KÜNYE
Ceza Genel Kurulu 2021/233 E., 2025/221 K.·Kararı Veren
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Yargıtay dairesi
- (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi
- Mahkemesi
- Ağır Ceza
- Sayısı
- 689-21
Karar Metni
2.953 kelime·15 dk okuma·5 bölüm
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/2-2. cümlesi,103/3-c, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 28 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 13.07.2018 tarihli ve 520-323 sayılı hükmün sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesince 01.11.2018 tarih ve 2268-1779 sayı ile düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş,
bu hükmün de sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 16.10.2019 tarih ve 1424-11702 sayı ile; "...Mağdur çocuğun aşamalardaki çelişkili ve hayatın olağan akışına uygun düşmeyen ifadeleri, savunma, Adli Tıp Kurumu Manisa Şube Müdürlüğünün 29.11.2017 tarihli dosya içeriği ile uyuşmayan raporu ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi karşısında, mahkumiyet hükmünün yerinde olmadığı anlaşıldığından,
anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesine muhalefet edilmesi...'' isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesi ise 16.01.2020 tarih ve 689-21 sayı ile; ''...Taraflar arasında bu denli iftira atmayı gerektirecek herhangi bir çekişmenin dahi olmaması, mağdurun olay tarihindeki yaşı nazara alındığında; izah edildiği şekildeki ifadelerinin öğretilmiş ifadeler olmasının mümkün olmaması,
olayın ortaya çıkış şekli, katılan ve tanıkların birbirleri ile uyumlu ve mağdur beyanını destekler nitelikteki anlatımları, yine dosya içeriğiyle çelişmeyen ve mağdur anlatımları ile katılan ve tanık beyanlarını destekler mahiyetteki adli raporlar karşısında, mahkememizin 13/07/2018 tarihli 2017/520 esas 2018/323 karar sayılı kararının ve gerekçesinin yerinde olduğu sonuç ve vicdani kanaatiyle, mahkememizin anılan önceki kararında direnilmesine karar verilmiştir.
Buna göre, sanığın 12 yaşından küçük öz oğlunun anal bölgesine parmağını sokup çıkarmak suretiyle gerçekleştirdiği cinsel istismar suçundan dolayı TCK'nın 103/1-1., 103/2-2.cümlesi ve 103/3-c.maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir." şeklindeki gerekçeyle bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.
Direnme kararına konu hükmün, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2020 tarihli ve 41408 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya kararına direnilen Daireye gönderilmiş, inceleme yapan Yargıtay 14. Ceza Dairesince 09.06.2021 tarih ve 4988-4182 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
II.UYUŞMAZLIK KONUSU
Özel Daire ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa isnat edilen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin olup, ikinci müzakereye kalan uyuşmazlığın esasına geçilmeden önce bazı Ceza Genel Kurulu Üyelerince, sanık hakkında eksik araştırmayla hüküm kurulup kurulmadığının tartışılması gerektiğinin ileri sürülmesi üzerine Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca bu husus öncelikle değerlendirilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
İncelenen dosya kapsamından;
Sanık ... ve katılan ... ...'in 27.05.2013 tarihinde evlendikleri, 04.07.2014 tarihinde mağdur ... ...'in dünyaya geldiği, mağdurun suç tarihinde 3 yıl 4 aylık olduğu, sanık ve katılanın 07.04.2016 tarihinde boşandıkları ve mağdurun velayetinin annesine verildiği, bu kapsamda sanığın iki haftada bir mağdurla görüştüğü, katılan ...'ın şikâyet tarihinden önce yeniden evlendiği, ancak oğlu mağdur ...'in katılanın annesi ... ve babası ... ile birlikte yaşamaya devam ettiği, sanık ...'un Manisa ili ... ilçe ... köyünde anne ve babası ile birlikte yaşadığı, mağdur ...'in ... ilçesi merkezinde anneannesi ve dedesi ile birlikte kaldığı, iki haftada bir babasını görmesi için ... köyüne gittiği,
Dosya kapsamında alınan beyanlara göre mağdur ...'un 2017 yılı Ekim ayının son haftasında babasının yanından geldikten sonra hırçın davranışlar sergilediği, tuvaletini yaparken zorlandığı, anneannesi ...'ın mağdurun poposunda morluk ve kan gördüğü, mağdurun kustuğu, yüzükoyun yattığı, 24.10.2017 tarihinde hastaneye getirilen mağdura soğuk algınlığı teşhisi konularak ilaç verildiği, mağdurun Kasım ayı başında babasından geldikten sonra yine benzer davranışlar sergilediği, tuvaletini yaparken poposundan kan geldiği, ''Babam bana kazıklama yapıyor!'' dediği,
tanıklar ... ve ...'in bunun ne anlama geldiğini sormaları üzerine mağdurun eliyle oyma işareti yaptığı, durumu kızlarıyla değerlendiren tanıkların çocuğun anlatımlarının gerçek olmasına ihtimal vermedikleri ve Kasım ayı sonunda mağduru tekrar babasının yanına gönderdikleri, bu dönüşünde de mağdurun tuvalete girdikten sonra ''Popomda bir delik daha var mı?'' diye sorduğu ve yine babasının kendisine kazıklama yaptığını anlattığı, ailenin bunun üzerine hastaneye başvurduğu,
Mağdurun muayenesine ilişkin 28.11.2017 tarihli ilk raporda; ''Fiili Livata? nedeniyle muayene olunan hastada...dış zorlamaya ilişkin saat 13.00 hizasında Fissür tespit ( iyileşme sürecinde) edilmiştir. Başkaca müsbet bulgu yoktur. Adli tahkikatla değerlendirilmesi uygun'' ifadelerinin yer aldığı,
Manisa Adli Tıp Şube Müdürlüğünce 29.11.2017 tarihinde düzenlenen ikinci raporda ise; ''...Cinsel istismara uğradığı iddia edilen ...’un 28/11/2017 tarihinde Manisa Çocuk İzlem Merkezinde Çocuk cerrahisi uzmanı ile birlikte yapılan muayenesi sonucunda,
1-Beden muayenesinde olayla ilgili olabilecek nitelikte travmatik lezyon saptanmadığı,
2-Diz-dirsek pozisyonunda yapılan anal bölge muayenesinde, saat kadranına göre 1 hizasında iyileşme süreci devam eden fissür mevcut olduğu, bu lezyonun kişinin tarif ettiği parmak sokulmak suretiyle cinsel istismar eylemi ile uyumlu olduğu ancak kabızlık, parazit enfeksiyonu vb. başka sebeplerle de meydana gelebileceği bilindiğinden olayın adli tahkikat ile aydınlatılmasının uygun olduğu kanaatini bildirir rapordur.'' tespitlerine yer verildiği,
Mağdur ...'un Çocuk İzlem Merkezinde alınan ifadesine ilişkin tutanağın; "...Benim adım ..., 4 yaşındayım. Çocuk ana okuluna gitmekteyim. annaannem, dedem ve teyzem ile yaşamaktayım. babam ...'tur. Babamla 5 gün görüşüyorum. Babamla görüşmek için babaannemin evine gitmekteyim. Benim popoma babam eliyle dokundu. Bütün eliyle dokundu.
Parmağı ile popoma girdi. popom acıdı. bunu çok yaptı. bunu köyde yaptı. ev demiyorum. dışarıda yaptı. orada ... vardı. ... benim dedem oluyor. babam popomu ellerken dedem orada yoktu.
Biz yalnızdık. babam benim popoma dışarıda dokundu. yolda dokundu, karanlıktı. babam benim popomu bu parmağıyla dokunuyordu. parmağı içine girdi. bem babamın pipisini çıplak gördüm. babamın pipisi sertti. benim popoma eliyle girdi. babam bunu kimseye söyleme dedi. babam söylersen herkes gelir dedi. bende sonra pantolonumu kapattım. orası tuvaletteyken kanadı. burasını ben gördüm. annemlerin tuvaletinde gördüm. benim ağzıma dokundu. babam benim ağzıma dokundu. benim ağzıma elini sürdü. bunu bu sabah yaptı. bu sabah babamın evindeydim.
Uyanıp buraya geldim. Bana başka dokunan biri olmadı. Ben babamı seviyorum. Ben babamla yaşamak istemiyorum. Ben annemle yaşamak isterim. babamı görmek istiyorum'' beyanlarının yanı sıra adli görüşmeci tarafından dile getirilen ''Çocuğun yapısal olarak olayları algıladığı, olağan zihinsel gelişimini sağladığı, kendini ifade edebilme, karşı tarafından amacını anlayabilme, kavrayabilme yeteneğine sahip olduğu görüldü.
Adli görüşmeci ile görüşmesinde rahat hareket ettiği gözlemlendi. '' hususlarını içerdiği,
Adli görüşme raporuna göre; mağdurun, olayın zamanı sorulduğunda "Bu sabah" şeklinde cevap vermesinin nedeninin aynı yaş grubundaki çocuklarda zaman kavramının yeterince gelişmemiş olmasından kaynaklandığını, mağdurun yaşına ve sosyoekonomik düzeyine uyumlu bir görünüme, gelişim düzeyine uygun mental kapasiteye, sözel beceriye ve muhakeme yeteneğine sahip olduğu, adli görüşme esnasında uyumlu bir tutum sergilediği, ön görüşme esnasında beyan ettiği bilgilerle adli görüşmede verdiği bilgilerin tutarlılık gösterdiği,
Dosya içine alınan tıbbi kayıtlara göre; mağdurun olay tarihine yakın zamanda yalnızca soğuk algınlığı tedavisi aldığı, kabızlık ya da parazit gibi başka bir rahatsızlıktan tedavi görmediği,
Anlaşılmıştır.
Sanık ...; ...’ın eski eşi olduğunu, geçinemedikleri için ayrıldıklarını, mahkemenin oğlunun velayetini annesine verdiğini, her on beş günde bir geceliğine kendisine kalan üç buçuk yaşındaki oğlunu, sonrasında annesine teslim ettiğini, söylenenlerin insanın aklı mantığı almayacak şeyler olduğunu, bir insanın kendi erkek çocuğu ile cinsel şeyler yaşamasının mümkün olmadığını, ...’ın nafakasını düzenli olarak geciktirmeden yatırdığını, oğlunu teslim alması gereken saatte alıp teslim etmesi gereken saatte teslim ettiğini,
eski eşi ve ailesinin oğlunu sekiz yaşına gelince alacağını bildiklerinden ve suçlayacak başka delilleri olmadığından bu iftirayı attıklarını, kazıklamanın ne olduğunu bilmediğini, oğlu ile hiç oynamadığını, oğlunun kendisinde kaldığı zamanlarda bir rahatsızlığı olmadığını, tuvalet ihtiyacını kendisinin giderdiğini, kimseden yardım almadığını, son üç aydır işi gereği oğluyla hiç birlikte olamadığını, geceleri vardiyaya kaldığını, oğlunun da annesinin yanında kaldığını savunmuştur.
IV. GEREKÇE
V. KARAR
Açıklanan nedenlerle; 1- Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.01.2020 tarih ve 689-21 sayılı direnme kararına konu hükmündeki gerekçesinin İSABETLİ OLDUĞUNA, 2- Dosyanın, uygulamanın denetlenmesi için Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, esas uyuşmazlık konusu bakımından 30.04.2025 tarihli birinci müzakerede yasal ve yeterli çoğunluk sağlanamadığından 21.05.2025 tarihinde yapılan ikinci müzakerede ön sorun ve esas uyuşmazlık açısından oy çokluğuyla karar verildi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/233, K. 2025/221, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama