İçeriğe geç
AC
Ceza Genel Kurulu Esas: 2025/219 Karar: 2025/537 Tarih: 2025

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2025/219 K.2025/537

Ceza Genel Kurulu 2025/219 E. , 2025/537 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 763-1576 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkeme

Karar Özeti

Ceza Genel Kurulu 2025/219 E. , 2025/537 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 763-1576 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkeme

Karar Detayı

Ceza Genel Kurulu 2025/219 E. , 2025/537 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 763-1576 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 11.02.2022 tarihli ve 438-77 sayılı hükmün, katılan mağdure vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 27.06.2022 tarih, 763-1576 sayı ve oy çokluğu ile; İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmü kaldırılarak nitelikli cinsel saldırı suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/2, 53... . maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba karar verilmiştir. Bu hükmün, sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 27.10.2022 tarihli ve 763-1576 sayılı ek kararı ile; "sanık ve Müdafi Av....'nın yüzlerine karşı verilen kararı en geç 12.07.2022 tarihinde temyiz etmeleri gerekirken 22.07.2022 tarihinde (Üst Yazı tarihi) etmesi sebebiyle," temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Bu kararın da sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi ve eski hâle getirme talebi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesince 28.09.2023 tarih ve 5525-5743 sayı ile; eski hâle getirme talebinin reddine ve temyiz isteminin reddi kararının onanmasına karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 14.10.2024 tarih ve 67877 sayı ile; "...Yüksek Mahkemece yukarıda zikredildiği üzere eski hale getirme ve temyiz talepleri reddedilmiş ise de tebliğnamede ve yukarıda açıkça belirttiğimiz üzere süresi içerisinde aksi sabit oluncaya kadar geçerli tutanak içeriğinde yer aldığı şekliyle stajer Avukat ... tarafından dilekçenin temyiz süresi içerisinde kaleme getirildiği, bunun aksi tutulan tutanağın gerçeği yansıtmadığı yönünde alınan yeni bir tutanak veya tutanağın iptali yönünde bir mahkeme kararı bulunmadığı, evraktaki gecikmenin kalemin iç işleyişi ile alakalı bulunduğu, havaleyi yapan Yazı İşleri Müdürü ... hakkında Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/4171 soruşturma, 2023/276 karar sayısı ile görevi kötüye kullanmak ve sahtecilik suçlarından kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, süresi içerisinde usulune uygun temyiz dilekçelerinin sunulduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli 2022/119 sayılı kararında da yer verilen ilkeler nazara alındığında aslında eski hale getirme talebinin kabulünde de zorunluluk bulunduğu, kaldı ki kesinleştirme işlemlerinin de evraktaki gecikmeler nedeniyle olduğu," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 09.01.2025 tarih ve 8353-200 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KONUSU Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; Bölge Adliye Mahkemesince sanık ve müdafinin yüzüne karşı verilen 27.06.2022 tarihli mahkûmiyet kararına yönelik 01.07.2022 tarihli yazı işleri müdürü tarafından havale edilen ve UYAP üzerinden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine 22.07.2022 tarihinde gönderilen temyiz dilekçesinin süresinde verilip verilmediği ile sanık müdafinin eski hâle getirme dilekçesinin kabulünün gerekip gerekmediğinin belirlenmesine ilişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR Sanığın avukat ...'ya 18.10.2021 tarihinde vekâletname verdiği, 23.12.2021, 03.02.20 22... .02.2022 tarihli duruşmalara avukatı ile birlikte katıldığı, 11.02.2022 tarihinde İlk Derece Mahkemesince sanığın beraatine ilişkin hükmün katılan mağdure vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine 27.06.2022 tarihinde duruşma açarak yargılama yapan Bölge Adliye Mahkemesince hazır bulunan sanık, müdafi Avukat ..., katılan mağdure ve vekilinin yüzüne karşı oy çokluğuyla sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, duruşma tutanağının sonunda; "Dair, sanık, sanık müdafiileri, katılan mağdur ve katılan mağdur vekilinin yüzlerine karşı,Cumhuriyet savcısı ...'ın katılımıyla; 5271 sayılı CMK'nın 291.maddesi gereğince huzurdakiler yönünden hükmün açıklanmasından itibaren 15 gün süre içerisinde diğerleri yönünden tebliğ tarihinden itibaren dairemize yada eşdeğer başka bir daireye sunulacak yazılı dilekçeyle veya zabit katibine usulünce sözlü beyanda bulunması ve tutanağı hakime onaylatması suretiyle Yargıtay Temyiz yolu açık olmak üzere, süresinde yasal yollara başvurulmadığı taktirde kararın kesinleşeceğine dair talebe uygun olarak, üye hakim ...'in karşı oyu, oyçokluğu ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı" hususlarına yer verildiği, gerekçeli kararın 08.07.2022 tarihinde e-imza ile imzalandığı, 13.07.2022 tarihinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince kararın temyiz edilmemesi nedeniyle kesinleştirme işleminin yapıldığı, gerekçeli kararın sanık tarafından ilk kez 19.07.2022 tarihinde saat 16.03'te, sanık müdafi tarafından aynı tarihte saat 16.41'de görüntülendiği, 20.07.2022 tarihinde Avukat ...'nun, UYAP üzerinden vekâletname gönderdiği, 21.07.2022 havale, 22.07.2022 onaylama tarihli dilekçe ile eski hâle getirme ve temyiz istemlerinde bulunduğu, ayrıca dilekçesinin ekinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben Avukat ... hakkında süresinde temyiz başvurusunda bulunmadığı için suç duyurusunda bulunduğuna ilişkin 20.07.2022 havale tarihli ve 2022/10621 sayılı bir dilekçeyi eklediği, 22.07.2022 tarihinde Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesinden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine UYAP üzerinden; "Sanık ... müdafii Av. ...'nın istinaf talep dilekçesi yazımız ekinde gönderilmiştir." içerikli belge gönderildiği, dilekçenin 01.07.2022 tarihli olduğu ve üzerinde yazı işler müdürü ...'ın aynı tarihli havalesinin yer aldığı, dilekçenin başlık kısmında Bölge Adliye Mahkemesi dosyasının esas ve karar numarasının yazılı olduğu, içeriğinin; "Açıklamalar: Sayın mahkemenin yukarıda esas numarası yazılı dosyasında 27.06 2022 tarihinde müvekkilimiz aleyhinde vermiş olduğu mahkumiyet kararı usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle temyiz kanun başvuruyoruz. Gerekçeli kararın tarafımıza tebliğinden sonra ayrıntılı temyiz sebep ve gerekçelerimizi sunmak üzere, dilekçemizin süre tutum dilekçesi olarak kabulüne karar verilmesini talep ederiz." şeklinde olduğu, dilekçenin ekinde 20.06.2022 tarihli stajyer Avukat ...'ya adına düzenlenmiş muvafakatname bulunduğu, 01.09.2022 tarihinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılan müzekkereye istinaden 08.09.2022 tarihinde Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesince gönderilen yazıda; "İlgi sayılı yazınızın (1), (2) ve (3) numaralı maddeleri ile ilgili olarak Yüksekova Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığına müzekkere yazılmış, gelen cevabi yazıda; Yüksekova Adliyesinde Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapan Yazı İşleri Müdürü (...) ...'ın Adalet Komisyonu Başkanlığımızın 18.10.20 21... /115 sayılı görevlendirme kararı ile Yüksekova 1 Asliye Hukuk Mahkemesi, 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, İcra Hukuk Mahkemesi, İcra Ceza Mahkemesi, Hukuk Mahkemeleri Tevzii Bürosu ve Hukuk Mahkemeleri Vezne Yazı İşleri Müdürlüğünde görevlendirildiği, Yazı İşleri Müdürü ...'ın 01.07.2022 tarihinde görevinin başında olduğu, Yüksekova Adliyesi Ağır Ceza Mahkemesi Yazı İşleri Müdürünün Adalet Komisyonu Başkanlığımızın 18.10.20 21... /115 sayılı görevlendirme kararı ile Yazı İşleri Müdürü (...) ... olduğu, 01.07.2022 tarihinde görevinin başında olduğu, Adalet Komisyonu Başkanlığımızca Yazı İşleri Müdürü ...'a Ağır Ceza Mahkemelerinde dilekçe alma yetkisi verilmediği, fakat Yazı İşleri Müdürlerinin Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 105/2-d maddesinde belirtilen 'hâkimin uygun göreceği evrakın havalesini yapmak' şeklindeki görev tanımı doğrultusunda görevli olduğu mahkemelerde havale yapma ve evrakı alma yetkisinin Yazı İşleri Müdürlerine ilgili mahkeme başkanı veya hâkim tarafından şifahen verildiği, bunun dışında her birimin Yazı İşleri Müdürünün ayrı olduğu bildirilmiştir. İlgi sayılı yazınızın (4) ve (6). maddeleri ile ilgili olarak tutanak tutulduğu, tutanak örneğinin işbu evrak ekinde Başkanlığınıza gönderildiği, yine ilgi sayılı yazının (5) nolu maddesi gereğince, Stj. Avukat ... ve Av. ...'nın Yüksekova Adliyesinde herhangi bir işlem yapıp yapmadıkları hususunda Mahkeme ve Savcılık kalemlerine müzekkere yazılmış, gelen cevabi yazılarda; UYAP üzerinden yapılan sorgulamada adı geçen avukatların herhangi bir işlem yapmadıklarının tespit edildiği ancak gerek vatandaşların gerekse de avukatların dosya inceleme taleplerine ilişkin UYAP sistemine herhangi bir giriş yapılmadığından ilgi yazıda belirtilen avukatların dosya incelemesi yapıp yapmadıkları bilgisine ulaşılamadığı bildirilmiştir." içeriğinde olduğu, yazının ekinde yer alan aynı tarihli yazı işleri müdürü ..., zabıt katipleri ... ve ... ile mübaşirler ... ile ... tarafından düzenlenen tutanakta; "İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 01.09.2022 tarihli yazısının ekinde bulunan dilekçeyle ilgili olarak yapılan araştırmada; yazı ekinde bulunan dilekçenin 01.07.2022 tarihinde stajyer avukat ... tarafından yazı işleri müdürü ...'a verildiği, Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 105/2-d maddesi gereği 'Cumhuriyet savcısı veya hâkimin uygun göreceği evrakın havalesini yapmak' şeklindeki hükmü gereği gelen dilekçe havalelerinin yazı işler müdürleri tarafından yapılması talimatına istinaden bir kısım dilekçe havalelerinin görevlendirme nedeniyle yapıldığı, Yüksekova Adliyesinde ceza ve hukuk ön bürolarının bulunmaması ve ekli dilekçe başlığında ağır ceza mahkemesi ibaresi yazılmadığından dilekçenin asliye hukuk mahkemesi yazı işleri müdürü tarafından havalesinin yapıldığı ve dilekçenin aynı gün dilekçeyi getiren tarafından ağır ceza mahkemesine götürüldüğü ancak Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesinde görevli beş zabıt katibinden birisinin 01.07.2022 tarihinde tayin nedeniyle ayrılması, bir katibin izinli olması, tayin dönemi olması, tutuklu duruşmaların yoğun bir şekilde devam ediyor olması ve kalemdeki yoğun iş yükü nedeniyle dilekçenin aynı gün gönderilmesi gerekirken sehven unutulduğu, ardından araya dokuz günlük Kurban Bayramı tatilinin girmesinden sonra dilekçenin 22.07.2022 tarihinde mahkeme kalemi tarafından fark edildiği, hemen Uyap sistemine yüklenerek ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderildiği, ayrıca dışarıya giden evrakların herhangi bir deftere kaydının yapılmadığı, Ceza mahkemelerince başka bir yerdeki ceza mahkemelerine gönderilmek üzere temyiz dilekçesi verilmesi hâlinde, dilekçe havalesi için gelen vatandaşların kimliği teyit edildikten sonra yazı işleri müdürleri tarafından yapılmakta olup havale açılan dilekçe kalem personeli tarafından Uyap üzerinden ve fiziki olarak ilgili mahkemesine gönderilerek, üst yazının bir suretinin muhabere kartonunda muhafaza edildiğine ilişkin bu tutanak hep birlikte imza altına alınmıştır." şeklindeki hususlara yer verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince 27.10.2022 tarih ve 763-1576 sayı ile; "1-Dairemizce 27.06.2022 tarihide sanık ve Müdafi Av....'nın yüzlerine karşı verilen kararı en geç 12.07.2022 tarihinde temyiz etmeleri gerekirken 22.07.2022 tarihinde (Üst Yazı tarihi) etmesi sebebiyle, süresi içerisinde yapılmayan temyiz isteminin reddine, ...4-Sanığın yeni vekaletname ile müdafi olarak tayin ettiği Av. ...'nun eski hale iade ve buna bağlı olan temyiz talebi hakkında yasa gereğince değerlendirmenin Yargıtay ilgili dairesi tarafından yapılması gerektiğinden dosyanın bu talep yönünden değerlendirme yapılması için Yargıtay 9.Ceza Dairesine gönderilmesine, ...Dosya ve dilekçeler üzerinde yapılan inceleme sonucu, temyiz talebinin reddi yönünde verilen karara karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Yargıtay İlgili Ceza Dairesine gönderilmek üzere dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek suretiyle zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle," karar verildiği, kararın 01.11.2022 tarihinde sanık müdafi ...'na tebliğ edildiği, sanık müdafi ...'nun 09.11.2022 tarihli dilekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılıp yerel mahkeme kararı doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği, Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2023 tarihli ve 4171-276 sayılı şüpheli ... hakkında görevi kötüye kullanmak ve resmî evrakta sahtecilik suçlarından verdiği kovuşturmaya yer olmadığı kararında; "Avukat ...'nın bilgi sahibi sıfatıyla alınan beyanında; daha önce şüpheli ... hakkında yürütülen idari soruşturmada ifade verdiğini, o ifadelerini aynen tekrar ettiğini, işlerden bunalması nedeniyle Yüksekova Sat göllerindeki festivallere katılıp kafa dağıtmayı düşündüğünü, hatırladığı kadarıyla 30.06.2022 tarihinde arkadaşı ... ... ve onun yeğeni ... ile Van iline gittiklerini, ofisinde çalışan kişilerle dosyalar hakkında sürekli iletişim hâlinde olduklarını, sanığa verilen mahkûmiyet hükmünün yolda aklına geldiğini ve arkadaşlarına süre tutum dilekçesi verip vermediklerini sorduğunu, vermediklerini söylemeleri üzerine yanında e-imza da olmadığı için Van ilinde fiziki olarak dilekçeyi hazırladığını, arkadaşı ...'in Yüksekova adliyesinde bulunan dosyasından örnek alacağını, dilekçeyi orada da verebileceğini söylediğini, 01.07.2022 tarihinde Yüksekova ilçesine gittiklerini, bildiği kadarıyla ...'in de aynı dosyada beyan verdiğini, dilekçeyi ikinci katta bulunan ağır ceza mahkemesi kalemine vermek istediğini, orada bulunan kişilerin yazı işleri müdürünün orada olmadığını, kadastro mahkemesinde olabileceğini söylediklerini, yazı işleri müdürünü söylenilen yerde de bulamadığını, havaleyi nerede yaptırabileceğini sorduğunda kendisini aşağı kata yönlendirdiklerini, girişte bulunan polislere nerede havale yaptırabileceğini sorduğunu, polislerin kendisini girişin sağ tarafında bulunan odaya yönlendirdiklerini, odaya girdiğinde müdürle birlikte 3-4 kişinin daha olduğunu, dilekçesini havale etmek için getirdiğini söylediğinde kimliğine bakarak dilekçesini havale ettiklerini, sonrasında dilekçeyi almadığını, dilekçenin oradan muhabere yoluyla gönderileceğini düşünerek ayrıldığını, istinafta dosyaların üzerine esas numaralarıyla birlikte karar tarihi numarasının da yazıldığını, karar numarasını duruşma sonunda kalemde bulunan memurlara sorduklarında söylendiğini, buna istinaden karar numarasını ilgi tutarak süre tutum dilekçesi verdiklerini, dilekçe üzerindeki havale ve tarihin doğru olduğunu, havale yapan müdürü daha önce görmediğini, olay günü de çok muhatap olmadığını, sadece havale yaptırıp çıktığını, müvekkillerinin kendisine ulaştığı hattı Yüksekova'ya gelirken telefon yanında getirmediğini, acil iş yapılması gerektiğinde uzakta olduğu için hattını yanında çalışan ... isimli şahsa verdiğini, Yüksekova'ya gelirken ...'in telefon hattını ara ara kullandığını, Stajyer avukat ...'nın bilgi sahibi sıfatıyla alınan beyanında; yaklaşık 3 aydır fiili olarak avukatlık yaptığını, o dönemde işlerin takip edilebilmesi amacıyla avukat ... tarafından adına muvafakatname düzenlendiğini, 01.07.2022 tarihli süre tutum dilekçesinin kendisi tarafından verilmediğini, o tarihte İstanbul ilinde olduğunu, dilekçede bulunan muvafakatnameden de haberinin olmadığını, ... isimli kişiyi tanımadığını, Yüksekova ilçesine hayatı boyunca gitmediğini, o tarihlerde ...'nın şehir dışında olduğunu bildiğini, festivalle ilgili araştırma yaptığını bildiğini ancak o tarihlerde tam olarak nerede olduğunu bilmediğini," ifade ettikleri, Açık kaynaklardan yapılan araştırmaya göre; 2022 yılında Kurban Bayramının dördüncü gününün 12.07.2022 tarihine denk geldiği, Anlaşılmaktadır. V. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar "Davasız yargılama olmaz" ilkesi ve CMK’nın 296. maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz incelemesi yapılabilmesi için aleyhine temyiz yoluna başvurulabilecek bir hükme karşı, hak sahibi tarafından, süresi içerisinde, temyiz davası açılması yani temyiz isteminde bulunulmuş olması gerekir. CMK’nın 291. maddesine göre hüküm tarihi itibarıyla; temyiz davası açılması için on beş günlük bir süre öngörülmüştür. Hükmün yüze karşı açıklanmasından itibaren bu süre içinde temyiz kanun yoluna başvurulması şarttır. Kural olarak temyiz başvurusunun yazılı şekilde olması yani hükmü veren mahkemeye verilecek bir dilekçe ile yapılması gerekir. Ancak zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle sözlü başvuruda bulunmak da mümkündür. Bu durumda beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkim tarafından onaylanır. Hüküm, temyiz kanun yoluna başvurma hakkı olanların yokluğunda açıklanmış ise karar tarihi itibarıyla süre tebliğ tarihinden itibaren başlayacaktır. Anayasa Mahkemesi 15.01.2020 tarihli ve 2019/6266 başvuru numaralı kararında tebligatın elektronik tebliğ yöntemiyle yapıldığı hâllerde elektronik tebligatın açıldığı tarihte başvurucuların bireysel başvuruya ilişkin gerekçeli nihai karardan haberdar olunduğunu kabul etmiş ve bireysel başvuru süresinin bu tarihten başlayacağını belirtmiştir. Temyiz kanun yoluna ilişkin olarak ise Yargıtay Ceza Genel Kurulu 12.10.2021 tarihli ve 358-462 sayılı kararında elektronik yolla tebligat muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda sayılacağı sonucuna ulaşmış, 11.11.2021 tarihli ve 425-548 sayılı ve 02.12.2021 tarihli ve 1-596 sayılı kararlarında; "7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde muhatabın elektronik tebligatı tebellüğ etmiş sayılacağı tarihe ilişkin olarak 'Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.' açık hükmü gözetildiğinde elektronik tebligatta tebellüğ tarihinin elektronik tebligatın muhatabın elektronik posta hesabına ulaştığı veya okunduğu tarih değil, tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu olduğu," şeklinde değerlendirmeye yer vererek uygulamayı istikrarlı bir hâle getirmiştir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 24.11.2020 tarihli ve 547-920 sayılı kararında, elektronik yolla tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağına hükmederek Ceza Genel Kurulu ile aynı yönde uygulamayı benimsemiştir. İlgili kişinin yüzüne karşı verilen bir hükme yönelik yasal temyiz süresi, tefhimle birlikte başlamakta olup sonradan yapılan karar tebliği, temyiz süresini yeniden başlatmayacaktır. Ancak, tefhim ile birlikte temyiz süresinin işlemeye başlaması için kanun yolu bildiriminin Kanun'un öngördüğü şekilde ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde yapılması gerekmektedir. Anayasa'nın 40/2. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca gerek yüze karşı, gerekse yoklukta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıkça belirtilmesi zorunludur. Diğer taraftan, Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adlî Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri ve Hakimlikleri Yazı İşleri Hizmetleri başlıklı üçüncü kısmında Cumhuriyet Başsavcılıkları ile ilk derece mahkemelerinde yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin esaslar ve tutulacak kayıtlar ile söz konusu kayıtlarda hangi hususlara yer verileceği düzenlenmiştir. Yönetmeliğin üçüncü kısmının Müdürlük başlıklı birinci bölümünün 105/1. maddesi; "Yazı işleri hizmetleri, ilgisine göre Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet başsavcıvekili, Cumhuriyet savcısı, mahkeme başkanı veya hâkimin denetimi altında, yazı işleri müdürünün yönetiminde zabıt kâtibi, mübaşir, hizmetli ve diğer görevliler tarafından yürütülür." şeklinde düzenlenmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinde Cumhuriyet savcısı veya hâkimin uygun göreceği evrakın havalesini yapmayı yazı işleri müdürünün görev ve sorumlulukları arasında saymıştır. Mezkûr Yönetmeliğin Ceza Mahkemeleri ve Hâkimlikleri Yazı İşleri Hizmetleri başlıklı üçüncü bölümünün 139/1-0 maddesinde tutulacak kayıtlar arasında yer verilen muhabere kaydının aynı yönetmeliğin 157. maddesinin 1 ve 2. fıkraları uyarınca diğer kayıtlara işlenmesi gerekmeyen; Cumhuriyet başsavcılığı, mahkeme veya diğer mercilerden gelen ya da bu mercilere gönderilen evrakın işlendiği kayıt olduğu ve kaydın; sıra numarası, evrakın tarih ve numarası, gönderilen veya gönderen merci, geliş ya da gönderilme tarihi, evrakın özeti ile düşünceler sütunlarını ihtiva edeceği hüküm altına alınmıştır. B. Hukuki Değerlendirme Sanığın 18.10.2021 tarihinde vekâletname verdiği avukatı ... ile birlikte 23.12.2021, 03.02.20 22... .02.2022 tarihli duruşmalara katıldığı, 11.02.2022 tarihinde İlk Derece Mahkemesince sanığın beraatine ilişkin hükmün katılan mağdure vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine 27.06.2022 tarihinde duruşma açarak yargılama yapan Bölge Adliye Mahkemesince hazır bulunan sanık, sanık müdafi avukat ..., katılan mağdure ve vekilinin yüzüne karşı oy çokluğuyla sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, usulüne uygun bir şekilde ihtar edilen on beş günlük temyiz süresinin 12.07.2022 tarihinin Kurban Bayramının dördüncü gününe denk gelmesi nedeniyle 13.07.2022 tarihinde sona erdiği, sanığın gerekçeli kararı 19.07.2022 tarihinde saat 16.03'te, müdafi ...'nın da saat 16.41'de UYAP sistemi üzerinden görüntülediği, 22.07.2022 tarihinde Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesinden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine 01.07.2022 tarihli, üzerinde yazı işler müdürü ...'ın havalesi yer alan temyiz dilekçesinin sunulduğu, ekinde stajyer avukat ... adına düzenlenmiş muvafakatname bulunduğu, 08.09.2022 tarihli tutanakta dilekçenin 01.07.2022 tarihinde yazı işleri müdürü ...'a stajyer avukat ... tarafından verildiği, havalesinin yaptırıldığı, aynı gün dilekçeyi getiren tarafından ağır ceza mahkemesine götürüldüğü ancak görevli beş katipten birisinin tayin olması, bir katibin izinli olması, duruşmaların yoğun bir şekilde devam ediyor olması ve kalemdeki yoğun iş yükü nedeniyle dilekçenin aynı gün gönderilmesinin unutulduğu, araya dokuz günlük bayram tatilinin girdiği, dilekçenin 22.07.2022 tarihinde fark edildiği belirtilmiş ise de Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2023 tarihli ve 4171-276 sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararında bilgi sahibi sıfatıyla beyanı alınan stajyer avukat ...'nın 01.07.2022 tarihli süre tutum dilekçesinin kendisi tarafından verilmediğini, o tarihte İstanbul ilinde olduğunu, dilekçede bulunan muvafakatnameden de haberinin olmadığını, ... isimli kişiyi tanımadığını, Yüksekova ilçesine hayatı boyunca gitmediğini, o tarihlerde Avukat ...'nın şehir dışında olduğunu, festivalle ilgili araştırma yaptığını bildiğini ancak o tarihlerde tam olarak nerede olduğunu bilmediğini, bilgi sahibi sıfatıyla beyanı alınan Avukat ...'nın ise dilekçeyi yazı işleri müdürü ...'a havale ettirdikten sonra orada bıraktığını ifade ederek 08.09.2022 tarihli tutanak içeriğinin aksi yönünde beyanda bulundukları ve 01.07.2022 tarihinde sanık müdafisi tarafından verildiği iddia edilen dilekçeye ilişkin bir muhabere kaydının da olmadığının anlaşılması karşısında; sanık ve müdafisi her ne kadar gerekçeli kararı 19.07.2022 tarihinde UYAP üzerinden görüntülemişlerse de hükmün yüzlerine karşı verilmiş olması nazara alındığında 27.06.2022 tarihli duruşmada usulüne uygun olarak tefhim edilen hükmü süresinde temyiz etmediklerinin ve daha sonra görevlendirilen müdafinin 21.07.2022 tarihli eski hâle getirme ile temyiz istemlerinin de kanunu dolanma tarzı icrası suretiyle dermeyan edilmeleri nedeniyle yerinde olmadığının kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE, 2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla