Karar Özeti
Ceza Genel Kurulu 2025/85 E. , 2025/493 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 10. Ceza Dairesi MAHKEMESİ : ADANA Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza SAYISI : 198-279 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3, 188/4-a, 192/3, 62, 52/2-4, 53, 54/4 ve 5
Karar Detayı
Ceza Genel Kurulu 2025/85 E. , 2025/493 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 10. Ceza Dairesi MAHKEMESİ : ADANA Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza SAYISI : 198-279 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3, 188/4-a, 192/3, 62, 52/2-4, 53, 54/4 ve 55. maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 18.740,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna ve müsadereye ilişkin Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 30.03.2021 tarihli ve 12-154 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince 10.06.2021 tarih ve 1017-990 sayı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir. Bu hükmün Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 07.11.2023 tarih ve 3562-9587 sayı ile; "5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince 'İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine' karar verilebileceği düzenlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince, eylem hakkında delil değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesinin maddi vakıayı kabulune ilişkin tespitlerini kabul etmeyip İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak 'beraat' kararı verebilmesi için, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Dosyanın gönderildiği Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince 19.02.2024 tarih ve 198-279 sayı ile bozmaya direnilerek önceki hüküm gibi sanığın beraatine karar verilmiştir. Direnme kararına konu bu hükmün, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2024 tarihli ve 47305 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 11.02.2025 tarih ve 9843-1398 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KONUSU VE ÖN SORUN Özel Daire ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; İlk Derece Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükmün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın beraatine karar verilip verilemeyeceğinin belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın beraatine ilişkin hükmün Özel Dairece bozulması sonrasında CMK'nın 307/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmasının gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir. III. ÖN SORUNA İLİŞKİN BİLGİLER İncelenen dosya kapsamından; İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkındaki uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükmünün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmü kaldırarak sanığın beraatine hükmettiği, bu hükmün temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Özel Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının "...Sanık hakkında beraat kararı verilebilmesi için CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak delil değerlendirmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin ise dosya üzerinden direnme kararı vererek önceki hüküm gibi sanığın beraatine hükmettiği anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Ön Soruna İlişkin Açıklamalar CMK'nın "Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri" başlıklı 307. maddesi şöyledir: "(1) Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar. (2) Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin dosyada varolan adreslerine de davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları saptanmamış olsa da duruşmaya devam edilerek dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise, her hâlde dinlenmesi gerekir. (3) Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir. (4) Yargıtaydan verilen bozma kararına bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin direnme hakkı vardır. Direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir. Direnme üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara karşı direnilemez. (5) Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." Buna göre, Yargıtayca verilen bozma kararı üzerine dosyanın gönderildiği bölge adliye veya ilk derece mahkemelerince yeni bir tensip kararıyla duruşma günü tayin edilecek ve ilgililer duruşmaya çağrılıp bozmaya karşı diyecekleri sorulduktan sonra bozma ilamına uyulup uyulmaması yönünde bir karar verilecektir. Bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin göreve ilişkin olanlar dışında bozma ilamına uyma ya da direnme kararlarından birisini verebilmesi mümkündür. Maddenin üçüncü fıkrasında bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin bozma kararına ısrar hakkı olduğu vurgulandıktan sonra, ısrar üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara uymanın zorunlu olduğuna işaret edilmiştir. Aynı maddenin son fıkrasında ise sınırlı biçimde uygulanabilecek olan cezayı aleyhe değiştirememe veya aleyhte düzeltme yasağı kabul edilerek yalnız sanık veya onun lehine ilgililer tarafından temyiz davası açıldığında, bozma üzerine yeniden kurulan hükümde belirlenen ceza ve sonucun önceki hükümle belirlenen cezadan ve sonuçtan daha ağır olamayacağı hüküm altına alınmıştır. B. Ön Soruna İlişkin Hukuki Değerlendirme CMK'nın 307. maddesine göre Yargıtayın bozma kararı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılması ve davetiye çıkarılan tarafların kural olarak dinlenilmelerinin zorunlu olması ile bozma gerekçesinin usule veya esasa yönelik olmasının ya da Bölge Adliye Mahkemesinin kararında direnip direnmemesinin kanuni düzenleme sarahatine göre herhangi bir önemi bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde; mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın beraatine ilişkin hükmün Özel Dairece bozulması sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan direnme kararı verilemeyeceği kabul edilmelidir. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararına konu hükmün, duruşma açılmadan direnme kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir. Ulaşılan sonuç karşısında, asıl uyuşmazlık konusu değerlendirilmemiştir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 19.02.2024 tarihli ve 198-279 sayılı direnme kararına konu hükmünün gerekçesinin İSABETLİ OLMADIĞINA, söz konusu kararın duruşma açılmadan direnme kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 2- Dava dosyasının, CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca bozma kararının içeriği doğrultusunda Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesince uyuşturucu madde ticaretinden 9 yıl 4 ay 15 gün hapse mahkum edilen sanık hakkında Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi, ilk derece hükmünü kaldırıp duruşma açmadan beraat kararı vermiş; Yargıtay 10. Ceza Dairesi bu kararı, CMK 280/1-g uyarınca duruşma açılarak delil değerlendirmesi yapılması gerektiği gerekçesiyle bozmuştur. Bölge adliye mahkemesi dosya üzerinden direnerek yeniden beraat kararı verince uyuşmazlık Ceza Genel Kuruluna gelmiştir.
Hukuki İlke: CMK 307/1 uyarınca Yargıtay bozması üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye mahkemesi ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sormak zorundadır; bozma gerekçesinin usule veya esasa ilişkin olması ya da mahkemenin direnip direnmemesi fark yaratmaz, bu nedenle bozma sonrası duruşma açılmadan dosya üzerinden direnme kararı verilemez.
Uygulama Sonucu: Ceza Genel Kurulu, ön sorunu çözerek direnme kararına konu hükmü duruşma açılmadan direnilemeyeceğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle bozmuş; bölge adliye mahkemesinin duruşmasız beraat verip veremeyeceğine ilişkin asıl uyuşmazlığı bu aşamada değerlendirmemiştir.
Dava Strateji Notu: Bozma sonrası dosya üzerinden verilen direnme kararları, içeriği müvekkil lehine olsa bile salt usul nedeniyle Ceza Genel Kurulunda bozulmaktadır; lehine beraat direnmesi verilen sanığın müdafii dahi, duruşma açılmadan verilen direnmenin ayakta kalamayacağını bilerek süreci ve tutukluluk gibi sonuçlarını buna göre planlamalıdır.
İlgili Makaleler
- CGK (Ceza Genel Kurulu) Kararları Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.