Karar Özeti
Ceza Genel Kurulu 2025/134 E. , 2025/406 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 218-438 I. HUKUKÎ SÜREÇ Teşebbüs aşamasında kalan nitelikli cinsel saldırı suçundan sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/2, 102/3-d, 35/2, 62, 53... . maddeleri uy
Karar Detayı
Ceza Genel Kurulu 2025/134 E. , 2025/406 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 218-438 I. HUKUKÎ SÜREÇ Teşebbüs aşamasında kalan nitelikli cinsel saldırı suçundan sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/2, 102/3-d, 35/2, 62, 53... . maddeleri uyarınca 11... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 07.04.2021 tarihli ve 178-206 sayılı hükmün, sanık ile katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 21.10.2021 tarih ve 1190-1445 sayı ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, bu kararın da sanık ... katılan Bakanlık vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesince 03.05.2023 tarih ve 11536-2596 sayı ile teşebbüs aşamasında kalan nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesince 26.12.2023 tarihli ve 218-438 sayı ile teşebbüs aşamasında kalan nitelikli cinsel saldırı suçundan sanığın mâhkumiyetine karar verilmiş, hükmün sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 26.06.2024 tarih ve 2740-6354 sayı ile ".. Katılanın aşamalardaki beyanları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın olay tarihinde ormanlık alanda karşılaştığı katılanla cinsel ilişkiye girmek için kıyafetlerini çıkarmaya çalışmasının ardından gösterilen direnç üzerine katılanın aşılabilir mukavemeti dışında başka bir engel sebep olmaksızın kendiliğinden bıraktığı ve mevcut hâliyle katılanın vücuduna dokunma şeklinde sübuta eren eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 102/1-c.1 maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu, olayın mahiyeti ve eylemin işleniş biçimi de gözetilerek İlk Derece Mahkemesince alt sınırdan uzaklaşılarak cinsel saldırı suçundan sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan hüküm kurulması .." isabetsizliğinden oy çokluğuyla bozulmasına karar verilmiştir. Daire Üyesi ...; ".. Sanığın Sayın çoğunluğun belirttiği gibi eylemini tamamlamasına mağdurun aşılabilir mukavemeti dışında başka bir engel mevcut olmadığından değil aksine sanık bu amacını, katılanın sporcu ve dağcı birisi olması, uzun süre direnerek karşı koyması, en nihayetinde katılanın olayda kullanılan bıçağı ele geçirmesi ile bitkin düşmesi nedeniyle gerçekleştirememiştir. Böylece sanık suçun nitelikli haline yönelik icra hareketini elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamıştır. Sanık hazırlıkta vermiş olduğu savunmasında, cinsel iç güdülerinin yüksek olduğunu, katılanla cinsel birliktelik yaşamak istediğini, katılanın direnmesi üzerine pantolonundan asılı bulunan bıçak ile katılanı etkisiz hale getirmek istediğini söyleyerek amacını açıkça ortaya koymuştur. Olay yerinin özellikleri, mağdurun fiziksel durumu, suçta kullanılan bıçak, sanığın açık beyanı ve diğer davranışları birlikte değerlendiğinde Sayın çoğunluğun görüşünün aksine, sanığın amacının nitelikli cinsel saldırı olduğu anlaşılmaktadır. .." düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 07.11.2024 tarih ve 18782 sayı ile; " .. Her ne kadar Yüksek Dairece yapılan değerlendirmede katılanın aşılabilir mukavemetinden başka sanığı engelleyen harici bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle eylemin basit cinsel saldırı suçuna vücut verdiği belirtilerek, nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmişse de, 'mağdurun aşılabilir mukavemeti' kavramının subjektif bir kavram olduğu, bu kavramın her bir olay, sanık ... mağdur için değişiklik gösterebileceği, dosyaya yansıdığı kadarıyla katılan ile sanık arasında bariz bir fiziksel farklılığın bulunmadığı gibi katılanın eski bir dağcı ve sporcu olması nedeniyle fiziksel yönden sanığa nazaran zayıf olduğunun söylenemeyeceği, kaldı ki sanığın katılanla çok uzun süre arbede yaşayıp, onu darp etmesine, bıçakla yaralamasına, 20 dakika süreyle boğazına baskı yapıp nefes almasını engellemeye çalışmasına, hatta yanındaki bıçağı karnına dayamasına karşın katılanın fiziksel direncini aşamadığı ve en sonunda katılanın karnına dayalı vaziyette olan bıçağın ipini eline dolayarak namlusunu sanığa doğrultması ve sürekli fiziksel direnç göstermesi üzerine sanığın eylemini elinde olmayan nedenlerle tamamlayamadan olay yerinden kaçtığı ve eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, dolayısıyla eylemin nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs etmek suçunu oluşturduğu halde, usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi hükmünün onanması ..." görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 13.02.2025 tarih ve 8935-1143 sayı ile itiraz yerinde görülmediğinden Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU İtirazın kapsamına göre inceleme sanık hakkında teşebbüs aşamasında kalan nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın katılan mağdura yönelik eyleminin cinsel saldırı suçunu mu yoksa teşebbüs aşamasında kalan nitelikli cinsel saldırı suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Rus uyruklu olan katılan mağdurun olay tarihi itibarıyla 47 yaşında ve bekâr olup bir ... firmasında finans müdürü olarak çalıştığı; yaklaşık üç-dört yıl önce gayrıresmî yollardan giriş yaparak Türkiye'ye gelen Pakistan uyruklu sanığın ise 30 yaşında, evli ve üç çocuklu olup çobanlık yaptığı, Ok Meydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 06.07.2020 tarihli geçici rapora göre; katılan mağdurun, yüz sağ ve sol maksiller, zigomatik bölgelerinde yaklaşık 7*5 cm boyutlarında kızarıklık, boynunda 4-5 adet yaklaşık 2-3*2-3 cm ekimotik alanlar, oksipital bölgede yaklaşık 4 cm şişlik bölgesi, sol üst ve ön kolda çok sayıda yüzeyel dermabrazyon, sol üst kolda yaklaşık 5*6 cm ekimotik alan, yine sağ ön ve üst kolda çok sayıda yüzeyel dermabrazyon, sol alt bacakta yaklaşık 3-4 tane yüzeyel dermabrazyon lezyonlarının mevcut olduğu, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 10.07.2020 tarihli rapora göre; katılan mağdurda tespit edilen lezyonların kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelik taşıdığı, 08.07.2020 tarihli yakalama ve muhafaza altına alma tutanağına göre; katılan mağdur tarafından ... Göleti ormanlık alanında bulunan olay yerinin gösterildiği, civardaki mandıralarda yapılan kontrolde eşkâle uygun olan sanığın yakalandığı, üst aramasında ise sarı iple bağlı açıldığında 24 cm uzunluğundaki bıçağın ele geçirildiği, yapılan şifahi görüşmede olayı doğrulayan sanığın, telefon ve çantasını alan katılan mağdur ile eşyasını almak için kavga edip ona bıçak çektiğini belirttiği, katılan mağdurun sanığı ve olay sırasında kullanıldığını ileri sürdüğü bıçağı fotoğraf üzerinden görevlilere gösterdiği, 08.07.2020 tarihli teşhis tutanağında; katılan mağdurun kendisine gösterilen beş kişiye ait fotoğraf arasından sanığı net olarak teşhis ettiği, Anlaşılmaktadır. Katılan mağdur; olay günü 11.30 civarında ... Göletindeki ormanlık alanda yürüyüş yaptığı sırada at üzerinde bulunan sanığın iki çoban köpeğiyle birlikte önünden geçtiğini, yirmi metre kadar ilerledikten sonra sanığın atından indiğini görünce korkarak yönünü değiştirdiğini, ancak sanığın arkasından hızlıca yaklaşarak sol omzundan tutup iterek kendisini ormanın içine doğru götürmeye çalıştığını, anlamadığı bir şeyler söyleyen sanığın kendisine saldırdığını, yere düştüğünü, sanıktan korunmak için mücadele ettiğini, aniden sanığın sarı ipli ve siyah kapaklı bıçağını çekip savurmaya başladığını, sanığın ellerini ve dizini kullanarak kendisini boğmaya çalıştığını, bir süre bu şekilde mücadelenin devam ettiğini, yaklaşık yirmi dakika boyunca kendisini boğmaya çalışan sanığa sporcu/eski dağcı olduğundan oksijen azlığına dayanıklı olması nedeniyle direnebildiğini, sürekli anlamadığı bir dilde bir şeyler söyleyen sanığın yerde yattığı sırada kıyafetlerini çıkarmaya çalıştığını, bir ara gömleği ile ellerini bağlamayı denediğini, bitkin düştüğü her anda sanığın göğüslerini öpüp kalçasına ve vücuduna dokunduğunu, amacının kendisine tecavüz etmek olduğunu, sanığı tekmelediğini, cinsel organına dokunamayan sanığa direnip kendisini koruduğunu, yerde iken sanığın tekrar bıçağını çıkarıp karnına dayadığını, bu sırada ipini eline doladığı bıçağın yönünü sanığa çevirince yorgun da düşen sanığın geri çekilip atına binerek oradan uzaklaşmak zorunda kaldığını, o gün yaşadığı korku ve panik nedeniyle kimseye bir şey söylemediğini, ertesi gün hastaneye giderek darp raporu aldığını, bu muayenesinden iki gün sonra da kolluğa giderek şikâyetçi olduğunu beyan etmiştir. Sanık soruşturma evresinde; çobanlık yaparken ormanda tek başına gezinen katılan mağduru gördüğünü, yakınlarda kimse olmadığı için ve cinsel iç güdüleriyle ona yaklaştığını, birlikte olmak istediği katılan mağdurla Türkçe bilmemesi sebebiyle iletişim sorunu yaşadıklarını, tutmaya çalıştığı katılan mağdurun yere düştüğünü ve aralarında arbede çıktığını, bu esnada pantolonuna asılı bıçakla katılan mağduru etkisiz hale getirmek istediğini, amacının cinsel birliktelik olduğunu, katılan mağdura zarar vermek istemediğini, sonraki aşamalarda ise kendisine ait cüzdan ve kıyafet gibi eşyaları alan katılan mağdurdan bunları zorla geri aldığını, bıçağı bu eşyalarını geri almak için çıkardığını ve katılan mağdura yönelik cinsel bir davranışta bulunmadığını savunmuştur. V. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Ayrıntıları Yüksek Ceza Genel Kurulunun 28.11.2019 tarihli ve 36-675 sayılı, 17.01.2024 tarihli 504-10 sayılı, 06.03.2024 tarihli ve 406-113 sayılı, 18.09.2024 tarihli ve 140-245 sayılı içtihatları ile müstekar kararlarında açıklandığı üzere; Failin amacı ve davranışları, cinsel ilişki boyutuna ulaşmayıp cinsel duyguları tatmine yönelik ise basit cinsel saldırı; hareketler objektif olarak suçun kanuni tanımında öngörülen vücuda organ veya sair bir cisim sokmaya yönelikse ve netice gerçekleşmişse nitelikli cinsel saldırı, ikinci sonucu gerçekleştirmeye yönelik kastla ve elverişli hakeretlerle icrasına başlanan fiilin failin elinde bulunmayan nedenlerle gerçekleştirilememesi hâlinde ise ikinci fıkrada düzenlenen teşebbüs aşamasında kalan nitelikli cinsel saldırı suçu söz konusu olacaktır. Vasfa yönelik bu ayrımın yapılabilmesi için failin kastının ve dış dünyaya yansıyan davranışlarının hangi fiile yönelik olduğunun belirlenmesi gerekir. B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme Sanığın, olay günü saat 11.30 sıralarında ormanlık alanda karşılaştığı ve cinsel birliktelik yaşamak istediği katılan mağduru, eyleminin üçüncü kişiler tarafından görülüp duyulmaması için iterek ormanın iç tarafına götürdükten sonra darp edip belinden çıkardığı bıçağı savurmak ve aralıklı olarak yirmi dakika kadar boğazını sıkmak suretiyle etkisiz hâle getirmeye çalıştığı, fırsat buldukça katılan mağdurun kıyafetlerini çıkarmaya uğraştığı, göğüslerini öptüğü, kalçasını ve vücudunun farklı yerlerini sıktığı, sanık ... katılan mağdur arasındaki arbede sürerken, katılan mağdurun bir şekilde ele geçirdiği bıçağı kendisine yöneltmesi üzerine sanığın olay yerinden kaçtığı, böylelikle eylemin son bulduğu kabul edilen olayda; Sanığın tek başına yürümekte olduğunu gördüğü katılan mağduru zor kullanarak ormanın görülemeyecek bir bölümüne çekmesi, burada katılan mağdura karşı darp ve bıçak sallama eylemlerini gerçekleştirmesi, uzun süre boğazını sıkmak suretiyle katılan mağduru nefessiz bırakarak etkisiz hâle getirmeye çalışması, kendisine direndiği anlarda her bitkin düştüğünde katılan mağdurun kıyafetlerini çıkarmak istemesi ile göğüslerini öpmesi, kalçasını ve vücudunun farklı yerlerini sıkması şeklindeki fiili gerçekleştirme tarzı ve dış dünyaya yansıyan davranışlarının, vücuda organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı kastını açıkça ortaya koyması, kast ettiği amaca ulaşmak isteyen sanığın, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başlamış olduğu fiilini kendiliğinden değil, sporcu geçmişinin etkisiyle katılan mağdurun gösterdiği uzun süreli mukavemet ve bu sırada ele geçirdiği bıçağı kendisine doğrultması sebebiyle elinde olmayan nedenlerle gerçekleştirememesi ve bu tespitin sanığın, katılan mağdurla cinsel birliktelik yaşamak istediği için söz konusu eylemi gerçekleştirdiği yönündeki ikrarı ile dosyaya yansıyan adli raporlar ve teşhis tutanaklarıyla da desteklenmesi karşısında; sanığın katılan mağdura yönelik eyleminin teşebbüs aşamasında kalan nitelikli cinsel saldırı suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir. Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan altı Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanığın katılan mağdura yönelik eyleminin basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2- Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26.06.2024 tarihli ve 2740-6354 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, 3- Uygulamanın denetlenmesi için dosyanın Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2025 tarihli ilk müzakerede yasal ve yeterli çoğunluğun sağlanamaması nedeniyle 15.10.2025 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oy çokluğu ile karar verildi.
İlgili Makaleler
- CGK (Ceza Genel Kurulu) Kararları Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.