İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/200 K.2005/210

Hukuk Genel Kurulu 2005/19-200 E. , 2005/210 K.

Esas2005/200Karar2005/210Tarih30 Mart 2005Okuma7 dk · 1.407 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/200
Karar No
2005/210
Karar tarihi
30 Mart 2005
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.407 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2005/19-200 E. , 2005/210 K.

"İçtihat Metni" Mahkemesi: İzmir Asliye 1.Ticaret Mahkemesi

Günü : 03.12.2004

Sayısı: 2004/743 E- 914 K.

Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir Asliye 1.Ticaret Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.02.2003 gün ve 2001/1134-2003/111 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 09.06.2004 gün ve 2003/11298-2004/6953 sayılı ilamı ile;

(...Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasında bağıtlanan iki adet genel kredi sözleşmesinde diğer davalının da müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını, kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle davalı borçlular aleyhine icra takibi başlatılmış ise de itirazları üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış davaya karşı cevap vermemişlerdir.

Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazlarının iptaline dava tarihi itibariyle 1.043.561.848 TL. asıl alacak olmak üzere 1.909.042.839 TL. üzerinden takibin devamına takdiren %40 itibariyle 736.617.135 TL. icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

İİK.nun 67.maddesi alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK.nun 66.maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tesbit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında takip tarihi itibariyle haklı olup olmadığının belirlenmesidir.

Genel hükümlere göre açılacak alacak davalarında haklılık durumu dava tarihi itibariyle tesbit edilebilir ise de,İİK.dan doğan itirazın iptali davalarının sonuçları farklılık arzettiğinden bu davalarda haklılık durumunun takip tarihi itibariyle belirlenmesi gerekir (Hukuk Genel Kurulu 16.10.1996. 1996/711 K.).

Bu durumda mahkemece alacak takip tarihi itibariyle tesbit edilerek varılacak uygun sonuç dairesinde tahsilde tekerrüre yol açmayacak şekilde hüküm kurulmak gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir...)

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak borçlu ve müteselsil kefilleri hakkında yapılan ilamsız icra takibinde, borca itirazın iptali istemine ilişkindir.

A-DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ

Davacı Ziraat Bankası (devir nedeniyle Emlak Bankası) A.Ş.vekili,davacı banka tarafından davalı şirkete iki ayrı genel kredi sözleşmesiyle krediler kullandırıldığını, diğer davalının da sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kullandırılan kredinin riske girmesi üzerine kredi hesabı kat edilerek

borcun ödenmesinin istenildiğini, ödeme yapılmaması üzerine girişilen icra takibinde davalıların borca haksız şekilde itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

B-DAVALI CEVABININ ÖZETİ

Davalılar ... Tekstil Turizm San. ve Tic. Ltd.Şti. İle ....Pritzbuer davaya cevap vermedikleri gibi, duruşmalara da katılmamışlardır.

C-YEREL MAHKEME KARARININ ÖZETİ

Yerel Mahkeme, takibe konu borcun bir kısmının davadan önce ödendiği; bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre, takipten sonra ve davadan önce yapılan ödemelerin Borçlar Kanunu’nun 84. maddesi uyarınca borçtan düşülmesiyle, dava tarihi itibariyle asıl alacağın 1.043.561.848 TL. toplam alacağın da 1.909.042.839 TL. olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazlarının iptaline, dava tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 1.043.561.848 TL. ye %275 temerrüt faizi ve faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle takibin 1.909.042.839 TL. üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, %40 oranında icra inkar tazminatına karar vermiştir.

D-TEMYİZ EVRESİ BOZMA VE DİRENME

Davacı vekilince, alacak miktarının takip tarihi itibariyle belirlenmesi gerektiği ileri sürülerek temyiz edilen karar, Özel Dairece yukarıdaki gerekçeyle bozulmuş; Yerel Mahkeme gerekçesini tekrarlayarak ve ayrıca, aynı yöndeki bir başka hükmün, bozmaya konu ilamdan daha sonraki bir tarihli ilamla Özel Dairece onanmış olduğunu gerekçe göstererek önceki kararında direnmiş, direnme kararını davacı vekili temyiz etmiştir.

E-MADDİ OLAY VE UYUŞMAZLIK

Davacı banka ile davalı ...Tekstil Turizm San. ve Tic. Ltd.Şti. arasındaki 1.5.1997 ve 16.5.1997 tarihli iki ayrı genel kredi sözleşmesi, diğer davalı ... Von Pritzbuer tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalanmıştır.

Davacı Banka, kredi borçlusu davalıya ve aralarında diğer davalının da bulunduğu öteki müteselsil kefillere gönderdiği 20.11.1999 günlü ihtarnamede, hesabın ihtarname tarihi itibariyle kat edildiğini, o tarihteki borç tutarının 4.382.911.846 TL. olduğunu belirtip, tebliğden itibaren üç gün içinde borcun faizi ve diğer ferileriyle birlikte ödenmesini istemiştir.

İhtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine, davacı Banka, kredi borçlusu davalı şirket ile kefil durumundaki davalı ...Von Pritzbuer ve dava dışı öteki kefiller aleyhine, 11.12.1997 günlü takip talebiyle icra takibine girişmiş; kredi sözleşmelerine, ihtarnameye, hesap özetine ve banka kayıtlarına dayalı olarak, 4.382.911.846 TL. asıl alacak, 15.035.000 TL. ihtiyati haciz masrafı, 4.500.000 TL.vekalet ücreti olmak üzere toplam 4.402.446.846 TL. nin 20.11.1997 tarihinden itibaren %165 faizi, %5 BSMV ile birlikte, tahsilde tekerrüre yer vermemek ve fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla tahsilini istemiştir.

Takip borçlularından eldeki davanın davalısı durumunda bulunanların vekili, süresi içerisindeki 23.12.1997 günlü dilekçeyle borca itiraz etmiştir. Davacı Banka tarafından düzenlenmiş olan, davalı şirketle ilgili “Ticari Kredi Takip Kartı” na göre, 06.02.1998 tarihinde kredi hesabından 1.323.297.546 TL; faizden 680.000.000 TL. BSMV olarak 34.000.000 TL.. KKDF olarak da 40.800.000 TL. ki, toplam 2.078.097.546 TL. takip dosyası haricinde tahsil edilmiştir.

Görülmekte olan davada, alacaklı banka vekilince borçlu davalıların borca itirazlarının iptali istenilmiş; ancak, takipten sonra ve davadan önce yapılan ödemelerden söz edilmemiş, eş söyleyişle, anılan ödemeler yapılmamışcasına, borca itirazın, ödeme öncesindeki miktarlar esas alınmak suretiyle iptali istenilmiştir.

Bozma ve direnme kararlarının içerik ve kapsamlarına göre, Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık da bu yöne; borç miktarının takip tarihindeki duruma göre mi, yoksa itirazın iptali davasının açıldığı tarihteki durum itibariyle mi belirlenmesi gerektiğine ilişkindir. Başka bir ifadeyle, uyuşmazlık, somut olaydaki gibi, itirazın iptali davası açılırken,icra takibinden sonra ve davadan önce yapılan ödemelerin borçtan düşülmesinin gerekip, gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

F-GEREKÇE

İcra ve İflas Kanunu’nun 67/1. maddesi hükmüne göre, takip talebi itiraza uğrayan alacaklı, itirazın kendisine tebliğini izleyen bir yıllık süre içerisinde görevli mahkemeye başvurarak; İcra ve İflas

Kanunu’nun 66.maddesi uyarınca takibin durmasına neden olan itirazın iptalini isteyebilir. Açtığı bu davada, takip tarihi itibariyle alacağının varlığını ve miktarını genel hükümler çerçevesinde ispatlamalıdır. Böylesi bir ispat, doğal olarak, ispatlanan alacak tutarı bakımından, borca itirazın, itiraz tarihi itibariyle haksızlığını da ortaya koyacaktır.

Ne var ki; henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur.

Borçlu, itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen (o yolda istek bulunması koşuluyla, ödeme tarihine kadar işlemiş olan faizi ve varsa diğer ferileriyle birlikte) öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacağı ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı olamayacağı açıktır. Zira, itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır.

Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre; gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi, takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda; ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından da itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yararın mevcut olmayacağı açıktır.

Bu noktada şu yönün de açıklanmasında yarar görülmüştür: İtirazın iptali davasına özgü bir sonuç olan icra inkar tazminatı, salt borca haksız şekilde itiraz edilmiş olmasının bir sonucu olduğundan ve borca haksız şekilde itiraz edilmesini önleme amacını taşıdığından, sonradan borcun kısmen veya tamamen ödenmiş olmasının, borçluyu bu tazminatı ödemekten kurtarmaması gerektiği düşünülebilir.

Ne var ki, icra inkar tazminatı, niteliği gereği, ancak itirazın iptali davası sonucunda davanın tamamen veya kısmen kabulüne karar verilmesi koşuluna bağlı olarak, hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminattır.

Bu nedenle, takibe konu borcun tamamen ödenmiş olması halinde alacaklının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, açtığı dava bu gerekçeyle reddedileceği; böylesi bir davanın kısmen de olsa kabulü söz konusu olamayacağı için, icra inkar tazminatına da hükmedilemeyecektir.

Bunun gibi, itirazdan sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borcun kısmen ödendiği hallerde, alacaklının ödenen kısım yönünden dava açmakta hukuki yararı olmayacağından, ödenen miktar göz önüne alınmaksızın, borca itirazın tümüyle iptali istemiyle açılan dava, ödenen kısım yönünden reddedileceği için, bu kısım için de yine icra inkar tazminatına hükmedilemeyecektir.

O halde, alacaklının icra inkar tazminatı isteme hakkının, borçlu tarafından borca tamamen veya kısmen itiraz edildiği anda, itiraza konu borç miktarı yönünden kendiliğinden doğan bir hak olduğu söylenemez. Tekrar vurgulanmalıdır ki, alacaklı yararına bu tazminata hükmedilebilmesi için, mutlaka, açılıp kısmen de olsa kabul ile sonuçlanmış bir itirazın iptali davası bulunmalıdır. Eş söyleyişle bu tazminat, kendiliğinden doğmaz, bir mahkeme hükmüne ihtiyaç gösterir.

O halde, itirazdan sonra ve davadan önce yapılan ödemeler düşülmek suretiyle itirazın iptali davası açılması durumunda, alacaklının ödenen kısım yönünden icra inkar tazminatı isteme hakkının ortadan kalkacağı gibi bir gerekçeye dayanılarak, davadan önceki ödemelerin müddeabbihten düşülmemesi gerektiği ileri sürülemez.

Bu durumda, Yerel Mahkemenin aynı gerekçeye dayalı direnme kararı yerinde olup, temyizin kapsamına göre, Özel Dairece incelenmesi gereken bir yön de bulunmadığından, direnme kararı onanmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile,direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, 30.03.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2005/200, K. 2005/210, 30 Mart 2005 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. A-davacı İsteminin Özeti
  6. B-davalı Cevabının Özeti
  7. C-yerel Mahkeme Kararının Özeti
  8. D-temyiz Evresi Bozma Ve Direnme
  9. E-maddi Olay Ve Uyuşmazlık
  10. F-gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/200
Karar No
2005/210
Tarih
30 Mart 2005

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/201 K.2005/190
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/202 K.2005/215
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/206 K.2005/213
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/209 K.2005/218
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/210 K.2005/214
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/211 K.2005/145

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.