İçeriğe geç
AC
Ceza Genel Kurulu Esas: 2024/179 Karar: 2025/354 Tarih: 2025

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2024/179 K.2025/354

Ceza Genel Kurulu 2024/179 E. , 2025/354 K. "İçtihat Metni" YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1525-1553 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/1, 29/1, 62/1, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yok

Karar Özeti

Ceza Genel Kurulu 2024/179 E. , 2025/354 K. "İçtihat Metni" YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1525-1553 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/1, 29/1, 62/1, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yok

Karar Detayı

Ceza Genel Kurulu 2024/179 E. , 2025/354 K. "İçtihat Metni" YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1525-1553 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/1, 29/1, 62/1, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin Burdur Ağır Ceza Mahkemesince 06.01.2022 tarih ve 173-8 sayı ile kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 20.04.2022 tarih ve 712-1392 sayı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, sanığın kasten öldürme suçundan TCK'nın 81/1, 62, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba, bu hükmün de sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 16.03.2023 tarih ve 8219-1117 sayı ile; "Sanık ile eşi ... ...'in henüz resmi olarak boşanmadıkları, ayrı yaşamalarına rağmen sanık ve eşi ... arasında mesajlaşma ve görüşme şeklinde devam eden ilişki de dikkate alındığında maktulü olay günü eşinin evinde yakalayarak öldüren sanık hakkında kapıldığı hiddet duygusunun ağırlığına göre asgari düzeyde haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya direnen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 17.05.2023 tarih ve 1525-1553 sayı ile; "Her ne kadar sanık ve eşi arasındaki evlilik boşanmayla sonuçlanmamış ise de; sanığın eşi sanıktan ayrılarak, kendi imkanlarıyla bulduğu başka bir eve taşınmış, bu evde yaşamaya başlamıştır. Çocukları nedeniyle sanık da zaman zaman eşiyle görüşmektedir. Bu görüşmenin evlilik birliğinin devamına yönelik olmadığı açıktır. Bu arada, sanığın eşi daha önceden görüşmeye başladığı maktulle bu evde de görüşmesini sürdürmektedir. Maktulün sanığa karşı bir sadakat yükümlülüğü bulunmadığı gibi, sanık da eşinin maktulle ilişkisi olduğunu bildiği halde, maktulle olan alışverişine devam etmektedir. Burada ölenden geldiği belirtilen haksız hareketin psikolojik etkisinin devam ettiğinden bahsedilemez. Ayrıca burada, tartışılması gereken bir başka husus; sanığın eşinin başka bir erkekle birlikte olması nedeniyle, sadece bu nedenden dolayı, eşinin ilişki kurduğu kişiye yönelik suç işlemesi halinde, bu durumun TCK'nın 29 maddesinde belirtilen haksız tahrik olarak kabul edilip, edilemeyeceğidir. Maktulün, sanığın veya yakınlarının vücut bütünlüğüne, cinsel dokunulmazlığına veya mal varlığına yönelik sözlü veya fiili bir davranış sergilediği iddia edilmemiştir. Sırf evlilik birliğinin sarsılmasına neden olduğu varsayımıyla, sanık lehinde haksız tahrik hükümlerinin uygulanması yasal değildir. Bu nedenle, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin bozma ilamında belirtilen gerekçe yerinde olmayıp, sanık lehinde haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı" gerekçesiyle sanığın önceki hüküm gibi mahkûmiyetine karar verilmiştir. Direnme kararına konu bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2023 tarihli ve 77140 sayılı "Bozma" istemli tebliğnamesiyle dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 05.03.2024 tarih ve 7375-1435 sayı ile direnme gerekçesinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KONUSU Özel Daire ile Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanma şartlarının bulunup bulunmadığının, bulunduğu sonucuna ulaşılması hâlinde indirim oranının belirlenmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Sanıkla maktulün suç tarihinden iki ay kadar önce hayvan alışverişi nedeniyle tanıştıkları, bir süre sonra sanığın eşi olan tanık ...'nün de katılımıyla birlikte görüşmeye başladıkları, maktulün sanık ve tanık ... arasında birtakım sorunlar olduğunu öğrenmesi üzerine tanık ... ile görüşmek ve duygusal bir birliktelik kurmak istediği, tanık ...'nün de buna sıcak baktığı ve görüşmeye başladıkları, tanık ...'nün Gölhisar'da eşinden ayrı bir evde kalmaya başladığı, maktulün olaydan yirmi beş gün önce Gölhisar'daki evine gelerek tanık ... ile cinsel birliktelik yaşamak istediği, ancak tanık ...'nün beyanına göre alkollü olması nedeniyle sanıkla aralarında birliktelik yaşanmadığı, sanığın eşiyle maktul arasında bir ilişki olduğundan şüphelenmeye başladığı, hatta bu konuda çıkan dedikoduların sanık tarafından da duyulduğu, suç tarihinde maktulün, tanık ...'nün tek başına yaşadığı eve saat 23.00 sıralarında geldiği, sanığın ise saat 01.00 sıralarında eşi ...'nün yanına geldiği ve aşağıda maktulün arabasını görünce birkaç saat önce domuz vurmak amacıyla yanına aldığı anlaşılan av tüfeğiyle eşinin evinde gördüğü maktulü, yakın mesafeden yaptığı tek atışla vurarak öldürdüğü anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Öğretide Uyuşmazlığa İlişkin Görüşler Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun müstakar 23.10.2024 tarihli ve 389-319, 29.05.2024 tarihli ve 269-169 ile 10.07.2024 tarihli ve 362-235 sayılı kararları ve doktrinde de kabul gören görüşler doğrultusunda haksız tahrik hükmünün uygulanabilmesi için; a) Tahriki oluşturan haksız bir fiil bulunmalı, b) Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı, c) Failin işlediği suç bu ruhsal durumunun tepkisi olmalı, d) Haksız tahrik teşkil eden eylem mağdurdan sâdır olmalıdır. 5237 sayılı TCK'da, 765 sayılı TCK'da yer alan ağır – hafif tahrik ayırımına son verilerek; tahriki oluşturan eylem, somut olayın özelliklerine göre hâkim tarafından değerlendirilip, sanığın iradesine etkisi göz önünde bulundurulmak suretiyle, maddede gösterilen iki sınır arasında belirlenen oranda cezasından indirim yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Haksız tahrik hükmünün uygulanabilmesi açısından, failin suçu ilk haksız fiilin doğurduğu öfke veya şiddetli elemin etkisiyle işleyip işlememesi önemlidir. Mağdur ya da ölenden gelen haksız hareketin psikolojik etkisinin devam ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunan hâllerde, haksız tahrik hükmünün uygulanması gerekmektedir. Ceza Genel Kurulunun çeşitli kararlarında tartışmasız olarak benimsendiği üzere tahrik nedeniyle yapılacak indirim oranı belirlenirken, haksız tahriki oluşturan hareketin işleniş şekli, yeri, niteliği, zamanı, yöresel şartlar ve tahrik eden ile edilenin durumları göz önüne alınıp değerlendirilmesi, eğer haksız hareket bu özellikleri itibarıyla yoğun ve önemli boyutlara ulaşmışsa ancak bu takdirde haksız tahrikin ağır ve şiddetli olduğu kabul edilmelidir. B. Uyuşmazlığa Dair Hukuki Nitelendirme Sanık ile eşi ...'nün, aralarındaki anlaşmazlık nedeniyle ayrı evde kalmaya başlamakla birlikte henüz boşanmamış olmaları, maktul ...'ın suç tarihinden yaklaşık bir ay önce sanıkla evli olduğunu bildiği hâlde tanık ... ile duygusal bir ilişkiye başlaması, olaydan önce maktulün, kaldığı eve gelerek tanık ... ile cinsel birliktelik yaşamak istemesi, söz konusu birlikteliğe dair dedikoduların sanık tarafından duyulması, olay günü de sanığın maktulü tanık ...'nün yalnız başına kaldığı evde görmesi hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Maktulün davranışlarının, tanık ... ile henüz evliliğini bitirmemiş olan ve ara ara eşinin yanına çocuğu ile birlikte gidip gelerek evliliğini kurtarmaya çalışan sanık açısından haksız tahrik oluşturduğu, olay tarihinde maktulü eşiyle aynı evde gören sanığın içinde bulunduğu şiddetli elem ve öfke ile haksız tahrik oluşturan davranışların ulaştığı boyut itibarıyla sanık lehine asgari düzeyde haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiği kabul edilmelidir. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünün gerekçesinin isabetli olmadığına, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince kurulan 17.05.2023 tarihli ve 1525-1553 sayılı direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünün gerekçesinin İSABETLİ OLMADIĞINA ve sanık hakkında TCK'nın 29. maddesi uyarınca asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 2- Dosyanın, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2025 tarihli müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla