İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/106 K.2005/92

Hukuk Genel Kurulu 2005/14-106 E. , 2005/92 K.

Esas2005/106Karar2005/92Tarih23 Şubat 2005Okuma4 dk · 766 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/106
Karar No
2005/92
Karar tarihi
23 Şubat 2005
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

766 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2005/14-106 E. , 2005/92 K.

"İçtihat Metni" Mahkemesi : Balıkesir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi

Günü : 11.10.2004

Sayısı : 624-866

Taraflar arasındaki “elatmanın önlenmesi kal” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Balıkesir 1.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 26.5.2003 gün ve 2002/570 E, 2003/322 K. sayılı kararın incelenmesi davalı karşı davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 6.4.2004 gün ve 2197 E, 3109 K. sayılı ilamı ile;

(...Dava, çaplı taşınmaza yapılan taşkın inşaat nedeniyle elatmanın önlenmesi ve kal, karşılık dava ise Medeni Kanunun 725 maddesi gereğince uygun bedel karşılığı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne, karşılık davanın reddine karar verilmiş, hükmü davalı (karşı davacı) vekili temyiz etmiştir.

Taraflara ait taşınmazların, kadastro parsellerinin ifraz ve tevhidi sonucu oluşan imar parselleri olduğu bilirkişi raporunda yazılıdır.Her iki taşınmaz ifraz ve tevhid ile oluştuğundan kadastro beyannamelerinin bulunmadığı da Tapu Sicil Müdürlüğünce bildirilmiştir.Yerinde yapılan keşif ve uygulama sonucunda davalıya (karşı davacıya) ait 151 parsel sayılı taşınmazdaki binanın toplam 27.03 metrekarelik kısmının davacının (karşı davalının) 379 parsel sayılı taşınmazına tecavüzlü olduğu saptanmıştır.Ancak düzenlenen kroki ve raporlarda taşınmazların imar uygulaması öncesinde kadastro parseli iken bu yapıların yapılıp yapılmadığı,

kadastro parselinde de aynı taşkınlığın sözkonusu olup olmadığı, nizalı kesimin imar uygulaması sonucunda davacı parseline taşkın hale gelip gelmediği hususlarının belirtilmediği anlaşılmıştır.Bu yönler gözetilerek bilirkişilerden kroki ve rapor alınmak suretiyle oluşacak duruma göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ve soruşturma ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir...)

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı ve karşı davacı vekili

HUKUKG ENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

A-Davacının isteminin özeti: Davacı vekili 379 parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olduğunu, komşu 151 parsel sayılı taşınmaz maliki davalıya ait binaların davacı taşınmazına taştığını, davalının el atmasının önlenmesine, tecavüzlü binaların yıkılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

B-Davalının cevabının özeti: Davalı vekili, taşınmazı üzerindeki binaların yıllar önce yapıldığını, tecavüzden haberi olmadığını, binalar yapılırken davacının uyarıda bulunmadığını, davanın reddini savunmuş;

KARŞI DAVA yoluyla, Türk Medeni Kanunu’nun 725 maddesi (eski 651 md) uyarınca temliken tesçil isteğinde bulunmuştur.

C-Yerel mahkemenin kararının özeti: Yerel mahkemece, çaplı yere el atma iddiasının yerinde olduğu, davalı yararına temliken tesçil koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulüne; davalı tarafından karşılık dava yoluyla ileri sürülen temliken tesçil isteğinin reddine karar verilmiştir.

D-Temyiz evresi, bozma ve direnme: Davalı ve k.davacı vekilinin temyizi üzerine hüküm Özel Dairece, yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş, yerel mahkemece bozmaya karşı, tarafların taşınmazlarının imar parselleri olduğu, bu nedenle ifraz ve kısmî tescillerinin mümkün olmadığı, fennî bilirkişinin raporunda ifrazın mümkün olmayacağını belirttiği; öte yandan kadastro görmüş yerlerde iyiniyete dayanarak mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

E-Gerekçe: Türk Medeni Kanunu’nun 684.maddesinde, bir şeye malik olan kimsenin, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olacağı açıkca vurgulanmıştır.

Ne var ki, yürürlükten kalkmış olan 6785 sayılı Kanunun 1605 sayılı Kanun ile değişik 42/c ve halen yürürlükte bulunan 3194 sayılı İmar Kanununun 18.maddelerinde özel hükümler getirilmiş ve bütünleyici parça (mütemmim cüz) olan yapı ve arz arasındaki hukukî ilişki kesilmiş, bazı durumlarda yapı, üzerinde bulunduğu yerin malikinden başkasına bırakılarak imar parsellerinin oluşturulabileceği öngörülmüştür.

Böylelikle, yapıların bedelleri ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmediği veya aralarında bu yönde bir anlaşma yapılmadığı ya da ortaklığın giderilmesi davası açılmadığı sürece bu yapıların ömürlerini dolduruncaya kadar eski sahiplerince kullanılması olanağı sağlanmıştır.

2981 sayılı Kanun’un 3290 sayılı Kanun ile değişik 10/c maddesi de aynı doğrultuda hüküm getirmiştir.

Gerçekten bir kimse kendisine veya kanunun himaye ettiği bir hakka dayanarak üçüncü bir şahsa ait taşınmaz üzerine bütünleyici parça (mütemmim cüz) niteliğinde yapı inşa etmiş, imar uygulaması sonucu bu yer davacıya ait imar parseli içinde kalmış ise, kendi arzu ve iradesi dışında idarî kararla oluşan bir durum söz konusu olduğundan kusurlu sayılamaz. Bu nedenle yukarda açıklandığı gibi yasa koyucu, imar parseli malikine karşı yapı sahibini koruma zorunluluğu duymuştur.

Somut olayda, davalıya ait 151 parseldeki binanın, toplam 27,03 metrekarelik kısmının davacının (karşı davalının) 379 parseline tecavüzlü olduğu yerel mahkeme ile Özel Daire arasında uyuşmazlık konusu değildir; ancak, tecavüz imar uygulaması sonucu meydana gelmiş ise yukarda belirtilen yasal düzenleme karşısında arsa sahibinin bina sahibine bina bedelini ödemesi halinde, mahkemece el atmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesi mümkün olabilecektir.

Açıklanan nedenle taşınmazların imar uygulaması öncesinde kadastro parseli iken üzerlerindeki yapıların yapılıp yapılmadığı, çekişmeli yerin imar uygulaması sonucu taşkın hale gelip gelmediği hususlarının araştırılmasına yönelik Özel Daire bozma kararı yerindedir. Usul ve yasaya aykırı olan direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı (k.davacı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, İstek halinde temyiz peşin harcın geri verilmesine, 23.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2005/106, K. 2005/92, 23 Şubat 2005 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukukg Enel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/106
Karar No
2005/92
Tarih
23 Şubat 2005

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/107 K.2005/134
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/109 K.2005/123
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/110 K.2005/128
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/111 K.2005/29
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/112 K.2005/31
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/114 K.2005/59

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.