Karar Özeti
Ceza Genel Kurulu 2023/330 E. , 2025/442 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1229-1581 I. HUKUKÎ SÜREÇ Teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/1, 35, 53, 54... . maddeleri uyarınca 13... ay hapis cezası
Karar Detayı
Ceza Genel Kurulu 2023/330 E. , 2025/442 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1229-1581 I. HUKUKÎ SÜREÇ Teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/1, 35, 53, 54... . maddeleri uyarınca 13... ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 31.03.2022 tarihli ve 325-196 sayılı, resen istinafa tabi hükme yönelik sanık müdafi tarafından da istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince 23.06.2022 tarih ve 1229-1581 sayı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine, bu kararın da sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 06.12.2022 tarih ve 9979-9642 sayı ile temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 22.02.2023 tarih ve 14922 sayı ile; "...Adli Tıp raporu ve kamera görüntü içeriğine göre sanığın son iki atışında katılanın bacak ve ayak kısmına ateş ettiği; katılanın göğüs sağ üst kadrandan yaralanmasına sebebiyet veren ilk ateş etme esnasında ise sanığın katılanı bacağından vurma kastıyla hareket ettiğine dair savunması, ayakta duran sanığın elindeki silahı eğerek vücudun alt bölgesine doğru tutuş yönü, ilk atış esnasında seken kurşunun katılanın belin sağ üst kısmına isabet etmesinin ihtimal dahilinde olması, o an sanığın uygun ortam ve araca (silaha) sahip olduğu halde sonraki atışlarında da öldürücü nahiyelere ateş etme imkânı varken ateş etmemesi, namlusunda başka mermi bulunduğu halde kullanmaması, eylemden sonra ambulansı çağırın şeklindeki davranışları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın yaralama kastıyla hareket ettiği kabul edilerek sanığın nitelikli kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK.nun 86/1-3e, 87/1-d-son maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması," düşüncesiyle itiraz yoluna başvurulmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 06.06.2023 tarih ve 1998-3924 sayı ile; itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIĞIN KONUSU Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın katılana yönelik eyleminin kasten yaralama suçunu mu yoksa teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; 17.06.2019 tarihli Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporuna göre; katılanın yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu ve vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin (beş) ağır derece olarak belirlendiği, Olay anını gösteren görüntü inceleme tutanağına göre; tanık ...'nın odadan çıkmasıyla sanığın içeri girdiği, bir müddet oturup katılan ile konuştuğu, ardından silahını çıkarıp katılanın belinden yukarısını hedef alarak ateş açtığı, katılanın koltukta sola doğru eğildiği, sanığın ise bir kez daha katılanın belden yukarısına doğru ateş ettiği, sanık kapıdan çıkarken katılanın masanın altına sığınmaya çalıştığı, sanığın tekrar içeri girip kapının önünde kısa bir süre bekledikten sonra katılanın saklandığı masanın arkasına geçip katılana üçüncü kez ateş ederek odadan çıktığı, Anlaşılmaktadır. Katılan aşamalarda; sanığın şirketinde üç yıl süreyle muhasebeci olarak çalıştığını, bu süre zarfında herhangi bir husumetlerinin bulunmadığını, yaklaşık iki yıl önce sanığa ait iş yerinden ayrılarak başka bir iş yerinde çalışmaya başladığını, sanığın iş yerinde çalıştığı zaman dilimi içerisinde dayısı olan ... ile sanığın tanışıp arkadaş olduklarını, daha sonra sanığın ... aracılığıyla tanıştığı ... ile beraber ticari ortaklık yaptığını ancak adı geçenlerin maddi olarak zarara uğramaları nedeniyle aralarında husumet oluştuğunu, sanığın, ...'nün yeğeni olması nedeniyle kendisini de suçladığını, zaman zaman iş yerine gelip ...'ye ulaşamadığını söyleyerek kendisine bağırdığını, olay günü de iş yerindeki odasında arkadaşı tanık ... ve müşterisi tanık ... ile sohbet ettiği sırada sanığın tanıklardan odadan çıkmalarını istediğini, yalnız kalmaları üzerine karşısına oturan sanığın, sert bir ses tonuyla "Dayın ... nerede? Ulaşamıyorum!" diye sorduğunu, kendisinin de "Dayımı nereden bileyim, mesaj ile ulaş!" şeklinde cevap verdiğini, bunun üzerine sanığın "Buradan ya sen çıkacaksın ya ben çıkacağım!" diyerek ayağa kalkıp tabancayla göğsüne bir el ateş ettiğini, ilk atışın ardından kendisini korumak amacıyla koltukta cenin pozisyonuna geçtiğini, sanık ikinci kez ateş ettiğinde kalçasından yaralandığını, korkuyla masanın altına saklandığını, ancak sanığın, masanın yanına gelerek saklandığı yöne doğru bir el daha ateş açtığını, bu atışın da sol dizine isabet ettiğini, ambulansı arayıp masanın altından sürünerek çıktığını, Tanık ...; arkadaşı olması sebebiyle zaman zaman yardım etmek amacıyla katılanın çalıştığı iş yerine gittiğini, olay günü katılan ... tanık ... ile otururlarken sanığın geldiğini ve kendisi ile tanık ...'ı dışarı çıkardığını, kısa süre sonra içeriden silah sesleri geldiğini, sanığın aracına binip uzaklaştığını, katılanın nasıl vurulduğunu görmediği, üç el silah sesi duyduğunu, sanığın "Ambulans çağırın!" dediğini duymadığını, Tanık ...; olay günü katılanın iş yerindeki odasında bulunduğu sırada sanığın geldiğini ve kendisiyle tanık ...'ye hitaben "Dışarı çıkın!" dediğini, otuz saniye sonra içeriden silah sesleri geldiğini, dışarı çıkan silahı boşaltıp beline koyan sanığın "Beni batırdılar, a..na koyduklarım, ambulansı çağırın, içeridekini vurdum!" diyerek aracıyla uzaklaştığını, İfade etmişlerdir. Sanık; muhasebeci olan katılanın üç yıl boyunca kendisine ait şirkette çalıştığını ancak yaklaşık iki yıl önce ayrıldığını, katılanın kendisiyle birlikte çalıştığı dönemde katılanı ziyarete gelen dayısı ... ile tanıştığını, ticaretle uğraşan ... ile zaman zaman birbirlerine borç para verdiklerini, 2017 yılının Temmuz ayında ...'nün ... isimli bir ortağından bahsederek birlikte ticaret yapmayı teklif ettiğini, bir süre düşünmek için zaman istediğini ve katılanla görüşerek ...'nün güvenilir birisi olup olmadığını sorduğunu, katılanın da kendisine; "Abi sen korkma, paranı alırsın." dediğini, kendisinin de ...'nün teklifini kabul ettiğini ve 2017 yılının Ağustos ayında ticari ilişkilerinin başladığını, ...'ın şirketinin 2017 yılının Kasım ayında iflas ettiğini, ... ile konuştuğunda; ...'ın kendilerine de borçlu olduğunu ancak ödeyeceğine inandıklarını söylediğini, ancak şahısların borçlarını ödemediklerini, ...'ın İngiltere'ye gittiğini, ...'ye ise ulaşamadığını, bu nedenle katılanın çalıştığı iş yerine birkaç kez giderek ... ve ...'ı sorduğunu, katılanın ise kendisiyle her seferinde dalga geçtiğini, olay günü de aynı iş yerine ... ile görüşmek amacıyla gittiğini, katılanın odasına girdiğinde odada bulunan tanık ...'dan çıkmasını istediği, tanık dışarı çıktıktan sonra katılana artık dayanamadığını, eve ekmek götüremediğini, çocuklarını bile arkadaşlarının verdiği burslar ile okuttuğunu ve ... ile görüşmesi gerektiğini söylediği, buna karşılık katılanın umursamaz bir tavırla kendisine küfür ettiğini, öfkelenerek ruhsatsız silahını katılanı korkutmak amacıyla eline aldığını, katılanın "Ateş etmezsen şerefsizsin!" demesi üzerine ayaklarına doğru bir el ateş ettiğini, masanın altına giren katılanın "Şerefsiz, adi!" diye hakaret etmeyi sürdürmesi sebebiyle masanın altına doğru bir el daha ateş açtığını, katılan tahrik edici sözler söylemeye devam ettiği için geri dönüp silahını bir el daha ateşlediğini, katılanın yaralanıp yaralanmadığını görmediğini, dışarı çıkıp orada bulunan tanık ...'a ambulans çağırmasını söylediğini ve olay yerinden ayrıldığını, ardından karakola gidip teslim olduğunu, son zamanlarda tehdit aldığı için ruhsatsız silah taşıdığını ve öldürme amacının olmadığını savunmuştur. V. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Doktrinde Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.02.2025 tarihli ve 613-43, 17.09.2025 tarihli ve 23-3 33... .02.2024 tarihli ve 116-84 sayılı içtihatları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere; Bir eylemin teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme suçunu mu yoksa kasten yaralama suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesinde; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır. Kastın belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken ölçütler farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak ele alınması gerekmektedir. B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme Katılanın olaydan iki yıl öncesine kadar sanığın iş yerinde muhasebeci olarak çalıştığı, bu süre zarfında sanığın, katılanın dayısı ... ve ...'nün arkadaşı ... ile ticaret yaptığı ve zarar ettiği, bu işe girmesine vesile olması nedeniyle katılana karşı da husumet beslediği, uzun bir süre ...'ye ulaşmaya çalışan fakat bir türlü görüşmeyi başaramayan sanığın, olay günü yine katılanın çalıştığı iş yerine gittiği, içeride bulunan tanıklar ... ve ...’yi dışarı çıkarttığı, katılandan kendisini ... ile görüştürmesini istediği, katılanın telefonla ulaşabileceği şeklinde cevap vermesi üzerine sanığın tabancasını çıkartarak katılana doğru yakın mesafeden üç el ateş ettiği, göğüs, uyluk ve bacak bölgelerinden yaralanan katılanın mevcut yaralanmalarının yaşamını tehlikeye sokacak ve vücudunda oluşan kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (5) derece etkileyecek nitelikte olduğu hususunda Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında uyuşmazlık ve bu kabulde dosya kapsamı itibarıyla herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki husumetin varlığı, sanığın kullandığı tabancanın öldürmeye elverişli olması, toplam üç el ateş eden sanığın ilk atışı masada oturur vaziyette bulunan katılanın hayati bölgelerinden göğsüne doğru gerçekleştirmesi, sanığın ilk atıştan sonra da eylemini sürdürmesi ve oturmakta olan katılanın belden yukarısına ikinci kez ateş etmesi, bu atışlar sonrasında odadan çıkarken geri dönerek bu kez silahıyla saklandığı masanın altında yatar vaziyette olan katılana yönelik üçüncü kez ateşlemesi hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen itirazının reddine karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan dört Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanığın kasten yaralama suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının REDDİNE, 2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.
İlgili Makaleler
- CGK (Ceza Genel Kurulu) Kararları Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.