İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2019/187 K.2021/612

Kararı veren

Esas2019/187Karar2021/612Tarih7 Aralık 2021Okuma6 dk · 1.200 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2019/187 E., 2021/612 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Aralık 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.200 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Kararı veren

Yargıtay Dairesi : 7. Ceza Dairesi

Mahkemesi :Asliye Ceza

Sayısı : 553-957

Eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın yurda sokma suçundan sanık ...'ın 5607 sayılı Kanun'un 3/1, TCK'nın 62, 52/4, 51 ve 51/3. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 2.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, müsadereye ve hapis cezasının ertelenmesine ilişkin ... 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 04.12.2015 tarihli ve 553-957 sayılı hükmün, sanık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 24.12.2018 tarih ve 9495-14734 sayı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da 23.01.2019 tarih ve 127349 sayı ile;

“Hüküm sanık ...'ın yüzünde 04/12/2015 tarihinde açıklanmış olup.

CMUK'nın 310/1. madde gereğince 1 haftalık yasal temyiz süresi geçtikten sonra sanık ... müdafiinin 16/02/2016 (UYAP'a kayıt tarihi) tarihinde temyiz dilekçesini sunmuş olması nedeniyle ve hükmün sanık ...'ın yüzünde açıklanmış olması nedeniyle, gerekçeli kararın sanık ... müdafiine tebliği de zorunlu olmadığından, sanık ... müdafiine 10/02/2016 tarihinde yapılan tebliğ işleminin temyiz süresini yeniden başlatmayacağı hususları da gözetilerek, CMUK 317. madde gereğince sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin süre yönünden reddine karar verilmesi yerine yazılı şekilde ;

sanık ... hakkındaki hükmün onanmasına şeklinde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olmadığı düşünüldüğünden. Yüksek Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 24/12/2018 gün ve 2018/9495 Esas, 2018/14734 Karar sayılı kararının 'Sanık ... hakkındaki hükmün onanmasına ' ilişkin kısmına yönelik olarak itiraz talebinde bulunulması gerektiği," görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.

CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca inceleme yapan Özel Dairece, 25.03.2019 tarih ve 152-28414 sayı ile itirazın yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Dairece inceleme dışı sanık Yusuf Sofalı hakkında eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın yurda sokma suçundan verilen beraat kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, inceleme dışı sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün ise Özel Dairece onandığı anlaşılmakla; itirazın kapsamına göre inceleme sanık ... müdafisinin 16.02.2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olup olmadığı hususunda sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; 04.12.2015 tarihli oturumda sanık ...’ın yüzüne karşı verilen hükme yönelik sanık müdafisinin 16.02.2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya kapsamından;

... 10. Noterliği tarafından düzenlenen 10.01.2012 tarihli ve 01137 yevmiye sayılı genel vekâletname ile sanık ...’ın Av. ..., Av. ... ve Av. ...’yı vekil olarak tayin ettiği, Yerel Mahkemenin 09.07.2012 tarih ve 45-777 sayılı kararının Av. ... tarafından sanık ... vekili sıfatıyla 09.07.2012 tarihli vekâletname ekli dilekçeyle temyiz edildiği ve temyiz istemini inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince sanık hakkında kurulan hükmün “sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun’un 3/1. maddesi kapsamında kaldığı” gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği,

Bozma kararı sonrasında 04.11.2015 tarihli oturumda Av. ...’nın sanık ...’ın müdafisi olduğunu belirterek söz aldığı ve bozma ilamının lehe olan hususlarına uyulmasını talep ettiği,

Kısa kararın verildiği 04.12.2015 tarihli oturuma sanık ... müdafisinin katılmadığı ancak aynı oturumda hazır bulunan sanık ...’ın bozma ilamına karşı beyanda bulunmasından sonra son sözü sorulmak suretiyle Yerel Mahkemece “dava konusu eşyayı serbest bölge içerisinde bulunan depodan alıp, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın serbest bölgeden çıkartarak ülkeye sokma” şeklinde kabul edilen eylemi nedeniyle 5607 sayılı Kanun'un 3/1, TCK’nın 51, 52/2-4 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 2.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine şeklinde kurulan hükmün sanığın yüzüne karşı tefhim edildiği,

Gerekçeli kararın sanık müdafisi Av. ...’a 11.02.2016 tarihinde tebliğ edildiği, sanık müdafisinin ise tebliğ tarihinden sonra 16.02.2016 tarihinde temyiz talebinde bulunduğu,

Hükümdeki kanun yolu bildiriminin; “ ...sanıklar ve sanık ... müdafiinin yüzüne karşı, katılan vekilinin yokluğunda, yokluklarında karar verilenler yönünden kararın tebliğinden, yüzlerine karşı karar verilenler yönünden kararın tefhiminden itibaren 7 günlük süre içerisinde, mahkememiz kalemine doğrudan başvurup beyanın tutanağa geçirilmesi ya da yazılı dilekçeyle başvurması halinde ilgili Yargıtay nezninde temyiz yasa yolu açık olmak üzere,” şeklinde olduğu,

Anlaşılmaktadır.

Olağan kanun yollarından olan temyiz incelemesinin yapılabilmesi için bir temyiz davası açılmış olmalıdır. Temyiz davasının açılabilmesi için de 1412 sayılı CMUK'nın 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 310. maddesine göre iki şartın varlığı gereklidir. Bunlardan ilki istek, ikincisi ise süre şartıdır.

Uyuşmazlık konusu olayda istek şartının gerçekleştiği konusunda bir tereddüt bulunmadığından süre şartının gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulmalıdır.

CMUK’nın, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince uygulanması gereken 310. maddesinde, temyiz isteminin yüze karşı verilen kararlarda hükmün tefhiminden itibaren bir hafta içinde hükmü veren mahkemeye verilecek bir dilekçe ile veya zabıt kâtibine yapılacak beyanla olacağı, bu takdirde, beyanın tutanağa geçirilerek hâkime tasdik ettirileceği, yoklukta verilen kararlarda ise temyiz süresinin tebliğle başlayacağı belirtilmiştir.

Ayrıntılarına Ceza Genel Kurulunun 04.06.1984 tarihli ve 2-196 sayılı kararında yer verildiği üzere, ilgili kişinin yüzüne karşı verilen bir hükme yönelik yasal temyiz süresi, tefhimle birlikte başlamakta olup sonradan yapılan karar tebliği, temyiz süresini yeniden başlatmayacaktır. Ancak, tefhim ile birlikte temyiz süresinin işlemeye başlaması için kanun yolu bildiriminin Kanun'un öngördüğü şekilde ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde yapılması gerekmektedir.

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2. maddesinde;

“Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.” hükmüne yer verilmiş,

Bu düzenlemeye paralel olarak 5271 sayılı CMK’nın 34/2. maddesinde;

“Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir.”,

231/2. maddesinde;

“Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir.”,

232/6. maddesinde ise;

“Hüküm fıkrasında, 223. maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve mercinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.”,

Şeklindeki emredici düzenlemeler yer almıştır.

Gerek yüze karşı, gerekse yoklukta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıkça belirtilmesi zorunludur. Bu bildirimlerdeki temel amaç tarafların başvuru haklarını etkin bir biçimde kullanmalarının sağlanması ve bu eksiklik nedeniyle hak kayıplarına yol açılmamasıdır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus eksik veya yanılgılı bildirim nedeniyle bihakkın kullanılmasının engellenip engellenmediğinin belirlenmesidir. Bildirimdeki eksikliğin yol açtığı bir hak kaybı bulunmamakta ise bu durum eski hâle getirme nedeni oluşturmayacaktır.

Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;

Sanık ...’ın yüzüne karşı verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin “ ...sanıklar ve sanık ... müdafisinin yüzüne karşı, katılan vekilinin yokluğunda, yokluklarında karar verilenler yönünden kararın tebliğinden, yüzlerine karşı karar verilenler yönünden kararın tefhiminden itibaren 7 günlük süre içerisinde, mahkememiz kalemine doğrudan başvurup beyanın tutanağa geçirilmesi ya da yazılı dilekçeyle başvurması halinde ilgili Yargıtay nezninde temyiz yasa yolu açık olmak üzere, temyiz edilmediğinde kararın kesinleşeceği de vurgulanarak...” şeklindeki kanun yolu bildiriminin, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2,

231/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen şekilde ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde yapıldığı göz önüne alındığında, 04.12.2015 tarihli mahkûmiyet hükmünün sanık ...’ın yüzüne karşı verildiği, sanık müdafisinin 16.02.2016 tarihinde UYAP sistemine kaydedilmiş dilekçeyle temyiz talebinde bulunduğu, yasal bir zorunluluk olmamasına rağmen, sanık müdafisine yapılan karar tebliğinin, temyiz süresini yeniden başlatmayacağından, tefhim ile başlayan bir haftalık temyiz süresinin 11.12.2015 tarihinde sona erdiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, sanık ... müdafisinin kanuni süreden sonra gerçekleşen temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 310 ve 317. maddeleri uyarınca reddine karar verilmelidir. Ulaşılan bu sonuç itibarıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2- Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 24.12.2018 tarihli ve 9495-14734 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, 3- Sanık ... müdafisinin ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2015 tarihli ve 553-957 sayılı mahkûmiyet hükmüne yönelik kanuni süreden sonra gerçekleştirdiği temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 310 ve 317. maddeleri uyarınca REDDİNE 07.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/187, K. 2021/612, 7 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2019/187
Karar No
2021/612
Tarih
7 Aralık 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2019/187 K.2021/1637
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2019/196 K.2021/30164
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2019/204 K.2021/30167
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2019/205 K.2021/30192
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/207 K.2021/13316
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/231 K.2021/16783

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.