İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2000/1752 K.2001/33

Hukuk Genel Kurulu 2000/7-1752 E., 2001/33 K.

Esas2000/1752Karar2001/33Tarih7 Şubat 2001Okuma4 dk · 871 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2000/1752
Karar No
2001/33
Karar tarihi
7 Şubat 2001
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

871 kelime·4 dk okuma·3 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2000/7-1752 E., 2001/33 K.

TAPU İPTALİ VE TESCİL

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 931 ]

3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 12 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;

Edremit Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 26.3.1999 gün ve 1993/307 E. 1999/164 K. sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7.Hukuk Dairesi'nin 18.10.1999 gün ve 1999/4333 E. 1999/4777 K. sayılı ilamiyle; (...

Kadastro sırasında 514 parsel sayılı 18910 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına ve zilyetliğe dayanılarak MT adına tesbit edilmiş; tesbit 2.8.1988 tarihinde kesinleştikten sonra taşınmazı kayden 6.9.1990 tarih 4106 yev.no'su ile davalı S.S.Ö Konut Yapı Kooperatifi satın almıştır. Davacılar GA ve arkadaşları tapu kaydına dayanarak 514 sayılı parselde 460 m2 lik kesiminin iptali ile adlarına tescili talebiyle dava açmışlardır.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olduğu, taşınmazı davalı kooperatifin kayden satın aldığı davalı taraf yararına Medeni Kanunun 931.maddesi hükmünde öngörülen koşulların gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur. Davacı taraf Mart 1934 tarih 39 sayılı tapu kaydına dayanmıştır.

Tutunulan tapu kaydının dava konusu parsele revizyon gördüğü, dava konusu taşınmazın bir bölümünü kapsadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama dinlenen yerel bilirkişi düşüncesi, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.

Bu durumda mahkemece taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının kapsamının yüzölçümü ile belirlenmesi, davacının tapu kaydının kapsamı olan kesim yönünden çifte tapu kaydının varlığı, çifte tapu kaydının varlığı halinde Medeni Kanunun 931.maddesinin uygulama olanağı olmadığı dikkate alınarak tapu kaydı kapsamı kesiminin ifraz edilerek davacı taraf adına tesciline, arta kalan taşınmaz kesiminin ise davalı taraf uhdesinde bırakılmasına karar verilmesi gerekir.

Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz.... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacılar vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Davacılar, miras bırakanlarına ait olup tapunun 1934 tarih 38 ve 39 numaralarında kayıtlı taşınmazların, 1985 yılında yapılan kadastroda davalı kooperatifin bayii adına 514 parsel numarasıyla tesbit edilip kesinleştiğini ileri sürerek iptal ve tescil istemişler, davalı kooperatif, tapu siciline güvenerek çap satın aldığını, iyiniyetinin korunması gerektiğini savunmuş, mahkemece, savunmaya itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Yüksek Özel Dairece; "... davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının kapsamının yüzölçümü ile belirlenmesi, davacının dava kaydının kapsamı olan kesim yönünden çifte tapu kaydının varlığı çifte tapunun varlığı halinde Medeni Kanunun 931 maddesinin uygulama olanağı kalmadığı dikkate alınarak tapu kaydı kapsam kesiminin ifraz edilerek davacı tarafı adına tesciline ... karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir..." gerekçesiyle yerel mahkeme kararı bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Toplanan deliller ile tüm dosya içeriğine göre; 1985 yılında yapılan kadastro ile çekişmeli 514 parsel sayılı taşınmazın davalının bayii adına tesbit gördüğü, tesbitin 1988 yılında kesinleştiği, 1990 yılında da davalı kooperatife satış yoluyla intikal ettiği anlaşılmaktadır.Ayrıca, 514 parsele ilişkin tutanağın beyanlar hanesinde belirtilen bir kısım zeytin ağaçlarının da başka kişilere ait olduğu yazılıdır. Bunun yanında,davacıların dayanak tapularının 513 parsele revizyon gördüğü de sabittir. Böylece, davacı ve davalı tarafın kadastro öncesine ilişkin haklarının, iki ayrı yere ait, iki ayrı çap kaydıyla tesbit ve tescil edildiği görülmektedir.

Bu suretle çap kaydının malikleri yararına, çapların dayanağını teşkil eden haklardan, özellikle kayıt ve belgelerden bağımsız bir mülkiyet hakkının oluştuğu tartışmasızdır.Tesbit dayanağı kayıtlarında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/4 maddesinde ifade edildiği gibi işleme tabi kayıt olma niteliklerini kaybettikleri,artık bu kayıtlara dayanılarak kadastro ve tapu sicil müdürlüklerince bir işlem yapılamayacağı da açıktır.Aksine düşünce tarzıyla, kadastro tesbitiyle çap ve buna uygun sicilin oluşmasına rağmen, bunun dayanağını teşkil eden kayıtların halen geçerliliğini koruduğunun kabul edilmesi halinde,

kayda dayalı her tesbit sonucu çifte tapu olgusunun ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelecektir ki;böyle bir kabul hem yasal düzenlemelere hem de yargısal uygulamalara aykırılık oluşturur kabul edilemez.

Oysa çifte tapu kavramı bundan tamamen farklı bir düşünce ve kabulün ürünüdür.Bilindiği üzere, tapu kütüğünde her taşınmaz mal için müstakil bir sahifenin açılması asıldır.Buna rağmen bir taşınmaz için iki ayrı sahife açılıp, bunlardan biri, gerçek hak sahibi olmayan kişi adına tescil edilmiş ise, o takdirde çifte tapunun varlığı ortaya çıkacaktır.Bu durumda, birbirine aykırı iki ayrı bilgi içeren tapu kütüğünün bizzat kendisi çelişki halinde olacağından, sicilin hak karineliği ve aleniyet hükmünü yitirdiği kabul edilir.doğru kayıt karşısında, mükerrer olan yolsuz kayda dayanarak hak iktisab edenin bu hakkı,

hukuken himaye görmez.Bu halde,iyiniyet savunması da dinlenemez.Zira tapu sicili alenidir.

(M.K.928) Hiç kimse tapu sicilinde kayıtlı bir hususu bilmediğini iddia edemez.Aynı taşınmaz mal için tapu sicilinde birden ziyade kayıt tesis edilmiş ise, müktesip bütün kayıtları biliyor farzedilir.İşte bu nedenle çifte kayıt halinde, geçerli olmayan tapu kaydına dayanarak iktisapta bulunan kişinin iyiniyet iddiasında bulunamıyacağı ve Medeni Kanunun 931.maddesinin koruyuculuğundan yararlanmayacağı kabul edilir.

Somut olayda, değinilen anlamda bir çifte tapunun bulunmadığı kuşkusuzdur.Kadastro tesbit malikinden çap satın alan davalı kooperatifin M.K.nun 931.maddesinde öngörülen koruyuculuktan yararlanabileceğinde tabiidir. Kuşku ve duraksamaya yer olmamalıdır. Şu durum karşısında ve özellikle dosya içeriği ve toplanan delillere göre kötüniyeti iddia ve ısbat edilemeyen davalı hakkında açılan davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

O halde;Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA ,7.2.2001 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2000/1752, K. 2001/33, 7 Şubat 2001 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tapu İptali Ve Tescil
  4. Temyiz Eden
  5. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2000/1752
Karar No
2001/33
Tarih
7 Şubat 2001

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2000/1802 K.2001/2
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2000/1811 K.2001/101
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2000/1829 K.2001/12
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2000/1841 K.2001/3
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2001/6 K.2001/14
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2001/10 K.2001/110

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.