İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/275 K.2005/303

Hukuk Genel Kurulu 2005/7-275 E. , 2005/303 K.

Esas2005/275Karar2005/303Tarih4 Mayıs 2005Okuma5 dk · 1.028 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/275
Karar No
2005/303
Karar tarihi
4 Mayıs 2005
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.028 kelime·5 dk okuma·7 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2005/7-275 E. , 2005/303 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 6.7.2001 gün ve 1999/203-2001/230 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 26.01.2004 gün ve 2003/3639-2004/142 sayılı ilamı ile,

(...Davacı G. A. mirasçılarından S.. M. A.mirasçıları M. A. ve paydaşları tarafından G. mirasçısı H.E.ve Me.Öz.mirasçıları B.E.ve paydaşları aleyhine 22.11.1999 tarihinde açtıkları tapu iptal ve tescil davasında, komisyonca 06.06.1989 tarihinde G. A.mirasçılarına tespit edilen 245, 247 ve 298 parsel sayılı taşınmazlarda davalıların bir hakkının bulunmadığının 24.08.1948 tarih 44 sıra nolu tapu kaydı ile anlaşılacağını ileri sürmüşlerdir.

Mahkemece 245 ve..parsellere yönelik davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, 247 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın kabulü ile 247 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile S.ve M.A. mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı M.A.ve paydaşları vekili Avukat .le temyize cevaben davalı B.E.ve paydaşları vekili Avukat .....tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava konusu 247 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitine dayanak yapılan tapu kaydının kapsamında kaldığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Esasen bu yön yanlar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davacılar dava konusu taşınmazlarda davalıların tapu kaydından gelen bir haklarının bulunmadığını öne sürerek dava açmışlardır.

Tapu kaydı malikleri kaydın içeriği ve niteliği dikkate alındığında adlarına tescile karar verilen davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13.maddesi hükmünde öngörülen mülk edinme koşullarının gerçekleştiği toplanıp değerlendirilen deliller dosya kapsamı ile belirlenmiştir.

Bu olgular dikkate alınarak 247 parsel sayılı taşınmaz hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmasında, bir isabetsizlik bulunmadığından davalıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 247 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 6.760.000 lira ilam harcının hükmü temyiz edenden alınmasına,

2-Davacıların 245 ve 298 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili temyiz itirazlarına gelince. Dava konusu 245 ve 298 sayılı taşınmazlar hakkında, mahkemece komisyon kararının kesinleştiği açılan davanın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/son maddesi hükmünde öngörülen 10 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur.

Dava ve temyize konu 245 ve 298 parsel sayılı taşınmazların tesbitlerine karşı yapılan itirazların reddine ilişkin 06.06.1989 günlü komisyon kararının ilgili davacılar S.ve E.a 14.08.1989 tarihinde, A.ve M.a ise 28.08.1989 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 22.11.1999 gününde açıldığı, dosya kapsamı ile belirlenmiştir. Her ne kadar komisyon kararının G. A. mirasçılarından S.

E. A.ve M.a tebliğ günü ile davanın açıldığı gün arasında 10 yıllık süre geçmiş ise de, yasal 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde başka paydaşlar tarafından açılan derdest dava bulunmaktadır. Açılan bu dava derdest olduğuna göre 10 yıllık hak düşürücü süreyi geçiren "davacıların davası" derdest davaya katılma niteliğindedir.

Mahkemece bu olgular dikkate alınarak 145 ve 298 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili olarak katılanların iddia ve savunmaları doğrultusunda gerekli araştırma ve inceleme yapılarak işin esası hakkında bir hüküm oluşturulması gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulaması isabetsiz davacıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına...)

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacılar vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

A-DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ

Davacı, ölünceye kadar bakma akdi ve zilyetliğe dayalı olarak, muris G.’ün tüm mirasçıları adına miras payları oranında tespit ve tescile ilişkin kadastro tespitinin iptali ile kendisi adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

B-DAVALININ CEVABININ ÖZETİ

Davalı, Dava konusu yerler açısından kesin hüküm bulunduğunu, ayrıca Kadastro Kanununda öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C-YEREL MAHKEME KARARININ ÖZETİ

Mahkemece; Dava konusu 247 numaralı parselin 31.12.1992 tarihinde, 245 ve 298 numaralı parsellerin ise 20.09.1989 tarihinde kadastro tespitlerinin kesinleştiği, davanın açıldığı 22.11.1999 tarihi itibarı ile 245 ve 298 numaralı parseller yönünden 10 yıllık hak düşürücü sürelerin dolduğu, davacıların dava konusu yerleri muris G.’den tapu ile satın aldıkları ve davacılar lehine mülkiyet hakkının oluştuğu anlaşıldığından; hak düşürücü sürenin dolmadığı 247 numaralı parsel yönünden davanın kabulüne, 245 ve 298 numaralı parseller yönünden ise hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmiştir.

D-TEMYİZ EVRESİ, BOZMA VE DİRENME; Davacılar vekili ile davalılar vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece yukarıda açıklanan şekilde, hükmün 247 parsele yönelik kısmının Onanmasına, hak düşürücü süre dolduğu gerekçesiyle red kararı verilen 245 ve 298 parsele yönelik kısmının ise bozulmasına karar verilmiş, yerel mahkemece önceki hükümde direnilmiştir.

E-UYUŞMAZLIK

Dava konusu 245 ve 298 numaralı parseller yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3.maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçip geçmediği noktasında toplanmaktadır.

F-GEREKÇE

Bilindiği üzere kadastrosuna başlanılan her kadastro bölgesinde (ilçede) bir kadastro mahkemesi kurulur. (3402 sayılı Kanun m.2.) Kadastro mahkemeleri genel mahkemelere ait olup da, Kadastro Kanununun uygulanması ile ilgili dava ve işlere bakar (3402 sayılı Kanun m.6.). Kadastro Mahkemesinin bakabileceği işler Kadastro Kanununun 25. maddesinde sıralanmış, zaman bakımından görevi ise aynı Kanunun 26.maddesinde açıklanmıştır. Buna göre; Kadastro mahkemesinin görevi bir taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar.

Öte yandan Kadastro Kanunu’nun 10.maddesine göre; Kadastro işlemlerine karşı kadastro tutanağı düzenlendikten sonra, kadastro ekibi çalışma alanında işlerini bitirinceye kadar tespitlere itiraz edilebilir. Bu itiraz üzerine komisyon yeni bir tutanak düzenlemek suretiyle hak sahibini belirler ve ilgililere duyurur. Ancak yapılan bu bildirimden itibaren 30 günlük Kadastro Mahkemesinde dava açma süresi ve 10 yıllık hak düşürücü süre başlar.

Somut olayda; 245 ve 298 numaralı parseller yönünden Kadastro Komisyonuna M. Ö. tarafından süresi içinde itiraz edilmiş, komisyonca 06.06.1989 tarihinde bu konuda bir karar verilmiştir. Bu karar ilgililerden bir kısmına tebliğ edilmiş, diğer kişilere tebligat çıkarılmadığı gibi sebebi de açıklanmamıştır. Özel Daire’ce bu eksiklik saptanmış ve geri çevirme kararı ile bu eksikliğin ikmali istenmiş, Kadastro Müdürlüğü’nce tüm ilgililere usulüne uygun şekilde yeniden tebligatlar çıkarılmış, adresi bilinemeyen kişilere ilanen tebligat yapılmış ve mahkemeye gönderilen müzekkere cevabında; “06.06.1989 tarihli Kadastro Komisyon kararının tebliğ edilmiş olduğu ve süresi içinde dava açılamadığından 05.09.2003 tarihinde tutanağın kesinleştiği” açıklanmıştır.

Bu durumda; davanın açılma tarihi olan 22.11.1999 tarihinde dahi henüz tutanağın kesinleşmediği ve davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olduğu, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup, davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekli bir konu olduğu kanaati ile mahkeme kararının bu yönden bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle HUMK.un 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 4.5.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Mahkemesi : Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesi Günü : 01.06.2004 Sayısı : 2004/76-156

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2005/275, K. 2005/303, 4 Mayıs 2005 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. A-davacının İsteminin Özeti
  6. B-davalının Cevabının Özeti
  7. C-yerel Mahkeme Kararının Özeti
  8. E-uyuşmazlık
  9. F-gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/275
Karar No
2005/303
Tarih
4 Mayıs 2005

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/276 K.2005/336
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/277 K.2005/305
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/278 K.2005/296
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/279 K.2005/297
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/280 K.2005/298
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/281 K.2005/317

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.