İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2017/98 K.2017/413

Teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçundan mağdur sayısınca iki kez cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda eyleminin silahlı tehdit suçunu oluşturduğu kabul edilerek, sanık ...'ın TCK'nun 106/2-a, 43/1, 53, 54…

Esas2017/98Karar2017/413Tarih17 Ekim 2017Okuma4 dk · 895 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2017/98 E., 2017/413 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Ekim 2017
Mahkemesi
Ağır Ceza
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

895 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçundan mağdur sayısınca iki kez cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda eyleminin silahlı tehdit suçunu oluşturduğu kabul edilerek, sanık ...'ın TCK'nun 106/2-a, 43/1, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 26.10.2009 gün ve 99-255 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 22.01.2015 gün ve 15143-717 sayı ile;

"...İftira etmesi için hiç bir neden bulunmayan yakınanların beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın olay gecesi sahil kenarındaki bankta oturmakta olan yakınanların yanına giderek 1 TL para istediği, vermemeleri üzerine de 'vereceksiniz lan' diyerek çıkardığı bıçağı yakınanlara doğru salladığının anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 149/1-a, 35, 150/2. maddelerine uyan yağma suçuna uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde kabulle uygulama yapılması..." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyan İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın 5237 sayılı TCK'nun 149/1-a-h, 35/2, 150/2, 62, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca iki kez 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin 21.04.2015 gün ve 58-112 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 09.10.2015 gün ve 3974-43525 sayı ile;

"...26.10.2009 tarihli ilk hükmün Yargıtay tarafından sanık aleyhine bozulmuş olması karşısında; 1412 sayılı CMUK'nın 326. maddesi uyarınca sanığa bozmaya karşı diyecekleri sorulması gerektiği gözetilmeden duruşmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi..." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 15.01.2016 gün ve 386-10 sayı ile;

"...Mahkememizce sanığın tehdit suçundan dolayı TCK'nun 106/2-a ve 43/1. maddeleri gereğince mahkûmiyetine ilişkin olarak verilen hüküm yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiştir.

1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesinde; hükmün yalnızca sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291. maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmesi halinde yeniden verilen hükmün, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamayacağı açıkça belirtilmiştir.

Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.01.2015 gün ve 15143-717 sayı ile, ilk bozma ilamında da bu düzenleme nedeniyle 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesinin gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir.

1412 sayılı CMUK'nun 326/2. maddesinde; sanık veya katılan veya vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek davanın gıyapta bitirilebileceği belirtilmiştir.

Bu kuralın istisnası aynı maddenin son cümlesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre bozma sonrası yapılan yargılama sonunda verilecek ceza bozmaya konu cezadan daha ağır ise sanıktan mutlaka bozmaya karşı diyecekleri sorulmalıdır.

Mahkemenin bozmaya konu cezadan daha ağır bir cezaya hükmedebilmesi için sanık aleyhine katılan veya Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz yoluna başvurulması gerekmektedir.

Olayda; mahkememizce verilen ilk mahkûmiyet kararı yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiştir. Bu nedenle sanığın kazanılmış hakkı söz konusudur. Verilecek cezanın bozmaya konu cezadan daha ağır olması CMUK'nun 326/son maddesindeki açık düzenleme karşısında mümkün değildir.

Kanun koyucu burada kriter olarak bozmaya konu ceza ile bozma sonrası verilecek cezayı esas almıştır. Şayet bozma sonrasında verilecek ceza bozmaya konu ilamda yazılı cezadan daha ağır olacak ise o takdirde sanıktan bozmaya karşı diyeceklerinin sorulması zorunludur. Aksi halde böyle bir zorunluluk bulunmamaktadır. Bu nedenle direnme kararı verilmiştir..." şeklindeki gerekçeyle sanığın 21.04.2015 tarihli hükümdeki gibi cezalandırılmasına karar vermiştir.

Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2016 gün ve 56690 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca 07.12.2016 gün ve 633-926 sayı ile; 6763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 26.01.2017 gün ve 19-155 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; aleyhe olan bozma kararına karşı beyanı alınmayan sanık hakkında mahkûmiyet hükmü verilmesinin mümkün olup olmayacağının belirlenmesine ilişkin ise de; Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle, yerel mahkeme kararının eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;

a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,

b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,

c) Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,

d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçelerle veya sonradan yürürlüğe girip lehe hükümler içermekle uygulanması gereken yeni kanun normlarına dayanarak hüküm kurmak,

Suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.

İncelenen dosya kapsamından;

Bozma sonrası yapılan yargılamada yerel mahkemece, 12.11.2015 tarihli tensip tutanağı ile sanığın bozmaya karşı diyeceklerinin sorulması için Konya Ağır Ceza Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilerek bozmanın gereğinin yerine getirilmeye çalışıldığı, 15.01.2016 tarihli oturumda ise; talimatın bila ikmal iade edildiği belirtilerek, aleyhine olan bozma kararına karşı diyecekleri sorulmadan sanığın yokluğunda 21.04.2015 gün ve 58-112 sayılı hükümde direnilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmayıp yeni hüküm niteliğindedir. Bu yeni hükmün doğrudan Ceza Genel Kurulunca ele alınması mümkün olmadığından, dosyanın temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle, İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.01.2016 gün ve 386-10 sayılı karar yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2017 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/98, K. 2017/413, 17 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2017/98
Karar No
2017/413
Tarih
17 Ekim 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/98 K.2017/7654
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2017/99 K.2017/6868
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2017/99 K.2017/10602
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/99 K.2017/12270
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2017/101 K.2017/9106
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/101 K.2017/9396

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.