Karar Özeti
Ceza Genel Kurulu 2023/477 E. , 2025/296 K. "İçtihat Metni" İtirazname No : 2014/298073 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 185-194 I. HUKUKÎ SÜREÇ Katılan mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık ve suça sürüklenen çocuğun, kişiyi hürriyetinden yoksu
Karar Detayı
Ceza Genel Kurulu 2023/477 E. , 2025/296 K. "İçtihat Metni" İtirazname No : 2014/298073 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 185-194 I. HUKUKÎ SÜREÇ Katılan mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık ve suça sürüklenen çocuğun, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine ilişkin Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 29.05.2014 tarihli ve 185-194 sayılı hükümlerin katılan mağdure vekili ile Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 25.10.2022 tarih ve 1395-9447 sayı ile; katılan mağdure vekilinin temyiz istemiyle yapılan incelemede hükümlerin onanmasına karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 19.12.2022 tarih ve 298073 sayı ile; "...Sanıklara atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükümleri katılan mağdur ... vekili tarafından tefhimden itibaren yedi gün içinde 30/05/2014, Cumhuriyet Savcısı tarafından 03/06/2014 tarihinde sanıklar aleyhine ayrı ayrı temyiz edildikleri halde incelemenin sadece katılan mağdur vekilinin temyiz istemi esas alınarak yapılmış olması nedeniyle Yüksek Dairenin onama kararına CMK'nın 308.maddesi gereğince itiraz etmek gerekmiştir. Sonuç ve İstem: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- İtirazımızın kabulü ile, 2- Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 25/10/2022 tarihli ve 2021/1395 Esas, 2022/9447 Karar sayılı onama kararının sanıklara atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden kaldırılması, 3- Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/05/2014 tarih ve 2013/185 Esas, 2014/194 Karar sayılı beraat hükümlerinden: A- Sanık ... hakkındaki kişiyi hürriyetinde yoksun kılma suçundan katılan mağdur ve Cumhuriyet Savcsının sanıkların suçlarının sbit olduğuna dair temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına, B- Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçları yönünden: Katılan mağdurun sanıkların eylemleri hakkındaki anlatımlarının sanık ...'e atılı suçun 2009 veya 2012 yılında gerçekleştiğine air anlatımları dışında tutarlı olmasına, 2012 yılından intikal tarihine kadar olan kısma ilişkin anlatımların mağdurla para karşılığı ilişkiye giren tanıklarca da desteklenmiş olmasına göre; aa- Sanık ...'ın 15 yaşından küçük karılan mağdura yönelik cebir tehdit veya iradeyi etkileyen başka neden olmaksızın gerçekleştirdiği organ sokma suretiyle zincirleme çocuğun cinsel istismarı ve zincirleme kişiyi hürriyetinde yoksun kılma suçlarından mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi, bb- Sanık ...'ün eyleminin tarihi konusunda mağdurun ilk anlatımı esas alınarak sanığın eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun oluşturduğunun kabulü yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi yasaya aykırı görülmekle hükümlerin bozulması, ancak değişen suç vasfına göre sanık ... hakkında TCK'nın 66/1-e maddesi gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 14.06.2023 tarih ve 16481-4270 sayı ve ile; "II. GEREKÇE 1. İtiraza konu Dairemizin kararında o yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin değerlendirmeye konu edilmediği anlaşıldığından yukarıda itiraz sebepleri başlığının (1) ve (2) bölümlerinde yer alan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. 2. Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki çelişkili anlatımları, 01.04.2010 tarihli doktor raporu ve raporu düzenleyen doktorun duruşmadaki beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, katılan mağdurenin 03.10.2012 tarihinde Cumhuriyet Savcılığında alınan ayrıntılı ifadesinde suça sürüklenen çocuk ... ile 2009 yılı Mart ayı başlarında ve sanık ... ile de ilk olarak 2008 yılı Haziran ayında olmak üzere, 2009 yılı Mayıs veya Haziran ayına kadar üç defa cinsel ilişkiye girdiğini, dördüncü ilişki tarihini ise 2009 yılı Ocak veya Şubat ayı olarak belirttiği, ilişki tarihlerini de doğum günü üzerinden geçen süreye endeksleyerek anlatımda bulunduğu nazara alındığında dosyada bulunan Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/1106 soruşturma sayılı dosyasında ve katılan mağdurenin babasıyla ilgili istismar iddiasında bulunduğu sırada aldırılan 01.04.2010 tarihli doktor raporu ve raporu düzenleyen doktorun duruşmadaki beyanlarına göre raporun düzenlendiği tarihte katılan mağdurenin kızlık zarının sağlam olduğunun anlaşılması karşısında yukarıda itiraz sebepleri başlığının (3) ve (4) bölümlerinde yer alan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünün (1) numaralı paragrafında belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının oy birliğiyle kısmen kabulüne, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemizin, 25.10.2022 tarihli ve 2021/1395 Esas, 2022/9447 Karar sayılı suça süreklenen çocuk ... ve sanık ... haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik onama ilâmının kaldırılmasına, 3. Suça Süreklenen Çocuk ... ve Sanık ... Haklarında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümlerin İncelemesinde; Gerekçe bölümünün (1) numaralı paragrafında belirtilen nedenlerle Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 29.05.2014 tarihli ve 2013/185 Esas, 2014/194 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii, katılan mağdure vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafii, katılan mağdure vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, oy birliğiyle onanmasına, 4. Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında belirtilen nedenlerle sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, suça sürüklenen çocuk hakkında ise çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının oy birliğiyle reddine," karar verilerek Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KONUSU Sanık ...’un katılan mağdureye yönelik zincirleme biçimde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının sabit olup olmadığı ile suça sürüklenen çocuk ...’in katılan mağdureye yönelik eyleminin sabit olup olmadığı, sabit olduğunun kabulü hâlinde eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturup oluşmadığı ve bu hâlde dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle Özel Dairenin 25.10.2022 tarihli ve 1395-9447 sayılı onama kararına yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2022 tarihli ve 298073 sayılı itirazı üzerine Özel Dairece 14.06.2023 tarihli 16841-4270 sayı ile 25.10.2022 tarihli onama kararının kaldırılıp hükümlerin Cumhuriyet savcısının temyiz talebiyle de incelenerek onanması kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının bulunmamasına göre Ceza Genel Kurulunun incelemesine esas teşkil eden usulüne uygun bir itiraz davasının bulunup bulunmadığın değerlendirilmesi gerekmektedir. IV. OLGULAR Özel Dairenin 25.10.2022 tarihli ve 1395-9447 sayılı onama kararına yönelik dosyanın 12.12.2022 tarihinde gönderildiği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 19.12.2022 tarih ve 298073 sayı ile; sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarında Cumhuriyet savcısının temyiz istemiyle de inceleme yapılması gerektiği, ayrıca sanığın katılan mağdureye yönelik zincirleme biçimde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının sabit olduğu, suça sürüklenen çocuğun katılan mağdureye yönelik eyleminin sabit olup reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ve bu hâlde dava zamanaşımının gerçekleştiği yönündeki itirazı üzerine Özel Dairece 14.06.2023 tarihli 16841-4270 sayı ile 25.10.2022 tarihli onama kararının kaldırılarak hükümlerin Cumhuriyet savcısının temyiz talebiyle de incelendiği ve onanmasına karar verildiği, diğer itiraz sebeplerinin yerinde görülmeyerek reddedildiği anlaşılmaktadır. V. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nda temyize ilişkin hükümler içerisinde düzenlenmişken, 5271 sayılı CMK'da olağanüstü kanun yolları kısmında yer almıştır. CMUK'un 322/4. maddesi; "Ceza dairelerinden birinin kararına karşı Cumhuriyet Başmüddeiumumisi, ilamın kendisine verildiği tarihten otuz gün içinde Ceza Umumi Heyetine itiraz edebilir." biçiminde iken, CMK'nın 308. maddesi; "Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re'sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz." şeklinde düzenlenmiştir. Ancak 02.03.2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun'un 37. maddesinde yapılan değişiklikle CMK'nın 308/1. maddesinde yer alan "otuz gün" ibaresi "bir ay" şeklinde değiştirilmiş ve söz konusu madde güncel hâlini almıştır. Görüldüğü üzere, CMK'nın 308. maddesinde yer alan lehe itirazda süre aranmayacağına ilişkin ifade dışında madde metinleri benzerlik arz etmektedir. 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesiyle CMK'nın 308. maddesine; "(2) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir. (3) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir." şeklindeki (2) ve (3) numaralı fıkralar eklenmek suretiyle madde son şeklini almıştır. Temyiz incelemesi sonucu Yargıtay ilgili Ceza Dairesince hükme ilişkin karar verilmesiyle olağan kanun yolları sona ermektedir. Bu aşamadan sonra ancak CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü kanun yolu olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı gündeme gelebilecektir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi, Yargıtay Ceza Daireleri kararlarına karşı başvurulan olağanüstü bir kanun yolu olup bu yetki sadece Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına aittir. Yargıtay Cumhuriyet savcıları, Yargıtay Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı adına bu yetkiyi kullanır. CMK'nın olağanüstü yasa yolları bölümünde yer alıp 308. maddesinde düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazının, Özel Ceza Daire kararlarındaki hukuka aykırılıkların, Ceza Genel Kurulu tarafından giderilmesini isteme ve bu yolla içtihat birliğini sağlama işlevinin yanı sıra kamuoyunun tatminini amaçlayan diğer bir yönü de bulunmaktadır. Ancak bu kanun yolu ile hangi hukuka aykırılıkların denetleneceği yönünde gerek CMUK'un 322/4. maddesinde, gerekse CMK'nın 308. maddesinde bir açıklık bulunmamaktadır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kapsamı günümüze kadar çeşitli Ceza Genel Kurulu kararlarına konu olmuş, bu bağlamda; "Eleştiriye ilişkin düşüncelerin reddine dair daire kararlarının itiraz olunabilecek nitelikte kararlardan olmadıkları" (16.11.1964 tarih ve 470-464 sayı), "Kabule göre yapılan bozmalara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yoluna başvuramayacağı" (17.03.1998 tarih ve 18-91 sayı), "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının olağanüstü bir kanun yolu olması nedeniyle sonuca etkili olmayacak türden hukuka aykırılıkların bu kanun yoluna konu olamayacağı" (30.11.2010 tarih ve 233-241 sayı), "Yargıtay Ceza Daireleri tarafından verilen sanığının tutukluluk halinin devamına ilişkin kararlara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının olağanüstü itiraz kanun yoluna başvurma yetkisinin bulunmadığı" (29.03.2011 tarih ve 49-28 sayı), "Görev konusunun Yargıtayca inceleme konusu dahi yapılamayacağı bir durumda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kesin nitelikteki merci tayini kararını hükümsüz kılacak bir sonuç doğmasına neden olacak şekilde itiraz kanun yoluna başvurma imkanının bulunmadığı" (27.12.2011 tarih ve 158-296 sayı) kabul edilmek suretiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisinin belirli yönlerden sınırlandırılması gerektiğine karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz kanun yoluna başvurabilmesi için hukuka aykırılık hâlinin ciddi boyutlara ulaşması gerektiği, sonuca etkili olmayan kanuna aykırılıkların bu yöntemle denetlenmesinin, itirazın amaç ve kapsamıyla bağdaşmayacağı söylenebilecektir. Görüldüğü gibi bu yol, Yargıtay Ceza Daireleri kararlarına karşı başvurulan olağanüstü bir kanun yolu olup, bu yetki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına aittir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının olağanüstü kanun yollarından birisi olan itiraz yoluna başvurabilmesi için ön koşul; Yargıtay ceza daireleri tarafından temyiz incelemesi yapılarak bir karar verilmesidir. Hakkında temyiz incelemesi yapılarak hüküm kurulmayan sanık hakkında itiraz yoluna başvurulması mümkün değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, itiraz üzerine incelemeyi dosya üzerinden yapar ve düşme sebebi varsa davanın düşmesine karar verir. İtiraz nedenlerini yerinde görmezse itirazı reddeder, yerinde görürse, kararı ıslah eder. İtirazın reddedilmesi hâlinde Ceza Dairesinin kararı konusunda bir karar vermesi gerekmez (Nur Centel, Hamide Zafer, Ceza Muhakemesi Hukuku, Beta Basım Yayım Dağıtım, 19. Bası, İstanbul 2020, s.956). B. Hukuki Değerlendirme Özel Dairenin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul edip önceki kararını kaldırdıktan sonra hükümleri Cumhuriyet savcısının temyiz talebiyle de inceleyerek yeni bir karar vermesi ve söz konusu karara yönelik CMK'nın 308. maddesi kapsamında düzenlenen bir itirazname bulunmaması karşısında Özel Dairenin ikinci kararına karşı Ceza Genel Kurulunun incelemesine esas teşkil eden usulüne uygun bir itiraz davasının bulunmadığı, açıklanan nedenle Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında Ceza Genel Kurulunca incelenecek bir uyuşmazlık oluşmadığı ve karar verilmesine yer olmadığı karar verilmesinin zorunluluk arz ettiği kabul edilmelidir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Ceza Genel Kurulunun incelemesine esas teşkil eden usulüne uygun bir itiraz davası bulunmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2- Dosyanın, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Makaleler
- CGK (Ceza Genel Kurulu) Kararları Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.