İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2004/651 K.2005/21

Hukuk Genel Kurulu 2004/7-651 E. , 2005/21 K.

Esas2004/651Karar2005/21Tarih2 Şubat 2005Okuma7 dk · 1.371 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2004/651
Karar No
2005/21
Karar tarihi
2 Şubat 2005
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.371 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2004/7-651 E. , 2005/21 K.

"İçtihat Metni"

Mahkemesi : Ardahan Kadastro Mahkemesi

Günü : 25.05.2004

Sayısı : 2004/5 E- 22 K.

Taraflar arasındaki “kadastro tespitinin iptali-tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ardahan Kadastro Mahkemesince davanın reddine dair verilen 02.12.2003 gün ve 2003/31 E. 46 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 11.03.2004 gün ve 2003/453- 2004/868 sayılı ilamı ile;

(...Kadastro sırasında dava konusu taşınmaz tutanağında belirtilen hukuksal nedenlere dayanılarak davalı taraf adına tespit edilmiştir. Davacı hazine taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi davalı taraf adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı yönünde toplanmıştır.

Kural olarak, mahkemece bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için taşınmazın yetkili idari merciler tarafından mera olarak tahsis edilmiş olması ya da taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kullanılagelen kamu malı niteliğinde mera olduğunun anlaşılmasına bağlıdır. Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4342 sayılı yasa uyarınca oluşturulan komisyon aracılığıyla mera tahsisi yapıldığı saptanmıştır.

Dava konusu taşınmazın bölgede yetkili idari merciler tarafından düzenlenen mera tahsis haritasının kapsamında kalmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Kural olarak, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yapılan mera tahsis haritasının kapsamı dışında kalan taşınmaz yada taşınmazlar tahsis gününden sonra mera niteliğini yitirir.

Bilgilerine başvurulan yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımlarına göre taşınmazın öncesinin geleneksel biçimde kullanılagelen kamu malı niteliğinde mera olduğu belirlenmiştir. Bu nitelikteki taşınmazların gerçek yada tüzel kişilere satış yada bağışını daha açık bir anlatımla devir ve temlikini içeren her türlü işlem geçersizdir.

Mera tahsisine ilişkin yönetimsel işlemin kesinleşme gününe kadar dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olması nedeniyle sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşıması olanak dışıdır. Ne var ki, mera tahsisinin yapıldığı gün ile kadastro tespitinin yapıldığı gün arasında 3402 sayılı kadastro kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen iktisap sağlayan 20 yıllık süre dolmamıştır.

Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın kabulüne, taşınmazın davacı hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz...)

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, kadastro tespitinin iptali ve taşınmazın mera olarak sınırlandırılması istemine ilişkindir.

A-Davacı isteminin Özeti: Davacı Hazine vekili 25.08.2003 tarihli dava dilekçesinde; dava

konusu taşınmazın kadastro tespitinin davalı adına yapıldığını, oysa taşınmazın meraya sınırı olup meradan açma olduğunu ileri sürerek davalı adına yapılan tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın mera olarak sınırlandırılıp özel siciline yazılmasını istemiştir.

B-Davalının cevabının özeti; Davalı, davanın reddini savunmuştur.

C-Yerel mahkeme kararının özeti; Mahkeme; “Dava konusu taşınmazın bölgede 4342 sayılı Mera Kanunu uyarınca yapılan mera tahsis haritasının kapsamı dışında kaldığı, çekişmeli taşınmazın öncesi bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kullanıla gelen kamu malı niteliğinde mera olmadığı, tesbit gününe kadar 20 yılı aşkın süreyle taşınmaz üzerinde zilyet bulunan davalı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği” gerekçesiyle isteğin reddine karar vermiştir.

D-Temyiz evresi, bozma ve direnme kararlarının özeti;

Davacı vekilinin temyizi üzerine Özel Daire, yukarıda açıklanan gerekçe ile hükmün bozulmasına karar vermiş; bozma ilamı ve duruşma günü taraflara tebliğ edilmiş; davacı vekili bozmaya uyulmasını, davalı vekili önceki kararda ısrar edilmesini istemiştir.

Mahkeme yukarıda açıklanan gerekçelere ek olarak “Bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmaz kültür arazisi niteliğinde olup, 18.03.2003 tarih 01 sayılı mera tahsis kararı dışında kaldığından, öncesinde de mera vasfında olmadığından, kazandırıcı zamanaşımı süresi komisyon kararının verildiği tarihten başlamayacağı” gerekçesiyle ilk kararında direnmiştir.

Direnme hükmünü davacı vekili temyize getirmiştir.

E-Maddi olay:

Dava konusu taşınmaz kadastro tespiti sırasında bir kayıt veya belgeye dayanılmadan zilyedi Mahmut Aktaş adına 05.05.2003 tarihinde tespit edilmiş olup 4342 sayılı Kanun’un 7.maddesi gereğince 18.03.2003 tarihinde düzenlenen “Kadastro Komisyon Tutanağı”na ve ekli krokiye göre mera kapsamı dışında kalmaktadır. Komşu parsellerden 101 Ada 65 parsel mera olarak sınırlandırılmıştır.

F-Gerekçe; Kural olarak mahkemece bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi, taşınmazın yetkili idari merciler tarafından mera olarak tahsis edilmiş olması ya da taşınmazın öncesi bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kullanıla gelen kamu malı niteliğinde mera olduğunun saptanmasına bağlıdır.

Dosya içeriğine göre, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede, yetkili idari merciler tarafından 4342 Sayılı Mera Kanunu uyarınca oluşturulan komisyon aracılığı ile mera tahsisinin yapıldığı anlaşılmaktadır.

Somut olaya bakıldığında mahkemece yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Uzman bilirkişi tarafından düzenlenen harita ve rapor, keşfi izlemeye ve bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediği gibi,hükme dayanak yapılan yerel bilirkişi sözleri ise olaylara dayanmayan, soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir. Öte yandan,iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden mahallinde yapılan keşifte tanık dinlenmemesinin yasal nedenleri hükümde yeterince açıklanmamış, gerekçeleri tartışılmamıştır. Kaldı ki mahkemenin keşifte yerel bilirkişi seçiminde izlediği yöntem de HUMK.nun 276.maddesi hükmüne aykırıdır.

Gerçekten HUMK.nun 276/3.maddesinde “yalnız bir kişinin ehli vukuf intihap edilebileceği üçten ziyade intihap olunamayacağı” duraksamasız açıklandığı halde, mahkemece 2 yerel bilirkişi dinlenmesinin nedenleri de anlaşılamamıştır.

Bunun yanı sıra hükme dayanak yapılan yerel bilirkişi sözleri. komşu taşınmazların tesbitlerine bir kayıt ve belge esas alınmış ise bu kayıt ve belgelerle, aksi takdirde tesbit tutanağı içerikleri ile denetlenmesi gerekirken, bu denetim de yapılmamıştır. Öte yandan uzman ziraatçi bilirkişinin raporu, dava niteliği dikkate alındığında, bilimsel verilere dayanmayıp, konuya ilişkin genellemelerle, doyurucu olmayan açıklamalardan ibarettir.

Yerel bilirkişilerin keşif tutanağına geçen kimliklerine ve keşfin yapıldığı güne göre saptanan yaşları dikkate alındığında, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresine ilişkin sözleri yetersiz kalmaktadır.

O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava sonucunda yararı olmayan, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişiler; tapu fen memuru veya harita mühendisi, ziraat mühendisi veya ziraat yüksek mühendisi

niteliğini haiz uzman bilirkişiler aracılığıyla taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi seçimi konusunda mahkemece HUMK.nun 276.maddesi hükmü gözönünde tutulmalı, mera tahsis haritası yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, uygulamada kadastro paftasının ölçeği ile mera tahsis haritasının ölçeği eşitlendikten sonra her iki harita çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı;

özellikle uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktaları ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli; bu belirleme yapılırken çekişmeli taşınmazın konumu kadastro paftası ile mera tahsisinin dayanağı haritasında açıkça gösterilmeli, çekişmeli taşınmazın mera tahsis haritasının kapsamında kalmadığı saptandığı takdirde;

dava konusu taşınmazın öncesi bilinmeyen bir zamandan beri, geleneksel biçimde mera olarak kullanıla gelen yerlerden olup olmadığı yolunda,yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, daha sonra dava konusu taşınmaz mahkemece, uzman ziraatçi bilirkişi hazır olduğu halde bizzat görülüp gözlenmeli, mahkemenin gözlemi keşif tutanağına aynen geçirilmeli, özellikle taşınmazın fiziksel ve toprak yapısı, meyil durumu ayrıntılı biçimde incelenmeli, gerekirse taşınmazda çukurlar açılarak örnekler alınmalı, komşu taşınmazlarla toprak mukayesesi yapılmalı,

taşınmazda toprak ya da taş unsurundan hangisinin galip olduğu özellikle belirlenmeli, bu olgu da keşif tutanağına geçirilmeli, dava konusu taşınmazın öncesinin de mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde, tutanak bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek aykırılık giderilmeli,

komşu taşınmazların tesbit tutanağı içerikleri ayrıca varsa dayanakları kayıtlarla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye; uzman ziraatçi bilirkişiden mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli, ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, gerektiğinde dava konusu taşınmazın toprak yapısı hakkında bölgeye en yakın Ziraat Fakültesi toprak kürsüsünden rapor alınması düşünülmeli, özellikle deliller değerlendirilirken dava konusu taşınmazın kadastro tesbitine bir kayıt ve belgenin esas alınmadığı,

yargılama sırasında tarafların bir kayıt ve belgeye dayanmadığı, çekişmeli taşınmazların sınırlarındaki komşu taşınmazların türü ve eylemli durum ile kamu mallarından sayılan mera niteliğindeki taşınmazlar içerisinde yol, hendek, dere, taşlık, çukur, tepe gibi doğal sınır yerlerinin de bulunabileceği gözönüne alınmalı, bu nitelikteki sınır yerlerinin eylemli mera ile çekişmeli taşınmaz arasında bulunması halinde, sözü edilen eylemli durumun kesinlikle taşınmazı meradan ayırıcı bir unsur olamayacağı düşünülmeli,

bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.Yukarıda açıklanan biçimde bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın önceki kararda direnilmesi, usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenlerle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2004/651, K. 2005/21, 2 Şubat 2005 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2004/651
Karar No
2005/21
Tarih
2 Şubat 2005

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2004/653 K.2005/14
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2004/663 K.2005/18
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2004/666 K.2005/1
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2004/730 K.2005/11
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2004/736 K.2005/25
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2004/737 K.2005/26

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.