İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2017/426 K.2017/469

Kararı Veren

Esas2017/426Karar2017/469Tarih14 Kasım 2017Okuma6 dk · 1.159 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2017/426 E., 2017/469 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Kasım 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.159 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Kararı Veren

Yargıtay Dairesi : 15. Ceza Dairesi

Mahkemesi :Ağır Ceza

Günü : 03.03.2016

Sayısı : 397-106

Şikâyetçi : ...

Sanık ...'ın nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK'nun 158/1-f, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 6.880 Lira adli para cezası; resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanunun 204/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, her iki suç yönünden TCK'nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna ilişkin Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18.04.2011 gün ve 325-122 sayılı hükümlerin, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 23. Ceza Dairesince 05.10.2015 gün ve 2963-4615 sayı ile;

“1- Sanığın temyiz dilekçesinde suça konu çeki açık adres bilgilerini verdiği ...’ndan almış olduğunu ifade etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, ... isimli kişinin araştırılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi, gerek sanığın gerekse bahse konu kişinin imza ve yazı örneklerinin temini ile çek üzerindeki imza ve yazılarla mukayesesini ve çekin orjinal olup olmadığının tespitini içeren bilirkişi raporu aldırılması ile toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi,

2- Suça konu çekin iğfal kabiliyetinin olup olmadığının mahkemece değerlendirilmemesi karşısında; öncelikle belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu cihetle, suça konu belge aslının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle aldatıcı nitelikte olup olmadığının kararda tartışılması ve denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulması gerekirken bu husus yerine getirilmeden çekin özelliklerini ifade eden izahatla yetinilmesi” isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.

Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi ise 03.03.2016 gün ve 397-106 sayı ile;

"Sanık hakkında açılan kamu davası üzerine yargılamaya başlayan mahkememiz tarafından bir türlü savunması alınamayan sanık hakkında yakalama emri çıkartılmış, uzun süre dinlenemeyen sanığın yakalama emrinin infaz edildiği sorgusunda suça konu çeki .... isimli kişiden ciro ile aldığını beyan etmiş, ....'ın kimlik bilgileri ve adresini bildireceğini beyan etmiş, ancak mahkememize herhangi bir bilgi sunmaması,

ticari ilişkiye dair belge ibraz etmemesi nedeniyle kriminal rapor içeriği göz önüne alınarak diğer delillerle birlikte sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş, yine yargılama aşamasında adli emanette kayıtlı çek 18.04.2011 tarihli duruşmada incelenerek çekin özellikleri zapta geçirilmiş ve çek üzerinde herhangi bir tahrifat ya da silinti bulunmadığı gözlemlenmiştir.

Mahkememizin mahkûmiyet kararından sonra dosyayı temyiz eden sanık tarafından yargılamanın devamı sırasında hiç dile getirilmeyen ... isimli bir şahsın ismi verilmiş ve bu şahıstan yapılan ticaret karşılığında suça konu çeki aldığı dile getirilmiştir. Öncelikle yargılama aşamasına kadar dile getirilmeyen böyle bir kişinin temyiz aşamasından sonra sanık tarafından bildirilmesi nedeniyle araştırılma imkanı mahkememizin tasarrufunda bulunan bir konu olarak değerlendirilmemiştir.

Kaldı ki, sanık tarafından bu şahısla ticari ilişkisi olduğuna ilişkin bir belge temyiz dilekçesine dahi eklenmemiştir. Ayrıca bozma ilamında belirtildiği üzere suça konu çek duruşma aşamasında incelenmemiş de değildir. Dolayısıyla Yargıtayın ilgili dairesinin her iki bozma nedeni dosya kapsamı ile uyumlu gözükmemektedir." gerekçesiyle ilk hükmünde direnmiştir.

Bu hükümlerin de sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.05.2016 gün ve 211980 sayılı "onama" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca 14.12.2016 gün ve 856-1611 sayı ile.

6763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 22.12.2016 gün ve 398 sayılı kararı ile Yargıtay 23. Ceza Dairesinin kapatılması nedeniyle aynı karar uyarınca bu Daireye ait işlerin devredildiği Yargıtay 15. Ceza Dairesince yapılan inceleme sonucu 28.03.2017 gün ve 3852-8278 sayı ile, direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı suçların sübutu bakımından eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkin ise de; Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle, bozmadan sonra yapılan yargılamada, sanığa duruşma günü davetiyesinin usulüne uygun olarak çıkarılıp çıkarılmadığı, çıkarılmadığının kabulü halinde, bozma kararından haberdar olmayan sanığın yokluğunda direnme kararı verilmesinin olanaklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

İncelenen dosya kapsamından;

Yerel mahkemece bozma kararından sonra yapılan yargılamada, bozma ilamı ve duruşma günü davetiyesinin, sanığın 18.05.2011 tarihli temyiz dilekçesinde bildirdiği en son adresi “Gazi Mahallesi 1421 Sokak No: 21 Sultangazi/ İstanbul” yerine MERNİS'de kayıtlı “Ali Kuşcu Mahalle .... İstanbul” adresine tebliğe çıkarıldığı, sanığın bu adreste oturmaması nedeniyle davetiyenin muhtarlığa tebliğ edildiği, mahkemece sanıktan bozma kararına karşı diyecekleri sorulmadan, önceki hükümde direnilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326/2. maddesinde,

"...(2) Sanık veya müdahil ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir.” hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm gereğince, bozma kararı sanık lehine olsa dahi bozmadan sonra yapılan yargılamada yerel mahkemece sanık, katılan ve varsa müdafii ve vekillerine duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ olunmalı, duruşma gününden haberdar edilmelidirler.

Yerleşmiş yargısal kararlarda da vurgulandığı üzere, tebligat yapılamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen sanığın duruşmaya gelmemesi halinde, verilecek cezanın bozmaya konu olan cezadan daha ağır olmaması halinde yargılamaya devam olunarak bir karar verilmelidir. Karar; lehine de bozulmuş olsa, sanığa duruşma gününü bildiren davetiye tebliğ olunmalı, buna rağmen duruşmaya gelmediği takdirde, bozmanın lehe olduğu dikkate alınarak, bir karar verilmelidir.

Bu aşamada ön sorunun sağlıklı bir çözüme kavuşturulabilmesi için Tebligat Kanununun ilgili hükümleri üzerinde durulmasında fayda bulunmaktadır.

7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesi;

" Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.

Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır...” şeklinde düzenlenmiştir.

Buna göre tebligat, tebliğ edilecek şahsın bilinen en son adresinde yapılacak, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde ise, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi (MERNİS) bilinen en son adresi olarak kabul edilecek ve tebligat bu adrese yapılacaktır.

Bu açıklamalar ışığında ön soruna ilişkin uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;

Bozmadan sonra yapılan yargılamada, sanık adına çıkartılan duruşma günü ve Yargıtay bozma ilamını içeren davetiyenin, sanığın temyiz dilekçesinde bildirdiği en son adresi “Gazi Mahallesi, 1421 Sokak No: 21 Sultangazi/ İstanbul” yerine MERNİS'te kayıtlı “Ali Kuşcu Mahallesi, Haliç Caddesi No: 33 İç Kapı No: 1 İstanbul” adresine tebliğe çıkarıldığı ve bu şekilde yapılan tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesine uygun olmadığı göz önüne alındığında; yerel mahkemece sanığın bildirdiği en son adrese usulüne uygun tebligat yapılıp bozma ilamından haberdar edilmesi ve sanığa diyeceklerini bildirme olanağının sağlanması gerekirken, bu usulî zorunluluğa uyulmadan, yargılamaya devam edilerek yokluğunda karar verilmesi savunma hakkının kısıtlanması niteliğindedir.

Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün, saptanan bu usuli nedenden dolayı sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2016 gün ve 397-106 sayılı direnme hükmünün, duruşma günü ve Yargıtay bozma ilamını içeren davetiyenin sanığın bildirdiği en son adrese tebliğe çıkarılmadan ve buna bağlı olarak bozma kararından haberdar edilmeden, yokluğunda yargılamaya devam edilip hüküm kurulması isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 2- Dosyanın, mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.11.2017 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/426, K. 2017/469, 14 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2017/426
Karar No
2017/469
Tarih
14 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/426 K.2017/18297
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/427 K.2017/18298
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/428 K.2017/9553
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/428 K.2017/25925
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/428 K.2017/18299
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/428 K.2017/26949

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.