İçeriğe geç
AC
Ceza Genel Kurulu Esas: 2023/202 Karar: 2025/441 Tarih: 2025

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2023/202 K.2025/441

Ceza Genel Kurulu 2023/202 E. , 2025/441 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 5. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 298-200 I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurlar ..., ... ve ...'e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103/2, 103/6,

Karar Özeti

Ceza Genel Kurulu 2023/202 E. , 2025/441 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 5. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 298-200 I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurlar ..., ... ve ...'e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103/2, 103/6,

Karar Detayı

Ceza Genel Kurulu 2023/202 E. , 2025/441 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 5. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 298-200 I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurlar ..., ... ve ...'e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103/2, 103/6, 31/2-son ve 62/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Bandırma Ağır Ceza Mahkemesince verilen 10.11.2010 tarihli ve 298-200 sayılı hükümlerin, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 23.05.2011 tarih ve 2935-4022 sayı ile onanmasına karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 16.09.2020 tarih ve 62513 sayı ile; "...Mağdurların adli raporlarında fiili livata bulgusuna rastlanamamıştır. Mağdurların anlatımları incelendiğinden olayın hemen arkasından olaya ilişkin verdikleri ifadelerin birbirleri ile tutarlı olduğu anlaşılmaktadır. Yalnızca mağdur ... vücuduna organ sokulduğunu ileri sürmüş, ancak bu durum adli raporla tespit edilememiştir. Diğer mağdurların tamamı sanığın popolarına cinsel organını sürttüğü şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Duruşmada mağdurlardan ... ve ... sanığın kendilerinin vücuduna da organ soktuğunu beyan etmişler, ayrıca ... ve ...'in duruşmadaki beyanları olay yeri bakımından da çelişkili oluşturmuştur. Mağdurlar ... ve ...'ın soruşturma ifadeleri ile kovuşturma aşamasındaki ifadelerin çelişkili olması, bu mağdurlarla birlikte mağdur ...'in adli raporunda vücuda organ ya da sair cisim sokmak suretiyle cinsel istismar suçunun delillerinin elde edilememesi gözetildiğinde sanığın bu mağdurlara yönelik eyleminin de TCK'nın 103/1 maddesinde yazılı çocuğun basit cinsel istismarı suçu niteliğinde olduğu," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 5.Ceza Dairesince 22.03.2023 tarih ve 8517-3163 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KONUSU İtirazın kapsamına göre inceleme; suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurlar ..., ... ve ...’e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurlara yönelik eylemlerinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu mu yoksa çocuğun basit cinsel istismarı suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Bursa Adli Tıp Şube Müdürlüğünce katılan mağdurlar ... ve ... hakkında düzenlenen 22.10.2007 tarihli raporlara göre; anüs ve sfinkter tonuslarının doğal olduğu, nedbelerinin bulunmadığı ancak, zamanla bu belirtilerin geçebileceği ve yine rıza, kayganlaştırıcı madde kullanımı ile tehdit gibi hâllerde de belirti görülemeyebileceği, Bursa Adli Tıp Şube Müdürlüğünce katılan mağdur ... hakkında düzenlenen 22.10.2007 tarihli raporda; anal mukozada saat kadranına göre 7 ve 5 hizasında sırasıyla 1 ve 0,5 cm'lik dışarıdan içeriye seyirli ışınsal sedefi renkte nedbe dokularının izlendiğinin, olaydan iki ay sonra yapılan muayenede nedbe bulgusu dışında bir bulgunun görülmemesinin doğal olduğunun, bu kapsamda bu bulgulara göre fiili livata yoluyla ırzına geçildiğinin bildirildiği, Anlaşılmaktadır. Katılan mağdur ... kollukta; 3-4 hafta önce katılan mağdurlarla oyun oynarlarken mahalleden tanıdığı suça sürüklenen çocuk ...’ı gördüklerini, hep birlikte mahallelerinde bulunan metruk binaya oyun oynama amacıyla gittiklerini ve binanın ikinci katına girdiklerini, suça sürüklenen çocuğun bir oda içerisine onu ve diğer katılan mağdurları kilitlediğini, sonrasında kendisini boynundan tutmak suretiyle odadan çıkartıp kapıyı tekrar kilitlediğini, akabinde kendisini binanın tuvalet bölümüne zorla soktuğunu, korkusundan dolayı ses çıkartamadığını, suça sürüklenen çocuğun, pantolonunu ve külodunu çıkarttıktan sonra, kendi pantolonu ve külodunu çıkartıp arkasına geçerek penisini poposunun içerisine sürttüğünü, bu eyleminin yaklaşık 10-15 dakika sürdüğünü, sonrasında kendisini tekrar diğer mağdurların olduğu odaya koyup kapıyı kilitlediğini ve inceleme dışı katılan mağdur ...'i de aynı şekilde tuvalete götürdüğünü, bu olayın yaz tatili boyunca 5-10 kez sürdüğünü, suça sürüklenen çocuktan korktukları için bu olayı kimseye anlatamadıklarını, annesinin sıkıştırması üzerine yaşamış olduğu bu olayı annesine anlattığını, Mahkemede farklı olarak; suça sürüklenen çocuğun penisini poposuna sürttükten sonra soktuğunu, bir zaman sonra sıvı şeklinde bir şeyin poposundan yere doğru düştüğünü ve canının yandığını, Katılan mağdur ... kollukta; 3-4 hafta önce arkadaşları olan diğer katılan mağdurlarla birlikte mahallede gezdikleri sırada suça sürüklenen çocuk ... ile karşılaştıklarını hep birlikte metruk binaya gittiklerini, burada suça sürüklenen çocuğun onları bir oda içerisinde kapıyı kilitleyerek tuttuğunu, sonrasında suça sürüklenen çocuğun, katılan mağdur ... ve inceleme dışı katılan mağdur ...’i sırayla zorla tuvalete götürdüğünü, bir süre orada kaldıklarını, sonrasında "... birisi geliyor!" diye bağırmaları ile suça sürüklenen çocuğun onları bıraktığını ve birlikte kaçtıklarını, olaydan birkaç gün sonra arkadaşı katılan mağdur ... ile birlikte gezerken suça sürüklenen çocuğun yanlarına gelerek evlerine gidip oyun oynamayı teklif ettiğini, üçü birlikte suça sürüklenen çocuğun evine gittiklerini, bilgisayarda bir süre oyun oynadıktan sonra suça sürüklenen çocuğun katılan mağdur ...'in arkasına geçerek pantolonunu indirip penisini poposuna soktuğunu, katılan mağdur ...'in ağlaması üzerine onu bıraktığını, daha sonra da kendisinin pantolonunu indirdiğini ve külodunu indirmeden penisiyle bir şey yapmaya çalıştığını, bu olayı korkusundan kimseye anlatamadığını, Mahkemede farklı olarak; metruk binada suça sürüklenen çocuğun, önce katılan mağdur ...'ı banyoya soktuğunu, 5-10 dakika sonra da kendisini banyoya götürdüğünü, pantolonu ve külodunu çıkartıp penisini poposuna soktuğunu, canının yandığını, suça sürüklenen çocuğun kendisini banyoya götürmek için almaya geldiği esnada penisinin çıplak ve kalkık vaziyette olduğunu, 5 dakika kadar cinsel eylemde bulunduğunu ve daha sonra boşaldığını, boşalmanın ne anlama geldiğini bilmediğini ancak, cinsel eylemden sonra suça sürüklenen çocuğun penisinden bir sıvının aktığını gördüğünü, sonrasında kendisini bırakıp katılan mağdur ...'i odaya aldığını, bu olaydan önce iki kez suça sürüklenen çocuğun evine bilgisayar oynamaya gittiğini ve bir seferinde yanında katılan mağdur ...'ın da olduğunu, evde herhangi bir şeyin yaşanmadığını, Katılan mağdur ... kollukta; 3-4 hafta önce arkadaşları olan diğer katılan mağdurlarla birlikte mahallede gezdikleri sırada suça sürüklenen çocuk ... ile karşılaştıklarını, hep birlikte metruk binaya gittiklerini, burada suça sürüklenen çocuğun onları bir oda içerisinde kapıyı kilitleyerek tuttuğunu, bu sırada suça sürüklenen çocuğun sırayla önce katılan mağdur ...'ı, daha sonra ise inceleme dışı katılan mağdur ...’i zorla tuvalete götürdüğünü, bir süre orada kaldıklarını, sonrasında "... birisi geliyor!" diye bağırdıklarını, bunun üzerine suça sürüklenen çocuğun onları bıraktığını ve hemen oradan kaçtıklarını, suça sürüklenen çocuğun penisini onların poposuna sürttüğünü diğer katılan mağdurlardan öğrendiğini, bu olaydan birkaç gün kadar sonra katılan mağdur ... ile birlikte gezerlerken suça sürüklenen çocuğun yanlarına gelip evlerine bilgisayar oynamaya davet ettiğini, üçü birlikte suça sürüklenen çocuğun evine gittiklerini ve bilgisayarla oynadıklarını, sonrasında suça sürüklenen çocuğun, arkasına geçerek pantolonunu indirmeye çalıştığını, suça sürüklenen çocuğa tepki gösterdiğini ancak döveceğini söylemesi üzerine korkusundan pantolonunu indirdiğini, sonrasında suça sürüklenen çocuğun kendi pantolonunu indirip penisini poposuna soktuğunu, poposu ağrıdığı için ağlamaya başladığını, daha sonra diğer katılan mağdur ...'a da aynı şekilde eylemde bulunduğunu, bu olayın bir kez yaşandığını, Mahkemede farklı olarak; metruk binada suça sürüklenen çocuğun önce ...'ın daha sonra belirli aralıklarla diğer katılan mağdur ve en son kendisini tuvalete götürdüğünü, suça sürüklenen çocuğun, pantolon ve külodunu indirip penisini poposuna soktuğunu, suça sürüklenen çocuğun evine bilgisayar oynamaya gidip gitmediğini hatırlamadığını, Katılan ... ...; suça sürüklenen çocuğun penisini, oğlu olan katılan ...'ın poposuna soktuğunu itiraf ettiğini, oğlunun poposunda kan ve sıyrıkların bulunduğunu, Beyan etmişlerdir. Suça sürüklenen çocuk aşamalarda; yaklaşık bir buçuk sene önce apartmanın merdiven boşluğundan kömürlüğe doğru baktığında katılan mağdur ...'ın 90 derece bükük vaziyette durduğunu, arkasında ise diğer katılan mağdur ...'ın bulunduğunu ve cinsel ilişkiye girdiklerini, diğer katılan mağdur ...'in ise onları seyrettiğini gördüğünü, katılan mağdur ...'ın abisi olan ...'in üstte merdiven boşluğunda bekleyip aşağı kömürlüğe doğru baktığını ve kendisine "... korkut onları." demesi üzerine kendisinin "Ne yapıyorsunuz?" şeklinde bağırdığını, bu sesler üzerine apartmanlarındaki ... ismindeki bayanın da "Dışarıya çıkın." şeklinde bağırdığını, katılan mağdur çocukların üstlerini giyerek oradan ayrıldıklarını, daha sonra diğer katılan mağdurlardan inceleme dışı katılan mağdur ...'in de yanlarında olduğunu ve penislerini onun ağzına soktuklarını öğrendiğini, metruk binaya iki kez gittiğini, yanında katılan mağdurların da olduğunu ancak o evde sadece sigara içtiklerini, başkaca bir şey yapmadıklarını savunmuştur. V. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.09.2015 tarih ve 824-276; 17.12.2013 tarih ve 294-615; 20.10.20 15... -338; 22.11.2023 tarih ve 334-622 sayılı kararları başta olmak üzere, birçok kararında da açıkça belirtildiği üzere; TCK'nın "Çocukların cinsel istismarı" başlıklı 103. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit hâli, çocuğa karşı gerçekleştirilen cinsel davranışın organ ya da sair bir cisim sokulmadan vücut dokunulmazlığının ihlali şeklinde işlenmesi ve kastın da cinsel arzuları tatmin amacına yönelmesi bakımından ikinci fıkrada hüküm altına alınan nitelikli hâlinden ayrılır. İkinci fıkradaki nitelikli hâlde maddi unsur, vücuda organ ya da sair bir cisim sokulması olup failin kastının da bu tür bir eylemin gerçekleştirilmesine yönelik olması gerekmektedir. Suçun temel şeklinin aksine, ikinci fıkrada tanımlanan nitelikli hâlinin oluşabilmesi için eylemin cinsel arzularının tatmini amacına yönelik olması şart değildir. Bu itibarla, her somut olayda hangi organ veya cismin vücudun hangi bölgesine sokulmaya çalışıldığı, sokulmak istenen organ veya cisim ile içine sokulmaya çalışıldığı vücut bölgesi arasında cinsel bir bağ veya ilişki bulunup bulunmadığı, yapılan davranışın objektif olarak cinsel özgürlüğü ihlal edici nitelik taşıyıp taşımadığı, mağdurun cinsel özgürlüğünün suçun temel şekline göre daha ağır bir biçimde ihlal edilip edilmediği belirlenmeli ve sonucuna göre uygulama yapılmalıdır. B. Somut Olayda Hukuki Değerlendirme Yerel Mahkemece katılan mağdurların kendilerinden 4-5 yaş büyük olan suça sürüklenen çocukla zaman zaman arkadaşlık yaptıkları, suça sürüklenen çocuğun bu arkadaşlığı kullanarak mahallede bulunan boş binaya oynamak bahanesi ile onları götürdüğü, burada odaya kilitlediği, ardından tek tek banyo kısmına alarak cinsel istismarda bulunduğu kabul edilen olayda; 1- Suça sürüklenen çocuğun katılan mağdur ...'ya yönelik eylemi yönünden; Katılan mağdur ... hakkında 22.10.2007 tarihinde Bursa Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen raporda; anal mukozada saat kadranına göre 7 ve 5 hizasında sırasıyla 1 ve 0,5 cm'lik dışarıdan içeriye seyirli ışınsal sedefi renkte nedbe dokularının izlendiğinin, olaydan 2 ay sonra yapılan muayenede nedbe bulgusu dışında bir bulgunun görülmemesinin doğal olduğunun, bu kapsamda mevcut bulgulara göre fiilî livata yoluyla ırzına geçildiğinin bildirilmesi, katılan mağdurun annesi katılan ...'nin mahkeme beyanında oğlunun poposunda kan ve sıyrıklar gördüğünü beyan etmesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuğun katılan mağdur ...'ya yönelik eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir. 2- Suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurlar ... ve ...'ya yönelik eylemleri yönünden; Katılan mağdurlar ... ve ... hakkında 22.10.2007 tarihinde Bursa Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen raporlarda; anüs ve sfinkter tonusunun doğal olduğunun, nedbe bulunmadığının bildirilmesi, katılan mağdur ...'in kolluk beyanında suça sürüklenen çocuğun metruk binada kendisine yönelik bir eylem gerçekleştirmediğini, eylemin suça sürüklenen çocuğun evinde meydana geldiğini belirtmesine karşın mahkeme beyanında olayın metruk binada meydana geldiğini söylemesi ve yine katılan mağdur ...'ın olayın oluş yeri ve şekline ilişkin aşamalardaki farklılık gösteren beyanlarının yanında kollukta suça sürüklenen çocuğun, külodunu indirmeden eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin çelişkili beyanlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurlar ... ve ...'ya yönelik eylemlerinin çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir Çoğunluk görüşüne katılmayan on iki Ceza Genel Kurulu Üyesi; bu uyuşmazlık yönünden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddi, gerektiği düşünceleriyle karşı oy kullanmışlardır. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının, a) Suça sürüklenen çocuğun mağdur ...'a yönelik eylemine ilişkin uyuşmazlık bakımından REDDİNE, b) Suça sürüklenen çocuğun mağdurlar ... ve ...'a yönelik eylemlerine ilişkin uyuşmazlık bakımından KABULÜNE, 2- Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 23.05.2011 tarih ve 2935-4022 sayılı onama kararının mağdurlar ... ve ...'a yönelik eylemler bakımından KALDIRILMASINA, 3- Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2010 tarihli ve 298-200 sayılı kararının, suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurlar ... ve ...'ya yönelik eylemlerinin çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 4- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde yapılan birinci müzakerede birinci uyuşmazlık konusu yönünden oy birliğiyle, ikinci uyuşmazlık konusu yönünden yasal ve yeterli çoğunluk sağlanamadığından 30.10.2025 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla