İçeriğe geç
AC
Ceza Genel Kurulu Esas: 2025/199 Karar: 2025/415 Tarih: 2025

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2025/199 K.2025/415

Ceza Genel Kurulu 2025/199 E. , 2025/415 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : Ceza Genel Kurulu MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 19-2 HÜKÜM : Sanığın zincirleme olarak görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1, 43/1 ve 53/1-5. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 ay hapis ceza

Karar Özeti

Ceza Genel Kurulu 2025/199 E. , 2025/415 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : Ceza Genel Kurulu MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 19-2 HÜKÜM : Sanığın zincirleme olarak görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1, 43/1 ve 53/1-5. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 ay hapis ceza

Karar Detayı

Ceza Genel Kurulu 2025/199 E. , 2025/415 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : Ceza Genel Kurulu MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 19-2 HÜKÜM : Sanığın zincirleme olarak görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1, 43/1 ve 53/1-5. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkindir. I. HUKUKİ SÜREÇ Sanığın zincirleme olarak görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1, 43/1 ve 53/1-5. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesince verilen 14.01.2025 tarihli ve 19-2 sayılı hükmün, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının onama istemli 28.04.2025 tarihli ve 48662 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık, kanun yolunda ileri sürülebilecek ve takdir hakkı kapsamında kalan hususların suç teşkil etmediğinden suçun unsurlarının oluşmadığı, Sanık müdafii, sanığın yargı yetkisi ve takdir hakkı kapsamında vermiş olduğu kararların suç oluşturmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı, suçun unsurlarının oluşmadığı, cezasından takdiri indirim yapılmamasının kanuna aykırı olduğu, Gerekçeleriyle temyiz başvurusunda bulunmuşlardır. III. İNCELEME KONUSU Sanık hakkında görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün isabetli olup olmadığına ilişkin temyiz incelemesi yapılmıştır. IV. GEREKÇE Olay tarihinde hâkim olan sanığa müsnet suçun niteliği itibarıyla, 2802 sayılı Kanun’da öngörülen soruşturma ve kovuşturma usul ve şartlarına da uyularak başlatılıp icra olunan hukuki süreçte, mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup, silahların eşitliği ve yüzyüzelik ilkeleri çerçevesinde usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına istinad edilen kabule göre: CMK'nın 1 47... . maddeleri uyarınca duruşmaya gelmeyen sanık hakkında yargılama yapılmaması ve hüküm verilmemesinin kural olması ile bu kuralın istisnası olan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMK’nın 193/2. maddesinde; toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da davanın sanığın yokluğunda bitirilebileceği belirtilerek, sorgusu yapılmayan sanık bakımından, bazı hâllerde hüküm kurulması olanağı sağlanmış olup, bu durumun ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağının anlaşılması ve derhal beraat kararı verilebilecek hâllerle sınırlı olarak uygulanabilecek olup mevcut kanıtlar tartışılarak delil takdiri suretiyle beraat kararı verilmesinin mümkün olmamasına rağmen sanığın, İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 29 dosyasında, CMK'nın 195/1. maddesindeki şartlar da yokken CMK’nın 193/2. maddesini hatalı değerlendirerek sanıkları dinlemeden kararlar verdiği, bu hususun Mahkemenin 2015/482 Esas numaralı dosyasında verdiği aynı mahiyetteki kararın Yargıtay 2. Ceza Dairesince benzer gerekçeler ile bozularak yapılan işlemdeki usul ve kanuna aykırılığın ortaya konulmuş olmasına rağmen benzer kararlar verdiği, Sanığın 29 dosyada usul ve maddi hukuk kurallarına aykırı davranarak dosya kapsamındaki delil durumuna aykırı şekilde ve hukuki olmayan gerekçelerle beraat kararları verdiği, yine hukuken kabul edilemeyecek subjektif değerlendirmelere yer vererek ve kıyas yapmak suretiyle davaların düşmesine, reddine veya ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar verdiği, bazı dosyalarda ise CMK'da hüküm olarak öngörülmeyen "kamu davasının kabule şayan olmadığına" şeklinde Anayasası'nın 138 ve TCK'nın 2. maddelerine muhalefet ederek takdir hakkı kapsamında kalmayan, Anayasa’ya, kanuna ve hukuka aykırı, kanunun suç ve ceza içeren hükümlerini kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlayarak keyfi kararlar verdiği, FETÖ/PDY terör örgütüne üyelik boyutunda irtibatı sabit olup örgüt üyeliğinden kesinleşmiş mahkûmiyet kararı olan sanığın İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/51 Esas numaralı dosyasında; sanıkların savunmalarının alınması ve katılma taleplerinin karara bağlanması hususunda yargılamayı uzatmaya yönelik ara kararlar kurduğu, iddiaya konu olan gerçeğe aykırı bilirkişi raporu düzenlenip düzenlenmediği hususunun tespiti için bir eylemde bulunmadığı, bir sonraki duruşma tarihi 23.09.2016 olmasına rağmen idari izin kabul edilen ve arefe günü olan 04.07.2016 tarihinde öğleden sonra taraflara herhangi bir bildirimde bulunmadan re’sen celse açmak suretiyle sanıkların savunmalarını almadan yaptığı duruşmada 577 sayfadan oluşan kısa kararla davanın reddine karar verdiği, sanıklar hakkında daha önceden aynı konuyla ilgili olarak bilirkişilik görevini kötüye kullandıkları iddiasıyla açılmış bir dava veya verilen bir karar bulunmamasına karşılık daha önceden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına yönelik kararın yok hükmünde olduğu gerekçesiyle CMK’nın 223/7. maddesine muhalefet ederek davanın reddine karar verdiği, gerekçeli kararda dava dosyası ile irtibatı olmadığı hâlde Kur’an-ı Kerim’den alıntı yaparak çeşitli ayet ve sureler yazdığı, dini içerikli kitaplardan ve Said-i Nursi ile ilgili olarak Risale-i Nur'lardan örnekler verdiği, kararında dava dosyasını "Kopuş Davası" olarak nitelediği, başta Cumhurbaşkanı ... olmak üzere karar tarihinde görevde bulunan Başbakan ve Bakanlar Kurulu üyeleri, yargı makamları ile ilgili olarak ithamlarda bulunduğu, Cumhurbaşkanı ...'ı "Deccal", ...’i "Mehdi", ... Parti'yi ise "Suç örgütü" olarak nitelendirdiği, MİT, BDDK gibi kurum ve kuruluşlar hakkında da benzer ithamlarda bulunduğu, o tarihteki Yargıtay Başkanı ..., İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ... ve Cumhurbaşkanı ...’ın avukatı olduğunu belirttiği kişiyi "Mahşerin üç atlısı" olarak nitelendirip çeşitli ithamlarda bulunduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile ilgili olarak ifadelere yer verdiği, kendisini "Biz" şeklinde niteleyerek FETÖ/PDY'nin bir parçası olduğunu kabul ettiği, Cumhurbaşkanı ... ve bir kısım üst düzey kamu görevlileri hakkında mevzuat hükümlerine aykırı bir şekilde suç duyurusunda bulunduğu, bu suretle zincirleme olarak icrai davranışla görevini kötüye kullandığı, Sanığın ayrıca İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 6 dosyasında, önceden belirlenen günlerdeki duruşmaları yapmadığı ve toplam 455 dosyanın gerekçeli kararlarını 31... gün arasında değişen sürelerle yazmadığı, sanığın bakmış olduğu dosya sayısı, çıkardığı karar sayısı, dosyaların niteliği ve tecrübesi birlikte değerlendirildiğinde görevinin gereğini yapmakta ihmal ve gecikme göstermek suretiyle ihmali davranışla görevini kötüye kullandığı birlikte değerlendirildiğinde; Sanığa isnat olunan zincirleme şekilde görevde yetkiyi kötüye kullanmak eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucunda saptandığı, bütün ve özellikle belirleyici delillerin ve aşamalarda ileri sürülen sonuca etkili iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği ve özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, gösterilen gerekçenin olaya ilişkin sorunlar bakımından özgün ve yeterli olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda şahsileştirilerek uygulandığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmemiş olmakla temyiz davasının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmelidir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay 5. Ceza Dairesinin usul ve kanuna uygun 14.01.2025 tarihli ve 19-2 sayılı sanık hakkında zincirleme olarak görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA, 2- Dosyanın, Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla