanık hakkında cezai ehliyetine ilişkin heyet raporu alınmasına gerek olup olmadığının tespitine ilişkin ise de, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle direnme kararının yeni hüküm niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen ısrar kararı verilmiş olsa dahi;

a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,

b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,

c) Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da yeni delillere dayanmak,

d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak,

Suretiyle verilen hüküm, direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucunda verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.

İncelenen dosya kapsamından;

Özel Dairece hüküm; sanığın cezai ehliyetine ilişkin heyet raporu alınması gerektiğinden bahisle bozulmuş; mahalli mahkemece ise; "5237 sayılı TCK'nun 31. maddesi uyarınca 12-15 yaş grubunda bulunan şahısların cezalandırılmalarına karar verilebilmeleri için kusur yeteneğinin tespitinin gerekli olduğu düzenlenmiştir. ... isimli şahsın Ceza Hukukunda Yaş Küçüklüğü isimli kitabının 2. baskısında belirtildiği üzere kusur yeteneğinin nasıl tespit edileceğine ilişkin kanunda bir düzenlememe bulunmamaktadır. Yürürlükten kalkan 2253 sayılı ÇMK'nun 20. maddesi çocuğun fiili işlediği sırada farik ve mümeyyiz olup olmadığı konusunun uzman hekimler aracılığı ile tespit edileceği düzenlemekteydi, ancak şuan yürürlükteki mevzuatımızda buna ilişkin herhangi bir düzenleme yer almamaktadır.

Kusur yeteneğinin tespitinde hakimin bir karara varmak için uygun göreceği her türlü araştırma ve incelemeyi doğrudan doğruya kendisinin yapabileceği gibi, başkalarına da yaptırabileceği aşikardır. Mahkemenin görüşlerine başvurduğu kişilerin mutlaka hekim olması da zorunlu değildir. Burada tespiti gereken husus akıl hastalığında olduğu gibi arızı bir hal değil, çocuğun bedeni, akli ve ruhi melekelerinin anlayış yeteneğinin gelişiminin tespitidir.

Kusur yeteneğinin tespitinde başvurulacak uzman bilirkişinin sayısı bir kişi olabileceği gibi kuruldan da rapor alınabilir, mevzuatta kusur yeteneğinin tespitinde kuruldan rapor alınmasının zorunlu olduğuna ilişkin bir düzenlemenin mevcut olmadığı sabittir.

Keza Yargıtay Ceza Genel Kurulu 13.04.1987 tarih 7-51-212 E-K sayılı kararında da belirtildiği üzere; 'Kusur yeteneğinin tespitinde başvurulacak uzman doktor sayısı hakkında herhangi bir kayıt getirilmemiş olduğundan, bu dallarda uzman tek bir doktor tarafından da verilen rapora dayanılarak hüküm kurulmasında yasaya aykırı bir yön yoktur' şeklindeki karar dikkate alındığında kusur yeteneğinin tespiti konusunda uzman tek bir doktor tarafından verilecek raporun hükme esas alınabileceği konusunda tereddüt bulunmamaktadır.

Mahkememiz dosyası incelendiğinde kusur yeteneğinin tespitine ilişkin uzman...'ın psikiyatri uzmanı olduğu, istenilen rapor konusunda ehil bulunduğu, düzenlenmiş olduğu rapora itibar etme konusunda yasal bir engelin mevcut olmadığı, mahkememizce de uzman doktor tarafından düzenlenen rapora dayanarak suça sürüklenen çocuğun isnat olunan suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin yeterince gelişmediği kanaatine varılarak,

eylemi suç teşkil ediyor olmasına rağmen TCK'nun 31/2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına ancak 5395 sayılı ÇKK'nun 5/1-a maddesi uyarınca danışmanlık tedbiri uygulanmasına karar verilmiş olup kararda bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Keza dosyada birer örneği bulunan mahkememizin 2010/648 esas ve 2012/276 esas sayılı dosyalarında da sanıklar hakkında tek bir uzman hekim tarafından adli rapor düzenlenmiş, anılan raporlara dayanılarak SSÇ'lerin isnat olunan suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneklerinin yeterince gelişmediği kanatine varılarak haklarında TCK'nun 31/2. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, mahkememizin 2010/648 esas sayılı dosyasının temyiz edilmiş olmakla Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve ... sayılı ilamıyla mahkememiz kararı onanmış, mahkememizin 2012/276 esas sayılı dosyasının temyiz edilmiş olmakla Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve ...-... sayılı ilamıyla mahkememiz kararının onanmasına karar verilmiştir.

... adliyesinde iki tane çocuk mahkemesi bulunmakta olup yıl içerisinde her iki mahkemeye gelen dava sayısının yaklaşık 1500-1600 civarında bulunduğu, 12-15 yaş grubuna ilişkin dava sayısının ise 600-700 civarında olduğu düşünülürse her bir dosya için uzman hekim tarafından değil de heyet raporu alınmasının dosyaların sonuçsuz kalmasına veya uzun süre sonuçlandırmasının mümkün olmamasına neden olacağı,

suça sürüklenen çocuğun karar tarihi itibarı ile 17 yaşını ikmal etmiş olup karar tarihi itibarı ile TCK'nun 31/2. maddesi kapsamında isnat olunan suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediğinin tespitinin, dolayısıyla suça sürüklenen çocuğun yaklaşık 2,5 yıl önceki fiziki ve ruhi gelişimini tespit ederek sağlıklı bir rapor alınmasının mümkün bulunmadığı" şeklindeki, önceki hükümde yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçeyle hüküm kurulmuştur.

Bu itibarla, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, Özel Daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni hükmün doğrudan ve ilk kez Ceza Genel Kurulu tarafından ele alınması mümkün olmadığından dosyanın incelenmek üzere Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; ... Çocuk Mahkemesince verilen ... gün ve ... sayılı direnme kararı, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi yapılabilmesi amacıyla Yargıtay ... Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2016 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/645, K. 2016/140, 22 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2015/645
Karar No
2016/140
Tarih
22 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/646 K.2016/4753
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/647 K.2016/6568
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/647 K.2016/4815
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/648 K.2016/6569
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/648 K.2016/4803
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/649 K.2016/8288

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.