İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2016/27 K.2016/413

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık ...'in beraatine ilişkin, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18.11.2008 gün ve 40-437 sayılı hükmün Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza…

Esas2016/27Karar2016/413Tarih8 Kasım 2016Okuma5 dk · 1.003 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2016/27 E., 2016/413 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Kasım 2016
Yargıtay Dairesi
15. Ceza Dairesi
Mahkemesi
Ağır Ceza
Günü
11.12.2013
Sayısı
346-467
Temyiz Edenler
Katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.003 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık ...'in beraatine ilişkin, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18.11.2008 gün ve 40-437 sayılı hükmün Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 21.05.2013 gün ve 25835-9341 sayı ile;

“Sanığın Antalya Zeytinköy Mahallesinde kendi isim ve soyismini taşıyan baba adı da kendisininki gibi '....' olan bir şahsa ait tapu kaydının bulunduğunu öğrendikten sonra, tapu idaresinden aldığı 26.03.2007 tarihli tapu kaydını da kullanarak taşınmazı katılana harici satış sözleşmesi ile satıp 35.000,00 Lirayı aldığı hususunu da sözleşmeye yazarak, katılana taşınmazın satışı için noterden vekaletname vermesi,

katılanın sanık ile aynı isimli başkaca şahısların da bulunduğunu öğrenip tapu idaresinde yaptığı araştırmada taşınmazı kendisine satan sanığın anne isminin '....', tapu kaydında malik görünen ...'ın ise anne isminin 'Hatice' olduğunu anlayarak durumu sanığa sorup parasını geri istediğinde sanığın kendisini oyalaması şeklinde gelişen olayda, sanığın tapu idaresinin maddi varlığı olan tapu kaydını alıp katılana ibraz ederek suçta kullanmış olması,

kendisine ait olmadığını bildiği taşınmazı satıp parasını almış olması karşısında, suçun tüm unsurları itibarı ile oluştuğu gözetilerek sanığın cezalandırılması yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 11.12.2013 gün ve 346-467 sayı ile;

“Sanık ...'in......

Mahallesi 12053 ada 6 nolu parselde bulunan 374 metrekare arsa vasfındaki taşınmazın 244/374 hissesine sahip olduğu, edinme tarihinin 23.03.1999 olduğu, taşınmazın 775 sayılı Yasa hükümlerine göre takyitli olduğu belirlenmiş, baba adının .... olarak belirtildiği, ana adının belirtilmediği, sanık ...'in 28.03.2007 tarihinde Antalya 12. Noterliğinde mevcut taşınmaz ile ilgili ...'a düzenleme şeklinde vekaletname verdiği, ...'ın tapu müdürlüğünden alınan kayda güvenerek sanığın parasını ödediği, daha sonra taşınmazın Hatice oğlu ...'e ait olduğu, sanığın taşınmaz ile ilgisinin bulunmadığı,

...'in memurların dikkatsizliğinden yararlanarak çıkarttığı tapu ile müştekiyi dolandırdığı belirtilmiş ise de, düzenlenen vekaletnamede sanığın açık kimlik bilgilerinin .... ve .... oğlu ... olduğu belirtilmiş, tapu kaydının vekaletname tanziminden sonra alındığı 28.05.2007 tarihli dilekçe kapsamından anlaşılmış, ilkokul mezunu, hayatını şoförlük yaparak kazanan sanığın yeşilkart başvurusu sırasında üzerinde taşınmaz kaydı bulunduğunu öğrenmesi üzerine bu durumu daha önceden muhtarlık yapan ...'a, ...'ın da bu durumu emlakçılık yapan ...'a bildirdiği,

sanığın taşınmazı olduğu ve bu taşınmazı satma amacıyla bu kişilere gitmediği tüm dosya kapsamından anlaşılmış olup, sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alındığında tapudan aldığı kayda konu taşınmazın kendisine ait olmadığını bilme imkanı olmaması, çıkarılan düzenleme şeklindeki vekaletnamede sanığın anne adının açık bir şekilde belirtildiği,

mesleği emlakçılık olan katılanın mevcut belgelerle dolandırılmasının söz konusu olamayacağı, dolandırıcılık suçlarında kastın eylemi gerçekleştirmeden önce bulunması suçun kanuni unsuru olup, sanığın sattığı taşınmazın parasını aldıktan sonra taşınmazın kendisine ait olmadığını öğrenmesi durumunda menfaatin daha önceden elde edilmiş olması sebebiyle suçun kast unsurunun da sonradan oluşmayacağı, sanığın beraati hususunda tesis edilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu” gerekçesiyle önceki hükmünde direnilmesine karar vermiştir.

Bu hükmün de Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2016 tarih ve 58816 sayı ve “bozma” istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de, Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle yerel mahkeme kararının “yeni hüküm” niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;

a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,

b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,

c) Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,

d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak,

Suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.

İncelenen dosya kapsamından;

Yerel mahkemece; “sanığın, isim ve baba ismi benzerliğinden faydalanarak elde ettiği tapu kaydı ile şikayetçiyi kandırıp noterde satış vaadi sözleşmesi düzenlemek suretiyle dolandırdığına dair cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığı, suça konu gayrimenkulün 775 sayılı Yasa gereğince belediye encümen kararı ile tahsis edildiği, sanığın ekonomik durumunun iyi olmaması ve taşınmazın bulunduğu, Zeytinköy Mahallesinde mukim bulunması dikkate alınarak gerçekten de taşınmazın kendi adına tahsis edildiği düşüncesiyle hareket ettiği" şeklindeki gerekçeyle sanığın beraatine hükmolunduğu,

hükmün Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece, sanığın tapu idaresinin maddi varlığı olan tapu kaydını katılana ibraz ederek suçta kullanması ve kendisine ait olmadığını bildiği taşınmazı satıp parasını almış olması karşısında, sanığa atılı dolandırıcılık suçunun unsurları itibarı ile oluştuğu gözetilerek cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulduğu, bozmadan sonra yerel mahkemece önceki hükümde yer almayan; "düzenlenen vekaletnamede sanığın açık kimlik bilgilerinin .... ve .... oğlu ... olarak belirtildiği, tapu kaydının vekaletname tanziminden sonra alındığı,

ilkokul mezunu olup hayatını şoförlük yaparak kazanan sanığın, yeşilkart başvurusu sırasında üzerinde taşınmaz kaydı bulunduğunu öğrenmesi üzerine bu durumu daha önceden muhtarlık yapan ...'a, ...'ın da emlakçılık yapan katılana bildirdiği, sanığın taşınmazı satma amacıyla bu kişilere gitmediği tüm dosya kapsamından anlaşılmış olup, sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alındığında, tapudan aldığı kayda konu taşınmazın kendisine ait olmadığını bilme imkanının olmadığı, düzenleme şeklindeki vekaletnamede sanığın anne adının açık bir şekilde belirtildiği,

mesleği emlakçılık olan katılanın mevcut belgelerle dolandırılmasının söz konusu olamayacağı, dolandırıcılık suçunda kastın eylemi gerçekleştirmeden önce bulunmasının suçun kanuni unsuru olduğu, sanığın sattığı taşınmazın parasını aldıktan sonra taşınmazın kendisine ait olmadığını öğrenmesi durumunda menfaatin önceden elde edilmiş olması sebebiyle suçun kast unsurunun da sonradan oluşmayacağı” şeklinde yeni ve değişik gerekçeyle hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmayıp, ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurulmuş olması nedeniyle yeni hüküm niteliğindedir. Özel Daire denetiminden geçmemiş olan bu yeni hükmün doğrudan ve ilk kez Ceza Genel Kurulunca incelenmesi mümkün olmadığından, dosyanın temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 11.12.2013 gün ve 346-467 sayılı karar yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2016 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2016/27, K. 2016/413, 8 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2016/27
Karar No
2016/413
Tarih
8 Kasım 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/27 K.2016/18588
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2016/27 K.2016/3874
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2016/32 K.2016/4754
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/38 K.2016/12692
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/42 K.2016/18574
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/43 K.2016/9184

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.