İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/170 K.2005/316

Hukuk Genel Kurulu 2005/4-170 E. , 2005/316 K.

Esas2005/170Karar2005/316Tarih11 Mayıs 2005Okuma7 dk · 1.336 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/170
Karar No
2005/316
Karar tarihi
11 Mayıs 2005
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.336 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2005/4-170 E. , 2005/316 K.

"İçtihat Metni" Mahkemesi : AnkaraAsliye 20.HukukMahkemesi

Günü : 1.12.2004

Sayısı : 104-497

Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 31(20).Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 10.04.2003 gün ve 2001/669-2003/297 sayılı kararın incelenmesi Davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 29.09.2003 gün ve 2003/9100-10766 sayılı ilamı ile;

(......Dava, yayın yolu ile kişilik hakkına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin ilk kararın eksik inceleme nedeniyle bozulmasından sonra mahkemece bozma doğrultusunda işlem yapılarak bu kez davanın reddine karar verilmiş olup, kararı davacı temyiz etmiştir.

Davacı, yapılan yayının hukuka aykırı olması nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığı savı ile manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalılar yayının, Basın Yasasının, tanıdığı sınırlar dışına çıkılmadan, özle biçim arasındaki denge korunarak verildiğini bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

Mahkemece, istem red edilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, yayın yoluyla kişilik haklarının saldırıya uğradığı savına dayanmaktadır. Diğer bir anlatımla dava, yapılan yayında yer alan açıklamaların kişilik değerlerine saldırı içerdiği ve böylece hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Böyle bir uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasında, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerden farklı bir yöntemin izlenmesi ve ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması gerekmektedir.

Bunun nedeni, Anayasanın 28. maddesindeki basının özgür olduğu güvencesine ve bu ilkeyi güçlendiren 5680 sayılı Basın Yasasının 1. maddesindeki düzenlemedir. Bu düzenlemede basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin nedeni; toplumun sağlıklı, mutlu ve güven içinde yaşayabilmesi içindir.

Bunun için de kişinin, dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Diğer bir anlatımla basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma, yönlendirme yetki ve sorumluluğuna sahiptir.

Bunun içindir ki basının yayın yaparken, yaptığı yayından dolayı hukuka aykırılık teşkil edecek olan eylemi, genel olaylardaki hukuka aykırı olan eylemden farklılıklar taşır. İşte bu farklılık ve ayrık durum gözetilerek yapılan yayının hukuka aykırılık veya uygunluk sınırı belirlenmelidir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğu kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.

İşte basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır.

Ne var ki basının bu ayrıcalık taşıyan konumu ve özgürlüğü, tüm özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız değildir. Bundan dolayıdır ki, yayınlarında kişilik haklarına saygı göstermesi ve gerek Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümünde yer alan ve gerekse MK.nun 24 ve 25 maddesinde ve yine özel yasalarda güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluk ve gerekliliktir.

Açıklanan bu yasal düzenlemelerden ve yargısal uygulamalardan da anlaşılacağı üzere, basının özgürlüğü ile kişilerin, kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği, diğer bir anlatımla, hukuk düzenince koruma altına alınan yararların birbirine karşı çatışma içinde bulundukları biçiminde bir görünümün var olduğu kanısı uyanmaktadır.

Halbuki hukuk düzeninin, çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Aksi halde hukukun kendisi, kendi kuralları ile çatışmış olur. Aslında, yapılan düzenleme, hukukun diğer temel kavramları ile birlikte incelendiğinde, iki yararın aynı anda ve aynı olayda birbiri ile çatışmadıkları, somut olaydaki olgular itibariyle koruma altına alınmış bulunan bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği anlaşılacaktır. Bunun sonucunda da, daha az üstün olan yarar, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında, o olayda ve o an için hukuk düzenince korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir.

Bunun için temel ölçüt, kamu yararıdır. Diğer bir anlatımla yayın, salt toplumun yararı gözetilerek yapılmalıdır. Toplumun çıkarı dışında hiçbir kişisel çıkar, gerçeklerin yanlış olarak sunulmasına neden olmamalıdır. Haber olduğu biçimi ile verilmeli ve kişisel katkı yer almamalıdır.

Gerek yazılı ve gerekse görsel basının bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, yayında kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini ve haber verilirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Bu ilke ve kurallar gözetilmeden yapılan yayın hukuka aykırılığı oluşturur ve böylece kişilik hakları saldırıya uğramış olur.

Aksi bir yayının ise, gerek Anayasa ve Basın Yasası ve gerekse basının genel işlevi karşısında hukuka uygun olduğu, kişilik değerlerine saldırı teşkil etmediği kabul edilmelidir.

Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. 0 an için o olay veya konu ile ilgili olan, görünen bilinen herşeyi araştırmak, incelemek ve olayları olduğu biçimi ile yayınlamalıdır. Bu işlevi ile gerek yazılı ve gerekse görsel basın, somut gerçeği değil, o anda belirlenen ve var olan ve orta düzeydeki kişilerce de yayının yapıldığı biçimi ile kabul edilen olguları yayınlamalıdır. 0 anda ve görünürde var olup da sonradan, gerçek olmadığı anlaşılan olayların ve olguların yayınından basın sorumlu tutulmamalıdır.

Dava konusu yayın öncesinde (2.5.2000 tarihinde) İstanbul DGM. Başsavcısının da içinde bulunduğu bir otomobilin yaptığı trafik kazasında otomobil sürücüsü ölmüştür.

Davaya konu edilen 5/5/2000 tarihli ve “T.uyarmıştı” başlıklı yayında; İçişleri Bakanının Adalet Bakanını arayarak O. Ç.n karanlık ilişkileri var uyarısına ve suç örgütleri ile bağlantılı kişilerle yakın ilişki içinde bulunduğunu ileri sürmesine rağmen bunların duyumuna dayalı olması nedeniyle hakkında soruşturma açılmasına yer olmadığına karar verildiği, O.Ç.’ın yakın arkadaşı olan davacının soruşturma açılmasını engellediği ve oyçokluğu ile başsavcı olmasını sağladığı, Adalet Bakanının muhalefetine ve Ç.ile ilgili iddialara rağmen ısrarını sürdürdüğü ve atanmasında en aktif rolü oynadığı haberde anlatılmıştır.

Davacı, liyakati nedeniyle başsavcının o göreve atanması yönünde oy kullandığını, toplantıda İçişleri Bakanının uyarısı hakkında bir bilgi verilmediğini ve bu konunun gündeme getirilmediğini belirterek yayının kişilik hakkına saldırı oluşturduğunu ileri sürmüştür.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden; trafik kazasından sonra başsavcı hakkında soruşturma yapılarak disiplin cezası verildiği, soruşturma raporu içeriğinden davacının bir tüm generale çocukluk arkadaşım olur diyerek başsavcı hakkında övgülü sözler söylediği ve ölen sürücüye ait çantanın mirasçılarına iade edilmek üzere başsavcının yattığı hastane odasında üçüncü kişiye teslimi sırasında davacının başsavcıyı ziyarete geldiği; başsavcının 4/4/2000 tarihli Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu toplantısında Şişli Başsavcılığından İstanbul DGM Başsavcılığına oyçokluğuyla ile atandığı, Adalet Bakanı ve müsteşar ile bir üyenin muhalefeti bulunduğu,

davacı ile üç kurul üyesinin olumlu oy kullandıkları; başsavcının bu göreve atanmasından önce sakıncalı kişi olup olmadığı yolunda İçişleri Bakanlığı tarafından Adalet Bakanlığına yazılı bir bilgi gönderilmediği.

Adalet Bakanının 5.5.2000 günlü basın toplantısında, İçişleri Bakanının başsavcı hakkında spekülasyonlar bulunduğuna ilişkin konuşması hakkındaki soru üzerine kurul toplantısında bu konuların tartışıldığını açıkladığı ; toplantıda olumlu oy kullanan davacı ve üç kurul üyesinin ise trafik kazasından sonra yaptıkları basın duyurusunda atama kararının görüşüldüğü toplantıda başsavcı hakkında olumsuz bilgiler bulunduğuna dair bir iddianın ortaya atılmadığını ve buna ilişkin bir görüşme de yapılmadığını, başsavcının meslek kıdemi ve başarısı gözetilerek bu göreve atandığını kamu oyuna açıkladıkları anlaşılmaktadır.

Tanık olarak dinlenen Adalet Bakanı yeminli anlatımında; bir Bakanlar Kurulu toplantısında İçişleri Bakanının kendisine “O. Ç.’ın İstanbul DGM Başsavcılığına getirileceğine dair bazı söylentiler duyuyorum. Bu kişinin bazı şüpheli ilişkileri olduğuna dair duyumlarım var.

Bu yönden dikkatinizi çekmek istiyorum” dediğini, somut bir olaydan söz etmediğini ve delil göstermediğini, atamaya ilişkin kurul toplantısında bu uyarıyı dile getirdiğini ve istişare edildiğini, herhangi bir delil ve somut olay gösterilmemiş olması nedeniyle oyçokluğuyla atama yapıldığını, basın toplantısında da bu atama ile ilgili bilgilerini açıklandığını söylemiştir. Yine tanık olarak dinlenen İçişleri Bakanı ise yeminli anlatımında.

O.Ç.’ın kişiliği ve ilişkileriyle ilgili olarak herhangi bir yazı bulunmadığını, aynı konuda sözlü olarak herhangi bir bilgi naklinin ve böyle bir görüşmenin olmadığını söylemiştir.

Tarafların iddia ve savunmaları ile toplanan deliller ve tüm dosya içeriği incelenip değerlendirildiğinde; başsavcının atanmasına ilişkin kurul toplantısı sırasında başsavcının şüpheli ilişkileriyle ilgili olarak kurula bilgi ve belge intikali bulunmadığı, Adalet Bakanının anlatımının İçişleri Bakanı tarafından doğrulanmadığı, kaldı ki tanığın Adalet Bakanı olarak başsavcı hakkında trafik kazasından önce açtırdığı bir soruşturma da bulunmadığı, şu durum karşısında yayının varsayım üzerine yapıldığı ve gerçekliğinin kanıtlanamadığı gözetilerek davacının kişilik hakkına saldırı oluşturduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Açıklanan yönler gözetilmeden mahkemece delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek davanın reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir....)

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 11.05.2005 gününde, yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2005/170, K. 2005/316, 11 Mayıs 2005 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/170
Karar No
2005/316
Tarih
11 Mayıs 2005

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/250 K.2005/309
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/252 K.2005/334
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/255 K.2005/311
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/256 K.2005/312
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/257 K.2005/313
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/262 K.2005/339

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.