İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2003/32 K.2003/96

Hukuk Genel Kurulu 2003/9-32 E., 2003/96 K.

Esas2003/32Karar2003/96Tarih26 Şubat 2003Okuma6 dk · 1.280 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2003/32
Karar No
2003/96
Karar tarihi
26 Şubat 2003
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.280 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2003/9-32 E., 2003/96 K.

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 53 ]

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 54 ]

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 55 ]

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 56 ]

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 57 ]

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 58 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki "sendika genel kurulunun iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 1. İş Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 09.07.2002 gün ve 2002/85 E- 312 K. sayılı kararın incelenmesi aslı müdahiller vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 03.10.2002 gün ve 2002/16193-17896 sayılı ilamı ile; (...Dava davalı Sendikanın İzmir 3 No'lu Şubesinin 5.1.2002 tarihinde yapılan genel kurulunun tüm sonuçları ile iptaline ilişkindir. İstek kabul edilmiş, karar fer'i müdahillerce temyiz edilmiştir.

Davacı Can Bahadır ve arkadaşları 5.1.2002 tarihinde yapılan şube genel kurulunun; oy kullanan delegelerden yarıdan fazlasının genel kurulun yapıldığı tarihte İzmir 3 No'lu şubeye bağlı üye olmadıkları;genel kurulun yeterli çoğunlukla yapılmadığı şube başkanlığının ve yönetim kurulu asil üyelikleri ile denetleme kuruluna seçilen kişilerin sendika üyeliğinden genel kurul kararı ile ihraç edildiklerinden söz ederek iptal isteminde bulunmuşlardır.

Zeki O. ve arkadaşları anılan şubenin 5.1.2002 tarihinde yapılan genel kurulunda Şube Yöneticiliğine seçildiklerini ileri sürerek 4.3.2002 günlü dilekçe ile asli müdahil talebinde bulunmuşlardır.

Mahkemece asli müdahil isteğinde bulunan kişiler fer'i müdahil olarak kabul edilmiştir.

Hukukumuzda müdahale (katılma) asli müdahale ve fer'i müdahale olarak iki şekilde olmaktadır. Fer'i müdahale Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 53-58. maddelerinde düzenlenmiştir. Asli müdahale kanunlarımızda düzenlenmemiş olup hukukumuza içtihat yoluyla girmiştir. Her iki kurumun koşulları davadaki konumu ve sonuçları farklıdır.

Özellikle fer'i müdahale de; müdahale talebinde bulunan, taraflardan birinin, başka bir anlatımla lehine müdahalede bulunulan kişinin yardımcısıdır. Asli müdahalede ise taraflardan bağımsız, dava konusu üzerinde hak talebinde bulunulur. İlk davadan bağımsızdır. Harç ödenir. Mahkemece asli müdahalenin kabulüne karar verilmesine gerek yoktur. Ancak, asli müdahale istemi hakkında karar verilmesi gerekir.

Asli müdahale talebinde bulunanlar, iptali istenen 5.1.2002 tarihinde yapılan Genel Kurulda Şube Yöneticiliğine seçilmişlerdir.

Davalı Genel İş Sendikası cevap dilekçesi ile davayı kabul etmiştir. Şu durumda asli müdahillerin davanın tarafların bağımsız bir haklarının ve menfaatlerinin olduğu açıkça görülmektedir.

Mahkemece yapılacak iş;asli müdahillerin istemleri ve sundukları delillerle diğer taraf delillerini birlikte değerlendirmek;davacı ve asli müdahillerin istekleri hakkında (ayrı veya birlikte) karar vermektir.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve Yargıtay'ın kökleşmiş içtihatlarına aykırı olarak farklı hukuki sonuçlara yol açacak bir uygulama ile asli müdahalenin fer'i müdahale olarak kabulü şeklinde oluşturulan karar isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir..... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Asli Müdahiller vekili

HGK KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, davalı Sendikanın İzmir 3 No'lu şubesinin 05.01.2002 tarihinde yapılan genel kurulunun tüm sonuçları ile iptaline ilişkindir.

Davacı Can Bahadır ve arkadaşları, İzmir 3 No'lu Şube Genel Kurul delegeleri ve üyesi olduklarını, 05.01.2002 tarihinde yapılan Şube Genel Kurulunun; oy kullanan delegelerden yarısından fazlasının genel kurulun yapıldığı tarihte İzmir 3 No'lu şubeye bağlı üye olmadıklarını, genel kurulun yeterli çoğunlukla yapılmadığını, şube başkanlığı, yönetim kurulu asıl üyelikleri ile denetleme kuruluna seçilen kişilerin sendika üyeliğinden genel kurul kararı ile ihraç edildiklerini ileri sürerek İzmir 3 No'lu şubesinin 05.01.2002 tarihinde yapılan genel kurulunun tüm sonuçları ile iptalini istemişlerdir.

Davalı Genel-İş Sendikası cevap dilekçesi ile davayı kabul etmiştir.

Zeki O. ve arkadaşları 04.03.2002 havale ve harç tarihli dilekçe ile, anılan şubenin 05.01.2002 tarihinde yapılan genel kurulunda şube yöneticiliklerine seçildiklerini, genel kurulun kesinleşmiş mahkeme kararları ile kayyım heyeti tarafından yapıldığını, Genel-İş Sendikası Genel Merkezinin genel kurul yapılmasını engelleyemediğini, davacıların genel merkezin yönlendirmesi ile dava açtıklarını, davalının kötü niyetli olarak davayı kabul ettiğini, davanın muvazaaya dayandığını, dava sonucundan kişisel olarak etkileneceklerinden davaya asil müdahil olarak katılmakta hukuki ve fiili yararları bulunduğunu ileri sürerek asli müdahale talebinde bulunmuşlar ve davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece "asli müdahil olmak isteyenlerin sendika üyesi ve şube yetkilisi sıfatıyla, tüzel kişiliği olan Genel Başkanlık aleyhine açılan bu davada davalı yanında hukuki haklarını savunabilecekleri belirtilerek asli müdahil isteğinde bulunan kişiler fer'i müdahil olarak kabul edilmiş, davalının davayı kabul ettiği ve toplanan delillere göre, Genel Kurulun yeterli çoğunlukla yapılmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Müdahillerin temyizi üzerine karar yukarıda belirtilen nedenlerle Özel Dairece bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Müdahale istemi reddedilen kişi veya kişilerin bu kararı temyize hakkı olduğu öğreti ve uygulamada yerleşmiş bir biçimde kabul edilmektedir (Bkz. Y.H.G.K. 11.11.1981 gün ve Esas: 1980/11-2571 K: 1981/733, Y. 11. H.D.nin 13.10.1982 gün E: 1982/3701 K: 1982/3867).

Diğer taraftan bir davaya müdahale için sadece o tarafın hukuki yararı olması yeterli olmayıp, hakkı veya borcu davanın neticesine bağlı olması lâzımdır (HUMK. md. 53). Bu ilkeler doğrultusunda asli müdahale talebinde bulunanların davadan doğrudan etkilendikleri sonucuna varıldığından asli müdahillerin kararı temyiz edebileceklerinin kabulüne karar verilmiştir. İşin esasının incelenmesine gelince;

Hukukumuzda davaya müdahale (katılma) iki türlü olur. Fer'i müdahale ve Asli müdahale, Bunlardan fer'i müdahale kanun tarafından düzenlendiği halde (H.U.M.K. 53-58) asli müdahale doktrin ve Yargıtay tarafından geliştirilmiş ve kabul edilmiştir. Her iki kurumun davadaki konumu ve sonuçları farklıdır.

Fer'i müdahalede; üçüncü kişi hukuki yararı olduğu gerekçesiyle görülmekte olan davaya ancak, taraflardan birinin yanında ve onun yardımcısı olarak katılır. Mahkeme, fer'i müdahale dilekçesi üzerine müdahale talebinin kabulüne veya reddine karar verir.

Müdahale talebinin kabulüne ilişkin karar yalnız başına temyiz edilemeyeceği gibi müdahale talebinin reddine ilişkin kararı fer'i müdahil, asıl hüküm verildikten sonra lehine müdahale etmek istediği taraf aleyhine verilmiş olan hükme karşı temyiz yoluna baş vurarak hükmün, müdahale talebinin haksız olarak reddedilmiş olması nedeniyle bozulmasını isteyebilir. Fer'i müdahil, lehine katıldığı tarafla birlikte hareket ederek davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip eder.

Hüküm lehine müdahale edilen taraf hakkında verilir. Müdahil hakkında karar verilemez. Müdahil hükmü lehine katıldığı tarafla birlikte temyiz edilebilir.

Hukukumuza içtihat yoluyla giren asli müdahalede ise; iki kişi arasında belli bir şey veya hak üzerinde dava devam ederken, üçüncü bir kişi, taraflardan bağımsız olarak bu dava konusu olan şey veya hak üzerinde bir hak sahibi olduğunu iddia ederek asli müdahale talebinde bulunur. Asli müdahale davası ilk davadan bağımsız olduğundan ayrı harç ödenir. Aslı müdahilin harç ödemesi ile asli müdahale tamamlanmış olur.

Mahkemenin asli müdahale talebin kabulüne karar vermesine gerek yoktur. Asli müdahale (davası) bağımsız (ayrı) bir dava olduğundan bununla dava açılmasının bütün sonuçları doğar. Mahkeme asli müdahale davası hakkında ayrı bir hüküm verir ve asli müdahil verilen hükmü taraflar temyiz etmese bile onlardan bağımsız olarak yalnız başına temyiz edebilir. Görüldüğü gibi, fer'i müdahale ve asli müdahale kurumlarının davadaki konumu ve sonuçları farklıdır.

Genel Kurul Kararının iptali için bir ay içinde dava açılması ve bu sürenin hak düşürücü süre olduğu, asli müdahillerin de bu süre içinde davaya müdahale etmeleri ileri sürebilir ise de; her hak gibi bu savunma hakkının da ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması yasağı kapsamında bulunduğu kabul edilmelidir. Hakkın objektif iyi niyet kuralına aykırı olarak kullanıldığı itirazı kamu düzeni ile ilgili olduğundan MK. 2. md'si uyarınca davanın her safhasında ileri sürülebilir ve mahkemece resen (kendiliğinden) dikkate alınır.

Bu ilkeler doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; 04.03.2002 tarihli dilekçe ile asli müdahale talebinde bulunanlar, iptali istenen 05.01.2002 tarihinde yapılan genel kurulda şube yöneticiliğine seçilmişlerdir. Taraflar arasında görülen genel kurul kararının iptali davasının asli müdahale talebinde bulunanların genel kurul kararı ile edindikleri haklarını ellerinden almak amacıyla davanın taraflarınca muvazaalı şekilde hareket ederek davayı kabul ettikleri ileri sürüldüğüne göre bu ciddi iddianın mahkemece incelenmesi gerekir.

Bu durumda mahkemece yapılacak iş; asli müdahillerin istemleri ve sundukları delillerle davacı ve davalı delilleri birlikte değerlendirilmek ve hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

O halde, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Asli müdahiller vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 26.02.2003 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2003/32, K. 2003/96, 26 Şubat 2003 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hgk Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2003/32
Karar No
2003/96
Tarih
26 Şubat 2003

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2003/95 K.2003/113
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2003/101 K.2003/89
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2003/116 K.2003/111
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2003/269 K.2003/793
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2003/308 K.2003/1036
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2003/347 K.2003/943

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.