İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2017/863 K.2022/830

Davacı ... vekilinin, müvekkilinin silahlı terör örgütüne yardım ve yataklık etme suçunu işlediği iddiasıyla 29.05.2001 tarihinde gözaltına alındığı, 05.06.2001 tarihinde tutuklandığı, tutuklandığı suç nedeniyle hakkında 14.06.2001 tarihinde kamu davası…

Esas2017/863Karar2022/830Tarih22 Aralık 2022Okuma5 dk · 1.051 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2017/863 E., 2022/830 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Aralık 2022
Yargıtay Dairesi
12. Ceza Dairesi
Mahkemesi
Ağır Ceza
Sayısı
308-409
Temyiz Edenler
Davacı ve davalı vekili
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.051 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Davacı ... vekilinin, müvekkilinin silahlı terör örgütüne yardım ve yataklık etme suçunu işlediği iddiasıyla 29.05.2001 tarihinde gözaltına alındığı, 05.06.2001 tarihinde tutuklandığı, tutuklandığı suç nedeniyle hakkında 14.06.2001 tarihinde kamu davası açıldığı, 3 yıl 8 ay tutuklu kaldıktan sonra yargılama sırasında serbest bırakıldığı ancak açılan davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği, söz konusu bu kararın da kesinleşme tarihi dikkate alındığında yargılamanın 13 yıl sürmesi nedeniyle makul sürenin aşıldığı ve adil yargılanma hakkının ihlâl edildiği,

ayrıca gözaltında alındığında ailesine yakınlarına bu durumun haber verilmediği, hakkındaki iddiaların kendisine bildirilmediği ve uzun süre hâkim önüne çıkarılmadığı, bu nedenlerle uğradığı 200.000 TL maddi ve 200.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalı Maliye Hazinesinden tahsili talebiyle açtığı davanın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 31.10.2014 tarihli ve 364-328 sayılı hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 25.05.2016 tarih ve 11220-8796 sayı ile;

"...Dosya içeriğine göre dava konusu olay bakımından 466 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 1-6. fıkralarındaki hâllerinin oluşmadığı ancak yargılamanın 13 yıl kadar sürmüş olduğunun anlaşılması karşısında makul sürenin aşıldığının ve adil yargılanma hakkının ihlâl edildiğinin kabulü ile bu nedene dayalı olarak davacı lehine makul bir miktar manevi tazminata hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel Mahkeme ise 09.12.2016 tarih ve 308-409 sayı ile;

"1- Davacının, her ne kadar örneği dosyaya alınan karar örneğinde yer verilmemiş ise de, 2001 yılında Hizbullah Terör Örgütü üyesi olduğu iddiası ile gözaltına alınıp tutuklandığı ve yine 2004 yılında tahliye edildiği, hakkında açılan davada İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesince 2001/213 Esas, 2012/96 karar ile 765 sayılı TCK'nın 102/3. maddesi uyarınca kamu davasının dava zamanaşımı nedeni ile düşürülmesine karar verildiği ve söz konusu kararın sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9.Ceza Dairesi Başkanlığının 29.04.2014 tarih 2013/12645 Esas, 2014/5484 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, karar örneğinin incelenmesinden anlaşılmıştır.

2- Gözaltı ve tutukluluğun süresine göre 5320 sayılı Kanun'un 6. maddesi göndermesi gereği olayda 466 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmekte olup söz konusu 466 sayılı kanunun 1. maddesinde 7 bend hâlinde tazminat istenebilecek koşullar sınırlı olarak sayılmıştır.

Somut olayda davacı hakkında İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeni ile düşürülmesine karar verilmiş olup Ceza Genel Kurulunun 18.11.1997 tarih 225-246 Esas ve Karar, 12. Ceza Dairesi Başkanlığının 06.05.2013 tarih 2013/8025-12551 esas ve karar sayılı içtihatlarında da ifade edildiği üzere; (M.Albayrak- F.Özer- F.İlhan- M.Erdoğan Koruma Tedbirleri Nedeni ile Tazminat Davaları Adalet Yayınları 2014 Baskı Sayfa 203-204) tutuklu kalınan ceza davası dava zamanaşımı nedeni ile ortadan kaldırılması halinde 466 sayılı yasaya göre tazminat talebinde bulunulamaz.

Somut olayda davacının tutuklu kaldığı dosyadaki dava dava zamanışımı nedeni ile düşürülmüş olduğundan, Yargıtay 12.CD Başkanlığı'nın söz konusu 25.05.2016 tarihli bozma ilamında belirtildiği üzere dava konusu olay bakımından 466 sayılı Kanun'un 1.maddesinin 1-6 fıkralarındaki hâllerin oluşmadığı sabittir.

Söz konusu bozma ilamına uyularak karar verilecek olması halinde gerek 466 sayılı Yasa'da gerekse CMK'nın 141-144. maddelerinde düzenlenen koruma tedbirleri nedeniyle tazminat hakkında yasalarda yer almayan ve yasal dayanağı bulunmayan yargılamanın uzun sürmesi nedenine dayalı olarak karar verilmiş olunacağı gibi davacının aynı zamanda maddi tazminat isteminin de olmasına rağmen Yargıtay bozma ilamında sadece manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkin gerekçeye göre maddi tazminata karar verilmemesini bu istemin red olunmasının da kendi arasında çelişki oluşturacağı kabul edilerek bu nedenle davanın yasal dayanağı bulunmadığından

reddine dair mahkememizin önceki kararında direnilmesine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir." şeklindeki gerekçe ile bozma nedenine direnerek önceki hüküm gibi karar vermiştir.

Direnme kararına konu bu hükmün de davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2017 tarihli ve 8064 sayılı "Bozma" istekli tebliğnamesiyle dosya 6763 sayılı Kanun'un 36. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesince 15.05.2017 tarih ve 2199-3980 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; davacıya koruma tedbiri nedeniyle tazminat verilmesi gerekip gerekmediğinin belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle, Yerel Mahkeme kararının “yeni hüküm” niteliğinde bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;

a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,

b) Bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak,

c) Bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,

d) Önceki kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak,

Suretiyle verilen hüküm, direnme kararı olmayıp yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi hâlinde ise incelemenin Yargıtay’ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.

İncelenen dosya kapsamından;

Yerel Mahkemece, davacının maddi ve manevi tazminat talep etme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle verilen tazminat talebinin reddine ilişkin ilk hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece,

“Dosya içeriğine göre dava konusu olay bakımından 466 sayılı Kanunun 1. maddesinin 1-6. fıkralarındaki hallerinin oluşmadığı ancak yargılamanın 13 yıl kadar sürmüş olduğunun anlaşılması karşısında makul sürenin aşıldığının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğinin kabulü ile bu nedene dayalı olarak davacı lehine makul bir miktar manevi tazminata hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi” isabetsizliğinden bozulmasından sonra Yerel Mahkemece ise direnme kararında önceki hükümde yer almayan,

“...Gerek 466 Sayılı Yasa’da gerekse CMK.’nun 141-144. maddelerinde düzenlenen koruma tedbirleri nedeniyle tazminat hakkında yasalarda yer almayan ve yasal dayanağı bulunmayan yargılamanın uzun sürmesi nedenine dayalı olarak karar verilmiş olunacağı gibi davacının aynı zamanda maddi tazminat isteminin de olmasına rağmen Yargıtay bozma ilamında sadece manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkin gerekçeye göre maddi tazminata karar verilmemesini bu istemin ret olunmasının da kendi arasında çelişki oluşturacağı kabul edilerek bu nedenlerle davanın yasal dayanağı bulunmadığından reddine dair mahkememizin önceki kararında direnilmesine dair

aşağıdaki hüküm verilmiştir.” şeklindeki yeni ve değişik gerekçeye yer verilmiş olup, bu hususun Özel Dairece incelenmemiş olması karşısında, konunun ilk kez Ceza Genel Kurulunca incelenmesi olanaklı görülmediğinden, hükmün Özel Dairece incelenmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, Yerel Mahkemenin son uygulaması direnme kararı olmayıp, yeni hüküm niteliğinde bulunduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 09.12.2016 tarihli ve 308-409 sayılı karar "yeni hüküm" niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 22.12.2022 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/863, K. 2022/830, 22 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2017/863
Karar No
2022/830
Tarih
22 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2017/886 K.2022/799
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2017/1168 K.2022/777
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/1668 K.2022/1623
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/2360 K.2022/1624
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2018/129 K.2022/781
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2018/229 K.2022/778

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.