İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2020/230 K.2020/356

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 5. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 84-52

Esas2020/230Karar2020/356Tarih9 Temmuz 2020Okuma6 dk · 1.188 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2020/230 E., 2020/356 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Temmuz 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.188 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 5. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 84-52

Sanıklar ... ve ...’ın zimmet suçundan TCK’nın 247/1, 247/2, 43/1, 62, 53 ve 63. maddeleri gereğince 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba ilişkin Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.02.2015 tarihli ve 84-52 sayılı hükümlerin sanıklar müdafileri ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 19.09.2019 tarih ve 3043-8425 sayı ile onanmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 22.01.2020 tarih ve 4546 sayı ile;

"...Dosyada mevcut 03.07.2103 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre anılan parsellerin yeşil alan olduğu, üzerinde yer alan yapıların büyük kısmının kaçak yapılar olduğu ve imar mevzuatına aykırı olduğu ifade edildiği, bu açıdan bakıldığında, İmar Kanunu'na aykırı olarak yapılmış yapılar hakkında, yeşil alan olduğu için yasal bir değerlendirmede bulunmadan sezonluk faaliyette bulunan kuruluşların elde ettikleri kâr, ticari faaliyetleri ve imar kanununa göre belediye tarafından yıkılması gereken yapıların inşaat maliyetleri ve gelecekte kullanılabilirliği gibi subjektif somut veriler ile desteklenmeyen raporun hükme esas alınamayacağı,

Ayni sermaye arttırımından önce rüşvet anlaşmasının varlığından söz edilmeyen bir dönemde Edremit 1. ve 2. Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından emsal değerler, belediye birim fiyatları, kira gelirlerine göre tespiti yapılan bilirkişi raporunun dosya muhtevası ile uyumlu bulunduğu ve somut olgulara dayandığı, anılan değer tespiti üzerine yıllık yeniden değerlendirme oranı uygulandığında ise arsaların değerlerinin üzerinde satıldığı,

mahkeme tarafından yargılama aşamasında alınan 28.04.2014 tarihli bilirkişi raporunda da, arsaların dosyada mevcut gayrimenkullerin metrakare emsal fiyatları nazara alındığında değerinin üzerinde bir fiyata satışının yapıldığının ifade edildiği,

dosya kapsamına uygun bu bilirkişi raporlarına göre bu satımdan elde edilen bir bir menfaat bulunmaması nazara alındığında, sırf yasal prosedürlere uymayıp üç yıllık süre beklenmeden sözkonusu arsaların değerleri üzerinde satışının başlıbaşına zimmet suçuna sebebiyet vermeyeceği, bu açıdan bakıldığında sanıkların Türk Ticaret Kanunu hükümleri ve şirket söyleşmesine aykırı olarak ayni sermaye olarak ED-BEL Ltd.

Şti.'ye devrine karar verilen ve üç yıl pay devri yasağı bulunan gayrimenkullerin yasal süresi dolmadan değerinin üzerinde bir fiyatla satılması ve buna karşılık sanık Tuncer'e araba alınmak suretiyle menfaat teminine ilişkin eylemin topluca rüşvet suçunu oluşturacağı..." görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.

CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesince 15.04.2020 tarih, 748-10512 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

İtirazın kapsamına göre inceleme sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıkların eylemlerinin rüşvet ve zimmet suçlarını mı yoksa sadece rüşvet suçunu mu oluşturduğunun ve sanıklara atılı zimmet suçundan eksik araştırma ile karar verilip verilmediğinin belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle, hazır bulundukları oturumda son söz sanıklara verilmeden hüküm kurulmasının, savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

İncelenen dosya kapsamından;

Sanıklar ... ve müdafisi, sanık ..., inceleme dışı sanıklar , ..., ..., ... ve müdafileri, sanıklar ..., ..., ..., ..., ...,., ... müdafileri ve katılanlar vekillerinin hazır bulunduğu 24.02.2015 tarihli oturumda, adı geçenlerden Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı diyeceklerinin sorulduğu, sonra hazır bulunan sanıklar ...ve ... ile inceleme dışı sanıklar...’dan son sözlerinin ve haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi konusunda rıza gösterip göstermediklerinin sorulduğu, ardından hazır bulunan sanık müdafileri ve inceleme dışı sanık müdafilerinden ayrı ayrı son sözlerinin sorulduğu, hazır bulunan sanıklar ...ve ...’a son söz hakkı tanınmadan duruşmaya son verilip hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

1412 sayılı CMUK'nın 251. maddesine benzer hükümler içeren 5271 sayılı CMK'nın "Delillerin tartışılması" başlıklı 216. maddesinin üçüncü fıkrasında; "Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir." düzenlemesi yer almaktadır. Bu hüküm uyarınca katılmış olduğu takdirde son söz mutlaka sanığa verilerek duruşma bitirilecektir. Ceza muhakemesinde sanığın en önemli haklarından biri de savunma hakkı olup, hazır bulunduğu oturumda son söz sanığa verilmeden hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun birçok kararında açıkça belirtildiği üzere, savunma hakkı ile yakından ilgili olan son sözün sanığa ait bulunduğuna ilişkin usul kuralı emredici nitelikte olup bu kurala uyulmaması kanuna mutlak aykırılık oluşturmaktadır.

Bununla birlikte, yürürlükten kaldırılmış bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 251. maddesinin son fıkrasındaki; "Sanık namına müdafii tarafından müdafaada bulunulsa dahi müdafaaya ilave edecek bir şeyi olup olmadığı sanığa sorulur." şeklindeki düzenlemenin yeni usul kanununda yer almamasının nedeni, aynı yöntemin yeni yasada kabul edilmemesi değil, 216. maddenin son fıkrasındaki "Hükümden önce son söz hazır bulunan sanığa verilir." ibaresinin bu anlamı da kapsamasıdır.

Temyiz mercisince verilen bozma kararından sonra ilk derece mahkemeleri tarafından yargılamaya devam olunduğunda, dava henüz sonuçlanmamış bulunduğundan, ilk defa hüküm kurulurken "son sözün sanığa verilmesi" kuralı, bozmadan sonra başlayan yargılamalarda da "kamu davasının kesintisizliği ve sürekliliği" ilkesinin doğal bir sonucu olarak aynen geçerli olacaktır.

Kovuşturmanın sona erdirilip hükmün tesis ve tefhimine geçilmesinden önce son söz alan tarafın sanık olması gerektiği şeklinde anlaşılması gereken "son sözün sanığa verilmesi" kuralına uyulmaması hâli, gerek "savunma hakkının sınırlandırılamayacağı" ilkesine, gerekse CMK'nın 216. maddesinin üçüncü fıkrasına açık aykırılık teşkil edecek ve bu durum, temyiz incelemesi aşamasında hükmün esasına geçilmeden önce bozma nedeni kabul edilecektir.

Öğretide. "Son söz sanığındır. Son sözün sanığa verilmesi, müdafaa bakımından çok önemlidir. Bunun içindir ki son sözün hazır bulunan sanığa verilmemesi mutlak temyiz sebebi, hukuka kesin aykırılık ve dolayısıyla bozma sebebi sayılmaktadır." (Nurullah Kunter-Feridun Yenisey-Ayşe Nuhoğlu, Ceza Muhakemesi Hukuku, 18. Baskı, Beta Yayınları, İstanbul 2014, s. 1484.). "Hüküm safhasına geçmeden önce son söz hazır olan sanığa verilmek zorundadır.

Bu hüküm silahların eşitliği ve suçsuzluk karinesi ilkelerinin gereği olarak düzenlenmiş, uyulması zorunlu ve emredici bir hükümdür.

Son sözün sanığa verilmesi bozmadan sonraki yargılamada da uyulması zorunlu bir usul kuralıdır." (Yener Ünver-Hakan Hakeri, Ceza Muhakemesi Hukuku, 7. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara 2013, Cilt: 2, s. 146–149.) şeklinde görüşler ileri sürülmek suretiyle, hükmün tesis ve tefhim edildiği duruşmada hazır bulunan sanığa mutlaka son sözün verilmesi gerektiği düşüncesi ittifakla benimsenmiştir.

Bu açıklamalar ışığında ön soruna ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;

Yerel Mahkemece hükmün tefhim edildiği oturumda sanıklar ... ve müdafisi, sanık ..., inceleme dışı sanıklar ..., ..., ..., ... ve müdafileri, inceleme dışı sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ., ... müdafileri ve katılanlar vekillerinin hazır bulunduğu, adı geçenlerden Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı diyeceklerinin sorulduğu, sonra hazır bulunan sanıklar ...ve ... ile inceleme dışı sanıklar...’dan son sözlerinin ve haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi konusunda rıza gösterip göstermediklerinin sorulduğu,

ardından hazır bulunan sanık müdafileri ve inceleme dışı sanık müdafilerinden ayrı ayrı son sözlerinin sorulduğu, hazır bulunan sanıklar ...ve ...’a son söz hakkı tanınmadan duruşmaya son verilip hüküm kurulduğu anlaşılan dosyada; hazır bulunan sanıklar ...ve ...’a yeniden zorunlu hâle gelen son söz hakkı tanınmadan yargılama bitirilerek hükmün tesis ve tefhim edilmesi,

CMK'nın 216. maddesinin üçüncü fıkrasına açıkça aykırılık oluşturduğundan, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuran bu usule aykırılık nedeniyle, sanıklar hakkında zimmet suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçe ile kabulüne karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçeyle KABULÜNE,

2- Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 19.09.2019 tarihli ve 3043-8425 sayılı onama kararının sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden KALDIRILMASINA,

3- Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2015 tarihli ve 84-52 sayılı; sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin, hükümlerden önce son sözün hazır bulunan sanıklar ... ve ... verilmemesi isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,

4- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 09.07.2020 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/230, K. 2020/356, 9 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2020/230
Karar No
2020/356
Tarih
9 Temmuz 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2020/230 K.2020/2554
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/231 K.2020/9640
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2020/231 K.2020/6545
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2020/231 K.2020/4454
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2020/231 K.2020/3077
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2020/233 K.2020/3423

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.