İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2017/624 K.2017/298

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Günü : 02.09.2013 Sayısı : 314-577 Nitelikli yağma suçuna teşebbüsten sanık ...'nün TCK'nun 149/1-c-h, 35, 62, 53, 58 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasıyla…

Esas2017/624Karar2017/298Tarih30 Mayıs 2017Okuma6 dk · 1.259 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2017/624 E., 2017/298 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Mayıs 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.259 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Günü : 02.09.2013 Sayısı : 314-577 Nitelikli yağma suçuna teşebbüsten sanık ...'nün TCK'nun 149/1-c-h, 35, 62, 53, 58 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba ilişkin Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 11.02.2008 gün ve 282-20 sayılı hükmün, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 04.07.2013 gün ve 31455-15841 sayı ile; "Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

Sanığın suç arkadaşı ... hakkında, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/347 esas 2006/239 karar sayılı ilamıyla yağma suçundan verilen mahkûmiyet kararına karşı sanık Sami savunmanının temyizi üzerine Dairemizin 27.11.2012 günlü kararıyla özetle '...Sami'nin yakınanın omzunda bulunan çantayı çekip aldığı, bölgedeki kapkaç olayları sebebiyle olay yerinde bekleyen sivil polis memurlarının olaya müdahale ettiği, Sami'nin otoya binmeye çalışırken ayağına tekme vurmak suretiyle düşürülerek yakalandığı, vatandaşlarca çantanın yakınana iade edildiği ve sanık ile yakalanamayan Muammer'in kaçtığının anlaşılması karşısında;

eylemin bir bütün olarak 5237 sayılı TCK'nın 142/2-b, 35. maddelerine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması' gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği, aynı eylem ile ilgili olarak sonraki tarihte yakalama emri ile bulunan sanık ... hakkında adı geçen mahkeme tarafından 11.02.2008 tarihli hüküm ile yağma suçundan mahkûmiyet kararı verildiğinin anlaşılması karşısında.

Dairemizin ... hakkında verdiği bozma kararından sonra dosyanın hangi aşamada olduğu belirlenip, derdest ise getirtilip sanık ... hakkındaki dosya ile birlikte değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 02.09.2013 gün ve 314-577 sayı ile; "Dosyadaki delillerin tümü birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suç tarihinde üzerine atılı bulunan suçu işlediği sabittir. Mahkemece Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 04.07.2013 tarih, 2010/31455 Esas, 2013/15841 Karar sayılı bozma kararında belirttiği aynı olaydan dolayı sanık ... ile ilgili yine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27.11.2012 tarih, 2009/22326 Esas, 2012/22139 Karar sayılı bozma ilamına konu olan 09.12.2006 tarih, 2005/347 Esas, 2006/239 Karar sayılı önceki kararla verilen mahkûmiyet hükmünde 04.06.2013 tarih, 2013/51-415 E-K sayılı kararla direnilmesine karar verilmiştir.

Söz konusu karar gerekçesi 'Olayda tartışılması ve çözülmesi gereken sorun sanığın eyleminin niteliğidir.

Sanığın eylemi nitelik itibarıyla iddianamede anlatıldığı gibi teşebbüs aşamasında kalmış birden çok kişi ile birlikte geceleyin nitelikli yağma mıdır, yoksa Yargıtay 6. Ceza Dairesinin oyçokluğu ile bozma ilamında belirttiği gibi TCK'nun 142/2-b ve 35 maddelerinde yer bulan elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle hırsızlık mıdır, bu meselenin halli zorunludur.

Kovuşturma aşamasında şikayetten vazgeçen müşteki mahkemedeki beyanlarında; olay günü saatini hatırlamadığını ancak gece karanlık olduğunu, yürürken elinde bulunan çantayı bir şahsın çekiştirdiğini gördüğünü, çantayı vermemek için kendisinin de çekiştirdiğini, şahsın elindeki çantayı çekiştirerek zorla alıp yanında bulunan bir arabanın ön koltuğuna oturduğunu, bu arada orada bulunan kişilerin müdahalede bulunduğunu ve çantayı alıp kendisine verdiğini, çantasını alan kişi ile çekişirken o kişinin kendisine vurmadığını, herhangi bir silah tevcih etmediğini söyleyerek, şikayetçi olmadığını belirtmiştir.

Yine müşteki soruşturma aşamasında polisteki beyanlarında ... isimli şahsın zorla kolunda asılı bulunan çantayı çekerek aldığını ve araca binmek üzere hamle yaptığını, kendisinin çığlık attığını, bu esnada sivil polis olduğunu öğrendiği görevlilerin araca binmeye çalışan şahsı ayağından tutarak çektiklerini ve yakaladıklarını belirtmiştir.

Görüleceği üzere müşteki gerek hazırlık aşamasında, gerekse kovuşturma aşamasında farklılık arzetmekle beraber elinde veya kolunda olmasının önem arzetmeyeceği çantayı çekiştirerek sanığın zorla aldığını belirtmektedir. Peki bu zor nedir, bunun hallolması gerekmektedir. Bu zor esnasında müştekide bir yaralanma olması zorunlu mudur değil midir. Yağma suçu TCK'nun 148. maddesinde tanımlanmış ve orada tarif edilmiştir. TCK'nun 149. maddesi ile nitelikli hallerini belirlemektedir.

Yani yağmanın temel tarifi TCK'nun 148. maddesindedir. TCK'nun 148. maddesinin gerekçesinde yağma suçu anlatılırken hırsızlık suçundan farklı olarak malın sahibi bulunan mağdurun o mal üzerindeki rızasının cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ortadan kaldırılması gerekmektedir. Bizim olayımızda tehdit anlatılmamıştır. Bizim olayımızda söz konusu olan cebirdir. Peki bu cebir yani zor nedir.

Cebrin yani zorun kişi uhdesinde yani zilyetliğinde bulunan malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya elverişli olması gerekmektedir. Yağma suçunun TCK'nun 142/2-b maddesinde yer alan elde veya üstte taşıyan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceri ile hırsızlık suçundan farkı; cebir veya tehdit olmasıdır. Somut olayımız da cebirdir.

TCK'nun 142/2-b maddesindeki hırsızlığın oluşabilmesi için kişinin elinde veya üstünde taşınan eşyanın ani bir şekilde habersizce çekilip alınması ya da hissettirmeden özel beceri ile eski deyimle yankesicilik suretiyle alınması gerekir. Kişinin bunların alındığını fark etmesi durumunda karşı koyması halinde eğer eylem devam ettirilir ise artık bu hırsızlık aşamasını geçmiş zor olgusu olduğundan yağmaya dönüşmüştür.

Somut olayda mahkememizde oluşan kanaate göre sanık gece sayılan zaman dilimi içerisinde hakkındaki dosya tefrik edilerek mahkememizce 11.02.2008 tarih, 2006/282 Esas 2008/20 Karar sayılı kararla TCK'nun 149/1-c-h, 35/2 ve 62/1 maddeleri uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilen ve dosyası temyiz aşamasında Yargıtayda olan diğer sanık ... ile birlikte hareket ederek müştekinin direncini zor kullanmak suretiyle kırarak, rızasını zorla bertaraf ederek ona karşı nitelikli yağma suçunu işlediği yönündedir.

Mahkememizde bu yönde oluşan vicdani kanaat tam ve kesindir. Tüm bu gerekçelerle mahkememizce önceki kararda direnmek suretiyle sanık ...'un nitelikli yağma suçundan cezalandırılmasına yönelik aşağıdaki hüküm kurulmuştur.' şeklindedir. Söz konusu kararlar dosyadadır.

Somut olayda mahkemece, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 04 Temmuz 2013 tarih, 2010/31455 Esas 2013/15841 Karar sayılı kararında belirtildiği şekilde ... hakkındaki dosya ile bu dosyanın birlikte değerlendirilmesi gerekli görülmemiştir” gerekçesiyle, sanığın önceki hükümdeki gibi cezalandırılmasına karar vermiştir.

Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2014 gün ve 306805 sayılı “onama” istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca 07.12.2016 gün ve 421-1072 sayı ile; 6763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 12.04.2017 gün ve 33-1000 sayı ile, direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; suç niteliğinin tespiti bakımından eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkin ise de, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle yerel mahkeme kararının eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;

a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,

b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,

c) Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,

d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçelerle veya sonradan yürürlüğe girip lehe hükümler içermekle uygulanması gereken yeni kanun normlarına dayanarak hüküm kurmak,

Suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.

İncelenen dosya kapsamından;

Sanığın nitelikli yağma suçuna teşebbüsten mahkûmiyetine ilişkin ilk hükmün Özel Dairece; sanığın eylemine iştirak ettiği belirtilen ... hakkında ayrı görülen davada nitelikli yağma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz edilmesi üzerine, eylemin hırsızlık olarak nitelendirilerek bozma kararı verildiği de dikkate alınarak, sanığın eyleminin nitelendirilmesi açısından ... hakkındaki davanın akıbeti araştırılıp, derdest ise sanık hakkındaki dava ile birlikte değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasından sonra,

yerel mahkemece ... hakkındaki dava dosyasının bir örneği dosya arasına konulmak suretiyle bozma kararının gereğinin yerine getirilmeye çalışıldığı, akabinde ... hakkındaki davada bozmadan sonra kurulan direnme hükmünün gerekçesi kararda belirtilerek, ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmayıp, yeni hüküm niteliğindedir. Bu yeni hükmün doğrudan Ceza Genel Kurulunca ele alınması mümkün olmadığından, dosyanın temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 02.09.2013 gün ve 314-577 sayılı karar yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2017 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/624, K. 2017/298, 30 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2017/624
Karar No
2017/298
Tarih
30 Mayıs 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2017/625 K.2017/3929
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2017/625 K.2017/5803
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2017/626 K.2017/3618
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2017/626 K.2017/3896
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2017/626 K.2017/1870
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2017/627 K.2017/5081

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.