İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2017/1136 K.2019/172

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 5. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 686-688

Esas2017/1136Karar2019/172Tarih7 Mart 2019Okuma5 dk · 985 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2017/1136 E., 2019/172 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mart 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

985 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 5. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 686-688

Mühür bozma suçundan sanığın TCK’nın 203 ve 43. maddeleri uyarınca 4.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 11.03.2009 tarihli ve 686-263 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 15.05.2012 tarih ve 10471-5265 sayı ile;

"Sanığın sahibi olduğunu iddia ettiği Hfm Sağlık Eğitim Basın Yayın Dağıtım Gıda İnşaat Turizm Prodüksiyon Ltd.

Şti'e ait olan 'Özel Yenimahalle Polikliniğinde' katılan kurum görevlilerince yapılan denetimlerde birtakım eksiklikler nedeniyle kadın doğum malzemelerinin bulunduğu odanın 02/02/2007 tarihinde mühürlenerek faaliyetine son verildiği, daha sonra da faaliyetine devam ettiğinden 22/05/2007 ve 18/06/2007 tarihlerinde mühürleme ve mühür bozma tutanaklarının düzenlendiğinin anlaşılması,

sanığın ifadesinde söz konusu polikliniğin kendisine ait olduğunu, ancak mesul müdürünün Yücel İnal olduğunu ve kendisinin mühürlemeden haberdar olmadığını beyan etmesi karşısında, katılan kurum ve ilgili diğer kurumlardan suç tarihleri itibariyle söz konusu polikliniğin mesul müdürünün kim olduğunun tespit edilip, bu kişi veya kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulup, dava açılması halinde, her iki davanın birleştirilmesi, keza aynı işyerine ilişkin daha önce düzenlenen mühür bozma tutanakları hakkında kamu davası açılıp açılmadığı, açılmış ise kamu davalarının akıbeti araştırılıp, derdest olanlarının da birleştirilmesi,

kesinleşenlerin ise onaylı örneğinin alınmasından sonra eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının saptanması, işyerinde suç tarihi itibariyle sorumlu kişi veya kişilerin tespit edilmesi ve gerektiğinde tutanak tanıkları da dinlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması..." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 25.12.2012 tarih ve 606-896 sayı ile, sanığın TCK'nın 203, 50/1-a ve 52/1. maddeleri uyarınca 3.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu hükmün de sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 15.05.2014 tarih ve 2689-5435 sayı ile;

"...Sanığın, ilgili sağlık kuruluşunun mesul müdürünün ..... olduğu, kendisinin mühürlemeden haberdar olmadığı, aynı eylem ile ilgili olarak 27/02/2006 tarihinde ilgili şirketin mesul müdürü olarak yetkili kılınan Yusuf Beyazpınar hakkında da dava açıldığı şeklindeki savunması, 06/12/2006 ve 22/05/2007 tarihli tespit tutanaklarında ..... ve....isimli şahısların mesul müdür olarak imzalarının bulunması, sanığın adli sicil kaydında görülen Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/416 Esas, 2008/471 sayılı kararının dosyamız kapsamındaki suç tarihine yakın zamanda işlenen mühür bozma suçuna ilişkin olması,

Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 07/11/2012 tarihli cevabi yazısının suç tarihi itibariyle yetkili kişi veya kişileri tespit için yetersiz kalması, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 09/10/2012 tarihli cevabi yazısının ise sanık hakkındaki tüm suçlara ait dosyalara ilişkin olması karşısında.

Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin bahsi geçen dosyası getirtilerek aynı yere ilişkin olup olmadığı, iş bu davanın mükerrer açılıp açılmadığı hususlarının araştırılması, mükerrer ise davanın reddi aksi halde suç tarihi itibariyle mesul müdürün kim veya kimler olduğunun ilgili kuruluşlardan sorulması, tutanak düzenleyicilerinin, diğer şirket ortaklarının ve suç tarihinde ilgili sağlık kuruluşunda çalışan kişilerin tanık olarak dinlenmeleri, mühürleme ve mühür bozma tutanağındaki imzaların kimlere ait olduğunun tespiti sonrasında, belirlenen yetkili kişi veya kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulması,

dava açılması halinde davaların birleştirilmesi, keza aynı işyerine ilişkin düzenlenen mühür bozma tutanakları hakkında kamu davası açılıp açılmadığı, açılmış ise kamu davalarının akıbeti araştırılıp, derdest olanlarının da birleştirilmesi,

kesinleşenlerin ise onaylı karar örneklerinin alınmasından sonra eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının saptanması sonrasında sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi..." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel Mahkeme ise 23.10.2014 tarih ve 686-688 sayı ile, bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir. Bu hükmün de sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2017 tarihli ve 396082 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesiyle dosya 6763 sayılı Kanun'un 36. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 307. maddesi uyarınca, kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesince 02.11.2017 tarih ve 1845-4709 sayı ile, direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı mühür bozma suçunun sübutu bakımından eksik araştırmayla hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle direnme kararının yasal ve yeterli gerekçe içerip içermediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

İncelenen dosya kapsamından;

Yerel Mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda, bozma ilamında belirtilen Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/416 esas ve 2008/471 karar sayılı dosyasının getirtilmesine yönelik bozma nedenine uyulmasına karar verilmiş olup bu bozma sebebi dışında kalan diğer bozma nedenleri yönünden direnme kararı verilmesine rağmen, direnme gerekçeleri gösterilmeden ve bozmaya niçin uyulmadığı açıklanmadan, önceki hükümdeki gerekçenin aynen tekrarlanması suretiyle direnme kararına konu hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır.

Anayasamızın 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, kanun koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi uygulamada da keyfiliğe yol açacağından kuşku yoktur. Nitekim Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş uygulamalarına göre de, bir karar bozulmakla tamamen ortadan kalkacağından, yerel mahkeme tarafından CMK’nın 34, 230 ve 232. maddeleri uyarınca yeniden usulüne uygun olarak hüküm kurulması, bunun yanında direnmeye ilişkin gerekçenin de gösterilmesi gerekmektedir.

Bu açıklamalar ışığında ön soruna ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;

Yerel Mahkemece, bozma ilamında belirtilen Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/416 esas ve 2008/471 karar sayılı dosyasının getirtilmesine yönelik bozma nedenine uyulmasına karar verilmiş olup bu bozma sebebi dışında kalan diğer bozma nedenleri yönünden direnme kararı verilirken, bu ilkeler doğrultusunda işlem yapılmamış, direnme nedenleri gösterilmeden ve bozmaya niçin uyulmadığı açıklanmadan önceki hükümdeki gerekçenin tekrarlanması suretiyle hüküm kurulmuştur.

Bu itibarla, diğer yönleri incelenmeyen direnme kararına konu hükmün belirtilen nedenle bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1-Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2014 tarihli ve 686-688 sayılı direnme kararına konu hükmünün, usul ve kanuna uygun direnme gerekçesi gösterilmeden karar verilmesi isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 2-Dosyanın, mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 07.03.2019 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/1136, K. 2019/172, 7 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2017/1136
Karar No
2019/172
Tarih
7 Mart 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/1141 K.2019/3884
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/1143 K.2019/2405
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/1145 K.2019/3982
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/1151 K.2019/4995
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/1155 K.2019/3979
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/1156 K.2019/2330

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.