İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2022/234 K.2022/560

Basit güveni kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanık ...'in, TCK'nın 155/1, 62, 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri uyarınca hapisten çevrilen 3.000 TL ve doğrudan verilen 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve…

Esas2022/234Karar2022/560Tarih15 Eylül 2022Okuma7 dk · 1.473 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2022/234 E., 2022/560 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Eylül 2022
Mahkemesi
Asliye Ceza
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.473 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Basit güveni kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanık ...'in, TCK'nın 155/1, 62, 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri uyarınca hapisten çevrilen 3.000 TL ve doğrudan verilen 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye ilişkin ... 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 15.01.2015 tarihli ve 664-31 sayılı hükmün Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesince 04.12.2017 tarih ve 24942-25707 sayı ile;

"Sanığa yüklenen basit güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik CMK'nın 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyan Yerel Mahkemece taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması üzerine 29.01.2019 tarih ve 18-111 sayı ile sanığın önceki hüküm gibi mahkûmiyetine karar verilmiş, bu hükmün de sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesince 19.10.2020 tarih, 5694-10014 sayı ve oyçokluğu ile;"Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 155/1. maddesi kapsamında yer alan 'basit güveni kötüye kullanma' suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının 'altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasına ilişkin olduğu anlaşılmakla.

17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK'nın 251/1. maddesine göre, 'Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.' şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d maddesi ile '01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.' şeklinde sınırlama getirilmiş ise de,

Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 25.06.2020 tarihli, 2020/16 esas ve 2020/33 karar sayılı iptal kararı ile '...kovuşturma evresine geçilmiş...' ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan '...basit yargılama usulü...' yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece 'kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı' verildiği anlaşılmakla;

her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK'da yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK'nın 251/3. maddesinde 'Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.' şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan TCK'nın 7 ve CMK'nın 251. maddeleri uyarınca dosyanın 'Basit Yargılama Usulü' yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.Daire Üyesi .;

"...Kanun koyucu CMK'nın 251 ve 252. maddelerinin uygulanması bakımından 7188 sayılı Yasa'nın 31. maddesi ile getirilen geçici 5. maddesi ile;

1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla;

d) 01.01.2020 tarihi itibarıyla 'kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.' geçici hükmünü getirerek Yasa'nın yürürlük tarihi ve dosyaların aşamaları gözetilerek bir sınırlama yapmıştır.

Anayasa Mahkemesi tarafından geçici 5. maddede 'kovuşturma evresine geçilmiş' ibaresinin iptali yoluna gidilmiş, 'hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda' ibaresi dava konusu olmasına rağmen, başvuruda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma imkânı bulunmadığından yetkisiz olduğundan bahisle talebi reddetmiştir.Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası sözü edilen geçici 5. maddenin (d) bendi '01.01.2020 tarihi itibarıyla hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.' şekliyle varlığını koruduğuna göre;

bozmaya konu Yerel Mahkeme kararının Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 25.06.2020 tarihli, 2020/16 esas ve 2020/33 karar sayılı iptal kararından önce verildiği, bir diğer ifade ile hükme bağlanmış bir dosya olduğu, CMK'nın geçici 5. maddesi uyarınca hükme bağlanmış dosyalarda yasa gereği basit yargılama usulünün uygulanamayacağı, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının hükme bağlanmış dosyaları kapsamadığı, basit yargılama usulünün soruşturma ve kovuşturma şartı olmadığı gibi Mahkemenin takdirine bağlı bir yargılama usulü olduğu,

Anayasa Mahkemesi kararlarının maddi ceza hukukunu ilgilendiren kısımları bakımından geriye yürütülerek uygulanması mümkün ise de, usul kurallarının derhal uygulanma prensibi dikkate alındığında yürürlük tarihi itibarıyla usule uygun hükme bağlanmış kararlar için Kanun'un değişiklik gerekçesi de gözetildiğinde bozma yapılmasının mümkün olmadığı, temyize konu dosyanın esasına girilerek inceleme yapılması gerektiği," düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır.

... 4. Asliye Ceza Mahkemesi ise 07.01.2021 tarih ve 680-6 sayı ile direnerek önceki hükümde olduğu gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.

Direnme kararına konu bu hükmün de Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2021 tarihli ve 32754 sayılı "Bozma" istekli tebliğnamesiyle dosya, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 22.06.2021 tarihli ve 196 sayılı kararı uyarınca Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 01.07.2021 tarihinden geçerli olmak üzere kapatılmasına ve arşivinde bulunan dosyaların Yargıtay 11. Ceza Dairesine devredilmesine karar verildiğinden,

6763 sayılı Kanun'un 36. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 307. maddesi uyarınca Yargıtay 11. Ceza Dairesine gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Özel Dairece 02.03.2022 tarih ve 40957-3367 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı TCK'nın 155/1. maddesi kapsamındaki basit güveni kötüye kullanma suçu bakımından, 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesine 7188 sayılı Kanun'un 25. maddesiyle getirilen basit yargılama usulüne ilişkin düzenlemenin lehe olduğundan bahisle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekip gerekmediğinin belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle.

Yerel Mahkemece verilen kararın "yeni hüküm" niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.İncelenen dosya kapsamından.

Yerel Mahkemenin sanık ... hakkında basit güveni kötüye kullanma suçundan verdiği mahkûmiyet hükmünün Özel Daire tarafından basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması isabetsizliğinden bozulmasından sonra yapılan yargılama sonucunda Yerel Mahkemece "…Dosya ile ilgili 29.01.2019 tarihinde hüküm verildiği, CMK'nın 251. maddesine eklenen basit yargılama usulünün ise 01.01.2020 tarihinde yürürlüğe girdiği ve duruşmasız yargılamayı düzenleyen bir yeni bir usul olduğu, işbu dosyada ise Mahkememizce duruşma günü verilip duruşmaların yapıldığı, sanığın bozma öncesinde duruşmalı yargılama usulü ile dinlendiği,

yapılmış olan duruşmanın yapılmamış sayılamayacağı, 01.01.2020 tarihinde yürürlüğe giren CMK'nın 251. maddesinde belirtilen basit yargılama usulünde duruşmasız yargılamanın öngörüldüğü, bu usulün Anayasa Mahkemesinin 'kovuşturma evresine geçilmiş' ve 'hükme bağlanmış' ibarelerinin iptaline dair kararının ancak kovuşturma evresine geçilmiş fakat henüz herhangi bir sebepten duruşması yapılmamış dosyalarda uygulama alanı bulabileceği (durma verilmiş olabilir veya tensip yapılıp duruşma günü verilse de henüz duruşması yapılmamış olabilir), zira tamamlanmış usul işlemlerinin tekrarının mümkün olmadığı,

zira yapıldığı tarihte hukuka uygun şekilde yapıldığı, sonradan yapılan bir düzenlemenin bu usul işlemlerini geçersiz sayamayacağının Mahkememizce değerlendirildiği, sadece yargılama sürecinin uzatılmasına sebep olacağı, bir defa bile duruşması yapılmış dosyalarda basit yargılama usulü uygulanmasına Kanun'un izin vermediği, sadece sanığın lehine 1/4 indirimin olması, Kanun'un imkân tanımadığı bir usulü uygulamaya izin veremeyeceği, zira aynı Kanun'da hâlen 'basit yargılama usulünde duruşma yapılmaksızın karar verileceği' hükmünün yer aldığı,

basit yargılama usulü uygulandıktan sonra duruşmalı genel yargılama usulüne geçişe yönelik kanuni düzenleme bulunduğu hâlde tam tersi olan duruşma yapılan genel usulden basit yargılama usulüne dönüşe dair kanuni bir düzenleme bulunmadığı, esas usulün duruşmalı yargılama olduğu, basit yargılama usulünün öngördüğü sanık lehine 1/4 indirimin sanık için bir kazanılmış hak teşkil etmediği, buradaki 1/4 indirimin yargılamanın hızlanması, ... yükünün azalması,

usul ekonomisine katkıda bulunması sebebiyle duruşma evresinden vazgeçilerek ve sanık için de duruşmada kendisini savunma hakkından feragati karşılığında kendisine 1/4 indirim verilmesi olarak düzenlendiği, ancak duruşmada kendisini bir kere savunduktan sonra bir de basit yargılama usulüne geçiş mümkün olmamasına rağmen her nasılsa geçilmek suretiyle cezasında da 1/4 indirim alması hâlinin hem eşitlik ilkesine hem de usul ekonomisine aykırı olacağından,

daha önce duruşması yapılmış dosyalarda artık mahkemenin de basit yargılama usulü uygulanmasına yönelik takdire bağlı bir değerlendirme yapmasının mümkün görülmediği..." biçiminde bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususların tartışıldığı, bu bağlamda ilk hükümde yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;

a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,

b) Bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak,

c) Bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,

d) Önceki kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak,

Suretiyle verilen hüküm, direnme kararı olmayıp yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi hâlinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.

Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükmün, ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçe içermesi nedeniyle Özel Daire denetiminden geçmemiş olan bir konunun ilk kez Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmesine kanuni imkân bulunmamaktadır.

Bu itibarla, Yerel Mahkemenin son uygulaması özde direnme kararı niteliğinde olmayıp bozma ilamında tartışılması gerektiği belirtilen hususlar tartışıldıktan sonra, eylemli uyma neticesi verilen yeni bir hüküm niteliğindedir. Bu yeni hükmün doğrudan Ceza Genel Kurulunca ele alınması mümkün olmadığından, dosyanın temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; ... 4. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında basit güveni kötüye kullanma suçundan verilen 07.01.2021 tarihli ve 680-6 sayılı hüküm, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, temyiz incelemesi için dosyanın Yargıtay 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 15.09.2022 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/234, K. 2022/560, 15 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2022/234
Karar No
2022/560
Tarih
15 Eylül 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/235 K.2022/4371
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/246 K.2022/5899
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/248 K.2022/6753
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/252 K.2022/10950
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/252 K.2022/18523
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/254 K.2022/5363

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.