Karar Özeti
Ceza Genel Kurulu 2025/186 E. , 2025/330 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 132-371 I. HUKUKÎ SÜREÇ Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, sanığın eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturd
Karar Detayı
Ceza Genel Kurulu 2025/186 E. , 2025/330 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 132-371 I. HUKUKÎ SÜREÇ Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, sanığın eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek kamu davasının şikâyetin süresinde yapılmaması sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine ilişkin Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18.06.2020 tarihli ve 144-187 sayılı hükmün, katılanlar vekilleri ile Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi edilmesi üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince 04.06.2021 tarih, 1130-1253 sayı ve oy çokluğu ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu kararın katılan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 01.11.2023 tarih, 12979-7033 sayı ve oy çokluğu ile; "...Mağdurenin aşamalardaki samimi anlatımları, olayın akabinde ortak arkadaşları ...'a sanık tarafından tecavüze uğradığı yönündeki anlatımı, kullandığı ... isimli ilacın mağdure üzerindeki yapmış olduğu etki, Adli Tıp Kurumunun vermiş olduğu rapor nazara alındığında sanığın, arkadaşları ... ve ... tarafından uyuması için getirilmiş olup bu nedenle evinde misafir olarak bulunan ve uyumak için aldığı ilacın etkisi ile ağır uyku hâline geçmiş olan mağdurenin bu durumundan istifade ederek onunla rızası olmaksızın cinsel ilişkiye girmek suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, müsnet suçtan mahkûmiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan hüküm kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Daire Üyeleri ... ve ... ...; "...sanığın savunmalarının aksine cinsel ilişki eyleminin mağdurenin rızası dışında gerçekleştiğine yönelik delilin bulunmaması, eylemin bu hâli ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinde düzenlenip şikâyet üzerine takip edilen reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna vücut verdiği, söz konusu suçun şikâyete tabi olması nedeniyle şikâyete bağlı suçlarda 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca altı ay içinde şikâyette bulunulmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağının anlaşıldığı, mağdurenin de fiil ve faili öğrendiği 01.02.2018 tarihinden sonra işlemeye başlayan 6 aylık kanuni şikâyet süresinden sonra şikâyette bulunduğu göz önüne alındığında sanık hakkında üzerine atılı reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan yapılan şikâyetin 6 aylık kanuni süre içinde yapılmaması nedeniyle mahkemece verilen düşme kararının hukuka uygun olduğu," düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi ise 03.07.2024 tarih ve 132-371 sayı ile bozmaya direnerek önceki hüküm gibi kamu davasının düşmesine karar vermiştir. Bu hükmün de katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2024 tarihli ve 84066 sayılı onama istekli tebliğnamesi ile dosya CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 22.01.2025 tarih, 8907-561 sayı ve oy çokluğu ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KONUSU VE ÖN SORUN Özel Daire çoğunluğu ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; katılan ...'un, sanığın eylemine rızasının bulunup bulunmadığı, bu bağlamda sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu mu yoksa reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; sanık hakkında eksik araştırmayla hüküm kurulup kurulmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; 03.12.2018 tarihinde Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde görevli doktor tarafından düzenlenen raporda; katılan ...'un 2014 yılında eniştesi tarafından, 2018 yılının Şubat ayında ise başkası tarafından istismara uğradığının belirtildiği, 12.12.2018 tarihinde İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gönderilen 05.12.2018 tarihli tutanakta; 03.12.2018 tarihli görüşmede katılan ...'un yaklaşık 10 ay önce bir arkadaşının evinde kaldığı sırada ... isimli kişi tarafından cinsel istismara uğradığı kanaatinin bildirildiği, 26.01.2019 tarihinde katılan ... hakkında düzenlenen raporda; hymende eski yırtıkların bulunduğu, 26.02.2019 tarihinde katılan ... hakkında düzenlenen adli görüşme raporunda; ifadesinin güvenilir olduğuna ilişkin kanaat belirtildiği, 17.02.2020 tarihinde 5. Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen raporda; ... isimli müstahzarın kullanılması hâlinde etkilerinin kullanılan doza, beraberinde kullanılan madde veya ilaç olup olmamasına ve kullananın kişisel özelliklerine bağlı olarak değişebileceğinden katılan ...'un kullandığını beyan ettiği bu ilacın uyku etkisi yapıp yapamayacağı, iradesini ortadan kaldırıp kaldırmayacağı hususunda değerlendirme yapılamadığının mütalaa edildiği, Katılan ...'un çocuk izlem merkezinde alınan ifadesine ilişkin videonun incelenmesinde; sanıkla yaşanan olaydan önce bakire olduğunu, olayın hemen ardından gittiği iş yerinde ... isimli patronuna olayı anlatıp izin istediğini, ...'nin ise izin veremeyeceğini, çalışırsa kafasının dağılacağını, kendisini işe verdiği takdirde daha iyi hissedeceğini, evde uyuyarak kaçamayacağını söyleyip kendisine tost yaptığını, yemeğini yerken bilgi sahibi ...'ı telefonla arayıp sanığın eylemini anlattığını, bilgi sahibi ...'ın şoka girdiğini ve akşam iş yerine geleceğini söylediğini, ardından ...'un kendisini telefonla arayıp böyle bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini sorduğunu, ...'a böyle bir olayın yaşandığını söylediğini, bilgi sahibi ...'ın akşam başka bir arkadaşıyla geldiğini, sanığın bilgi sahibi ...'ı arayıp "Kadının eli kolu uzun mu? Arkası sağlam mı? Tanıdığı var mı yok mu?" gibi sorular sorduğunu, bilgi sahibi ...'ın ise duymazlıktan gelerek "Evden bir şey mi kayboldu?" şeklinde soru sorması üzerine sanığın "Yanına yatmak istedim. O da izin verdi. Daha sonra ona yaklaştım ve o ses çıkarmadı. İsteyebileceğini düşünerek beraber oldum." dediğini ve bilgi sahibi ...'ın küfrederek kapattığını ve iletişimi kestiğini bilgi sahibi ...'dan öğrendiğini, daha önce yaşadığı bir istismar olayında maruz kaldığı soruşturma ve kovuşturma aşaması ile muayene işlemleri gibi süreçlerin kendisine ağır geldiğini, bu nedenle daha güçlü ilaçlar alıp daha çok uyumak istediğini, intihara meyilli olduğunu fark ettiğinde görüşmek için gittiği psikiyatrisine sanıkla arasında yaşanan olayı anlatıp gizli kalmasını istediğini, ancak pskiyatristinin bu olayın ilgili mercilere bildirilmesi gerektiğini söylediğini belirttiği, Anlaşılmaktadır. Katılan ... savcılıkta; daha önceden tanıştığı bilgi sahibi ... ve ... isimli kişiyle birlikte sahilde araçla dolaşıp biraz şarap içtiklerini, sonra bilgi sahibi ...'ın kendisini sanığın evine götürdüğünü ve oradan ayrıldığını, sanığın kendisine pijama getirdiğini, uyumasına yardımcı olan ... isimli ilacı almak için bir bardak su içtiğini, bunun dışında bir şey tüketmediğini, uyuduktan sonra bir ara sanığın nefesini ensesinde hissettiğini, pijamasının dizlerine kadar indirilmiş olduğunu, sırt üstü yattığını, üzerinde sanığın bulunduğunu, vajinal bölgesinde bir acı hissettiğini, sanığa tokat atıp onu üzerinden ittiğini, giyinip olay yerinden ayrıldığını, daha önce bir yakını tarafından cinsel istismara maruz kaldığını, rızası dışında ve zorla sanığın kendisine sahip olduğunu, iş yerinde vajinasından bir miktar kan geldiğini, mahkemede; patronuna olayı anlattığını, kullandığı ilacı Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden aldığını, Bilgi sahibi ... kollukta; saat 12.30 sıralarında katılan ...'un "Arkadaşın ... bana tecavüz etti." şeklinde mesaj göndermesiyle şok olduğunu, müsait olunca telefonla görüştüğünde katılan ...'un sanığın istismarına maruz kaldığını anlattığını, bunun üzerine sanığı telefonla arayıp olayı sorduğu sanığın, evin soğuk olması nedeniyle ısıtıcıya yakın olan katılan ...'dan yanına yatmak için ricada bulunduğunu, katılan ...'un kabul etmesi üzerine de onun yanına uzandığını, katılan ...'un kendisine yanaşıp tahrik ettiğini, bedenini kendisine temas ettirdiğini, kendisinin de katılan ...'un pantolonunu çıkardığını, katılan ...'un uyanıp kendisini iteklediğini, ardından katılan ...'un tekrar uyuduğunu, katılan ... uyurken cinsel ilişkiye girdiğini, o esnada katılan ...'un yarı uykulu hâlde olduğunu, tepki vermediğini, sabah katılan ... uyandıktan sonra kendisine "Sen bana tecavüz ettin." şeklinde sözler söylediğini ve evden ayrıldığını anlattığını, olaydan önce katılan ...'un sadece iki bardak şarap içtiğini ve sarhoş olmadığını, bilincinin yerinde olduğunu, İfade etmişlerdir. Sanık; bir yıl önce işteyken sabaha karşı bilgi sahibi ...'ın kendisini telefonla aradığını, "Ben ve bir arkadaşım sokakta kaldık, başka bir arkadaşın arabasında oturuyoruz, sabah işten çıkar çıkmaz gel ve bizi eve al." dediğini, işten eve gelince bilgi sahibi ... ve katılan ...'u evine aldığını, yaklaşık bir saat oturduklarını, ardından bilgi sahibi ...'ın işe gittiğini, pijama verdiği katılan ...'un uyumak istediğini söyleyip koltuğa uzandığını, başka bir koltuk ve yatak olmadığı için katılan ...'un yan tarafına uzandığını, katılan ...'un 4-5 kez "Üşüyorum, nasıl ısınacağım?" dediğini, vücudunu kendisine dokundurmaya başladığını, bunun üzerine katılan ... ile birbirlerine sarılarak cinsel ilişkiye girdiklerini, katılan ...'un 19 yaşlarında olduğunu düşündüğünü, ilişkiye girdiklerinde katılan ...'dan herhangi bir kan gelmediğini, ilişkinin rızalı olduğunu savunmuştur. IV. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Öğretide Ön Soruna İlişkin Görüşler Ayrıntıları Yüksek Ceza Genel Kurulunun 18.06.2025 tarihli ve 2023/540 E. - 2025/264 K. sayılı kararında açıklandığı üzere; Ceza muhakemesinin amacı, maddi gerçeği insan onuruna yaraşır biçimde ortaya çıkarmaktır. Geçmişte yaşanan ya da yaşandığı iddia olunan bu vakıayı/maddi gerçekliği, olay mahkemesi yapacağı öğrenme yargılaması ile, taraflar ve delillerle doğrudan muhatap olup, muhakeme hukukuna ilişkin normlar doğrultusunda, gerektiğinde mantık ilminden ve tecrübe kurallarından da faydalanarak sonradan mahkeme önünde temsil etmeye çalışacak, böylece sezgileriyle değil akıl yoluyla vicdani kanaate ulaşarak (Metin Feyzioğlu, Ceza Muhakemesinde Vicdani Kanaat, Yetkin Yayınevi, s. 139) maddi sorunu çözecektir. Bu yetki münhasıran olay mahkemesine aittir. Ceza mahkemesinin öncelikle sanığa isnat olunan fiilin sanık tarafından işlenip işlenmediğini saptaması, yani maddi sorunu çözmesi gerekir. Kural olarak bu sorun çözüldükten sonra olayın hukuk karşısındaki durumu tespit edilecektir. Hukuki sorun; sanık tarafından gerçekleştirilmiş fiilin suç oluşturup oluşturmadığı, suç oluşturmakta ise hangi suçu oluşturduğu, bu suçun kamu adına takip edilebilir ve cezalandırılabilir bir suç olup olmadığı, hangi ölçüde bir cezanın belirlenmesi gerektiği gibi maddi ve yargılama hukukuna ilişkin normlar ile hukukun temel ilkeleri çerçevesinde çözülmesi gereken bir problemdir. Sağlıklı bir hukuki denetimin ön şartı, maddi vakıanın usulüne uygun, tam ve doğru olarak belirlenmiş olmasıdır. Maddi sorunun, delil serbestîsi ilkesi doğrultusunda yargılama hâkimi tarafından, hukuka uygun yöntemle elde edilmiş ve usulünce tartışılmış her türlü delille çözülmesi gerektiğinde kuşku yoktur. Maddi gerçeğin açıkça ortaya konulmaya çalışılması, olayın sübutuna, suç teşkil edip etmediğine, suç oluşturuyorsa vasfının tayinine temas eden, sonuca etkili tüm delillerin toplanması ve tartışılması ile mümkündür. Doktrin (Yener Ünver, "Ceza Muhakemesinde İspat", Ceza Hukuku Dergisi, 2006/2, s. 125, Erdal Yerdelen, Ceza Muhakemesinde Hükmün Gerekçesi, Adalet Yayınevi, Mart 2015, s. 356) ve uygulamada (YCGK'nın 01.05.2007 tarihli ve 2007/1-43 Esas - 2007/101 Karar sayılı kararı vb.) istikrarlı biçimde kabul edildiği üzere; eksik soruşturma ve araştırmanın söz konusu olduğu durumlarda mahkûmiyet kararı verilemeyeceği gibi beraat kararı da verilemez. B. Ön Soruna Dair Hukuki Nitelendirme Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda Yerel Mahkemece sanığın eylemine rızası bulunduğu değerlendirilen katılan ...'un şikâyet hakkını süresinde kullanmadığından bahisle reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan düşme kararı verilmiş ise de; Katılan ...'un çocuk izlem merkezindeki ifadesine ilişkin görüntülerde olaydan sonra iş yerine gittiğini, patronu olan ... isimli kişiye başına gelenleri anlatıp izin istediğini, patronunun izin vermeyerek kendisine yiyecek bir şeyler hazırladığını, o sırada bilgi sahibi ...'ı arayıp başına gelenleri anlattığını, akabinde bilgi sahibi ...'ın arkadaşı ... isimli kişinin de kendisi telefonla arayıp başına gelenlerin doğru olup olmadığını sorduğunu beyan etmesi ve bilgi sahibi ...'ın kollukta olayın ardından sanıkla aralarında geçen konuşmaları aktarması karşısında, gerçekleştiği hususunda uyuşmazlık bulunmayan cinsel ilişkinin rızaya dayalı olup olmadığının tespiti için olayın hemen ardından katılan ...'un ruh hâli, davranışları ve söylediklerine ilişkin doğrudan bilgi sahibi olduğu anlaşılan söz konusu kişilerin duruşmaya getirilerek beyanlarının alınıp söz konusu beyanlara karşı sanığa savunma yapma imkânı tanındıktan ve katılan ...'un psikiyatri görüşmelerinin de bulunduğu dosyanın temin edilerek süregelen pskiyatrik görüşmelere esas ruhsal sıkıntılarının yanı sıra kendisine reçete edilen ilaç kullanımlarının beyanlarına itibar edilmesine engel teşkil edip etmeyeceğine ilişkin rapor aldırıldıktan sonra tüm delillerin birlikte tartışılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.07.2024 tarihli ve 132-371 sayılı direnme kararına konu hükmünün, katılan ...'un sanığın eylemine rızasının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla toplanması gereken tüm deliller elde edilmeksizin eksik araştırma sonucu düşme kararı verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Makaleler
- CGK (Ceza Genel Kurulu) Kararları Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.