İçeriğe geç
AC
Ceza Genel Kurulu Esas: 2025/261 Karar: 2025/411 Tarih: 2025

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2025/261 K.2025/411

Ceza Genel Kurulu 2025/261 E. , 2025/411 K. "İçtihat Metni" İtirazname No : 2024/2419 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 2. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/594 değişik iş I. HUKUKİ SÜREÇ Hükümlünün hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 53... /7. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis

Karar Özeti

Ceza Genel Kurulu 2025/261 E. , 2025/411 K. "İçtihat Metni" İtirazname No : 2024/2419 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 2. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/594 değişik iş I. HUKUKİ SÜREÇ Hükümlünün hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 53... /7. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis

Karar Detayı

Ceza Genel Kurulu 2025/261 E. , 2025/411 K. "İçtihat Metni" İtirazname No : 2024/2419 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 2. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/594 değişik iş I. HUKUKİ SÜREÇ Hükümlünün hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 53... /7. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve cezasının mükerrirlere ilişkin infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 15.02.2022 tarihli ve 37-95 sayılı hükmün, hükümlü tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince 15.06.2022 tarih ve 1030-1638 sayı ile TCK’nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Kesin olarak verilen hükme yönelik hükümlünün, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması üzerine Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesince 11.07.2023 tarihli ve 37-95 sayılı ek karar ile istemi reddedilmiş, hükümlünün itirazına istinaden inceleme yapan Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesince 17.10.2023 tarih ve 594 değişik iş sayı ile itirazın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Merci kararına karşı Adalet Bakanlığınca 19.12.2023 tarih ve 28643-2023 sayı ile kanun yararına bozma isteminde bulunulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 16.01.2024 tarih ve 2419 sayı ile; "İlk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümde belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu sebeple adil yargılanma hakkının bir uzantısı olarak, olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği" düşüncesiyle hükmün kanun yararına bozulması talep edilmiş, istem üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Ceza Dairesince 11.09.2024 tarih ve 1304-11503 sayı ile; "...5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki koşulların oluşmadığı" gerekçesiyle kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 08.01.2025 tarih ve 2419 sayı ile; "...İlk hükmü veren hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer olup olmadığını inceleyemeyeceği, bu yöndeki talebi, adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin değerlendirilmesi gerektiği" görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Özel Dairece 19.02.2025 tarih ve 697-2887 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIĞIN KONUSU Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; kesinleşen bir hükümle sonuçlanan davada görev alan hâkimin, bu davaya yönelik yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesi aşamasında görev yapıp yapamayacağının belirlenmesine ilişkindir. IV. OLGU İncelenen dosya muhteviyatından; Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesince 15.02.2022 tarih ve 37-95 sayı ile hükümlünün hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşen hükme yönelik olarak hükümlü tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması üzerine aynı Mahkemece 11.07.2023 tarihli ve 37-95 sayılı ek karar ile istemin reddedildiği, her iki kararın da aynı hâkim tarafından verildiği, hükümlünün bu karara yönelik itirazının da itiraz mercisi Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesince 17.10.2023 tarih ve 594 değişik iş sayı ile reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır. V. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.05.2022 tarihli ve 185-393; 07.06.2022 tarihli ve 642-420; aynı tarihli ve 643-421; 06.12.2022 tarihli ve 278-774 sayılı müstakar içtihatlarında da açıklandığı üzere; Yargılamanın yenilenmesi kanunda sınırlı şekilde sayılan yenileme nedenlerinin en az birisine dayalı olarak kesinleşmiş bir hükümde adli hata bulunduğu iddiasıyla kural olarak hükmü veren mahkemeye başvurulmasıyla başlayan, hükmü veren hâkimin katılımı olmaksızın, mahkemece başvurunun şekil ve esas açısından kabulüne karar verilmesi hâlinde devam edilerek hükme konu sanık ve fiil hakkında yeniden kovuşturma yapılmasına imkân sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur. Olağanüstü kanun yollarından biri olan yargılamanın yenilenmesi CMK'nın 311 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup aynı Kanun’un 311. maddesinde hükümlü lehine; 314. maddesinde ise sanık veya hükümlü aleyhine yargılamanın yenilenmesi nedenlerine yer verilmiş, 318 ve sonraki maddelerinde ise yenileme istemi üzerine izlenecek usul hükümleri düzenlenmiştir. CMK'nın "Yenileme isteminin kabule değer olup olmadığı kararı ve mercii" başlıklı 318. maddesinin birinci fıkrasına göre; "...yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir." Anılan fıkrada, yargılamanın yenilenmesi isteminin yapılacağı merciin, hükmü veren mahkeme olarak belirlendiği görülmektedir. Bu mahkemenin, istemin kabule değer olup olmadığına karar vereceğinde de kuşku bulunmamaktadır. Ancak "mahkeme" kavramının, her halükârda "hâkim" olarak anlaşılmaması gerektiği de izahtan varestedir. Bu nedenle CMK'nın 318. maddesinin birinci fıkrasının, 23. maddenin üçüncü fıkrası ve bu maddeye ilişkin komisyon değişiklik gerekçesi ile birlikte değerlendirilmesi lazım gelir. İHAM kararlarında, bağımsızlık kavramı, yürütmeden ve taraflardan bağımsız olma hâli olarak açıklanmış, bağımsızlığın değerlendirilmesinde hâkim veya mahkeme üyelerinin atanma usulü, görev süreleri, dışarıdan gelecek baskılara karşı güvenceye sahip olup olmadıkları ve hâkim veya mahkemenin bağımsız bir görünüm sergileyip sergilemediği göz önünde bulundurulmaktadır. Yüksek Mahkemeye göre ön yargı sahibi olmamak biçiminde tanımlanan tarafsızlığın, subjektif ve objektif olmak üzere iki yönü vardır. Bunlardan subjektif tarafsızlık, hâkimin birey olarak tarafsız olması; objektif tarafsızlık ise, mahkemenin kurum olarak kişide bıraktığı güven verici izlenim ve tarafsız görünümdür. CMK'nın 23. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkim, aynı işte görev alamaz." düzenlemesinde, kesinleşen bir hükümle sonuçlanan davada görev alan hâkimin, yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesi aşamasında mı yoksa talebin kabul edilerek yargılamanın yenilenmesi hâlinde mi davaya bakmaktan yasaklı olduğu net bir biçimde düzenlenmemiş ise de; CMK’nın 23. maddesine ilişkin Hükûmet Tasarısı gerekçesinde karşılaştırmalı yargılama hukukunda kabul edilen ilkelerden bahsedilerek hâkimlerin, bir işe müdahale ettiklerinde önceden bir fikir veya düşüncelerinin olmamasına ilişkin gerekliliğin, tarafsız kalmanın bir koşulu olduğunun vurgulanması, maddeye ilişkin komisyon değişiklik gerekçesinde de; yargılamanın yenilenmesi talebi hâlinde de önceki yargılamada görev yapan hâkimin aynı işte görev alamayacağı şeklinde maddeye üçüncü fıkranın eklendiği belirtilerek yargılamanın yenilenmesinden önceki aşamalarda da anılan yasağın geçerli olduğunun, bu düzenleme ile aynı uyuşmazlık hakkında daha önce kanaatini belirtmiş olan hâkimin daha sonra yargılamanın yenilenmesi sürecinde görev yapmasının önlendiğinin, hâkimin tarafsızlığının bu yönüyle de sağlanmak istendiğinin ifade edilmesi karşısında, hâkimin ilk verdiği hükmün etkisinde kalmasının mümkün olabileceği ve kanun yolu incelemesinde olduğu gibi kendi kararını değiştirmek istemeyebileceği hususları ile adil yargılanma ve mahkemeye erişim haklarının bir uzantısı olarak hâkimin yargılamaya katılamayacağına yönelik yasağın, yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına ilişkin değerlendirme aşaması da dâhil olmak üzere tüm evreleri kapsadığı sonucuna ulaşılmalıdır. Nitekim Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin 19.02.2018 tarihli ve 3496-602, 2. Ceza Dairesinin 04.02.2019 tarihli ve 237-1715, 3. Ceza Dairesinin 25.02.2019 tarihli ve 1481-3716, 4. Ceza Dairesinin 12.12.2019 tarihli ve 6264-19611, 5. Ceza Dairesinin 03.07.2019 tarihli ve 4151-6716, 6. Ceza Dairesinin 23.01.2019 tarihli ve 3757-263, 7. Ceza Dairesinin 28.06.2018 tarihli ve 4904-7974, 8. Ceza Dairesinin 28.03.2019 tarihli ve 10082-4485, 10. Ceza Dairesinin 29.04.2019 tarihli ve 1420-2356, 11. Ceza Dairesinin 25.03.2019 tarihli 1879-3009, 12. Ceza Dairesinin 29.05.2019 tarihli ve 1089-6886, 13. Ceza Dairesinin 27.02.2019 tarihli ve 931-2882, 14. Ceza Dairesinin 04.04.2018 tarihli ve 3026-2534, 15. Ceza Dairesinin 11.02.2019 tarihli ve 620-569, 16. Ceza Dairesinin 13.05.2019 tarihli ve 4792-3589, 17. Ceza Dairesinin 22.05.2018 tarihli ve 2094-7425, 18. Ceza Dairesinin 20.05.2019 tarihli ve 1538-9204, 19. Ceza Dairesinin 20.06.2018 tarihli ve 3306-7385, 20. Ceza Dairesinin 03.04.2019 tarihli ve 4904-2075, 12. Hukuk Dairesinin 27.02.2019 tarihli ve 1540-3072 sayılı ilamlarına konu olan benzer bir uyuşmazlıklarda, CMK'nın 23/3. maddesi uyarınca kanun yararına bozma talepleri kabul edilmiş, Özel Daireler arasında istikrar gösteren bir içtihat birliği de oluşturulmuştur. B. Hukuki Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince hükümlü hakkında kurulan ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen mahkûmiyet hükmüne ilişkin yargılamada görev alan hâkimin, bu davaya yönelik yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesi aşamasında görev yapamayacağı kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2- Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 11.09.2024 tarihli ve 1304-11503 sayılı kanun yararına bozma isteminin reddine dair kararının KALDIRILMASINA, 3- Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2023 tarihli ve 594 değişik iş sayılı kararının, kesinleşen bir hükümle sonuçlanan davada görev alan hâkimlerin, bu davaya yönelik yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesi aşamasında görev yapamayacağının gözetilmemesi nedeniyle Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesince 11.07.2023 tarihli ve 37-95 sayılı ek kararına yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizliğinden CMK'nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 4- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla