Karar Özeti
Ceza Genel Kurulu 2024/128 E. , 2025/285 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : Ceza Genel Kurulu MAHKEMESİ :Ceza Dairesi (İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 47-1 HÜKÜM : Sanığın ihmali davranışla görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-c maddesi uyarınca
Karar Detayı
Ceza Genel Kurulu 2024/128 E. , 2025/285 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : Ceza Genel Kurulu MAHKEMESİ :Ceza Dairesi (İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 47-1 HÜKÜM : Sanığın ihmali davranışla görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-c maddesi uyarınca beraatine ilişkindir. I. HUKUKİ SÜREÇ Sanığın ihmali davranışla görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçundan CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine ilişkin ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesince verilen 16.01.2024 tarihli ve 47-1 sayılı hükmün, Yargıtay Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma istemli 13.03.2024 tarihli ve 28266 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet savcısı, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluştuğu ve sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle temyiz yoluna gidilmiştir. III. İNCELEME KONUSU Sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükmünün isabetli olup olmadığına ilişkin temyiz incelemesi yapılmıştır. IV. GEREKÇE Olay tarihinde İstanbul Cumhuriyet savcısı olan sanığa müsnet suçun niteliği itibarıyla, 2802 sayılı Kanun'da öngörülen soruşturma ve kovuşturma usul ve şartlarına da uyularak başlatılıp icra olunan hukuki süreçte, mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup, silahların eşitliği ve yüzyüzelik ilkeleri çerçevesinde usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına istinad eden kabule göre: Her ne kadar sanığın uhdesinde bulunan dosyaları uzun süre işlemsiz bırakmak suretiyle görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçunu işlediği kabul edilmiş ise de; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında görev yapan ve emsallerinin oldukça üzerinde bir iş yükü bulunduğu dosya kapsamından anlaşılan sanığın sonuçlandırdığı dosya sayısı, göreve başlamasıyla birlikte tarafına ilk aşamada devredilen dosyaların 2012-2017 yıllarına ait eski ve işlem görmemiş dosyalar olması, sanığın anılan dosyaları karara bağlamaya ağırlık verdiği yönündeki savunması ile bu savunmayı doğrular mahiyetteki müfettiş raporu, suç tarihini kapsayan dönemde yaşanan pandemi süreci, belirtilen dönemde sanığın kâtibinin bir dönem raporlu olması ve 01.09.2020 tarihinden itibaren asliye ceza mahkemelerinde yapılan duruşmalarda iddia makamını temsil etmesi hususları ile; Ayrıntıları Yüksek Ceza Genel Kurulunun istikrar kazanmış kararlarında (06.11.2024 tarihli ve 2024/5-212 E. - 2024/344 K. sayılı kararı ) açıklandığı üzere; görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçunun düzenlendiği TCK'nın 257. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları arasında suç kastı bakımından bir fark bulunmaması, kanunda açıkça belirtilmedikçe suçun kasten işlenebileceğinin gözetilmesi ve kastın; suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi (TCK madde 21/1, 22/1) olarak tanımlandığının tartışmadan vareste olması, görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçunun her iki şeklinin de kasten işlenen suç olarak düzenlenmesi, böyle olduğu için de ikinci fıkrada düzenlenen ihmali davranışla görevde yetkiyi kötüye kullanma suçunun manevi unsurunun da kast olması ve "kamu görevlisinin görevini bilerek ve isteyerek ihmal etmesi veya geciktirmesini" gerekli kılması, bu fıkradaki suçun "dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeme" şeklindeki genel/basit taksirle işlenen bir suç niteliği taşımaması nazara alındığında: Müsnet görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçu açısından sanığın kastının bulunmadığının kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucunda saptandığı, bütün ve özellikle belirleyici delillerin ve aşamalarda ileri sürülen sonuca etkili iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği ve özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, gösterilen gerekçenin olaya ilişkin sorunlar bakımından özgün ve yeterli olduğu anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla temyiz davasının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan dört Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmışlardır. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay 5. Ceza Dairesinin usul ve kanuna uygun 16.01.2024 tarihli ve 47-1 sayılı sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükmünün ONANMASINA, 2- Dosyanın, Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.
İlgili Makaleler
- CGK (Ceza Genel Kurulu) Kararları Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.