İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2018/69 K.2018/273

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 5. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Günü : 19.04.2013 Sayısı : 1141-258

Esas2018/69Karar2018/273Tarih5 Haziran 2018Okuma6 dk · 1.279 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2018/69 E., 2018/273 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Haziran 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.279 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 5. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Günü : 19.04.2013 Sayısı : 1141-258

Mühür bozma suçundan sanık ...'nin, TCK'nun 203/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 18.06.2008 gün ve 100-437 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 25.09.2012 gün ve 9890-9338 sayı ile;

“... Sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

TCK'nın 203. maddesinde mühür bozma eylemi için hapis cezası ile adli para cezası seçenek yaptırım olarak öngörüldüğü hâlde, sanık hakkında neden hapis cezası yaptırımının tercih edildiğinin denetime olanak verecek bir şekilde gerekçeleri gösterilmek suretiyle açıklanmaması,

TCK'nın 61. maddesinde belirtilen ölçütlere başvurularak, temel cezanın belirlenmesi gerekirken, özelliğinin ne olduğu da tam olarak açıklanmaksızın bu ölçütlerden suçun işleniş şekli ölçütüne ve yine sanığın umursamaz tutum ve davranışları şeklindeki yasal olmayan bir ölçüte göre cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi,

Mahkûmiyet kararı verildiği hâlde, sanık hakkında TCK´nın 53. maddesinin uygulanmasına karar verilmemiş olması” isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.

Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesi ise 19.04.2013 gün ve 1141-258 sayı ile; sanık hakkında TCK'nun 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluğuna hükmetmiş, diğer bozma nedenleri açısından önceki hükümde direnmiştir.

Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2014 gün ve 261945 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesiyle dosya, kararına direnilen daireye gönderilmiş, 6763 sayılı Kanunun 36. maddesiyle değişik CMK'nun 307. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesince 31.01.2018 gün ve 10373-317 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar;

Mahkûmiyet kararı verilmesine rağmen TCK’nun 53. maddesinin uygulanmamasına ilişkin Özel Daire bozma nedenine açıkça direnildiğine dair bir karar mevcut olmayıp, yeni kurulan hükümde de TCK'nun 53. maddesi uygulandığından diğer iki bozma nedenine direnildiği gözetilerek,

1- Sanık hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası gerektiren mühür bozma suçundan hüküm kurulurken temel hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak 1 yıl hapis cezası olarak belirlenmesinde gösterilen gerekçenin yasal ve yeterli olup olmadığının,

2- Sanık hakkında hapis cezası tercih edilirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilip gösterilmediğinin,

Belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya kapsamından;

... görevlilerince düzenlenen 07.03.2006 tarihli tutanakta; sanığın işletmekte olduğu ekmek fırınının imalat ruhsatı olmaması gerekçesiyle mühürlenerek faaliyetten men edildiğinin, 14.09.2006 günlü tutanakta ise; mührün bozularak faaliyetin sürdürüldüğünün tespit edildiğinin belirtildiği,

Sanığın sabıka kaydının bulunmadığı,

Sanığın aşamalardaki beyanlarında suçlamaları kabul etmediği,

Yerel mahkeme hükmünün gerekçe kısmında, hapis cezasının tercih edilmesine ve temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine ilişkin bir açıklamanın bulunmadığı, hüküm fıkrasında ise; “sanığın eylemine uyan 5237 sayılı yeni Türk Ceza Yasasının 203/1. maddesi gereğince suçun işleniş şekli ve özelliği, sanığın umursamaz tavır ve davranışı göz önüne alınarak takdiren ve teşdiden 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına” şeklindeki gerekçeyle seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilerek ve alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlendiği,

Anlaşılmaktadır.

Temel cezanın belirlenmesine ilişkin ilkeler 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesinin birinci fıkrasında;

“(1) Hâkim, somut olayda,

a) Suçun işleniş biçimini,

b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,

c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,

d) Suçun konusunun önem ve değerini,

e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,

f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,

g) Failin güttüğü amaç ve saiki,

Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler” şeklinde düzenlenmiştir.

5237 sayılı TCK’nun “Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasındaki, “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” biçimindeki hüküm ile de, işlenen fiil ile hükmolunan ceza ve güvenlik tedbirleri arasında “orantı” bulunması gerektiği vurgulanmıştır.

Kanun koyucu, cezaların kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından hâkime, olayın özelliği ve işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı bir şekilde gerekçesini göstererek iki sınır arasında temel cezayı belirleme yetki ve görevi yüklemiştir. Hâkimin temel cezayı belirlerken dayandığı gerekçe, TCK’nun 61/1. maddesine uygun olarak, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saiki ile ilgili dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde kanuni ve yeterli olmalıdır.

Öte yandan, mühür bozma suçu 5237 sayılı TCK'nun 203. maddesinde; "(1) Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır" şeklinde düzenlenmiş, hapis ve adli para cezası seçimlik ceza olarak öngörülmüştür.

TCK'nun 58. maddesinin üçüncü fıkrasında; “Tekerrür hâlinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur” ile 50. maddesinin ikinci fıkrasında; "Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez" şeklinde hükümler bulunmakta ise de, 5237 sayılı TCK'nda, hapis ve adli para cezasının seçimlik ceza olarak birlikte öngörüldüğü durumlarda temel cezanın hangi kıstaslara göre belirleneceği konusunda herhangi bir açık düzenleme bulunmamaktadır.

Yukarıda temel cezanın belirlenmesine ilişkin ilkeler anlatılırken ayrıntılı olarak yer verilen TCK’nun 61. maddesine ilişkin açıklamalar dikkate alındığında, TCK'nda hapis ve adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü durumlarda temel cezanın nasıl belirlenmesi gerektiğine ilişkin mükerrir sanıklar dışında ayrıca bir düzenleme yer almadığından, bu ahvalde temel ceza, TCK'nun 61. maddesinde gösterilen kıstaslara göre belirlenmelidir.

Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konuları birlikte değerlendirildiğinde;

Sanığın işletmekte olduğu ekmek fırınının, imalat ruhsatı bulunmadığı gerekçesiyle ... görevlilerince 07.03.2006 tarihinde mühürlenerek faaliyetten men edildiği, 14.09.2006 tarihinde anılan iş yerinde yapılan denetimde ise mührün bozularak faaliyetin sürdürüldüğünün tespit edildiği olayda;

İş yeri mühürlendikten altı ay sonra belediye görevlilerince yapılan denetimde mührü bozarak iş yerindeki faaliyetini devam ettirdiği tespit edilen sanığın eyleminin, yüklenen suç yönünden ayırt edici bir özelliğinin bulunmaması nedeniyle yerel mahkemece temel ceza belirlenirken gösterilen “suçun işleniş şekli ve özelliği" biçimindeki gerekçenin oluşa ve dosya kapsamına uygun olmadığı, "umursamaz tavır ve davranışı" şeklindeki gerekçenin de TCK'nun 61. maddesinin 1. fıkrasında sayılmaması nedeniyle yasal nitelik taşımadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde;

yerel mahkemece temel cezanın dosya içeriğine uygun, adalet, hak ve nesafet kuralları ve orantılılık ilkesiyle bağdaşacak şekilde belirlenmediği ve TCK'nun 61. maddesinde yer alan ve olay ile uyumlu olmayan bir ibarenin gerekçe olarak gösterilmesinin, temel cezanın belirlenmesinde kanun koyucunun aradığı anlamda yasal ve yeterli bir gerekçe olmadığı,

yine seçimlik cezalardan biri tercih edilirken gösterilen gerekçenin, Ceza Genel Kurulunun 08.10.2013 tarih ve 1393-412 sayılı kararında da belirtildiği gibi, TCK’nun 61. maddesindeki kıstaslara göre dosya kapsamı ile uyumlu olması hâlinde kanuna uygun ve yeterli olduğu kabul edilebilir ise de, yerel mahkemenin temel cezada alt sınırdan ayrılma gerekçesinin dosya içeriği ile uyumlu, yasal ve yeterli olmaması nedeniyle seçimlik cezalardan hapis cezasını tercih etme gerekçesinin de sonuç itibarıyla yasal ve yeterli olmadığı kabul edilmelidir.

Öte yandan, hükümden sonra 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 140-85 sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi karşısında, sanık hakkında belirtilen maddenin uygulanması bakımından, mahkemece yeniden değerlendirme yapılmasında da zorunluluk bulunmaktadır. Bu itibarla, isabetli bulunmayan yerel mahkemenin direnme kararına konu hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2013 gün ve 1141-258 sayılı direnme kararına konu hükmünün, sanık hakkında mühür bozma suçundan hüküm kurulurken temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan uzaklaşma ve seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edilme gerekçesinin yasal ve yeterli olmaması ve hükümden sonra 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün ve 140-85 sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi karşısında, sanık hakkında belirtilen maddenin uygulanması bakımından, mahkemece yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedenlerinden BOZULMASINA,

2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2018 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/69, K. 2018/273, 5 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2018/69
Karar No
2018/273
Tarih
5 Haziran 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2018/71 K.2018/8598
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/71 K.2018/6554
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/72 K.2018/6692
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/73 K.2018/7258
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2018/73 K.2018/6906
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2018/73 K.2018/6140

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.