İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2018/413 K.2021/532

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 18. Ceza Dairesi Mahkemesi :Sulh Ceza Sayısı : 60-131

Esas2018/413Karar2021/532Tarih4 Kasım 2021Okuma7 dk · 1.452 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2018/413 E., 2021/532 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Kasım 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.452 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 18. Ceza Dairesi Mahkemesi :Sulh Ceza Sayısı : 60-131

Sanık ...’ın tehdit ve hakaret suçlarından TCK’nın 106/1-2. cümlesi, 125/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca iki kez 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Kalecik (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesince verilen 26.07.2011 tarihli ve 60-131 sayılı hükümlerin sanık vasisi tarafından temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 26.02.2013 tarih ve 164218 sayı ile;

hükümlerden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 77 ila 94. maddeleri ile yapılan değişikliklerin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle dosyanın Yerel Mahkemeye iade edildiği, yeniden yargılama yapan Yerel Mahkemece 11.11.2013 tarih ve 36-72 sayı ile; inceleme konusu suçların basın ve yayın ya da düşünce ve kanaat açıklama yöntemiyle işlenmediği gerekçesiyle yeniden hüküm kurulmasına gerek olmadığına ve dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtaya gönderilmesine karar verildiği, dosyayı inceleyen Yargıtay 18. Ceza Dairesince 02.04.2018 tarih ve 5700-4748 sayı ile;

"Sanık hakkında verilen yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin kararın, CMK'nın 223. maddesine göre hüküm niteliğinde olmadığı, temyizinin mümkün bulunmadığı, ayrıca Yerel Mahkemece verilen bu kararın taraflarca temyiz edilmediği, Anlaşıldığından, tebliğnameye aykırı olarak, sanık ...'ın temyiz davası isteği hakkında bir karar vermeye yer olmadığına" karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 06.06.2018 tarih ve 17165 sayı ile;

"...Katılan ... ile sanık ...'ın bir süre birlikte yaşadıkları, daha sonra sanığın cezaevine girdiği, cezaevinden katılana yazdığı mektupta sair tehdit ve hakaret içeren sözler bulunduğu, bu itibarla sanığın sair tehdit ve hakaret suçlarını işlediği anlaşılmakla, Kalecik Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/60 esas, 2011/131 karar sayılı 26.07.2011 tarihli kararı ile sanık hakkında sair tehdit suçundan 5237 sayılı TCK'nın 106/1-2. cümlesi gereğince 3 ay hapis, hakaret suçundan 5237 sayılı TCK'nın 125/2. maddesi gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,

hükmün sanık vasisi tarafından 02.05.2012 havale tarihli dilekçesi ile temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımızın 4-2012/164218 sayılı 26.02.2013 tarihli yazısı ile hükümden sonra yürürlüğe giren 02.07.2012 tarih ve 6352 sayılı Kanun gereğince değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle dosyanın mahkemesine iade edildiği, ancak dava konusu suçların basın yayın yoluyla işlenmediği,

yine sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleri ile işlenen suçlar babında değerlendirilemeyeceği, dosya yeni esasa kaydedilerek yapılan yargılama sonunda yeniden hüküm kurulması gerektiği halde, Kalecik Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/36 esas 2013/72 karar sayılı 11.11.2013 tarihli kararı ile yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, karara ilişkin temyiz değerlendirilmesinin yapılabilmesi için dosyanın tekrar Yargıtaya gönderilmesine karar verildiği, iş bu hükmün CMK'nın 223. maddesine göre hüküm niteliğinde olmadığı,

sanığın sair tehdit suçundan 5237 sayılı TCK'nın 106/1-2. cümlesi gereğince 3 ay hapis, hakaret suçundan 5237 sayılı TCK'nın 125/2. maddesi gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kalecik Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/60 esas 2011/131 karar sayılı 26.07.2011 tarihli kararı Yargıtay Ceza Dairesinden geçmediğinden ortadan kalkmadığı ve sanık vasisinin temyiz talebi hakkında bir karar verilmediğinden söz konusu kararın kesinleşmediği..." görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.

CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 18. Ceza Dairesince 25.06.2018 tarih ve 4270-10047 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; Yerel Mahkemece sanık hakkında verilen 26.07.2011 tarihli mahkûmiyet hükümlerinin Özel Dairece temyizen incelenmesi gerekip gerekmediğinin belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya kapsamından;

Kalecik Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2011 tarihli ve 726-80-50 sayılı iddianamesi ile; sanık ... hakkında katılan ...’a yönelik hakaret ve tehdit suçlarını işlediği iddiasıyla ve TCK’nın 106/1-2. cümlesi, 125/2, 53 ve 58. maddelerinin uygulanması istemiyle kamu davası açıldığı,

Kalecik Sulh Ceza Mahkemesince 26.07.2011 tarih ve 60-131 sayı ile; sanığın tehdit suçundan TCK’nın 106/1-2. cümlesi, hakaret suçundan ise TCK’nın 125/2. maddesi gereğince iki kez üç ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 ve 58. maddeleri uyarınca hak yoksunluğuna ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği,

Sanık vasisinin temyizi üzerine dosya kendisine gelen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 26.02.2013 tarih ve 164218 sayı ile; hükümden sonra yürürlüğe giren 02.07.2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun’un 77 ila 94. maddeleri ile yapılan değişikliklerin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle dosyanın Yerel Mahkemeye iade edildiği,

Dosyanın gönderildiği Kalecik Sulh Ceza Mahkemesince 11.11.2013 tarih ve 36-72 sayı ile; “6352 sayılı Kanun’un ilgili maddelerinin incelenmesinde dava konusu suçun basın yayın yoluyla işlenmediği, düşünce ve kanaat açıklama yöntemleri babında ele alınacak suçların işlenme biçimleri ve bu suçların nitelikleri dikkate alındığında sanığın, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek sözlerinin ve bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit etmesi eyleminin sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenen suçlar babında değerlendirilemeyeceğinden yeniden hüküm kurulmasına gerek olmadığına, karara ilişkin temyiz değerlendirmesinin yapılabilmesi için dosyanın tekrar Yargıtay’a gönderilmesine” karar verildiği,

Söz konusu karara yönelik taraflarca kanun yoluna başvurulmadığı,

Anlaşılmıştır.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.02.2013 tarihli ve 164218 sayılı yazısında değinilen 05.07.2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 02.07.2012 tarihli ve 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun

'un 77 ve 78. maddeleri ile 09.06.2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanunu'nda, 79 ila 93. maddeleri ile Türk Ceza Kanunu'nda, 94. maddesi ile de 04.11.2004 tarihli ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'da değişiklikler yapılmış,

6352 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında;

"(1) 31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı;

a) Soruşturma evresinde, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine,

b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine,

c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine,

karar verilir.",

Geçici 2. maddesinin birinci fıkrasında ise;

"(1) Bu Kanunda yapılan değişiklikler karşısında; ilgili suçlardan dolayı açılan ve temyiz aşamasında bulunan dava dosyalarından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunanlar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; Yargıtay ilgili dairesinde bulunan dosyalar ise bu dairece, hükmü veren mahkemeye gönderilir."

Hükümlerine yer verilmiştir.

Yasal düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere söz konusu değişikliklerin itiraza konu olayda basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmediği anlaşılan hakaret ve tehdit suçları bakımından sanığın hukuki durumunu etkileyecek bir yönü bulunmamaktadır.

Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;

Sanık hakkında katılana yönelik hakaret ve tehdit suçlarını işlediği iddiasıyla TCK’nın 106/1-2. cümlesi, 125/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca açılan kamu davası üzerine Yerel Mahkemece sanığın tehdit suçundan TCK’nın 106/1-2. cümlesi, hakaret suçundan ise TCK’nın 125/2. maddesi gereğince iki kez üç ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 ve 58. maddeleri uyarınca hak yoksunluğuna ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği,

sanık vasisinin temyizi üzerine dosya kendisine gelen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümden sonra yürürlüğe giren 02.07.2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun’un 77 ila 94. maddeleri ile yapılan değişikliklerin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle dosyanın Yerel Mahkemeye iade edildiği, dosya kendisine gelen Yerel Mahkemece.

“6352 sayılı Kanun’un ilgili maddelerinin incelenmesinde dava konusu suçun basın yayın yoluyla işlenmediği, düşünce ve kanaat açıklama yöntemleri babında ele alınacak suçların işlenme biçimleri ve bu suçların nitelikleri dikkate alındığında sanığın, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek sözlerinin ve bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit etmesi eyleminin sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenen suçlar babında değerlendirilemeyeceğinden yeniden hüküm kurulmasına gerek olmadığına,

karara ilişkin temyiz değerlendirmesinin yapılabilmesi için dosyanın tekrar Yargıtay’a gönderilmesine” karar verildiği ve bu karara karşı taraflarca kanun yoluna başvurulmadığı anlaşılan olayda;

6352 sayılı Kanun uyarınca yapılan değişiklikler nedeniyle ilgili suçlardan dolayı açılan ve temyiz aşamasında bulunan dava dosyalarından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunanların Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmü veren mahkemeye gönderileceği belirtilmek suretiyle 6352 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesi ile söz konusu gönderme yazılarına bozma kararı etkisi tanınmış ise de itiraza konu olayda sanığa atılı suçların açıkça aynı Kanun'un Geçici 2. maddesinde belirtilen basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmediğinin anlaşılması,

bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.02.2013 tarihli ve 164218 sayılı yazısının bozma kararı hükmünde olduğundan söz edilememesi ve Yerel Mahkemece 11.11.2013 tarihinde verilen yeniden hüküm kurulmasına gerek olmadığı kararının ardından dosyanın temyiz değerlendirmesinin yapılabilmesi için tekrar Yargıtaya gönderilmesi karşısında.

Yerel Mahkemece verilen ve sanık vasisi tarafından temyiz edilen 26.07.2011 tarihli ve 60-131 sayılı hükümlerin temyiz incelemesi yapılmak üzere Özel Daireye gönderilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçeyle kabulüne karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının DEĞİŞİK GEREKÇEYLE KABULÜNE, 2- Dosyanın, Kalecik (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesince verilen 26.07.2011 tarihli ve 60-131 sayılı hükümlere yönelik sanık vasisinin temyiz dilekçesi doğrultusunda temyiz incelemesi yapılması amacıyla Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 07.07.2020 tarihli ve 173 sayılı kararı ile Yargıtay 18. Ceza Dairesinin kapatılması nedeniyle aynı karar uyarınca bu Daireye ait işlerin devredildiği Yargıtay 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 04.11.2021 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/413, K. 2021/532, 4 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2018/413
Karar No
2021/532
Tarih
4 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2018/424 K.2021/607
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2018/437 K.2021/1566
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2018/438 K.2021/1472
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2018/447 K.2021/1360
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2018/455 K.2021/1407
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2018/456 K.2021/1511

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.