İçeriğe geç
AC
Ceza Genel Kurulu Esas: 2023/32 Karar: 2025/78 Tarih: 2025

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2023/32 K.2025/78

Ceza Genel Kurulu 2023/32 E. , 2025/78 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 10. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 114-196 I. HUKUKÎ SÜREÇ Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3-4(a)-5, 192/3, 62, 52/2-4, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yı

Karar Özeti

Ceza Genel Kurulu 2023/32 E. , 2025/78 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 10. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 114-196 I. HUKUKÎ SÜREÇ Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3-4(a)-5, 192/3, 62, 52/2-4, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yı

Karar Detayı

Ceza Genel Kurulu 2023/32 E. , 2025/78 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 10. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 114-196 I. HUKUKÎ SÜREÇ Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3-4(a)-5, 192/3, 62, 52/2-4, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yıl 3 ay 22 gün hapis ve 22.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba, sanıklar ... ve ...’ın ise aynı Kanun'un 188/3-4(a)-5, 62, 52/2-4, 53 ve 63. maddeleri gereğince 20 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 22.12.2020 tarihli ve 463-258 sayılı hükümlerin, sanıkların müdafileri, sanıklar ... ve ... ile sanık ...'ın annesi ... ... tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince 15.04.2021 tarih ve 756-1084 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Söz konusu hükmün sanıkların müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 27.01.2022 tarih ve 15215-926 sayı ile; "…Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanabilmesi için TCK'nın 188/3. maddesinde öngörülen seçimlik hareketlerden birinin üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi bir başka anlatımla müşterek faillerin 'aynı yönde' hareket etmeleri gerektiği, somut olayda sanıkların aynı yönde hareket ettiklerine ilişkin delil bulunmadığı bu nedenle sanıkların eylemlere TCK'nın 37. maddesi anlamında 'aynı yönde fiili birlikte gerçekleştiren' konumunda iştirak etmediklerinin anlaşılması karşısında sanıklar hakkında hükmolunan temel ceza üzerinden, koşulları bulunmadığı halde, TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Dosyanın gönderildiği Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesince 09.06.2022 tarih ve 114-196 sayı ile; "...HTS, kamera kayıtları ve sanık beyanları ile sabit olduğu üzere sanıklar, daha Nevşehir'den yola çıkmadan önce İstanbul'dan birlikte uyuşturucu almak ve bu uyuşturucuyu Nevşehir'e nakletmek konusunda anlaşmışlardır. Bu fikir ve eylem birlikteliği kapsamında uyuşturucuyu aldıktan sonra 'aynı yönde' birlikte hareket ederek Nevşehir'e naklini sağlamışlardır. TCK'nın 188/5'inci maddesinde '(Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.' düzenlemesi mevcuttur. Yargıtay 10'uncu Ceza Dairesinin 04.04.2022 tarih ve 2020/21093 esas 2022/4176 karar sayılı ilamında da bu husus 'TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanması için en az üç müşterek failin 'aynı yönde' hareket etmeleri ve bir olay üzerinde aynı amaç doğrultusunda iradelerinin birleşmesi gerektiği, TCK'nın 188/3. maddesindeki seçimlik hareketlerinden bir tanesinin en az üç müşterek fail tarafından işlenmesinin gerekmediği, tüm dosya kapsamına göre, sanıkların ele geçen uyuşturucu maddenin Silvan'dan Mersin'e nakli konusunda iradelerinin birleştiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında TCK'nın 188/3. maddesi uyarınca belirlenen ceza üzerinden TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi' şeklinde gerekçelendirilmiştir. Aksinin kabulünün ceza adaletine uygun olmadığı da aşikardır. Örneğin tamamı birbirinden haberdar olacak şekilde, uyuşturucu baronu (B) sahibi olduğu uyuşturucuları bu işten para kazanmak isteyen (C), (D) ve (E) isimli faillere bizzat teslim edip, söz konusu uyuşturucuların bu şahıslar tarafından başka bir şehre nakledilmesini ve (F) tarafından teslim/satın alınmasını istediğinde; (B) seçimlik hareketlerden sevk etme/satma fiilini, (C), (D) ve (E) birlikte nakletme fiilini, (F) ise satın alma fiilini gerçekleştirdikleri için TCK'nın 188/5'inci maddesi sadece (C), (D) ve (E)'ye uygulanacak, tamamen aynı yönde hareket eden (B) ve (F) hakkında ise aynı seçimlik hareketi yapmamaları nedeniyle TCK'nın 188/5'inci maddesi uygulanmayacaktır. Bu durumun kanuni düzenlemenin amacı ile bağdaşmadığı değerlendirilmiş ayrıca ceza adalet sistemi ve adalet duygusu ile de örtüşmediği kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda mahkememizdeki yargılamaya konu olayda, izah edilmeye çalışıldığı üzere sanıklar tamamen aynı yönde, fikir ve eylem birlikteliği sağlayarak İstanbul'a gitmişler, burada Nevşehir'e nakletmek istedikleri uyuşturucuyu almışlar, diğerlerine göre daha zayıf durumdaki sanık ...'ın durumundan faydalanarak uyuşturucuyu nakletmesi için kendisine teslim etmişler, onun otobüs ile yola çıktığı tarihte kendileri de uyuşturucuları ve sanık ...'ı karşılamak için araç ile gitmişlerdir. ...TCK'nın 188/5'inci maddesinin olayda tüm sanıklara uygulanması gerektiği, hepsinin birbirinden haberdar olarak uyuşturucuları Nevşehir iline getirme konusunda irade birliğine sahip oldukları..." gerekçesiyle bozma kararına direnilerek önceki hükümler gibi sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. Direnme kararına konu bu hükümlerin de sanıkların müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.09.2022 tarihli ve 102566 sayılı bozma istekli tebliğnamesiyle dosya, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 24.11.2022 tarih ve 13007-12334 sayı ile direnme kararının yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONULARI İnceleme dışı sanık ... ... hakkında İlk Derece Mahkemesince uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan beraat hükmü kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş olup direnmenin kapsamına göre inceleme sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesi ile Özel Daire arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar; uyuşturucu madde ticareti yapma suçları sabit olan sanıklar hakkında ''...üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında...artırılır.'' hükmünü içeren TCK'nın 188. maddesinin 5. fıkrasının uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkin olup yapılan müzakere sırasında Ceza Genel Kurulu Başkanı ve bazı Ceza Genel Kurulu üyeleri tarafından; anılan fıkranın uygulanabilmesi için TCK'nın 188. maddesinin 3. fıkrası kapsamındaki aynı seçimlik hareketlerin gerçekleştirilmesinin zorunlu olup olmadığının tartışılması gerektiğinin ileri sürülmesi üzerine, bu hususun da değerlendirilmesi gerekmiştir. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; 21.06.2018 tarihli muhafaza altına alma tutanağına göre; 21.06.2018 tarihinde saat 18.00 sıralarında, 156 Jandarma İmdat hattını arayan 112 Acil Servis personelinin; "Bolu ile Ankara arasındaki Anadolu Otoyolunun, Ankara istikameti tarafında bulunan ... ... Dinlenme Tesisinde ... adlı kişi yarı baygın bir hâlde yerde yatıyor. Elindeki poşetin içerisinde, uyuşturucu madde olduğundan şüphelendiğimiz yeşil renkli maddeler var. Uyuşturucu madde etkisi altında olduğunu düşündüğümüz şahıs bizlere zorluk çıkarıyor." şeklinde beyanda bulunması üzerine, konu hakkında ...Jandarma Karakol Komutanlığına bilgi verildiği, görevlilerce aynı gün saat 18.15 sıralarında söz konusu dinlenme tesisine gelindiğinde, çevresinde sağlık personelleri bulunan sanık ...'ın bilinci açık bir şekilde yerde yatmakta olduğunun ve hemen yakınında bir poşet bulunduğunun görüldüğü, görevlilerce poşetin içerisinde ne olduğu sorulduğunda sanığın; "Uyuşturucu madde bağımlısıyım. Poşette bonzai var. Uyuşturucu maddeyi İstanbul'un Dudullu semtinde oturan, ... lakabını kullanan ... adlı şahıstan aldım. Uyuşturucu maddeyi, borcuma karşılık olarak Nevşehir il merkezinde ikamet eden ve 0*** *** ** 12 numaralı hattı kullanan ... ...’a götürüyorum. Uyuşturucu maddeyi ona teslim edeceğim. Yanımda telefon bulunmuyor." şeklinde cevap verdiği, içinde suç konusu yeşil renkli, kurutulmuş bitki parçaları bulunan poşetin görevlilerce muhafaza altına alındığı, sanığın yapılan üst yoklamasında pantolonunun cebindeki; ... Turizm adlı yolcu şirketi tarafından, 19 numaralı koltuk için sanık adına 21.06.2018 tarihinde İstanbul Dudullu yolcu terminalinde düzenlenmiş ve hareket güzergâhı Dudullu-Kırşehir olan bir adet yolcu biletinin, ön yüzünde "... ...", arka tarafında ise "0*** *** ** 12" ibareleri yazan kartvizitin ve bir adet 100 TL'nin ele geçirildiği, konu hakkında bilgi verilen Cumhuriyet savcısının talimatı üzerine sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan soruşturma başlatıldığı, Sanık ...'ın aşamalarda sanıklar ... ve ... ile inceleme dışı sanık ... ...'ın, suç konusu uyuşturucu maddeyle ilgi ve irtibatına ilişkin açıklamalarda bulunması üzerine, sanıklar ... ve ... ile inceleme dışı sanık ... hakkında Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 05.09.2018 tarihli ve 1984-249 sayılı iddianamesiyle Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/463 esasına kayıtlı kamu davasının, sanık ... hakkında ise Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2020 tarihli ve 241-23 sayılı iddianamesiyle aynı mahkemenin 2020/26 esasına kayıtlı kamu davasının açıldığı, devam eden yargılamalar sırasında Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesince 03.02.2020 tarih ve 26-36 sayı ile; aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğundan bahisle 2020/26 esas sayılı dosyanın, aynı mahkemenin 2018/463 esas sayılı dava dosyasıyla birleştirilmesine ve yargılamanın 2018/463 esas sayılı dava üzerinden yürütülmesine karar verildiği, Ankara Kriminal Polis Laboratuvarının 12.07.2018 tarihli raporuna göre; ele geçirilen 300 gram ağırlığındaki, sarı ve yeşil renkli bitki kırıntılarının sentetik kannabinoidler grubunda yer alan, 5F-ADB etken maddesini içerdiği, İstanbul Dudullu Otogarında faaliyet gösteren ... Turizm adlı yolcu firmasına ait güvenlik kamerasındaki görüntülere ve adı geçen şirketten temin edilen belgelere istinaden kolluk tarafından düzenlenen 28.06.2018 tarihli araştırma tutanaklarında; sanık ...’ın, 21.06.2018 tarihinde saat 13.50 ile 14.00 arasındaki zaman aralığında, ... Turizm adlı firmanın yazıhanesinden bilet aldığının, hemen yanında sanık ...’un bulunduğunun, söz konusu firmaya ait ** YZ *** plaka sayılı otobüsün 21.06.2018 tarihli yolcu listesine göre, 19 numaralı koltuğunun sanık ... adına ücretlendirildiğinin, biletin nakit ödeme yapılarak alındığının, sanığa ait biletin hareket ve varış güzergâhının Dudullu-Kırşehir olduğunun belirtildiği, Kolluk tarafından düzenlenen 28.06.2018 tarihli kamera ve fotoğraf teşhis tutanağına göre; İstanbul Dudullu Otogarına ait 21.06.2018 tarihli kamera görüntüleri sanık ...’a izlettirildiğinde, terminalde bilet alırken yanında bulunan kişinin arkadaşı sanık ... olduğunu, suç konusu uyuşturucu maddeyi İstanbul’da birlikte aldıklarını, adı geçenin kendisini Kırşehir’de karşılamak amacıyla Renault marka, Fluence model, beyaz renkli bir araçla İstanbul’dan hareket ettiğini söylediği, Kolluk tarafından düzenlenen 24.01.2020 tarihli tutanaklarda; sanık ...’in 20.06.2018 tarihinde saat 20.27’de, Nevşehir’de faaliyet gösteren ... Oto Kiralama adlı iş yerinden 34 *** ** plaka sayılı, 2014 model, Renault Fluence marka, beyaz renkli aracı kiraladığının, söz konusu aracı 22.06.2018 tarihinde saat 19.33’te iş yerine teslim ettiğinin, plaka tanıma sistemine (PTS) göre söz konusu aracın; 20.06.2018 tarihinden 21.06.2018 tarihi saat 01.49’a kadar geçen zaman aralığında Nevşehir il merkezinde, 21.06.2018 tarihi saat 02.18'den 21.06.2018 tarihi saat 08.12'ye kadar geçen zaman aralığında sırasıyla; Aksaray, Ankara ve Kocaeli'de, 21.06.2018 tarihinde saat 09.22 ile 20.16 arasında İstanbul'da, 21.06.2018 tarihi saat 20.16'dan 22.06.2018 tarihi saat 10.45'e kadar geçen zaman aralığında sırasıyla; Kocaeli, Düzce, Ankara, Aksaray ve Nevşehir'de bulunduğunun belirtildiği, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından gönderilen HTS kayıtlarına göre; 1- Sanık ...’ın kullandığı 0*** *** ** 63 numaralı hat ile sanık ...’in kullandığı 0*** *** ** 42 numaralı hat arasında; 19.06.2018, 20.06.2018 ve 21.06.2018 tarihlerinde görüşme ve mesajlaşma şeklinde birden fazla iletişimin gerçekleştirildiği, söz konusu tarihlerde her iki hattın Nevşehir il merkezinden baz sinyal bilgileri aldığı, 2- Sanık ...’un kullandığı 0*** *** ** 12 numaralı hat ile sanık ...’in kullandığı 0*** *** ** 42 numaralı hat arasında; 15.06.2018 tarihinden 21.06.2018 tarihi saat 00.36'ya kadar geçen zaman aralığında birçok görüşme gerçekleştirildiği, her iki hattın söz konusu zaman aralığında Nevşehir il merkezinden baz sinyal bilgileri aldığı, sanık ...’un kullandığı hattın 21.06.2018 tarihi saat 03.39’dan 22.06.2018 tarihi saat 10.24'e kadar geçen zaman aralığında sırasıyla; Ankara, Düzce, İstanbul (Ümraniye-Çekmeköy-Sarıgazi-Dudullu), Kocaeli, İstanbul, Kocaeli, Bolu, Ankara, Aksaray ve Nevşehir'den baz sinyal bilgileri aldığı, sanıklar ... ile ...’in kullandığı hatlar arasında 22.06.2018 tarihinde saat 14.22 ile 23.04 arasında olmak üzere toplam on iki adet görüşmenin gerçekleştirildiği, bu görüşmelerin Nevşehir il merkezinden baz sinyal bilgileri aldığı, Anlaşılmaktadır. Sanık ... aşamalarda; uyuşturucu madde kullandığını, uyuşturucu maddeyi sanık ...'in babası ...'dan temin ettiğini, ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezaevine girmesi üzerine, sanık ...'in babasının yerine geçip uyuşturucu madde satmaya başladığını, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde almak için sanık ...'in yanına gittiğinde, adı geçenin; "Çok borcun var. Borcunu ödeyemezsin, gel bunu halledelim. Uyuşturucu madde İstanbul'dan geliyor. Hep birlikte gidip uyuşturucu madde alalım, sen otobüs ile getirirsin. Hem borcunu silerim, hem de kullanacağın uyuşturucu maddeyi veririm." dediğini, bu sırada yanlarında diğer sanık ...'un da bulunduğunu, söz konusu teklifi kabul etmesi üzerine, sanık ...'in 34 plakalı, Renault Fluence marka ve beyaz renkli bir aracı kiraladığını, 21.06.2018 tarihinde saat 00.30 sıralarında söz konusu araçla sanıklar ... ve ... ile birlikte Nevşehir'den İstanbul'a hareket ettiklerini, aynı gün sabah on ya da on bir gibi İstanbul'a vardıklarını, burada Sultanbeyli ilçesinde sanık ...'in bir tanıdığı olan ... ... adlı şahısla buluştuklarını, söz konusu şahsın denemeleri için sanıklar ile kendisine bir miktar uyuşturucu madde verdiğini, hep birlikte söz konusu maddeyi kullandıklarını, beğenmeleri üzerine sanık ... ile adı geçen şahsın uyuşturucu madde alışverişi konusunda anlaştıklarını, ardından söz konusu kişinin kendilerini Aydos Ormanında bulunan bir villaya götürdüğünü, içinde hemen hemen her çeşit uyuşturucu madde bulunan evde yaklaşık yirmi dakika kaldıklarını, sanık ...'in yaklaşık 1100 gram bonzai için 2500 TL verdiğini, ...'ın; "Siz gidin, konum attığım yere gelip uyuşturucu maddeyi teslim alırsınız." demesi üzerine sanıklar ile birlikte evden ayrıldıklarını, yaklaşık yarım saat sonra sanık ...'un telefonuna gelen konum bilgilerine göre ...'ın bulunduğu yere gittiklerini, burada adı geçenden uyuşturucu maddeyi kendisinin teslim aldığını, ardından sanık ...'in kiralamış olduğu araç ile İstanbul Dudullu Şehirlerarası Yolcu Terminaline hareket ettiklerini, bir süre sonra terminalin yakınındaki bir yerde durduklarını, sanık ...'in suç konusu uyuşturucu maddenin bir kısmını ayırıp yanındaki montun içine zulaladığını, geri kalan kısmını ise kendisine verip "Bunu getireceksin." dediğini, sanık ...'i araçta bırakıp ... ile birlikte otogara gittiklerini, burada sanık ...'un, kendisine Kırşehir için yolcu bileti satın aldığını, biletin üzerine telefon numarasını yazıp "Kırşehir’de araçtan inince beni bu numaradan ara, ... ile birlikte yanına geleceğiz." dediğini, ayrıca otobüse binmeden önce sanık ...'un kendisine 100 TL verdiğini, HTS kayıtlarında sanık ...'in babası ...'a ait görünen hattın, sanık ... tarafından kullanıldığını, diğer iki sanığın da olayın içinde yer aldıklarını, Sanık ... soruşturma evresinde; arkadaşı sanık ... ile birlikte, adı geçenin kiralamış olduğu araçla Nevşehir'den İstanbul’a gittiklerini, amacının; hem sanık ...’i yolculuk sırasında yalnız bırakmamak hem de Esenyurt’ta araç tamirhanesi bulunan askerlik arkadaşı ...’ı ziyaret etmek olduğunu, İstanbul’a vardıklarında Esenyurt’a yakın bir yerde araçtan inip arkadaşının yanına gittiğini, geceyi arkadaşının yanında geçirip sabah sanık ... ile buluştuktan sonra, Nevşehir'e dönmek amacıyla yola çıktıklarını, dönüş yolunda hiçbir yere uğramadıklarını, isnat edilen suçlamayı kabul etmediğini, Kovuşturma evresinde; sanık ...'ı ilk kez, İstanbul'da diğer sanık ...'in yanında gördüğünü, adı geçenler arasındaki irtibata dair bir bilgisinin olmadığını, hep birlikte araçta bulundukları esnada sanık ...'in, sanık ...'ı terminale bırakacağını öğrendiğini, sanık ...'in, kendisini diğer sanık ... ile birlikte otogara gönderdiğini, otogarda sanık ...'ın yanından ayrıldığını, adı geçenin uyuşturucu madde taşıdığından haberdar olmadığını, kullandıkları aracı sanık ...'in kiraladığını, Nevşehir'e sanık ... ile birlikte döndüklerini, Sanık ... soruşturma evresinde; sanık ...'u tanıdığını, adı geçenle arkadaş olduklarını, sanık ...'ı ise tanımadığını, yaklaşık bir buçuk yıl önce sanık ... ile birlikte teyzesini ziyaret etmek amacıyla Ankara'ya gittiklerini, ardından yeğeninin yanına Gebze'ye, buradan da sanık ...'un askerlik arkadaşını ziyaret etmek için İstanbul'a gittiklerini, söz konusu şahıs ile vakit geçirdikten sonra İstanbul'dan Nevşehir'e geri döndüklerini, isnat edilen suçlamayı kabul etmediğini, Kovuşturma evresinde; sanık ...'ın beyanlarını kabul etmediğini, Nevşehir il merkezinde esnaflık yaptığı için sanık ...'ın çevreden ismini duymuş ve bu nedenle kendisini olaya dahil etmiş olabileceğini, sanık ... ile birlikte İstanbul'a gittiklerini, burada adı geçenin askerlik arkadaşını ziyaret ettiklerini, burada açık adresini bilmediği bir yerde yemek yedikten sonra, sanık ... ile birlikte İstanbul’dan Nevşehir’e geri döndüklerini, İstanbul’da bulundukları süre zarfında sanık ... ile birlikte otogara hiç gitmediklerini, adı geçenin bu yöndeki beyanlarını kabul etmediğini, sanık ...’un suç konusu uyuşturucu madde ile ilgisinin olabileceğini, adı geçen ile birlikte olduğu için yargılandığını düşündüğünü, Savunmuşlardır. IV. GEREKÇE A.İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konularına İlişkin Açıklamalar TCK'nın "Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" başlıklı 188. maddesinin 3 ve 5. fıkraları; "(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz. ... (5) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır." şeklinde düzenlenmiştir. Madde gerekçesinde de vurgulandığı gibi üçüncü fıkrada, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticaretine ilişkin çeşitli fiiller, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Buna göre, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satışı, satışa arzı, başkalarına verilmesi, sevki, nakli, depolanması ya da kazanç amacıyla satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması, 188. maddenin 1 ve 2. fıkralara göre ayrı bir suç oluşturmaktadır. Fıkradaki suçun oluşması için bu seçimlik hareketlerden herhangi birisinin yapılmış olması yeterlidir. 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la TCK'nın 188. maddesinin 5. fıkrasında yapılan değişiklikle suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek cezanın yarı oranında artırılacağı öngörülmüştür. Düzenlemenin gerekçesi, üç ya da daha fazla kişinin birlikte hareket etmesinin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlemeyi kolaylaştırması ve suçla mücadeleyi zorlaştırmasıdır. Bu nitelikli hâlin uygulanması için üç veya daha fazla kişinin suçun icra hareketlerini müşterek fail olarak sorumluluğu gerektirecek şekilde birlikte gerçekleştirmiş olmaları gerekir. Şerikler, yani suça azmettiren veya yardım edenler bu sayıya dahil değildir. Müşterek faillik ise TCK'nın 37. maddesinin 1. fıkrasında; "Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur." şeklinde düzenlenmiştir. Müşterek faillikte; birlikte suç işleme kararının yanı sıra, fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı fail statüsündedir. Müşterek faillik, suçun icrai hareketlerinin birlikte gerçekleştirilmesidir. Madde gerekçesinde; "...Asli iştirak feri iştirak ayrımının en önemli sakıncası, kişinin suçun işlenişine katkısının gerçekleştirilen suçun bütünlüğü içerisinde değil, ondan bağımsız olarak ele alınmasıdır. Örneğin bir iş yerinde işlenen silahlı yağma suçunda, dışarıda gözcülük yapan kişinin fiilinin yağma suçunun bütününden bağımsız olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle gözcülük yapan uygulamada bazen asli fail bazen de fer'i fail olarak sorumlu tutulmaktadır. Bu sistemde suçun işlenişine iştirak eden kişilerin çoğu zaman asli fail olarak mı, yoksa fer'i fail olarak mı sorumluluğu gerektiği duraksamaya yer vermeyecek bir biçimde saptanamamaktadır. Halbuki örnek olayda gözcülük yapma fiilinin diğer kişilerle birlikte işlenen yağma suçunun gerçekleşmesine olan etkisi bir bütün olarak değerlendirildiğinde diğer suç ortaklarıyla suçun işlenişi üzerinde ortak hakimiyet kurulduğu sonucuna ulaşılırsa fail olarak sorumlu tutulması gereklidir... Hükumet Tasarısında da benimsenen 'asli iştirak', 'fer’i iştirak' ayırımının adil ve eşit olmayan bir cezalandırmayı sonuçlaması ve uygulamada zorluk ve duraksamalara neden olması dolayısıyla, bu ayrımı esas alan düzenleme tasarıdan çıkarılmıştır. Yeni yapılan düzenlemeyle, iştirak şekilleri, fiilin işlenişi üzerinde kurulan hakimiyet ölçü alınarak belirlenecektir. Bu sistemde birer sorumluk statüsü olarak öngörülen iştirak şekilleri ise, faillik, azmettirme ve yardım etmeden ibarettir. Yeniden düzenlenen maddenin birinci fıkrasına göre suçun kanuni tanımında öngörülen fiili gerçekleştirilen kişi fail olup; suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi durumunda, bu kişilerin her biri müşterek fail olarak sorumlu tutulacaklardır. Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra, fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurulduğu için, her bir suç ortağı fail statüsündedir. Ortak hakimiyetin kurulup kurulmadığının saptanmasında suç ortaklarının suçun icrasındaki rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulur. Bu durumda, fiilin icrası veya sonuçsuz kalması ortak faillerden her birinin elinde bulunmaktadır. Örneğin suç ortaklarından birinin cebir veya tehdit kullanarak mağduru etkisiz hâle getirdiği, diğerinin de üzerindeki para ve sair kıymetli eşyayı aldığı yağma suçunda her iki suç ortağının suçun işlenişine yaptıkları katkı, suçun icrası açısından birbirini tamamlayıcı niteliktedir. Dolayısıyla, her iki suç ortağı, suçun işlenişi üzerinde ortak bir hakimiyet kurmaktadır. Suç ortaklarının iştirak katkılarının karşılıklı olarak birbirlerini tamamlamadığı durumlarda da müşterek faillik mümkündür. Bazı hallerde failler, her biri suçun kanuni tanımındaki bütün unsurları tek başına gerçekleştirmek üzere, bir anlaşmaya varabilir. Örneğin bir kişiyi öldürmek için aralarında anlaşmış olan beş kişi, amacın gerçekleşme ihtimalini daha da yükseltmek için, aynı anda mağdurun üzerine ateş ederler. Ateşlenen mermilerden bir kısmı mağdura isabet eder, bir kısmı ise etmez. Bu örnek olayda bütün suç ortakları ortak bir suç işleme kararına dayanarak birlikte hareket etmektedirler. Bu beş suç ortağının ateşlediği mermilerden sadece bir tanesinin mağdura isabet edip ölümüne neden olması halinde dahi, tamamlanmış kasten adam öldürme suçundan dolayı bu kişilerden her biri müşterek fail olarak sorumlu tutulacaktır. Müşterek faillik bakımından zorunlu diğer bir koşul, failler arasında birlikte suç işleme kararının varlığıdır. Belli bir hareketin icrasına ve neticenin meydana gelmesine ilişkin olan birlikte suç işleme kararı, kast kapsamında düşünülmelidir. Suç ortaklarının suçun işlenişine ilişkin kastlarının doğrudan veya olası kast gibi farklılık göstermesinin, müşterek fail olarak sorumlulukları üzerinde bir etkisi yoktur." şeklinde failliğin temel unsurları belirlenmiştir. Kanunda suç olarak tanımlanan fiilin, birden fazla suç ortağı tarafından iştirak hâlinde gerçekleştirilmesi durumunda maddenin birinci fıkrasında düzenlenen müşterek faillik söz konusu olacaktır. Öğretideki görüşler de dikkate alındığında müşterek faillik için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir: 1- Failler arasında birlikte suç işleme kararı bulunmalıdır. 2- Suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurulmalıdır. Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurulduğu için, her bir suç ortağı fail konumundadır. Fiil üzerinde ortak hâkimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının suçun işlenmesi açısından taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır. Suç ortaklarının, suçun işlenmesine yaptıkları katkının diğerinin fiilini tamamladığı durumlarda da müşterek faillik söz konusu olacaktır. Buna göre her müşterek fail, suçun icrasına ilişkin etkin ve fonksiyonel bir katkıda bulunmaktadır. Uyuşmazlık konusu ile bağlantılı seçimlik hareketli suçlar, suçun kanuni tanımında gösterilen alternatifli hareketlerden herhangi birisinin icra edilmesi ile işlenip tamamlanabilen suçlardır. Bu suçlarda seçimlik hareketlerin tamamının gerçekleştirilmesi şart olmayıp bir tanesinin işlenmesi suçun oluşması için yeterlidir. Seçimlik hareketlerden birkaçı ya da hepsi birlikte işlenmiş olsa dahi tek suç oluşacak, ancak bu durum TCK'nın 61. maddesi gereğince temel cezanın belirlenmesinde göz önünde tutulabilecektir. Seçimlik hareketlerden birisi tamamlanmış ise diğeri teşebbüs aşamasında kalsa dahi suç tamamlanmış kabul edilecektir. Bu suçlarda, suç tarihi en son seçimlik hareketin yapıldığı tarih olup dava zamanaşımı da bu tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır (Ceza Genel Kurulu tarih 23.06.2015 2014/11-568, 2015/244). Doktrin de ittifakla aynı görüştedir. Suçun kanuni tanımında alternatif olarak sayılan hareketlerin öngörüldüğü suçlarda yalnızca bu hareketlerden birinin yapılması yeterlidir. Seçimlik hareketlerden birkaçının veya hepsinin gerçekleştirilmesinde de konu aynı olmak şartıyla suç bir defa işlenmiş kabul edilmektedir (Özgenç, İzzet, Türk Ceza Hukuku, Genel Hükümler, 18. Baskı, Seçkin Yayınevi, Ankara 2022, s. 185-188; Akbulut, Berrin, Ceza Hukuku, Genel Hükümler, 9. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara 2022, s. 306., Akbulut Berrin, agm s.674). Yapılan açıklamalardan sonra TCK'nın 188. maddesinin 5. fıkrasının uygulanabilmesi için, her bir fail tarafından anılan maddenin 3. fıkrası kapsamındaki aynı seçimlik hareketin gerçekleştirilmesinin zorunlu olup olmadığı hususu irdelendiğinde; seçimlik hareketli bir suç olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçunda hareketlerden birinin ya da tamamının birlikte gerçekleştirilmesi arasında fark yoktur ve tek suç oluşacağı sonucuna varılması gerektiği kabul edilmelidir. Dolayısıyla suç ortaya çıkana kadar farklı kişiler tarafından gerçekleştirilen bu seçimlik hareketlerden birinin ya da birkaçının, suç bir bütün olarak ele alındığında; birlikte suç işleme kararına bağlı olarak suçun icrasına etkin ve fonksiyonel bir katkı sağlaması hâlinde, üç ya da daha fazla kişi arasında müşterek faillik söz konusu olacaktır. Faillerin aynı uyuşturucu maddenin nakli, sevki, satın alınması gibi farklı seçimlik hareketlerle suça katılmaları durumunda, diğer bir anlatımla 188. maddenin 3. fıkrasında belirtilen seçimlik hareketlerden biri ya da birkaçı, birlikte suç işleme iradesine sahip kişiler tarafından fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurmak suretiyle aralarındaki iş bölümü gereğince gerçekleştirilirse, suçu birlikte işlediklerinin kabulü gerekmektedir. Bir karşılaşma suçu olduğunda kuşku bulunmayan ve TCK'nın 188/3. maddesinde düzenlenen suçla ilgili olarak TCK'nın 188. maddesinin 5. fıkrasının uygulanabilmesi için; üç veya daha fazla müşterek failin, aynı suç konusu uyuşturucunun ticareti amacıyla ve aynı yönde hareket edip, ticaret fiili üzerinde müşterek hakimiyet kurmaları gerekmekte ise de; hepsinin aynı seçimlik hareketi icra etmesinin zorunlu olmadığının kabulü gerekir. B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme İlk Derece Mahkemesi ile Özel Daire arasında sanıklara isnat edilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun sabit olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık ve bu kabulde dosya içeriği itibarıyla da herhangi bir isabetsizlik bulunmayan olayda; Suç konusu uyuşturucu maddeyi temin etmek amacıyla sanık ...'in kiralamış olduğu araç ile 21.06.2018 tarihinde Nevşehir'den İstanbul'a giden, burada hep birlikte açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir şahıstan uyuşturucu maddeyi alan ve aralarında yaptıkları iş bölümü uyarınca suç konusu uyuşturucu maddenin sanık ... tarafından otobüs ile İstanbul'dan Kırşehir'e nakline, sevk eden konumunda olan diğer sanıklar ... ve ...'in ise kiralık araçla İstanbul'dan hareket edip uyuşturucu maddeyi nakleden sanık ...'ı Kırşehir'de karşılamasına karar veren sanıkların, TCK'nın 188. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen suçun kanuni tanımında yer alan seçimlik hareketlerden sevk etme ve nakletme fiillerini fikir ve eylem birliği içinde gerçekleştirdiklerinin, bu kapsamda iradeleri aynı amaç doğrultusunda birleşen ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçu bakımından müşterek fail olarak fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurmak suretiyle aralarındaki iş bölümü gereğince aynı yönde hareket eden sanıklar hakkında TCK'nın 188. maddesinin 5. fıkrasının uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığının ve söz konusu düzenlemenin tatbiki bakımından TCK'nın 188. maddesinin 3. fıkrasındaki aynı seçimlik hareketlerin gerçekleştirilmesinin zorunlu olmadığının kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesinin direnme gerekçesinin isabetli olduğuna, sanıklar hakkında kurulan hükümler yönünden uygulamanın denetlenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir. TCK'nın 188. maddesinin 5. fıkrasının uygulanabilmesi için anılan maddenin 3. fıkrası kapsamındaki aynı seçimlik hareketlerin gerçekleştirilmesinin zorunlu olup olmadığına ilişkin uyuşmazlık yönünden çoğunluk görüşüne katılmayan üç Ceza Genel Kurulu Üyesi; TCK'nın 188. maddesinin 5. fıkrasında düzenlenen nitelikli hâlin uygulanabilmesi için, üç ya da daha fazla kişi tarafından anılan maddenin 3. fıkrası kapsamındaki aynı seçimlik hareketlerin gerçekleştirilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ve 114-196 sayılı direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünün gerekçesinin İSABETLİ OLDUĞUNA, 2- Dosyanın, sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden uygulamanın denetlenmesi amacıyla Yargıtay 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2025 tarihinde yapılan müzakerede, TCK'nın 188. maddesinin 5. fıkrasının uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkin uyuşmazlık yönünden oy birliğiyle, anılan fıkranın uygulanabilmesi için TCK'nın 188. maddesinin 3. fıkrası kapsamındaki aynı seçimlik hareketlerin gerçekleştirilmesinin zorunlu olup olmadığına ilişkin uyuşmazlık yönünden ise oy çokluğuyla karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla